suçlu ile cümle
suçlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.(Ако се завари крадецът когато подкопава, и го ударят та умре, няма да се пролее кръв за него.
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.Если кто застанет вора подкапывающего и ударит его, так что он умрет, то кровь не вменится ему;
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.אם במחתרת ימצא הגנב והכה ומת אין לו דמים׃
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.ان وجد السارق وهو ينقب فضرب ومات فليس له دم.
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.人 若 遇 見 賊 挖 窟 窿 、 把 賊 打 了 、 以 致 於 死 、 就 不 能 為 他 有 流 血 的 罪
‹‹Bir hırsız bir eve girerken yakalanıp öldürülürse, öldüren kişi suçlu sayılmaz.人 若 遇見賊 挖 窟窿 、 把 賊 打 了 、 以致 於死 、 就 不 能 為 他 有 流血 的 罪
Bir idolün propagandasını yapmaktan suçlu olduğumu söyleyebilirsiniz.Ai putea spune că sunt vinovat că iniţiez un cult al personalităţii
Bir idolün propagandasını yapmaktan suçlu olduğumu söyleyebilirsiniz.Du kan sige jeg er skyldig i at mytologisere
Bir idolün propagandasını yapmaktan suçlu olduğumu söyleyebilirsiniz.Du könntest sagen, dass ich mich des Personenkultes schuldig mache
Bir idolün propagandasını yapmaktan suçlu olduğumu söyleyebilirsiniz.Podes dizer que sou culpado de sustentar um culto de personalidade
Bir idolün propagandasını yapmaktan suçlu olduğumu söyleyebilirsiniz.Podrías decir que soy culpable de respaldar un culto de la personalidad
Bir idolün propagandasını yapmaktan suçlu olduğumu söyleyebilirsiniz.Vous pourriez dire que je suis coupable de développer un culte de la personnalité.
Bir idolün propagandasını yapmaktan suçlu olduğumu söyleyebilirsiniz.يُمكنكم القول بأنني مذنب بمساندة شخصية ثقافية
Bir idolün propagandasını yapmaktan suçlu olduğumu söyleyebilirsiniz.おいらはマルコムXマンだ!
Bir kereliğine suçlu olmakta utanacak bir şey yok.Einmal kriminell gewesen zu sein ist keine Schande.
Bir kereliğine suçlu olmakta utanacak bir şey yok.한 번 범죄 되었습니다 없는 수치입니다.
Bir kereliğine suçlu olmakta utanacak bir şey yok.Δεν είναι ατιμία να έχεις υπάρξει εγκληματίας.
Bir kereliğine suçlu olmakta utanacak bir şey yok.كونك كنت مرة مجرم ليس عار.
Bir şeyler ters gittiğinde hep kendini suçluyor.Dacã ceva nu este în regulã, mereu crede cã e vina lui.
Bir şeyler ters gittiğinde hep kendini suçluyor.Er denkt, dass es seine Schuld ist, wenn etwas daneben geht.
Bir şeyler ters gittiğinde hep kendini suçluyor.Myśli, że to jego wina, gdy cokolwiek jest nie tak.
Bir şeyler ters gittiğinde hep kendini suçluyor.Quand une chose ne va pas, il pense que c'est sa faute.
Bir şeyler ters gittiğinde hep kendini suçluyor.Νομίζει οτι αυτός φταίει όταν κάτι πάει στραβά.
Bir suçlu kesinlikle (suç) mahalline döner.Ein Täter kehrt definitiv zur (Kriminal-) Szene.
Bir suçlu kesinlikle (suç) mahalline döner.Pelakunya pasti kembali ke TKP.
Bir suçlu kesinlikle (suç) mahalline döner.Un assasino torna sempre sulla scena del crimine.
Bir suçlu kesinlikle (suç) mahalline döner.Un criminel retourne toujours sur la scène de crime.
Bir suçlu kesinlikle (suç) mahalline döner.Vinovatul revine de fiecare data la locul crimei.
Bir suçlu kesinlikle (suç) mahalline döner.Winowajca wraca na miejsce zbrodni.
Bir suçlu kesinlikle (suç) mahalline döner.Ο εγκληματίας γυρίζει πάντα στον τόπο του εγκλήματος.
Bir suçlu kesinlikle (suç) mahalline döner.Виновный всегда возвращается на место преступления
Bir suçlu, var olan adalet sistemi için yeterli kanıt bulunamamasından ötürü salıverilebilir.現行の制度では、翻訳できない言語は証拠とならないからだ。
Bir yandan da... ...böyle düşündüğüm için kendimi suçlu hissettim.Allo stesso tempo, sperarlo mi faceva sentire in colpa.
Bir yandan da... ...böyle düşündüğüm için kendimi suçlu hissettim.A zároveň... ...jsem se cítil vinný, že si to přeji.
Bir yandan da... ...böyle düşündüğüm için kendimi suçlu hissettim.A zároveň... ...som sa cítil vinný, že si to želám.
Bir yandan da... ...böyle düşündüğüm için kendimi suçlu hissettim.Maar tegelijkertijd, voelde ik mij ook erg schuldig door deze wens.
Bir yandan da... ...böyle düşündüğüm için kendimi suçlu hissettim.В същото време... чувствах се виновен заради това желание.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.Abbiamo criticato molto la gente della Bosnia per la lentezza nel giudicare i criminali di guerra.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.Aσκήσαμε έντονη κριτική στους Βόσνιους για την καθυστέρησή τους στην αντιμετώπιση εγκληματιών πολέμου.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.Chúng ta chỉ trích rất nhiều người ở Bosnia vì đã chậm chạp thách thức các tội phạm chiến tranh.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.Criticamos a muchas personas en Bosnia por ser algo lentos en capturar a criminales de guerra.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.Hodně jsme kritizovali lidi v Bosně za pomalý postup ohledně válečných zločinců.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.I-am criticat mult pe bosniaci pentru că pedepsirea criminalilor de război a durat prea mult.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.Kita banyak mengkritik orang di Bosnia karena cukup lambat dalam menangkap penjahat perang.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.우리는 보스니아에 있는 많은 사람들을 전쟁 범죄자들과 대적하는 데 시간이 오래 걸렸다고 비난했습니다.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.Krytykowaliśmy ludzi w Bośni za powolność w rozliczaniu zbrodniarzy.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.Nós criticámos muito as pessoas na Bósnia por serem lentas em perseguir os criminosos de guerra.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.Nous avons beaucoup critiqué les Bosniens pour leur lenteur à poursuivre les criminels de guerre.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.Rengeteget kritizáltuk a bosnyákokat a háborús bűnösök elítélésének lassúsága miatt.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.V Bosne sme veľa kritizovali ľudí za to, že boli pomerne pomalí pri chytaní vojnových zločincov.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.Vi kritiserade människor i Bosnien en hel del för att vara för långsamma med att sig an krigsförbrytare.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.We bekritiseerden mensen in Bosnië vaak vanwege hun traagheid bij het aanpakken van oorlogsmisdadigers.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.Критикувахме босненците, че не предприемат достатъчно действия, за да се опълчат на военнопрестъпниците.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.Мы много критиковали людей в Боснии за то, что они медлили с тем, чтобы использовать криминал на войне.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.הרבינו למתוח ביקורת על האנשים בבוסניה בשל איטיותם הרבה בטיפול בפושעי מלחמה.
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.كنا ننقد بصورة خاطئة الكثير من الاشخاص في البوسنة وننقدهم في بطئهم في محاكمة مجرمي الحرب
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.戦犯者の処分や難民帰還に対する 取り組みが遅い事を
Bosna'daki insanları savaş suçlularını devirmek konusunda çok yavaş olmakla eleştirdik.能加入一个新生的俱乐部, 一个加入美好前景的机会。
Böylece kendimi daha az suçlu hissettim.Así sentiría menos culpa.
Böylece kendimi daha az suçlu hissettim.Jadi aku akan merasa sedikit bersalah