♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫♫Daca ai mintea inghetata si genunchii stau de piatra♫ ♫Nu te-apuca de dat vina pe copii inca o data♫
♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫♫ For hvis dit sind ikke bevæger og dine knæ ikke kan bøjes ♫ ♫ Så skal du ikke bebrejde børnene igen ♫
♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫♫ Karena jika pikiranmu tidak berjalan dan lututmu tidak menekuk ♫ ♫ jangan salahkan anak-anak lagi ♫
♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫♫ Mer' ha a tudatod nem mozdul, a térdeid nem hajlanak ♫ ♫ Ne megint a gyerekeket nyaggasd ♫
♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫♫ Porque si tu mente no se mueve y las rodillas no doblan ♫ ♫ Bueno, no vayas a culpar a los chicos de nuevo ♫
♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫Protože jestli je tvá mysl strnulá a tvá kolena se nehýbou Tak pak neházej vinu znovu na děti
♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫Se hai la testa bloccata e le ginocchia dure Non dare sempre la colpa ai ragazzi
♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫♫ Want als je gedachten niet bewegen en je knieën niet buigen ♫ ♫ Geef dan niet weer de kids de schuld ♫
♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫♫ Γιατί αν το μυαλό σου δεν κινείται και τα γόνατά σου δε λυγίζουν ♫ ♫ Μην κατηγορήσεις πάλι τα παιδιά ♫
♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫♫ Бо якщо твій розум не рухається і твої коліна не згинаються ♫ ♫ Що ж, не звинувачуй у цьому знову дітей ♫
♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫♫ Если твой мозг глух и суставы не гнутся ♫ ♫ Дети в этом не виноваты ♫
♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫♫ Защото, ако мозъкът ти не мърда и коленете ти не се свиват ♫ ♫ Ами не ходи да виниш децата отново. ♫
♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫♫ כי אם הראש שלך לא זז והברכיים לא מתכופפות ♫ ♫ אז אל תאשים את הילדים שוב ♫
♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫♫ فإذا لم يتحرك عقلك ولم تنحني ركبك ♫ ♫ فلا تلون الأطفال مجددا ♫
♫ Çünkü aklın hareket etmezse, dizlerin kırılmaz ♫ ♫ Tekrar çocukları suçlamayı bırak ♫♫ 子供達に八つ当たりはよしなよ ♫
Çünkü hiç bir şekilde kanıtımın dairesel olduğunu düşünenleri suçlamak istemiyorum.Ponieważ nie chcę w żaden sposób obwiniać tych, którzy uważają że mój dowód sprzed kilku lat był nieścisły.
Çünkü hiç bir şekilde kanıtımın dairesel olduğunu düşünenleri suçlamak istemiyorum.Porque no quiero culpar de ninguna manera a aquellos que piensan que mi prueba original fue circular.
Çünkü hiç bir şekilde kanıtımın dairesel olduğunu düşünenleri suçlamak istemiyorum.لأنني لا اريد ان الوم هؤلاء الذين يعتقدون ان اثباتي الاصلي كان دائرياً
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Aku tetap berpegang kepada kepatuhanku, dan hati nuraniku pun bersih selalu
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Držím sa svojej spravedlivosti ani sa jej nepustím. Moje srdce nebude potupovať niktorý z mojich dní.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.ë minha justiça me apegarei e não a largarei; o meu coração não reprova dia algum da minha vida.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Igazságomhoz ragaszkodom, róla le nem mondok; napjaim miatt nem korhol az én szívem.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Jeg hævder min Ret, jeg slipper den ikke, ingen af mine Dage piner mit Sind.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Jeg holder fast på min rettferdighet og slipper den ikke; mitt hjerte laster mig ikke for nogen av mine dager.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Je tiens à me justifier, et je ne faiblirai pas; Mon coeur ne me fait de reproche sur aucun de mes jours.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.내가 내 의를 굳게 잡고 놓지 아니하리니 일평생 내 마음이 나를 책망치 아니하리라
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Me he aferrado a mi rectitud y no la cederé. No me reprochará mi corazón mientras viva
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Minä pidän kiinni vanhurskaudestani, en hellitä; yhdestäkään elämäni päivästä omatuntoni ei minua soimaa.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Mi terrò saldo nella mia giustizia senza cedere, la mia coscienza non mi rimprovera nessuno dei miei giorni
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Pravičnosti svoje se držim in je ne pustim; srce mi ne očita ne enega mojih dni.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Spravedlnosti své držím se, aniž se jí pustím; nezahanbíť mne srdce mé nikdy.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Sprawiedliwości mojej trzymać się będę, a nie puszczę się jej; nie zawstydzi mię serce moje, pókim żyw.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Ţin să-mi scot dreptatea, şi nu voi slăbi; inima nu mă mustră pentru niciuna din zilele mele.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Tôi giữ chặt sự công bình mình, không rời bỏ nó; Trọn đời tôi, lòng tôi sẽ chẳng cáo trách tôi.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Tôi giữ chặt sự công_bình mình , không rời bỏ nó ; Trọn đời tôi , lòng tôi sẽ chẳng cáo trách tôi .
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Θελω κρατει την δικαιοσυνην μου και δεν θελω αφησει αυτην η καρδια μου δεν θελει με ελεγξει ενοσω ζω.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Крепко держал я правду мою и не опущу ее; не укорит меня сердце мое во все дни мои.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Правдата си ще държа, и не ще я оставя; Догдето съм жив сърцето ми няма да ме изобличи.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.בצדקתי החזקתי ולא ארפה לא יחרף לבבי מימי׃
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.تمسكت ببري ولا ارخيه. قلبي لا يعير يوما من ايامي.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.我 持 定 我 的 義 、 必 不 放 鬆 . 在 世 的 日 子 我 心 必 不 責 備 我
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.我 持定 我 的 義 、 必不放鬆 . 在世 的 日子 我心 必不責備我
Düşen her bomba için Yahudleri suçlamak mı eğlence?¿Es "divertido" culpar a los judíos de cada bomba que cae? - ¿Eso dice?
Düşen her bomba için Yahudleri suçlamak mı eğlence?Это, по-твоему, шутка? - Она это говорила?
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...2004 októberében a bolíviai kongresszus elfogató parancsot adott ki ellene véres mészárlással vádolva meg.
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...Em Outubro de 2004, o Congresso da Bolívia ordenou a sua detenção. Sob a acusação de genocídio.
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...En octubre de 2004, el Congreso de Bolivia decretó su arresto acusándolo de masacres sangrientas.
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...I oktober 2004 beordrade Bolivias kongress hans gripandet och anklagar honom för blodig massaker.
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...Nell'Ottobre del 2004 il Congresso Boliviano ordinò il suo arresto con l'accusa di strage.
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...Oktobra 2004 je Bolivijski kongres odredil njegovo aretacijo. zaradi obtožb krvavega masakra.
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...Pada Oktober 2004 Kongres Bolivia memerintahkan penahanannya atas tuduhan pembantaian berdarah
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...V októbri 2004 nariadil Bolívijský kongres jeho zatknutie a obžaloval ho z krvavého masakru.
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...W październiku 2004 Parlament Boliwii wydał nakaz jego aresztowania w związku z masakrą
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...В октябре 2004 Конгресс Боливии выписал ордер на его арест по обвинению в кровавых убийствах
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...באוקטובר 2004, הקונגרס הבוליביאני הורה על מעצרו .באשמת אחריות לטווח הנוראי
Ekim 2004'te, Bolivya Meclisi'nin tutuklanması istendi kanlı bir toplu katliam suçlaması ile...彼の逮捕を命じました ジョージ·ブッシュは "テロリストをかくまうことを政府は "
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.Ano i na ty tři z přátel jeho roznítil se hněv jeho, proto že nenalézajíce odpovědi, však potupovali Joba.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.Auch ward er zornig über seine drei Freunde, daß sie keine Antwort fanden und doch Hiob verdammten.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.Ê - li-hu cũng nổi_giận ba bạn của Gióp , bởi_vì họ chẳng tìm được lẽ đáp lại , mà_lại định_tội cho Gióp .
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.Ê-li-hu cũng nổi giận ba bạn của Gióp, bởi vì họ chẳng tìm được lẽ đáp lại, mà lại định tội cho Gióp.