Sadece suçlama.研究の中で非難の捉え方は
Sekiz adama yönelik suçlamalar şunlardı:Las acusaciones contra los ocho hombres fueron:
Sekiz adama yönelik suçlamalar şunlardı:Queste le accuse mosse a tutti e 8 gli uomini :
Seni bu sahte suçlamadan temize çıkaracağız!E potremo scagionarti dalla falsa accusa!
Seni bu sahte suçlamadan temize çıkaracağız!Oczyścimy cię z tych bezpodstawnych zarzutów!
Seni bu sahte suçlamadan temize çıkaracağız!Puhdistamme maineesi vääristä syytöksistä.
Seni bu sahte suçlamadan temize çıkaracağız!¡Te libraremos de esas falsas acusaciones!
Seni bu sahte suçlamadan temize çıkaracağız!Vamos ilibá-la desta falsa acusação!
Seni bu sahte suçlamadan temize çıkaracağız!Vi ska rentvå ditt namn från den här falska anklagelsen.
Seni bu sahte suçlamadan temize çıkaracağız!Vi vil rense dit navn fra denne falske anklage.
Seni bu sahte suçlamadan temize çıkaracağız!Θα σε απαλλάξουμε από την ψευδή κατηγορία!
Seni bu sahte suçlamadan temize çıkaracağız!Мы снимем с вас ложные обвинения!
Seni suçlamam.És nincs harag.
Seni suçlamam.Ich wäre nicht böse.
Seni suçlamam.Ik zal het je niet kwalijk nemen.
Seni suçlamam.Nebudu tě vinit.
Seni suçlamam.Nu te opresc să pleci.
Seni suçlamam.Pero si no me cree, allí está la salida. No se Io echaré en cara. - ¿En qué mano?
Seni suçlamam.Δεν θα σε κατηγορήσω.
Seni suçlamam.Но если Вы не хотите в него верить, выход вон там, в конце коридора.
Seni suçlamam.Няма да се сърдя.
"sen kimsin ki?" "beni bunlarla suçlamaya kalkıyorsun?" dedim ki, "bak, kesinlikle haklısın"Anh là ai mà dám đổ tội cho tôi?" Tôi nói, "Phải, Anh nói rất đúng.
"sen kimsin ki?" "beni bunlarla suçlamaya kalkıyorsun?" dedim ki, "bak, kesinlikle haklısın"당신이 도대체 뭔데 나를 이런 식으로 비난하는거요?" 그래서 제가 말했습니다. "당신이 맞습니다.
"sen kimsin ki?" "beni bunlarla suçlamaya kalkıyorsun?" dedim ki, "bak, kesinlikle haklısın"Wie ben jij om mij van zoiets te beschuldigen?" Ik zei: "Luister... je hebt gelijk.
"sen kimsin ki?" "beni bunlarla suçlamaya kalkıyorsun?" dedim ki, "bak, kesinlikle haklısın"Ποιος νομίζεις πως είσαι να με κατηγορείς για κάτι τέτοιο;" Και του λέω: "Κοιτάξτε, έχετε απόλυτο δίκιο.
"sen kimsin ki?" "beni bunlarla suçlamaya kalkıyorsun?" dedim ki, "bak, kesinlikle haklısın"Кой по дяволите си ти, да ме обвиняваш в нещо такова?" Аз казах "Вижте"... "Вие сте абсолютно прав.
"sen kimsin ki?" "beni bunlarla suçlamaya kalkıyorsun?" dedim ki, "bak, kesinlikle haklısın"Кто ты, черт возьми, такой, чтобы меня в таком обвинять?" И я сказал, знаете: "Послушайте, вы абсолютно правы.
"sen kimsin ki?" "beni bunlarla suçlamaya kalkıyorsun?" dedim ki, "bak, kesinlikle haklısın"מי אתה לכל הרוחות, שתאשים אותי בכזה דבר?" ואני אמרתי" "תראה, אתה צודק לחלוטין.
"sen kimsin ki?" "beni bunlarla suçlamaya kalkıyorsun?" dedim ki, "bak, kesinlikle haklısın"من أنت بحق الجحيم حتى تتهمني بشيء كهذا؟" فقلت :" أتعرف؟ أنظر، أنت محق تماما.
"sen kimsin ki?" "beni bunlarla suçlamaya kalkıyorsun?" dedim ki, "bak, kesinlikle haklısın"お前達は何様なんだ?」 それに対して私は 「言っていることはわかります ですがここで起きていることは事実です
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.Een schuld zonder woorden, die erg moeilijk echt op te lossen is, dit zelfverwijt zonder woorden.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.Eine wortlose Anklage, die wahrhaft zu beseitigen viel schwieriger ist, die wortlose Selbstanklage.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.말없는 자책 이것은 정말 해소하기가 어렵습니다. 그저 말없는 자책
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.Niewysłowiona wina, albo, z czym jeszcze trudniej sobie poradzić, nieme poczucie winy.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.O vină nemărturisită, care este mult mai greu de rezolvat cu adevărat, învinuirea de sine nemărturisită.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.Szótlan szemrehányás ez, amit a legnehezebb teljesen feloldani, a néma önvád.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.Una colpa senza parole, che è più difficile da risolvere davvero, il colpevolizzarsi senza parole.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.Una culpa silenciosa, que es más difícil de resolver, la auto-culpa silenciosa.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.Un blâme muet, qui est plus difficile à résoudre complètement, le blâme muet contre soi-même.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.Vina beze slov, jejíž opravdové rozřešení je o to obtížnější, tiché sebeobviňování.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.Vina bez slov, ktorá sa oveľa ťažšie zmýva, sebaobviňovanie bez slov.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.Μια δίχως λόγια κατηγορία, που είναι δυσκολότερη να την ξεδιαλύνει, την ανέκφραστη αυτο-κατηγορία.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.Безмовне звинувачення, від якого дуже важко позбавитись, безмовне самозвинувачення.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.Безмолвный упрек, который очень трудно разрешить, безмолвное самообвинение.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.Безсловесно обвинение, което е по-трудно за истинско разрешаване, безсловесното самообвинение.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.האשמה חסרת מילה, את האשמה זו יותר קשה לפתור באמת, ההאשמה העצמית חסרת המילה.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.انها ملامة صامتة, والتي من الصعب جداً أن تُحل, ملامة النفس الصامتة.
Sessiz bir suçlamadır bu ki bunun çözümlenmesini daha da güçtür sessiz bir kendini suçlama.それを真に解決するのは さらに困難になります 無言で自分を責めるのです 子どもが成長し大人になると
Şimdi yalanlarla suçlama sırası bende.Ahora es mi turno para acusar tus mentiras.
Şimdi, kimi suçlamalıyız?Aber wer trägt die Schuld daran?
Şimdi, kimi suçlamalıyız?Acum, pe cine trebuie să dăm vina?
Şimdi, kimi suçlamalıyız?Ahora, ¿a quién culpar?
Şimdi, kimi suçlamalıyız?Bon, à qui doit-on le reprocher ?
Şimdi, kimi suçlamalıyız?Chúng ta phải đổ lỗi cho ai đây?
Şimdi, kimi suçlamalıyız?Ki ebben a hibás?
Şimdi, kimi suçlamalıyız?누구를 비난해야 할까요?
Şimdi, kimi suçlamalıyız?Kogo winić?
Şimdi, kimi suçlamalıyız?Ora, con chi ce la dobbiamo prendere?
Şimdi, kimi suçlamalıyız?Wie moeten we dat verwijten?
Şimdi, kimi suçlamalıyız?Ποιός λοιπόν ευθύνεται γι"αυτή την κατάσταση;