Ana içeriğe geç
Sözlük

suç ile cümle

suç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom suçu hakkında yıllarca sessiz kaldı.Tom kept silent about his crime for years.
Tom kendi hataları için diğerlerini suçlayan kişi türü değildir.Tom isn't the kind of person who blames others for his mistakes.
Tom suçun tek tanığıdır.Tom is the only witness to the crime.
Başarısızlık için suçlanması gereken kişi Tom'dur.Tom is the one who should be blamed for the failure.
Tom cinayet ile suçlanıyor.Tom is being charged with murder.
Başarısızlık için Tom sadece kendisini suçladı.Tom had only himself to blame for the failure.
Tom'un suçlamak için kendinden başka hiç kimsesi yoktu.Tom had no one but himself to blame.
Tom suçlanmayı hak ediyor.Tom deserves to be blamed.
Tom hataları için her zaman başka birini suçlamaya çalışır.Tom always tries to blame someone else for his failures.
Öğretmen Tom'u kopye çekmekle suçladı.The teacher accused Tom of cheating.
Büyük jüri Tom'u cinayetle suçladı.The grand jury indicted Tom for murder.
Tom'un suçluluğunu ispat etmek için bir delil çıkması çok olası değil.It's very unlikely that any evidence will turn up to prove Tom's guilt.
Tom'un suçlu olduğundan şüpheliyim.I doubt that Tom is guilty.
Tom'un suçlu olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is guilty?
Tom Mary hakkında yalanları yaymakla suçluydu.Tom was guilty of spreading lies about Mary.
Tom Mary'nin suçunu kanıtlamaya çalıştı.Tom tried to prove Mary's guilt.
Tom Mary'nin suçlu olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is guilty.
Tom Mary'nin suçlu olduğuna inanmayı reddetti.Tom refused to believe that Mary was guilty.
Tom suçu Mary'ye yüklediği için hatalıdır.Tom is wrong to lay the blame on Mary.
Tom Mary'nin onu yapmakla suçladığı şeyi yaptığı gerçeğini inkar edemez.Tom can't deny the fact that he did what Mary accused him of doing.
Tom başarısızlık için Mary'yi suçladı.Tom blamed the failure on Mary.
Tom projenin başarısızlığı için Mary'yi suçladı.Tom blamed Mary for the project's failure.
Tom oğullarını öldüren kaza için Mary'yi suçladı.Tom blamed Mary for the accident that killed their son.
Tom'un dışında herkes Mary'yi bir hırsız olmakla suçladı.Tom all but accused Mary of being a thief.
Tom, Mary'yi biraz para çalmakla suçladı.Tom accused Mary of stealing some money.
Tom Mary'yi parasını çalmakla suçladı.Tom accused Mary of stealing his money.
Tom Mary'yi dürüst olmamakla suçladı.Tom accused Mary of not being honest.
Tom Mary'yi açık açık yalan söylemekle suçladı.Tom accused Mary of lying through her teeth.
Tom Mary'yi sünger gibi içmekle suçladı.Tom accused Mary of drinking like a fish.
Tom, Mary'yi hırsız olmakla suçladı.Tom accused Mary of being a thief.
Tom, John'a vurduğu için Mary'yi suçlamadı.Tom didn't blame Mary for hitting John.
Hatası için kötü şansını suçluyor.He blames his failure on bad luck.
Tom silahsız bir insanı vurmakla suçlandı.Tom has been accused of shooting an unarmed man.
Tom işlemediği bir suçtan dolayı Mary'yi hapishanede görmek istemiyordu.Tom didn't want to see Mary in prison for a crime she didn't commit.
Tom, Mary'nin ölümü için kendini suçladı.Tom blamed himself for Mary's death.
Polis Tom'a sıradan bir suçlu gibi davrandı.The police treated Tom like a common criminal.
Messenger'ı suçlama.Don't blame the messenger.
Fakir bir işçi aletlerini suçluyor.A poor workman blames his tools.
Kendini bu suçlamalara karşı korumak için buraya gelmedi.She didn't come here to defend herself against these accusations.
O bu suçlamalara karşı kendini savunmak amacıyla burada değil.She's not here for the purpose of defending herself against these accusations.
Bir kelimeyle, o suçlu.In a word, she is guilty.
Hırsız, suçunu kabul etti.The thief admitted his crime.
Tom Mary'yi sevmeyi ya da birinin aşkını kabul etmeyi bilmemekle suçladı.Tom accused Mary of not knowing how to love or how to accept someone's love.
Tom kendini suçlu hissetti.Tom felt guilty.
Tom kızdığı için Mary'yi suçlamıyor.Tom doesn't blame Mary for getting angry.
Tom çıldırdığı için Mary'yi suçlamıyor.Tom doesn't blame Mary for being mad.
Tom bir suç işlediğini düşünmüyordu.Tom didn't think he was committing a crime.
Tom suçlamayı reddetti.Tom denied the accusation.
Tom yapmakla suçlandığı şeyi yaptığını reddetti.Tom denied that he had done what he was accused of doing.
Tom şu anda ağırlaştırılmış saldırı suçuyla yüz yüze.Tom currently faces charges of aggravated assault.
Tom yaptığını söylediği için Mary'yi suçlayamadı.Tom couldn't blame Mary for saying what she did.
Tom suçlar işledi fakat asla hüküm giymedi.Tom committed crimes, but was never convicted.
Tom Mary'nin onu yapmakla suçladığı şeyi kesinlikle yaptı.Tom certainly did what Mary accused him of doing.
Tom kızdığı için gerçekten Mary'yi suçlayamıyor.Tom can't really blame Mary for getting angry.
Tom kızdığı için Mary'yi suçlayamaz.Tom can't blame Mary for being angry.
Tom kendinden başka kimseyi suçlayamaz.Tom can't blame anyone but himself.
Tom hataları için Mary'yi suçluyor.Tom blames Mary for his mistakes.
Tom her şey için Mary'yi suçluyor.Tom blames Mary for everything.
Tom tüm sorunları için Mary'yi suçluyor.Tom blames Mary for all of his problems.
Mary'nin söylediği için Tom'u suçlama.Don't blame Tom for what Mary did.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod