suçlu ile cümle

suçlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eski bir suçludur.Je to bývalý trestanec.
Evet, ben bir suçluyum.Jsem intelektuálním zločincem.
Çok tehlikeli bir suçlu olarak görülmektedir.Je považována za velmi nebezpečnou.
Suikastçilerden sekizi yargılandı ve suçlu bulundu kısa bir süre sonra da dördü asılarak idam edildi.Osm dalších spiklenců bylo dopadeno, obžalováno a čtyři z nich oběšeni.
Aslında bunlar büyük politik suçlular değil, büyük suçlu politikacılardır.Tyto postavy nejsou zločinci, ale psychopati.
Suçlu ortaya çıktığında oldukça yaralanmış ve o gülünç palyaçoya dönüşmüştü.Když se vrátil zpět, oblékl bohatě zdobený oděv a stal se z něj hotový dobrodruh.
İsko: Sarı saçlarından sen suçlusun. (mikrofonunu bozduğum için özür dilerim.)Jason: (otevře dveře náklaďáku s Rakyaty) Vaas: Ahoj Jasone, chyběl jsem ti?
Cinayetten suçlu bulunmuştur.Je obviněn z vraždy.
Sokrates az bir farkla suçlu bulundu.Sókratés je těsným rozdílem hlasování uznán vinným.
Uzayda tehlikeli bir hapishanede suçlular uyutulmaktadır.Známí vesmírní dobrodruhové si odpykávají trest ve vězení.
Yargılama sonucu suçlu bulunan kral 30 Ocak 1649 günü idam edilmiştir.Král byl shledán vinným a 30. ledna 1649 popraven.
O kardeşini öldürdüğü için suçluluk hissediyor.Později byl obviněn z toho, že zavraždil svého bratra.
Suçlunun suçunu asla yanına koymaz.Sebevražda však nikdy nemůže sejmout se zločince jeho vinu.
Savaştan sonra savaş suçlusu ilan edildi, fakat daha sonra affedildi.Po druhé světové válce proti němu bylo vedeno trestní řízení, ale později byl zproštěn viny.
Büyük Temizlik sırasında suçlu bulunup idam edilmiştir.Nakonec byl během Velké čistky zatčen a popraven.
Bu suçlardan suçlu bulundu.Byli popraveni pro zločiny, které spáchali.
Mahkemede suçlu bulunacağını bilmesine rağmen kendini attırmak için suçsuz olduğunu iddia etti.Dokud však nebyl prohlášen vinným, je pokládán za nevinného.
Sonradan bu öyküler “Onursuz Suçlu” adı altında yeniden basıldı.Toto dílo znovu otevřelo problém tzv. zbytečného člověka.
Daha sonra, 1993 yazında, Atlanta'da iki polis memuruna saldırıldı ve suçlu bulundu.V březnu 2013 byl v Atlantě obviněn z napadení dvou fanoušků.
Şoförün öldüğünü sanarak ömrü boyunca suçluluk hissetmiştir.Autor tedy považoval celý život toto dílo za ztracené.
Bazı durumlarda tecavüz suçlusu kurbanla evlendirilerek ceza düşürülür.V ostatních případech je oběť, která si stěžuje, stíhána pro trestný čin cizoložství.
Hedefinde çeteler, gangsterler, komünistler ve müşterek suçlular vardır.Ten má pod palcem všechna kasína, policisty i kriminálníky.
Ensestten suçlu bulunma en fazla 10 yıllık hapisle cezalandırılabilir.Proselytismus neislámských náboženství se trestá až deseti lety ve vězení.
Gerçek suçlu kimdir?Prokurátor Komu se dá věřit?
Raporlar bu olayda 20 GSPC militanını suçluyor.Díky těmto výzkumům bylo do skupiny přiřazeno 20 trpasličích galaxií.
Böylece suçlular suç olmadan yakalamaktadır.Pak se osobně vydal ulovit zločince.
Şimdi hem masumlar, hem de suçlular alevlerle kuşatılmışlardır.Probele care urmează vor fi trecute de amândoi - Apa și Focul.
Erişim tarihi: June 18, 2011. ^ "10 Kasım 1992: Axl Rose Mülke Zarardan Suçlu Bulundu".Accesat în 18 iunie 2011. ^ „November 10, 1992: Axl Rose is found guilty of property damage”.
Kendisi ‘uzman suçludur’ ve asla olay mahallinde yakalanmaz.El este "maestrul infracțiunilor" și nu este prins niciodată la locul crimei.
Moskova Davalarında suçlu bulunanlar ancak 1988 yılında aklanacaklardır.Totuși, victimele Proceselor de la Moscova au fost absolvite de vină abia în 1988.
Duruşmalara bakan iki mahkeme, 29 kişiyi suçlu bulmuş ve cadılıktan ölüme mahkûm etmiştir.Cele două curți au condamnat douăzeci și nouă de oameni pentru crima de vrăjitorie.
Cezalandırma, suçlunun ailesini de kapsayabilirdi.Pedeapsa putea fi extinsă și aplicată și familiei criminalului.
Öykünün son sahnesi ise, anlatıcının suçluluk duygusunun sonucudur.Scena finală a povestirii arată manifestarea sentimentelor de vinovăție ale naratorului.
Suçlu görülenler çeşitli cezalara (idam) çarptırıldılar.Sunt înșirate păcatele muerilor și osânda, care o primesc pentru faptele lor.
Bu mahkemeden önceki duruşmalarda dinlenen yirmi altı kişi bu mahkemede suçlu kabul edilmiştir.Cei douăzeci și șase de oameni care au fost judecați în fața acelei curți au fost condamnați cu toții.
Birkaç cinayetten suçlu görüldü ve altı kere müebbet hapis mahkûmu oldu, ve bir de idam cezası.El a fost condamnat pentru mai multe crime, având șase condamnări pe viață, precum și o condamnare la moarte.
1983 - Lyon Kasabı olarak da bilinen Nazi savaş suçlusu Klaus Barbie, Bolivya'da tutuklandı.1983: Criminalul nazist de război Klaus Barbie este arestat în Bolivia.
"Annette Groth: Suçlular cezalandırılmalıdır!".Angela Merkel: Cei vinovați vor plăti”.
Kaliforniya’da yakalanarak mahkemeye çıkartılan Walker, yasadışı savaş suçlusu olan yargılanır.Reîntors în California, el este judecat sub acuzația de război ilegal.
İkisi de bu suçlunun peşine düşerler.Cei doi merg în urmărirea lor.
1961'de birkaç ay süren mahkemenin ardından suçlu bulundu ve ölümle cezalandırıldı.În 1961 a fost judecat și după câteva luni a fost găsit vinovat și condamnat la moarte.
Eisenhower, savaş suçlusu olarak ilan edilen Himmler ile herhangi bir şekilde muhatap olmayı reddetti.Eisenhower a refuzat să aibă vreo legătură cu Himmler și a declarat că acesta era criminal de război.
Hollanda hükümeti savaş suçlusu Ratko Mladiç'in yakalanmazsa anlaşmayı onaylamayacağını bildirdi.Guvernul olandez a refuzat să ratifice acordul până când Ratko Mladić nu avea să fie capturat.
25 Aralık 1991, Essen), Alman Nazi SS, savaş suçlusu, Sturmbannführer (Binbaşı) idi.25 septembrie 1991) a fost SS Hauptsturmführer, membru al Gestapo-ului și criminal de război.
Ayrıca, Herzl’in, Dreyfus’u suçlu bulduğunu da iletti.El îl considera pe Dreyfus vinovat.
Marco Sciarra, bir suçlu ve Lucia Sciarra'nın kocası.Alessandro Cremona în rolul lui Marco Sciarra, criminal și soț al Luciei Sciarra.
Uzun uğraşmalardan sonra suçlu yakalanır, bir ağaca asılır.În luptele care urmează, Durul este omorât, dar îl ia cu el pe Spânzurat.
İdam mangaları ayrıca politik suçluları cezalandırmak için de kullanıldı.Aceasta a fost cea mai răspândită încadrare care li s-a aplicat celor condamnați pentru delicte politice.
Suudi Arabistan suçluların başını kesmeye devam eden tek ülkedir.Polonia devine singura țară unde întrajutorarea evreilor este pedepsită cu moartea.
Ancak Sargis şöyle cevap verdi: 'Ben yaşlı, suçlu layık bir adamım.Iisus a răspuns: "O, neam necredincios și îndărătnic!
O bir suçlunun kız arkadaşı olmak için çok güzel görünüyor."El reprezintă neîndoielnic opera unui mare romancier”.
Raporlar bu olayda 20 GSPC militanını suçluyor.În acest raid, au fost uciși 20 de membri ai tribului Khuza.
Nürnberg duruşmalarında savaş suçlusu olarak hüküm giydi ve idam edildi.În Procesele de la Nürnberg a fost condamnat la moarte în contumacie ca mare criminal de război.
Suçluların adaya getirilmesi 1840 ve 1864 yılları arasında aralıklarla devam ettirilmiştir.Transportul deținuților în Australia a fost eliminată treptat între 1840 și 1868.
Çok tehlikeli bir suçlu olarak görülmektedir.A fost considerat o persoană foarte coruptă.
Mitchell, cinayetten dolayı suçlu bulundu ve en az 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Chapman a fost găsit vinovat pentru crimă de gradul al doilea și a fost condamnat la 20 de ani de închisoare.
Meksikalı haydut, aranan bir suçlu.El este în realitate un escroc căutat de poliție.
Savaş suçlularının mallarına el konulması.Judecarea tuturor criminalilor de război.
Ensestten suçlu bulunma en fazla 10 yıllık hapisle cezalandırılabilir.Dacă ar fi fost găsit vinovat, Morrison ar fi riscat zece ani de închisoare.
Evet, ben bir suçluyum.Recunosc, sunt vinovat.

İlgili Sayfalar