Ana içeriğe geç
Sözlük

suçlama ile cümle

suçlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.I na jeho troch priateľov sa rozpálil jeho hnev, pretože nenašli odpovedi a odsudzovali Joba.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.또 세 친구에게 노를 발함은 그들이 능히 대답지는 못하여도 욥을 정죄함이라
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.og mot hans tre venner optendtes hans vrede, fordi de ikke fant noget svar og allikevel dømte Job skyldig.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.og på hans tre Venner, fordi de ikke fandt noget Svar og dog dømte Job skyldig.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.Tudi zoper tri prijatelje njegove se je razsrdil, zato ker niso našli odgovora in so vendar obsojali Joba.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.Και κατα των τριων αυτου φιλων εξηφθη ο θυμος αυτου, διοτι δεν ευρηκαν αποκρισιν και κατεδικασαν τον Ιωβ.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.а на трех друзей его воспылал гнев его за то, что они не нашли, что отвечать, а между тем обвиняли Иова.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.тоже против тримата му приятели пламна гневът му, защото бяха осъдили Иова без да му намерят отговор.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.ובשלשת רעיו חרה אפו על אשר לא מצאו מענה וירשיעו את איוב׃
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.وعلى اصحابه الثلاثة حمي غضبه لانهم لم يجدوا جوابا واستذنبوا ايوب.
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.他 又 向 約 伯 的 三 個 朋 友 發 怒 、 因 為 他 們 想 不 出 回 答 的 話 來 、 仍 以 約 伯 為 有 罪
Elihu Eyüpün üç arkadaşına da öfkelendi, çünkü Eyüpü suçlamalarına karşın sağlam bir yanıt bulamamışlardı.他 又 向 約伯 的 三 個 朋友 發怒 、 因為 他 們想 不 出 回答 的 話來 、 仍 以 約伯為 有罪
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.A magzati eredetek kutatása nem vádolja a nőket azért, ami a várandósság ideje alatt történik.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.A pesquisa em Origens Fetais não pretende culpabilizar as mulheres pelo que acontece durante a gravidez.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Cercetarea originilor fetale nu învinovǎţește femeile pentru lucrurile petrecute de-a lungul sarcinii.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Føtale oprindelser research handler ikke om at bebrejde kvinder for det der sker under graviditeten.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.태아 기원 연구는 여성들의 임신 중에 벌어진 것에 대해 비난하고자 하는 것이 아닙니다
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.La investigación de los orígenes fetales no culpa a las mujeres por lo que sucede durante el embarazo.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Penelitian asal-usul janin ini bukan tentang menyalahkan wanita tentang apa yang terjadi selama kehamilan.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Raziskave o izvoru zarodkov niso namenjene obtoževanju žensk za to, kar se zgodi med nosečnostjo.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Výskum pôvodu plodu nemá byť obviňovaním žien za to, čo sa deje počas tehotenstva.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Výzkum původu plodu není obžalobou žen za to, co se jim během těhotenství přihodí.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Исследование истоков плода не обвиняет женщин в том, что происходит во время беременности.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.Фетальні дослідження походження не спрямовані на звинувачення жінок за те, що сталося під час вагітності.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.מחקר המקורות העובריים אינו מנסה להאשים אמהות במה שקורה במהלך ההריון.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.ليس الهدف من البحث في أصول الأجنّة إلقاء اللوم على النساء على ما يحدث أثناء الحمل.
Embriyonik köken araştırması hamilelik süresince olanlar için kadınları suçlamakla ilgili değil.非難するものではありません どのようにして後世の健康状態を良くするか
Fazla kilolu ve diabetik hastaları suçlamaya devam edemeyiz, benim yaptığım gibi.우리는 제가 그랬듯이 계속해서 비만이나 당뇨병 환자들을 비난할 수는 없습니다.
Fazla kilolu ve diabetik hastaları suçlamaya devam edemeyiz, benim yaptığım gibi.Nem okolhatjuk továbbra is kövér és cukorbeteg betegeinket, ahogyan én tettem.
Fazla kilolu ve diabetik hastaları suçlamaya devam edemeyiz, benim yaptığım gibi.Nemůžeme dál obviňovat naše obézní a diabetické pacienty, jak jsem to dělal já.
Fazla kilolu ve diabetik hastaları suçlamaya devam edemeyiz, benim yaptığım gibi.Nie można wciąż winić pacjentów z nadwagą i cukrzycą, tak jak ja to robiłem.
Fazla kilolu ve diabetik hastaları suçlamaya devam edemeyiz, benim yaptığım gibi.No podemos seguir culpando a nuestros pacientes con sobrepeso y diabetes como yo lo hice.
Fazla kilolu ve diabetik hastaları suçlamaya devam edemeyiz, benim yaptığım gibi.On ne peut pas continuer à jeter la faute sur nos patients obèses et diabétiques comme je l'ai fait.
Fazla kilolu ve diabetik hastaları suçlamaya devam edemeyiz, benim yaptığım gibi.Ta không thể tiếp tục trách những bệnh nhân thừa cân và béo phì như tôi đã làm
Fazla kilolu ve diabetik hastaları suçlamaya devam edemeyiz, benim yaptığım gibi.Vi kan inte fortsätta att skuldbelägga våra övervikts- och diabetespatienter såsom jag gjorde.
Fazla kilolu ve diabetik hastaları suçlamaya devam edemeyiz, benim yaptığım gibi.Wir können unseren Patienten mit Übergewicht oder Diabetes keine Vorwürfe machen, so wie ich es getan habe.
Fazla kilolu ve diabetik hastaları suçlamaya devam edemeyiz, benim yaptığım gibi.Δεν μπορούμε να συνεχίζουμε να κατηγορούμε τους παχύσαρκους και διαβητικούς ασθενείς μας όπως έκανα εγώ.
Fazla kilolu ve diabetik hastaları suçlamaya devam edemeyiz, benim yaptığım gibi.Не можем да обвиняваме диабетните и затлъстелите пациенти, както досега.
Fazla kilolu ve diabetik hastaları suçlamaya devam edemeyiz, benim yaptığım gibi.אנחנו לא יכולים להמשיך להאשים את המטופלים שלנו שסובלים מעודף משקל וסוכרת
Fazla kilolu ve diabetik hastaları suçlamaya devam edemeyiz, benim yaptığım gibi.أنه لا يمكننا أن نستمر في إلقاء اللوم على مرضانا الذين يعانون من مرضى السكري ومن زيادة الوزن كما فعلت من قبل .
Fazla kilolu ve diabetik hastaları suçlamaya devam edemeyiz, benim yaptığım gibi.就係我哋唔可以好似我以前咁 鬧嗰啲過重同埋患上糖尿病嘅人
Fazla kilolu ve diabetik hastaları suçlamaya devam edemeyiz, benim yaptığım gibi.私がしていたことです 患者の多くは 正しいことをしたくても
Finlandiya’da polis, suçları açığa çıkartmak ve suçlamanın başlatılmasından sorumludur.En Finlande, la police est chargée de résoudre les enquêtes et d’engager des poursuites judiciaires.
Finlandiya’da polis, suçları açığa çıkartmak ve suçlamanın başlatılmasından sorumludur.En Finlandia, la policía es la responsable de esclarecer los delitos y llevarlos a juicio.
Finlandiya’da polis, suçları açığa çıkartmak ve suçlamanın başlatılmasından sorumludur.I Finland har polisen ansvaret för att reda ut brott och lämna dem till åtalsprövning.
Finlandiya’da polis, suçları açığa çıkartmak ve suçlamanın başlatılmasından sorumludur.Poliisi vastaa Suomessa rikosten selvittämisestä ja syyteharkintaan saattamisesta.
Finlandiya’da polis, suçları açığa çıkartmak ve suçlamanın başlatılmasından sorumludur.Полиция отвечает в Финляндии за расследование преступлений, выдвижение обвинительного заключения.
Finlandiya’da polis, suçları açığa çıkartmak ve suçlamanın başlatılmasından sorumludur.الشرطة مسؤولة في فنلندا عن البحث في الجرائم وتوضيحها وفي رفع الادعاءات المحتملة.
Gazete bu suçlamaları reddediyor.El diario niega tales acusaciones.
Gazete bu suçlamaları reddediyor.Il giornale respinge le accuse.
Gazete bu suçlamaları reddediyor.현재 신문사는 이러한 혐의를 모두 부인하고 있다.
Gazete bu suçlamaları reddediyor.O jornal nega tais acusações.
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.Acho que uma das piores coisas que aconteceram durante esta crise é que começámos um jogo de passa culpas.
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.Chyba najgorsza część kryzysu to szukanie winnych.
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.Een van de ergste dingen die gebeurd zijn in deze crisis is dat we met de vinger gingen wijzen.
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.게오르기오스 파판드레우: 제 생각에는 이번 위기에서 일어난 일들 중
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.Nos, úgy gondolom, az egyik legrosszabb dolog, ami történt a válság alatt, hogy elkezdtük a vádaskodást.
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.Одно из худших последствий этого кризиса — попытки найти виноватого.
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.פפנדראו: ובכן, אני חושב שאחד הדברים הכי גרועים שקרו
Hakkındaki suçlamalar sonra düşürüldü.Αργότερα αποσύρθηκαν οι κατηγορίες.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod