Şimdi, kimi suçlamalıyız?А кой е виновен за това?
Şimdi, kimi suçlamalıyız?Кого же нам винить?
Şimdi, kimi suçlamalıyız?Хто в цьому винен?
Şimdi, kimi suçlamalıyız?עכשיו, את מי יש לנו להאשים?
Şimdi, kimi suçlamalıyız?من نلوم على هذه الحال؟
Şimdi, kimi suçlamalıyız?もちろん建築家自身のせいです 過去50年間にわたり-
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.Daarom zei de HERE tegen Abraham: "Ik heb gehoord dat de inwoners van Sodom en Gomorra erg slecht zijn
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.Da sagde HERREN: "Sandelig. Skriget over Sodoma og Gomorra er stort, og deres Synd er såre svar.
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.Disse allora il Signore: «Il grido contro Sòdoma e Gomorra è troppo grande e il loro peccato è molto grave
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.Ðức Giê-hô-va phán rằng: Tiếng kêu oan về Sô-đôm và Gô-mô-rơ thật là quá, tội lỗi các thành đó thật là trọng.
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.Et l`Éternel dit: Le cri contre Sodome et Gomorrhe s`est accru, et leur péché est énorme.
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.I řekl Hospodin: Proto že rozmnožen jest křik Sodomských a Gomorských, a hřích jejich že obtížen jest náramně:
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.여호와께서 또 가라사대 소돔과 고모라에 대한 부르짖음이 크고 그 죄악이 심히 중하니
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.Niin Herra sanoi: "Valitushuuto Sodoman ja Gomorran tähden on suuri, ja heidän syntinsä ovat ylen raskaat.
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.Och HERREN sade: »Ropet från Sodom och Gomorra är stort, och deras synd är mycket svår;
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.Og Herren sa: Ropet over Sodoma og Gomorra er sannelig stort, og deres synd er sannelig meget svær.
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.Reče torej GOSPOD: Vpitje iz Sodome in Gomore je res veliko in njih greh res silno težak;
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.Rzekł tedy Pan: Krzyk Sodomy i Gomorry, iż się rozmnożył grzech ich, iż bardzo ociężał;
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.Und der HERR sprach: Es ist ein Geschrei zu Sodom und Gomorra, das ist groß, und ihre Sünden sind sehr schwer.
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.Vtedy riekol Hospodin: Krik Sodomy a Gomory je veľký, a ich hriech je veľmi ťažký.
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.Ειπε δε Κυριος, Η κραυγη των Σοδομων και των Γομορρων επληθυνε, και η αμαρτια αυτων βαρεια σφοδρα
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.И рече Господ: Понеже викът на Содома и Гомора е силен и, понеже грехът им е твърде тежък,
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.И сказал Господь: вопль Содомский и Гоморрский, велик он, и грехих, тяжел он весьма;
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.ויאמר יהוה זעקת סדם ועמרה כי רבה וחטאתם כי כבדה מאד׃
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.وقال الرب ان صراخ سدوم وعمورة قد كثر وخطيتهم قد عظمت جدا.
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.耶 和 華 說 、 所 多 瑪 和 蛾 摩 拉 的 罪 惡 甚 重 、 聲 聞 於 我
Sonra İbrahime, ‹‹Sodom ve Gomora büyük suçlama altında›› dedi, ‹‹Günahları çok ağır.耶和華 說 、 所 多 瑪 和 蛾摩拉 的 罪惡 甚 重 、 聲聞 於 我
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.Ani tego mogą dowieść, co tu teraz na mię skarżą.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.ani ti nemôžu dokázať, čo na mňa teraz žalujú.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.Aniž toho prokázati mohou, což na mne žalují.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.Aşa că n'ar putea dovedi lucrurile de cari mă pîrăsc acum.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.Bây giờ họ cũng chẳng biết lấy chi mà làm chứng cớ việc điều họ kiện tôi đó.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.Bây_giờ họ cũng chẳng biết lấy chi mà làm chứng_cớ việc điều họ kiện tôi đó .
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.De dingen waarvan zij mij beschuldigen, kunnen zij niet bewijzen.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.eivätkä myöskään voi näyttää sinulle toteen sitä, mistä he nyt minua syyttävät.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.Ej heller kunna de inför dig bevisa det som de nu anklaga mig för.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.e non possono provare nessuna delle cose delle quali ora mi accusano
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.Et ils ne sauraient prouver ce dont ils m`accusent maintenant.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.heller ikke kan de godtgjøre for dig disse sine klager imot mig.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.in tudi dokazati ti ne morejo, za kar me sedaj tožijo.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.이제 나를 송사하는 모든 일에 대하여 저희가 능히 당신 앞에 내세울 것이 없나이다
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.Mereka pun tidak dapat membuktikan tuduhan-tuduhan yang mereka ajukan kepada Tuan terhadap saya
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.Nem te podem provar as coisas de que agora me acusam.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.Og de kunne ej heller bevise dig det, som de nu anklage mig for.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.Rám sem bizonyíthatják azokat, a mikkel most engem vádolnak.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.Sie können mir auch der keines beweisen, dessen sie mich verklagen.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.Tampoco pueden ellos comprobarte las cosas de las que ahora me acusan
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.ουδε δυνανται να φερωσιν αποδειξεις περι οσων με κατηγορουσι τωρα.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.анї довести мені не можуть, у чому тепер винують мене.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.и не могут доказать того, в чем теперь обвиняют меня.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.גם אין ביכלתם להוכיח עלי את אשר עתה הם שטנים אותי׃
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.ولا يستطيعون ان يثبتوا ما يشتكون به الآن عليّ.
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.他 們 現 在 所 告 我 的 事 、 並 不 能 對 你 證 實 了
Şu anda bana yönelttikleri suçlamaları da sana kanıtlayamazlar.他 們現 在 所 告 我 的 事 、 並 不 能 對 你 證實了
Suçlama tek bir fırsat bile yaratmaz.La culpa no crea una sola oportunidad.
Suçlama tek bir iş bile yaratmaz.La culpa no crea un solo puesto de trabajo.
Suçlamaya göre Stalin' in canına kıymaya başarıyla hazırlanmıştım.Acuzația era că am pregătit cu succes un atentat la viața lui Stalin.
Suçlamaya göre Stalin' in canına kıymaya başarıyla hazırlanmıştım.Azzal vádoltak, hogy sikeresen előkészítettem egy támadást Sztálin ellen.
Suçlamaya göre Stalin' in canına kıymaya başarıyla hazırlanmıştım.De beschuldiging was, dat ik succesvol een moordaanslag had voorbereid op Stalin.
Suçlamaya göre Stalin' in canına kıymaya başarıyla hazırlanmıştım.Die Anklage lautete, ich hätte mit Erfolg ein Attentat auf Stalins Leben vorbereitet.