stres ile cümle

stres kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
"geçen yıl ne kadar stres yaşadınız?""Koľko stresu ste pociťovali minulý rok?" A tiež:
"geçen yıl ne kadar stres yaşadınız?""Wieviel Stress haben Sie im letzten Jahr erfahren?"
"geçen yıl ne kadar stres yaşadınız?""Сколько стресса Вы испытали за последний год?" Также людей спрашивали:
"geçen yıl ne kadar stres yaşadınız?"又は「ストレスは健康にー
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.지난 년도에 스트레스를 많이 받은 사람들은 죽을 확률이 43 퍼센트나 증가했어요.
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.Ludzie, kto doświadczył dużo stresu w poprzednim roku miał 43 procent zwiększone ryzyko zgonu.
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.Människor som upplevde mycket stress under föregående år hade 43% större risk att dö.
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.Paljon stressiä kokeneilla oli 43 % kohonnut riski kuolla
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.Pessoas que experienciaram muito stress no ano anterior tinha um risco de morte de 43%.
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.У испытуемых, за последний год переживших большой стресс, вероятность наступления смерти была выше на 43%.
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.前年ストレスが多かった人の 死亡率は43%高かったのです しかしこれはその人達が
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Ak čakáme svetlé zajtrajšky, znižuje to stres a úzkosť.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Als we verwachten dat de toekomst stralend is, verminderen stress en zorgen.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Dacă ne aşteptăm ca viitorul să fie luminos, stresul şi anxietatea sunt reduse.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Ha derüsen látjuk a jövőt, a stressz és az idegesség csökken.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Hvis vi forventer at fremtiden er lys, bliver stress og angst reduceret.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.사람들이 미래가 밝다고 기대하면, 스트레스와 화가 감소합니다.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Om vi förväntar oss att framtiden är ljus, minskar stress och ångest.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Optymistyczne patrzenie w przyszłość zmniejsza stres i niepokój.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Pokud očekáváme šťastnou budoucnost, snižuje se stres a strach.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Se ci aspettiamo un futuro brillante, stress e ansia diminuiscono.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Se esperamos que o futuro seja alegre, o stress e a ansiedade reduzem-se.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Si esperamos un futuro brillante, el estrés y la ansiedad se reducen.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Si nous nous attendons à ce que l'avenir soit brillant, le stress et l'anxiété sont réduits.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Wenn wir die Zukunft als rosig wahrnehmen, dann werden Stress und Sorgen reduziert.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Αν περιμένουμε το μέλλον να είναι λαμπρό, το άγχος και η αγωνία μειώνονται.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Ако очакваме бъдещето да е светло, стресът и тревожността се намаляват.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Надежда на то, что будущее будет блестящим, снижает уровень стресса и тревоги.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Якщо ми чекаємо, що майбутнє має бути світлим, то стрес та хвилювання зменшуються.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.אם אנחנו מצפים לעתיד בהיר, אנחנו פחות בלחץ ובחרדה.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.إذا توقعنا أن يكون المستقبل برّاقا، يقّل التوتر والقلق.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.ストレスと不安は軽減されます 結論として 楽観主義には多くの利点があります
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Általában a poszttraumatikus stressz szindrómáról hallunk.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Chúng ta thường được nghe về triệu chứng rối loạn thần kinh sau chấn thương.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Częściej słyszymy o zespole stresu pourazowego.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.De obicei, auzim de tulburarea post-traumatică de stres.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Di solito sentiamo di disturbo post-traumatico da stress.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.그렇지만 과학자들이 이제는, 우리가 외상을 입었다고 해서,
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Normalerweise hört man vom posttraumatischen Stress.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Normalmente oímos de estrés postraumático.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Nous entendons généralement parler de stress post-traumatique.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Vi brukar höra om post-traumatiskt stressyndrom.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Vi hører som regel om posttraumatisk stresstilstand.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Všetci poznáme len post-traumatickú stresovú poruchu.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.We horen meer over posttraumatische stress.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Συνήθως ακούμε για τη μετα-τραυματική διαταραχή άγχους.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Обикновено чуваме за пост травматичен стрес.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Обычно мы слышим о посттравматических стрессовых состояниях.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.אנחנו בדרך כלל שומעים על הפרעת חרדה פוסט טראומטית.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.مانسمع عنه هو الاضطرابات النفسية لما بعد الصدمة
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.でも科学者たちは 心的外傷を起こす出来事が
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.Bei einem Tod auf der Intensivstation ist der Stress siebenmal höher als anderswo.
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.사실 다른 어느 곳에서보다 집중 치료실에서 죽는 경우에 일곱 배나 더 큰 스트레스를 받습니다.
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.Sterven op intensive care betekent zelfs 7 keer zoveel stress als sterven op iedere andere willekeurige plek.
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.Насправді, рівень стресу в палаті інтенсивної терапії в десятки разів вищий, ніж деінде.
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.Уровень стресса в семь раз больше при смерти в палате интенсивной терапии, чем если бы вы умирали где-то ещё.
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.למעשה, נוצרת מצוקה קשה פי 7 עקב מוות בטיפול נמרץ מאשר עקב מוות בכל מקום אחר.
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.وفي الحقيقة يتضاعف الضغط سبع مرات من الموت في العناية المركزة أثر من الموت في أي مكان آخر،
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.他で死ぬ場合の7倍です 選べるなら 集中治療室では
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Anda menginginkan orang yang kuat dan tegas dan dominan, tetapi tidak terlalu reaktif, orang yang santai.

İlgili Sayfalar