suçlu ile cümle

suçlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mart 1966'da, üç kişi suçlu oldukları kanıtlanarak müebbet hapse mahkûm edilmişlerdir.Tháng 5 năm 1931, cả ba người đều bị kết án tù khổ sai.
Ancak Mr. Brownlow olayı fark eder ve Oliver’ı gerçek suçluyla karıştırır.Lần này có thêm cụ Brownlow nữa (cụ đã biết hết chuyện về Oliver và cụ trở nên thông cảm với cậu).
Ayrıca Bolşevik liderleri acımasızca davranılması gereken suçlular olarak nitelendirdi.Nó thể hiện nhóm Bolshevik là những tên tội phạm tàn ác, mất hết tính người.
ABD hükümeti Vietnam halkına karşı soykırım yapmaktan suçlu bulunmuştur.Tổ chức Thượng viện bị đổ lỗi bởi Việt Nam.
Suçluları temsil eden Dalton kardeşler; Joe, William, Jack ve Averel birçok macerada yer alırlar.Băng cướp Dalton sau bao gồm: Joe, Jack, William và Averell.
Evet, ben bir suçluyum.そう、私は犯罪者。
Freeman suçlu bulundu ve yalnızca bir gün hapis yattı.フリーマンは有罪となったが投獄されたのは1日だけだった。
Tony suçluluk duygusuyla mahvolur.ジョンは罪の意識に苦しむ。
Mahkemede hakim konumunda bulunan dokuz subay Slovik’i suçlu bulur ve idama mahkûm eder.9人の士官からなる陪審はスロヴィクに有罪を言い渡し銃殺刑が宣告された。
Suçluyum Yollar Ayrılır Sen Miydin Sevdalım ?『美人好きは罪悪か?
Suçlunun ismini bile söyler.犯人の名前が明示されている。
Eski bir suçludur.元犯罪者。
İkisi de bu suçlunun peşine düşerler.二人はその犯人を追い詰める立場となってしまった。
Savaştan sonra savaş suçlusu ilan edildi, fakat daha sonra affedildi.終戦後は戦争犯罪により死刑判決を受けるが、後に減刑され釈放された。
Ensestten suçlu bulunma en fazla 10 yıllık hapisle cezalandırılabilir.ロスタッターは最長10年の懲役を科せられる可能性がある。
Gerçek suçlu kimdir?-真犯人は、どこに?
Yalancı şahitlik (suçlu uçuruma atılarak öldürülür).(生存者はそれを否定する証言をしている。
Bu suçlardan suçlu bulundu.これらの罪により免官された。
Böylece suçlular suç olmadan yakalamaktadır.しかし無実の罪で捕まってしまう。
William öfkesine hakim olmak için hiçbir şey yapmadı, suçsuz da suçluyla beraber cezalandırıldı.恥ずべきことに、ウィリアムは自身の憤怒を抑えようともせず、無辜の人々を犯罪によって罰したのだ。
Suçluları köpeği ve yeğeni sayesinde tutuklar.香子とは甥と姪にあたる。
Bilginin peşinden gidiyoruz. ve siz bize suçlu dediniz.私たちは探している…そして他人は私たちを犯罪者と呼んでいる。
Yaklaşık 30 yıldır suçluları öldürdüğü belirtilmiştir.30年以上前に殺人鬼によって村民が皆殺しにされたという噂がある。
Mahkemede suçlu bulunacağını bilmesine rağmen kendini attırmak için suçsuz olduğunu iddia etti.やつは有罪と言ったら有罪なんだ。
Ama bu yaptıklarından dolayı Rory biraz suçlu hissetmektedir.そのことでリリィは罪の意識を抱えたまま生きている。
Derviş Vahdeti Suçlu bulunarak idam edildi.ウェケッリヌスは有罪となり処刑された。
Suçu gerçekleştiren kişiye suçlu denir.彼女に罪を犯させたのはあなた方だ。
Bazı durumlarda tecavüz suçlusu kurbanla evlendirilerek ceza düşürülür.レバノン議会、レイプ加害者が被害者と結婚すれば免罪となる法律を撤廃。
Amerikan yasalarına göre jürinin kararı (suçlu ya da suçsuz) oybirliği ile alınmalıdır.陪審制のあるアメリカ合衆国では、有罪か無罪かを、陪審員が決定する。
Bu arada tüm medya onu suçlu ilan etmiştir.逆に言えば、彼女はいまだ半罪人である。
Ayrıca, Herzl’in, Dreyfus’u suçlu bulduğunu da iletti.すると、マルグリートはファウストのことを夢に見たと告白する。
9 Eylül 1899'da yapılan duruşmada Dreyfus yeniden suçlu bulundu.1899年9月の軍法会議再審でドレフェスは禁錮10年に減刑された。
Rusya Batı'yı iki yüzlülükle suçluyor.団体では日本が2位ソ連に大差をつけて二連覇。
Speer, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan suçlu bulundu.罪状は戦争犯罪および人道に対する罪であった。
Eskilerin yargıçları da suçluları da vicdan azabının ne olduğunu bilmezlerdi.この時、首謀者以外の者の罪は問わなかった。
Cinayetten suçlu bulunmuştur.殺人罪で起訴した。
Suçluları suç işlemekten caydırmıyor.相手が誰でも犯罪は許さない。
Çok ağır suçlarda suçlu ömür boyu hapsedilebilir.このため累犯者を微罪でも終身刑にすることで重罪を未然に防ぐことができるとされる。
Bu nedenle de suçludur.その結果、彼は有罪となった。
4. SSSS gibi bir suçlu organizasyona üyelik.Season4 刑務所の運営委員会の一員となっている。
Suçlu bulunduktan sonra hakim Edward Cowart tarafından ölüme mahkûm edildi.そして裁判官のエドワード・カワートが殺人罪による死刑判決を言い渡した。
Albert Maria Forster (26 Temmuz 1902 – 28 Şubat 1952), Nazi Alman siyasetçi ve savaş suçlusu.アルベルト・マリア・フォルスター(Albert Maria Forster、1902年7月26日-1952年2月28日)は、ドイツの政治家。
Ve siz bize suçlu dediniz.元は罪人だった。
Ruhunu geri alan Angel, tekrar işlediği suçlar ve yaptığı kötülüklerden dolayı suçluluk hissetmektedir.アナリーズの死産を招いた罪悪感に苦しむフランクは戻り、罪を被って犯人だと名乗り出る。
Uzayda tehlikeli bir hapishanede suçlular uyutulmaktadır.宇宙刑務所に収監されていた水の魔人。
Bir Kriminoloji Profesörü büyük suçluların olumsuz düşüncelerini silmek için bir makine icat eder.アイテム作りの天才で、頭の悪いモンスターを使い実験をしている。
Bu zamana kadar zaten bütün savaş suçluları afla salıverildi.このとき武術指導者はいずれも解雇された。
Ben suçluydum.俺が悪かった。
Tony "Knuckles" McGee: Chase'in ilk karşılaştığı suçlu.托尼·“克尼克斯”·麥吉:蔡斯第一個遇上的罪犯。
Öykünün son sahnesi ise, anlatıcının suçluluk duygusunun sonucudur.不过,故事最后的情景是,叙述者感到了内疚。
Moskova Davalarında suçlu bulunanlar ancak 1988 yılında aklanacaklardır.但是在莫斯科审判中被判的布哈林等人直到1988年才被平反。
Bunun yanı Avrupa'dan bazen de suçlular gelir.后来,一些罪犯混在移民和难民中进入欧洲。
Mart 1991'de Lübnan Parlamentosu bir af kanunu çıkardı ve tüm siyasi suçlular serbest kaldı.1991年3月黎巴嫩议会通过了一项大赦法案,赦免了法案通过之前黎巴嫩国内所有的政治犯。
Böylece suçlular suç olmadan yakalamaktadır.可是罪犯仍旧没有被抓到。
William öfkesine hakim olmak için hiçbir şey yapmadı, suçsuz da suçluyla beraber cezalandırıldı.汤姆会为不是他干的事而被错误地惩罚。
1997'de kanunsuz alıkoyma, zorlama, fiziksel işkenceden suçlu bulundu, iki yıl hapis cezasına çarptırıldı.1997年,他在非法拘禁、胁迫和伤害的罪名上被判有罪,并给予两年缓刑。
Suçluları cezalandırır.於是罪人。
Herkes suçlunun adını sormaktadır.每一個都與殺之名相對應。
Suçluların fotoğraflanması 1840'larda fotoğrafın icadından sadece birkaç yıl sonra kullanılmaya başlanmıştır.拍摄罪犯的照片开始于1840年代,也就是发明照相技术不久后的几年。
Artık aranan bir suçludur; Dağıstan'a gider.炎帝欲侵陵诸侯,诸侯咸归轩辕。

İlgili Sayfalar