stres ile cümle

stres kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Chcete osobu, ktorá má moc, je asertívna a dominantná, ale nepodlieha tak stresu, uvoľnenú osobu.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Halutaan johtaja, joka on voimakas ja itsevarma, hallitseva, mutta ei stressaa, rento ihminen.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Hoteli bi osebo, ki je močna, samozavestna, dominantna in umirjena ter ne preveč občutljiva na stres.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.유능한 지도자를 원하실거에요. 그러면서도 스트레스에 덜 민감하고 여유있는 사람이길 바라겠죠.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Oczekujecie osoby mocnej, asertywnej i dominującej, ale nie reaktywnej, raczej zdystansowanej.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Vrem persoana puternică, fermă şi dominantă, dar care nu reacţionează puternic la stres, o persoană calmă.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Вы бы предпочли сильного, напористого и влиятельного, но спокойного, а не того, кто легко выходит из себя.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Искате човека, който е силен, агресивен и доминантен, но не реагиращ на стрес, човекът, който е устойчив.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.חזק, תקיף ודומיננטי, אבל כזה שלא נלחץ בשעת צרה, כלומר אדם נינוח.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.قوياَ وجازماَ ومسيطراَ ولكنك غير متجاوب مع التوتر، الشخص الهادئ.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.ストレスに動じない どっしりとした人を期待するはずです 霊長類の群れにおいて
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Estamos a tentar reduzir a ansiedade da nossa vida pessoal, das nossas comunidades e do nosso planeta.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Încercăm să reducem stressul din viețile noastre personale, din comunități și de pe planetă.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Intentamos reducir el estrés en nuestra vida personal y nuestra comunidad y en el planeta.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.우리는 우리의 개인적인 삶과 우리의 지역사회 그리고 지구의 스트레스를 줄이고자 노력하고 있습니다.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Megpróbáljuk csökkenteni a nyomást személyes életünkben, a szűkebb közösségünkben és a bolygónkon is.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Nous essayons de réduire le stress dans nos vies personnelles et dans nos communautés et sur la planète.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Próbujemy zmniejszyć nacisk jaki wywieramy sami i w społecznościach na naszą planetę.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Snažíme se snížit stres v našich vlastních životech, v našich společenstvích i na celé planetě.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Stiamo cercando di ridurre lo stress nella nostra vita personale e nelle nostre comunità e sul pianeta.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.We proberen de stress te verminderen in ons persoonlijk leven, in onze gemeenschap en op de planeet.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Wir versuchen, den Druck im privaten und gemeinschaftlichen Leben und auf unserem Planeten zu reduzieren.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Мы пытаемся уменьшить нагрузку в своей личной жизни, в жизни наших сообществ, и на планете.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Опитваме се да намалим стреса в личния си живот и в нашите общности и на планетата.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.אנו מנסים לצמצם את המתח בחיינו הפרטיים ובקהילותינו ובעולם.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.ونحاول أن نقلل التوتر في حياتنا الشخصية وفي مجتمعاتنا وفي كوكبنا.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.コミュニティや地球の負荷も 減らそうとしています また 最近では
Hayat zorlaştığında, stres tepkiniz sizi seven insanların etrafınızda olmasını ister. Ok.Cuando la vida es difícil, la respuesta al estrés quiere que estés rodeado de gente que se preocupe por ti.
Hayat zorlaştığında, stres tepkiniz sizi seven insanların etrafınızda olmasını ister. Ok.Kiedy życie jest trudne, reakcji na stres chce być otoczony przez ludzi, którzy dbają o Tobie.
Hayat zorlaştığında, stres tepkiniz sizi seven insanların etrafınızda olmasını ister. Ok.스트레스에 대한 반응은 당신을 아끼는 사람들에게 둘러 싸여 있길 원해요.
Hayat zorlaştığında, stres tepkiniz sizi seven insanların etrafınızda olmasını ister. Ok.När livet är svårt vill din stressreaktion att du är omgärdad av människor som bryr sig om dig.
Hayat zorlaştığında, stres tepkiniz sizi seven insanların etrafınızda olmasını ister. Ok.Vaša odpoveď na stres chce po vás aby ste boli obklopení ľuďmi, na ktorých sa môžete spoľahnúť.
Hayat zorlaştığında, stres tepkiniz sizi seven insanların etrafınızda olmasını ister. Ok.У важкі хвилини життя, стрес хоче, щоб ви були в оточенні людей, які піклуються про вас.
Hayat zorlaştığında, stres tepkiniz sizi seven insanların etrafınızda olmasını ister.一緒にいたいと思うでしょう ではストレスのこの面を知ることが
Hep stres altındadırlar.Ciągle sie stresują.
Hep stres altındadırlar.Họ luôn bị căng thẳng.
Hep stres altındadırlar.Ils stressent tout le temps.
Hep stres altındadırlar.Întotdeauna se stresează.
Hep stres altındadırlar.Jsou pořád nervózní.
Hep stres altındadırlar.부모님들은 늘 스트레스에 시달리잖아.
Hep stres altındadırlar. Milo:どうして ここへ来たんだろう?
Hep stres altındadırlar.Passam a vida nervosos.
Hep stres altındadırlar.Siempre están estresados.
Hep stres altındadırlar.Sie sind immer schnell gestresst.
Hep stres altındadırlar.Si fanno sempre mille problemi.
Hep stres altındadırlar.Ze zijn constant gestresseerd.
Hep stres altındadırlar.Πάντα πιεσμένοι.
Hep stres altındadırlar.Винаги са стресирани.
Hep stres altındadırlar.Они постоянно на нервах.
Hep stres altındadırlar.הם תמיד נלחצים.
Hep stres altındadırlar.يغضبون دوما
Her birinin bulduğu şey, ayakkabılardan kurtulunca, stresten kurtulursunuz.Ce qu'ils ont tous trouvé, c'est que quand on se débarrasse des chaussures, on élimine le stress,
Her birinin bulduğu şey, ayakkabılardan kurtulunca, stresten kurtulursunuz.Dan yang mereka sama-sama temukan adalah Anda lepas sepatu Anda, Anda lepas dari stres,
Her birinin bulduğu şey, ayakkabılardan kurtulunca, stresten kurtulursunuz.E o que eles descobriram de maneira uniforme é que livrar-se das sapatilhas é livrar-se do stress
Her birinin bulduğu şey, ayakkabılardan kurtulunca, stresten kurtulursunuz.그리고 그들이 한결같이 발견한 것은 신발을 벗어버리고, 스트레스를 날려버리고,
Her birinin bulduğu şey, ayakkabılardan kurtulunca, stresten kurtulursunuz.ומה שהם מצאו באופן אחיד הוא שאם תיפטרו מהנעליים, תיפטרו מהלחץ,
Her birinin bulduğu şey, ayakkabılardan kurtulunca, stresten kurtulursunuz.والذين ادركوا انه ما ان تخلصوا من احذيتهم حتى تخلصوا من قلقهم وتوترهم
Her birinin bulduğu şey, ayakkabılardan kurtulunca, stresten kurtulursunuz.ストレスがなくなり 怪我や病気から 解放されることに気づきました
Her gün, sınavlar ve üniversite başvurusu için stres yaşıyor.Aber...
Her gün, sınavlar ve üniversite başvurusu için stres yaşıyor.Ale...

İlgili Sayfalar