Ana içeriğe geç
Sözlük

stres ile cümle

stres kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Her gün, sınavlar ve üniversite başvurusu için stres yaşıyor.Каждый день она готовится к экзаменам, для того, чтобы поступить в университет.
Her gün, sınavlar ve üniversite başvurusu için stres yaşıyor.كلّ يوم، هي مرهقة على الإمتحانات وتقديم إلى جامعة
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.A nossa glândula pituitária bombeia esta coisa como parte da resposta ao stress.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.Hypofysen pumpar ut detta som en del av stressreaktionen.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.스트레스를 받으면 뇌하수체는 반응을 하면서 이 물질을 내뿜어요.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.Przysadki pompy to rzeczy się w ramach reakcji na stres.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.Tu glándula pituitaria bombea esta cosa como parte de la respuesta al estrés.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.Vaša hypofíza produkuje túto látku ako súčasť odpovede na stres.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.Ваш залоза гіпофіз насос цього матеріалу як частина стресової реакції.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.Выработка окситоцина гипофизом является частью ответной реакции на стресс.
Hipofiz beziniz bu hormonu stres sırasında vücuda pompalar.ストレス反応の一部として出します
İlginç olan şey, gri maddedeki değişimin stresteki değişimle ilişkili olması.Co ciekawe, zmiana ilości istoty szarej w tej części mózgu wiązała się ze zmianą poziomu stresu.
İlginç olan şey, gri maddedeki değişimin stresteki değişimle ilişkili olması.Die Veränderung der grauen Masse entsprach dem geänderten Stressempfinden.
İlginç olan şey, gri maddedeki değişimin stresteki değişimle ilişkili olması.In sprememba v sivini je, zanimivo, sovpadala s spremembo stresa.
İlginç olan şey, gri maddedeki değişimin stresteki değişimle ilişkili olması.Ja kiinnostavaa oli, että harmaan aineen määrän muutos korreloi stressin määrän kanssa.
İlginç olan şey, gri maddedeki değişimin stresteki değişimle ilişkili olması.흥미로운 사실은 회색 물질의 변화는 스트레스의 변화와 서로 관련있다는 겁니다.
İlginç olan şey, gri maddedeki değişimin stresteki değişimle ilişkili olması.La cosa interessante era che il cambiamento nella materia grigia era correlato al cambiamento nello stress.
İlginç olan şey, gri maddedeki değişimin stresteki değişimle ilişkili olması.Modificările materiei cenuşii erau corelate cu modificări ale comportamentului la stres.
İlginç olan şey, gri maddedeki değişimin stresteki değişimle ilişkili olması.Notem que esta alteração na substância cinzenta estava correlacionada com alterações no "stress".
İlginç olan şey, gri maddedeki değişimin stresteki değişimle ilişkili olması.Y lo interesante fue que el cambio en materia gris estaba relacionado con el cambio en estrés.
İlginç olan şey, gri maddedeki değişimin stresteki değişimle ilişkili olması.Zajímavé bylo, že úbytek šedé kůry mozkové souvisel se změnami při stresu.
İlginç olan şey, gri maddedeki değişimin stresteki değişimle ilişkili olması.ומה שהיה מעניין הוא שהשינוי בחומר אפור חפף לשינוי בדחק.
İlginç olan şey, gri maddedeki değişimin stresteki değişimle ilişkili olması.كان هناك علاقة واضحة بين حجم الاميجدالا واحساس الناس بالضغط
İlginç olan şey, gri maddedeki değişimin stresteki değişimle ilişkili olması.ストレスの変化と相関がありました ストレスが解消されるにつれて
İnsanlara stresin sağlıklarına zararlı olduğunu anlatmak için büyük enerji harcıyordum.Aqui estou a gastar tanta energia a dizer às pessoas que o stress é perigoso.
İnsanlara stresin sağlıklarına zararlı olduğunu anlatmak için büyük enerji harcıyordum.Här har jag ägnat så mycket energi åt att berätta för människor att stress är skadligt för vår hälsa.
İnsanlara stresin sağlıklarına zararlı olduğunu anlatmak için büyük enerji harcıyordum.He estado gastando tanta energía en decirle a la gente que el estrés es malo para su salud.
İnsanlara stresin sağlıklarına zararlı olduğunu anlatmak için büyük enerji harcıyordum.저는 지금까지 엄청난 열정으로 사람들에게 스트레스는 건강에 해롭다고 사람들에게 말하고 다녔어요.
İnsanlara stresin sağlıklarına zararlı olduğunu anlatmak için büyük enerji harcıyordum.Tu som plytvala obrovské množstvá energie na to aby som povedala ľuďom - stres je zlý pre tvoje zdravie.
İnsanlara stresin sağlıklarına zararlı olduğunu anlatmak için büyük enerji harcıyordum.Tutaj już wydatki tak dużo energii, mówienie ludziom, że stres jest szkodliwe dla zdrowia.
İnsanlara stresin sağlıklarına zararlı olduğunu anlatmak için büyük enerji harcıyordum.Я витратила так багато енергії, говорячи людям, стрес шкідливий для вашого здоров'я.
İnsanlara stresin sağlıklarına zararlı olduğunu anlatmak için büyük enerji harcıyordum.Я потратила столько энергии, говоря людям, что стресс опасен для здоровья.
İnsanlara stresin sağlıklarına zararlı olduğunu anlatmak için büyük enerji harcıyordum.一生懸命に人に<br/>教えて来たからです この研究で<br/>考えさせられた事は
Irak'tan döndükten sonra asker post travmatik stres bozukluğundan muzdarip, evini, kamyonunu kaybediyor.După ce se întoarce din Irak, ea suferă de stres post-traumatic, își pierde casa și camionul.
Irak'tan döndükten sonra asker post travmatik stres bozukluğundan muzdarip, evini, kamyonunu kaybediyor.После возвращения из Ирака, солдат страдает от пост-травматического синдрома теряет свой дом, и машину.
Irak'tan döndükten sonra asker post travmatik stres bozukluğundan muzdarip, evini, kamyonunu kaybediyor.兵士たちはPTSDに苦しみます 彼女は家とトラックを失いました 彼女が年間優秀兵士となったときの写真は
İşte bu fizyolojik değişimi tetikleyen şey stres hormonu, yani adrenalindir.Această contracție creează o depresiune de mică adâncime în jurul părului, şi trage firul de păr în sus.
İşte bu fizyolojik değişimi tetikleyen şey stres hormonu, yani adrenalindir.En het is het stresshormoon "adrenaline" die deze fysiologische verandering activeerd.
İşte bu fizyolojik değişimi tetikleyen şey stres hormonu, yani adrenalindir.Et c'est l'adrénaline, hormone du stress, qui déclenche ce changement physiologique.
İşte bu fizyolojik değişimi tetikleyen şey stres hormonu, yani adrenalindir.그 주변이 돌출 됩니다. 그리고 스트레스 호르몬인 아드레날린을 분비시키는데,
İşte bu fizyolojik değişimi tetikleyen şey stres hormonu, yani adrenalindir.Και η αιτία είναι η ορμόνη αδρεναλίνη που πυροδοτεί αυτή τη σωματική αντίδραση.
İşte bu fizyolojik değişimi tetikleyen şey stres hormonu, yani adrenalindir.לאזור המקיף לבלוט. והורמון הלחץ אנדרנלין הוא
İşte bu fizyolojik değişimi tetikleyen şey stres hormonu, yani adrenalindir.بالمنطقة المحيطة لها لتبرز. وإنه هرمون التوتر الأدرينالين الذي
(Kahkahalar) Ama eğer kalktıysa, berbat ve stresli bir dönem beni bekliyor."vou passar um tempo excelente a trabalhar aqui mas, se não estiver, vai ser mesmo miserável e "stressante"."
Kendim stresten uzak tutmak için uzun süredir onu öcüleştirdiğimi söyledim.저는 10년 넘게 스트레스를 적으로 만들었고 그걸 만회하고 싶어요.
Kendim stresten uzak tutmak için uzun süredir onu öcüleştirdiğimi söyledim.Так вот, я уже сказала, что более десяти лет очерняла стресс с целью избегнуть его.
Kendim stresten uzak tutmak için uzun süredir onu öcüleştirdiğimi söyledim.私の不名誉の挽回に もう一つ治療介入をしましょう
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Al pari della cocaina, di una dieta molto grassa e dello stress emotivo.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Det gør kokain også, det gør en fed kost også, det gør følelsesmæssig stress også.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.En ook door cocaïne, een vet dieet en emotionele stress.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Igual la cocaína, una dieta alta en grasas y el estrés emocional.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.코카인, 높은 지방의 식단, 스트레스등도 같은 효과를 냅니다.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Kokain auch, oder eine fettreiche Diät, oder emotionaler Stress.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.La fel si cocaina, la fel si alimentatia bogata in grasimi, la fel stress-ul emotional.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Tak samo jak kokaina, dieta wysokotłuszczowa i stres emocjonalny.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Tout comme la cocaïne , une alimentation trop grasse, et le stress émotionnel.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Το ίδιο κάνει και η κοκαΐνη, και η υψηλή σε λιπαρά διατροφή και το συναισθηματικό στρες.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Същото го прави и кокаина, и високо-мастната диета, както и емоционалния стрес.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.Так же как кокаин, как жирная пища и как стресс.
Kokain de, yüksek yağ oranlı diyet de, duygusal stres de.כך גם קוקאין, ותזונה עתירת-שומן, ומתח רגשי.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod