Ana içeriğe geç
Sözlük

suçlama ile cümle

suçlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Manisalı genç, suçlamalardan beraat etti.Втрутився його старший брат і звинувачення були зняті.
Tüm suçlamaları reddederek savunma yapmadı.Сама дівчина всі звинувачення відкидала.
Başkan Clinton suçlamayı reddetti.Президент Клінтон відкинув звинувачення.
Lütfen Tom'u suçlama.Не звинувачуйте Тома, будь ласка.
1973'te kokain satıp dağıtmak suçlaması ile tutuklandı.Roku 1973 byl zatčen pro prodej kokainu.
Kişi suçlaması yapılamaz.Žalobu může podat kdokoliv.
Suçlamalar sonucunda yalnızca Burke idam edilmiştir.I přes její prosby však byl Burley popraven.
14 Aralık 2012 tarihinde, kendisi hakkında çıkan yolsuzluk suçlamaları üzerine istifa etmiştir.3. prosince 2011 svou kampaň ukončil kvůli obviněním ze sexuálního obtěžování.
Sanıklar hakkında ciddi bir suçlama yapılamadı.Na vězně nemuselo být vzneseno jakékoliv obvinění.
Lukanov 1992 yılında zimmetine para geçirmekle suçlandı ve tutuklandı ancak suçlamalar yakın zamanda düştü.V roce 1992 byl Lukanov zatčen a obviněn ze zpronevěry, brzy byl však propuštěn a obvinění se neprokázala.
Ancak hiçbir suçlama kanıtlanamadı.Obvinění se však neprokázala.
Gölgeavcılarını, çok uzun zaman önce olmuş bir trajediden dolayı suçlamaktadır.Popírá zjevnou tragédii tvrzením, že se stala již dávno.
Hakkındaki suçlamalar davanın üçüncü iddianamesinde yer aldı.Obvinění vznesená proti němu se týkala víry v Trojici.
Ancak davalar ve suçlamalar dergi yazarlarına epeyi zor dönemler yaşatmıştır.Dochází tak k cenzuře a útokům na nepohodlné spisovatelů.
Suçlama: “Borçlu olmamız sizin hatanızdır.”Rci: 'Proč vás tedy trestá za vaše hříchy?
Daha sonra bu suçlama düştü.I tato obvinění byla později stažena.
Haziran 2003 yılında zimmet suçlamasından beraat etti.V září 2000 ho parlament zbavil imunity.
Sonrasında 1963 yılında aynı şuçlamayala hakkında mahkeme açılmıştır.Následně byl v roce 1963 soudně rehabilitován.
Marks’ın çalışması kapitalizmin suçlamalarıyla doludur.Marx se zabýval především popisem kapitalismu.
Daha sonra bu suçlamaların asılsız olduğu anlaşılmıştır.Tato obvinění se později ukázala jako nepravdivá.
Bu açıklamalardan sonra Kuzey Kore yetkilileri bu suçlamaları reddettiler.Přes intervence indických úřadů norský stát odmítal poskytnout jakékoliv vysvětlení.
Örgüt ise söz konusu iddia ve suçlamaları yalanladı.Ele au fost falsuri și înșelătorii”.
Savaş suçu işleme suçlamasıyla yakalanan Japon sanıkların davası, Aralık 1949'da Habarovsk'ta görüldü.Procesul japonezilor capturați acuzați de crime de război a fost organizat la Habarovsk în decembrie 1949.
Nihayet Eylül 1967'de, Sovyet yetkililer Kırım Tatarları ile ilgili yapılan suçlamaları düşürdü.În septembrie 1967 autorităție sovietice anulează acuzația împotriva poporului tătar crimeean.
Daha sonra bu suçlamaların asılsız olduğu anlaşılmıştır.Ulterior s-a dovedit că acuzația era nefondată.
Endülüs'te, ibn Hazm ve Ebu İshak Yahudi karşıtı yazılarında bu suçlamalardan ikincisine yoğunlaşmıştır.În Spania Maură, ibn Hazm și Abu Ishaq și-au concentrat scrierile lor antievreiești pe această afirmație.
Sonunda suçlamalara yanıt vermekten vazgeçti.Acuzațiile au fost retrase în cele din urmă.
Çağlar, 1983 yılında ABD adına casusluk yapma suçlamasıyla tutuklandı.În anul 1938 a fost arestat sub învinuirea de spionaj.
İkili bir yandan da dönemin gazete ve dergilerinden birbirlerine suçlamalar yapıyorlardı.În ambele cazuri era urmat de dată și numărul ziarului.
Mart 2001'de Miloşeviç, iktidarı kötüye kullanmak ve yolsuzluk suçlamalarıyla tutuklandı.Litvinenko a fost arestat în martie 1999 sub acuzația de a-și fi depășit atribuțiile.
Eruygur ise suçlamaları reddetmiştir.Mugur Isărescu a negat acuzațiile.
Ben tüm bu suçlamaları reddediyorum.Resping toate aceste acuzații.
Tiberius'un ölümü bu suçlamalardan kurtulmasını sağlamıştır.Csak Tiberius halála mentette meg a kivégzéstől.
Rodrigo ile çok sayıda suçlama iddiası bulunmaktadır.Rogers ellen számos vádat hoztak fel.
Ancak hiçbir suçlama kanıtlanamadı.A vádat nem tudták bizonyítani.
Komünistler bu suçlamaları reddettiler.Az Egyesült Államok tagadta ezeket a vádakat.
Schacht bu suçlamaları reddetti.Sokol ezeket a vádakat visszautasította.
Maruz kaldığı bu suçlamalar yazarın ruhsal sağlığına da ciddi zararlar vermiştir.Az árulás vádja lelkileg nagyon megviselte az írót.
Bu gezi on yıllar sonra suçlamanın bir kanıtı olarak iddia edilecekti.Az ügyészség akkor is, majd tíz évvel később is öngyilkosságnak minősítette az esetet.
Suçlamaları reddetti.Feljelentéseket nem fogadott el.
Hakkında bulunan birçok suçlama mevcuttur.Sok panasz merült fel ellene.
Orestes kendisini suçlamaktadır.Elonetissä Syytä itseäsi!
Mart 2001'de Milošević, iktidarı kötüye kullanmak ve yolsuzluk suçlamalarıyla tutuklandı.Milošević pidätettiin 1. huhtikuuta 2001 syytettynä vallan väärinkäytöstä ja korruptiosta.
Bütün suçlamalardan suçlu bulundu.Kaikki ovat järkyttyneitä syytteistä.
Ancak hiçbir suçlama kanıtlanamadı.Mitään rikossyytteitä ei kuitenkaan voitu todistaa.
Daha sonra bu suçlama düştü.Hän on myöhemmin perunut syytöksen.
Polis tarafından suçüstü yapılan Tony Montana para aklama ve vergi kaçakçılığı suçlamalarından tutuklanır.Lopulta Tony pidätetään rahanpesusta ja veropetoksista.
Ancak bu suçlamalar Bonifacius’un ölümüne neden olmuştu.Tämä merkitsi kuolemantuomiota Bonhoefferille.
Manisalı genç, suçlamalardan beraat etti.Osavaltio jatkoi poikien syyttämistä.
Başkalarını suçlama ya da kendi suçunu başkalarına atma olarak tanımlanabilir.Puhukaa omista erehdyksistänne, ennen kuin käytte moittimaan toista henkilöä.
Cuntayla açıkça veya gizlice işbirliği yapan bazı politikacılara karşı bir dizi suçlamada bulundu.Hän esitti useita syytteitä valtavirtapoliitikoita vastaan, jotka avoimesti tai salaa olivat tukeneet junttaa.
Yengesinin müdahalesi sayesinde Lecter, suçlamadan kurtulur.Siirtonsa aikana Lecter kuitenkin pakenee.
Böylece Ferdinand’ın suçlaması karşısında suskun kalır.Karenssipäätöksestä voi valittaa.
Truman yönetimi Hoover'ın suçlamalarını görmezden geldi.NASA kuitenkin sanoutui irti Hooverin väitteestä.
Daha sonra hakkındaki suçlamalar düşürüldü ve 1957’de itibarı iade edildi.Syytteet kumottiin ja hänen maineensa puhdistettiin postuumisti 1957.
Suçlamaları reddetti.Hän kiistää syytteet.
Şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçlamasından dava açıldı.Heitä epäillään rahanväärentäjiksi.
26 Haziran 2007'de, yanıltıcı reklam suçlamasıyla firma aleyhine bir Fransız mahkemesinde dava açıldı.Στις 26 Ιουνίου 2007, η εταιρεία καταδικάστηκε σε γαλλικό δικαστήριο για ψευδή διαφήμιση.
"Üç suçlama daha".Υποψήφιο σε 4 ακόμη κατηγορίες.
İngiltere, ABD ve İsrail suçlamaları yalanladı.Η Βρετανία, οι ΗΠΑ και το Ισραήλ αρνήθηκαν τέτοιους ισχυρισμούς.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod