Ana içeriğe geç
Sözlük

stres ile cümle

stres kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.أيضاً الكوكاين والغذاء عالي الدهون والضغط النفسي يسبب ذلك
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.社会では"格好良い"とされていることが 実は
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Así que era muy claro que las aves estaban estresadas, enfermas y traumatizadas.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Bolo teda jasné, že tie vtáky boli vystresované, choré a traumatizované.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Bylo tedy zcela jasné, že tito ptáci trpí stresem, traumatem a nemocemi.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Egyértelmű volt, hogy ezek ideges, beteg, traumatizált madarak.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Era evidente che si trattava di uccelli stressati, malati e traumatizzati.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Era foarte clar că acestea erau păsări stresate, bolnave, traumatizate.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Era muito evidente que estas aves estavam sob "stress", doentes e traumatizadas.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Es war also eindeutig, dass diese Vögel gestresst, krank und traumatisiert waren.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Il était donc clair que ces oiseaux étaient stressés, malades et traumatisés.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Jadi sangat jelas burung-burung ini stres, sakit, dan mengalami trauma.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.그 펭귄들이 스트레스와 병으로 고통을 받고 있다는게 분명했어요
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Meteen was het duidelijk dat deze vogels gestrest, ziek en getraumatiseerd waren.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Så det stod meget klart at dette var stressede, syge og traumatiserede fugle.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Tako je bilo zelo jasno, da so ptice pod stresom, bolne in traumatizirane.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Vâng, nó quá rõ ràng đây là những con chim đã bị căng thẳng, bị bệnh và bị tổn thương.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Więc było oczywiste, że to są zestresowane, chore i przerażone ptaki.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Ήταν ξεκάθαρο ότι πρόκειται για αγχωμένα, άρρωστα, τραυματισμένα πτηνά.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Відразу стало зрозуміло, що перед нами стривожені, хворі, травмовані птахи.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Така че беше напълно ясно, че това бяха стресирани, болни, травмирани птици.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Так что сразу стало ясно, что там были больные, травмированные птицы, находящиеся под стрессом.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.אז היה מאוד ברור שאלו היו ציפורים חולות לחוצות שעברו טראומה.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.فاتضح لي أن الطيور مريضة ومصدومة
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.鳥たちは消耗し 病み ショック状態だったのです もう一つ驚いたのは
Metal dedektörleri olan bir okula gitmek stresliydi.In die Schule zu gehen und mit Metalldetektoren überprüft zu werden, ist stressig.
Metal dedektörleri olan bir okula gitmek stresliydi.25分から1時間は 並ばなければなりません
Metal dedektörleri olan bir okula gitmek stresliydi.Aller dans une école qui a des détecteurs de métaux est stressant.
Metal dedektörleri olan bir okula gitmek stresliydi.Andare in una scuola che ha i metal detector è stressante.
Metal dedektörleri olan bir okula gitmek stresliydi.Chodzenie do szkoły, która ma wykrywacze metali jest stresujące.
Metal dedektörleri olan bir okula gitmek stresliydi.Đi học ở một trường có máy dò kim loại là một việc cực ức chế.
Metal dedektörleri olan bir okula gitmek stresliydi.E stresant să mergi la o școală care are detectoare de metal.
Metal dedektörleri olan bir okula gitmek stresliydi.Ir a una escuela que tiene detectores de metales es muy estresante.
Metal dedektörleri olan bir okula gitmek stresliydi.금속 탐지기가 있는 학교에 가는 건 스트레스였어요.
Metal dedektörleri olan bir okula gitmek stresliydi.Ходене на училище, което има метал детектори е стресиращо.
Metal dedektörleri olan bir okula gitmek stresliydi.ללכת לבית ספר שיש בו גלאי מתכות זה מלחיץ.
Metal dedektörleri olan bir okula gitmek stresliydi.الذهاب لمدرسة لديها كاشف معادن هو مجهد فعلا.
Nitekim, beynin ilgili bölümünde daha çok reseptör içeren sıçan stresle daha kolay başa çıkabilir.Cuantos más receptores tenga la rata en esta región del cerebro, mejor va a poder manejar el estrés.
Nitekim, beynin ilgili bölümünde daha çok reseptör içeren sıçan stresle daha kolay başa çıkabilir.Quindi, più recettore ha il ratto in questa regione del cervello, meglio affronterà lo stress.
Nitekim, beynin ilgili bölümünde daha çok reseptör içeren sıçan stresle daha kolay başa çıkabilir.上手くストレスに対処できるのです 生後1週間の母ラットと子ラットの相互作用が
O halde bir dakikalığına strese yoğunlaşalım.Alors parlons une minute du stress.
O halde bir dakikalığına strese yoğunlaşalım.Entonces, liberemos el estrés por un minuto.
O halde bir dakikalığına strese yoğunlaşalım.Lassen Sie uns kurz den Stress betrachten.
O halde bir dakikalığına strese yoğunlaşalım.Нека наблегнем на стреса за малко.
Ok. Stresin bu tarafını kavramak sizi nasıl daha sağlıklı yapacak?どうして健康にに繋がるのでしょう
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.De la fatigue et du stress dû à trop de travail.
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Fatica e stress per i troppi impegni!
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Kelelahan dan stress karena jadwal yang terlampau padat!
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Müdigkeit und Stress wegen zu starkem Zeitplan!
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Sunt obosit si stresat din cauza programului incarcat!
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim. Ve bu yüzden aniden bayıldım.Zmęczenie i stres z powodu przepełnionego harmonogramu! <br />I nagle przez to robi się czarno.
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Κούραση και άγχος λόγω υπέρμετρου προγράμματος!
Ölçüsüz programımız yüzünden yorgun ve stresliydim.Из-за слишком плотного графика накопились усталость и стресс.
Oldukça stresli bir durum.Tohle je jen stresující situace.
Oldukça stresli bir durum.あなたは、いくつかのソブリン·ウェルス·ファンドに行って、
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.Abbiamo controllo completo sui suoi rossori, sull'allargarsi delle sue narici per indicare lo stress.
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.Avem control complet asupra reacţiilor sale de îmbujorare, diametrul nărilor pentru a marca stres.
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.우리는 그의 얼굴이 빨개지도록 하고 콧구멍 크기를 조절함으로써 스트레스 상태를 알 수 있도록 했습니다
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.Możemy sprawić, że się zarumieni, rozszerzy nozdrza by pokazać stres.
Onun utanma tepkileri üzerinde, stresini belli eden burun deliklerinin çapı üzerinde tam bir kontrole sahibiz.Nous contrôlons complètement quand il rougit, le diamètre de ses naries pour dénoter un stress.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod