Ana içeriğe geç
Sözlük

stres ile cümle

stres kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Pokud očekáváme šťastnou budoucnost, snižuje se stres a strach.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Se ci aspettiamo un futuro brillante, stress e ansia diminuiscono.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Se esperamos que o futuro seja alegre, o stress e a ansiedade reduzem-se.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Si esperamos un futuro brillante, el estrés y la ansiedad se reducen.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Si nous nous attendons à ce que l'avenir soit brillant, le stress et l'anxiété sont réduits.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Wenn wir die Zukunft als rosig wahrnehmen, dann werden Stress und Sorgen reduziert.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Αν περιμένουμε το μέλλον να είναι λαμπρό, το άγχος και η αγωνία μειώνονται.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Ако очакваме бъдещето да е светло, стресът и тревожността се намаляват.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Надежда на то, что будущее будет блестящим, снижает уровень стресса и тревоги.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Якщо ми чекаємо, що майбутнє має бути світлим, то стрес та хвилювання зменшуються.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.אם אנחנו מצפים לעתיד בהיר, אנחנו פחות בלחץ ובחרדה.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.إذا توقعنا أن يكون المستقبل برّاقا، يقّل التوتر والقلق.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.ストレスと不安は軽減されます 結論として 楽観主義には多くの利点があります
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Általában a poszttraumatikus stressz szindrómáról hallunk.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Chúng ta thường được nghe về triệu chứng rối loạn thần kinh sau chấn thương.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Częściej słyszymy o zespole stresu pourazowego.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.De obicei, auzim de tulburarea post-traumatică de stres.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Di solito sentiamo di disturbo post-traumatico da stress.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.그렇지만 과학자들이 이제는, 우리가 외상을 입었다고 해서,
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Normalerweise hört man vom posttraumatischen Stress.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Normalmente oímos de estrés postraumático.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Nous entendons généralement parler de stress post-traumatique.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Vi brukar höra om post-traumatiskt stressyndrom.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Vi hører som regel om posttraumatisk stresstilstand.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Všetci poznáme len post-traumatickú stresovú poruchu.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.We horen meer over posttraumatische stress.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Συνήθως ακούμε για τη μετα-τραυματική διαταραχή άγχους.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Обикновено чуваме за пост травматичен стрес.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.Обычно мы слышим о посттравматических стрессовых состояниях.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.אנחנו בדרך כלל שומעים על הפרעת חרדה פוסט טראומטית.
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.مانسمع عنه هو الاضطرابات النفسية لما بعد الصدمة
Genellikle travma sonrası stres bozukluğu hakkında bir şeyler duyuyoruz.でも科学者たちは 心的外傷を起こす出来事が
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.Bei einem Tod auf der Intensivstation ist der Stress siebenmal höher als anderswo.
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.사실 다른 어느 곳에서보다 집중 치료실에서 죽는 경우에 일곱 배나 더 큰 스트레스를 받습니다.
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.Sterven op intensive care betekent zelfs 7 keer zoveel stress als sterven op iedere andere willekeurige plek.
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.Насправді, рівень стресу в палаті інтенсивної терапії в десятки разів вищий, ніж деінде.
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.Уровень стресса в семь раз больше при смерти в палате интенсивной терапии, чем если бы вы умирали где-то ещё.
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.למעשה, נוצרת מצוקה קשה פי 7 עקב מוות בטיפול נמרץ מאשר עקב מוות בכל מקום אחר.
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.وفي الحقيقة يتضاعف الضغط سبع مرات من الموت في العناية المركزة أثر من الموت في أي مكان آخر،
Gerçek şu ki, yoğun bakımda öldüğünüzde bu herhangi bir yerde ölmekten yedi kat daha streslidir.他で死ぬ場合の7倍です 選べるなら 集中治療室では
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Anda menginginkan orang yang kuat dan tegas dan dominan, tetapi tidak terlalu reaktif, orang yang santai.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Chcete osobu, ktorá má moc, je asertívna a dominantná, ale nepodlieha tak stresu, uvoľnenú osobu.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Halutaan johtaja, joka on voimakas ja itsevarma, hallitseva, mutta ei stressaa, rento ihminen.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Hoteli bi osebo, ki je močna, samozavestna, dominantna in umirjena ter ne preveč občutljiva na stres.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.유능한 지도자를 원하실거에요. 그러면서도 스트레스에 덜 민감하고 여유있는 사람이길 바라겠죠.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Oczekujecie osoby mocnej, asertywnej i dominującej, ale nie reaktywnej, raczej zdystansowanej.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Vrem persoana puternică, fermă şi dominantă, dar care nu reacţionează puternic la stres, o persoană calmă.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Вы бы предпочли сильного, напористого и влиятельного, но спокойного, а не того, кто легко выходит из себя.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.Искате човека, който е силен, агресивен и доминантен, но не реагиращ на стрес, човекът, който е устойчив.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.חזק, תקיף ודומיננטי, אבל כזה שלא נלחץ בשעת צרה, כלומר אדם נינוח.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.قوياَ وجازماَ ومسيطراَ ولكنك غير متجاوب مع التوتر، الشخص الهادئ.
Güçlü, iddiali ve üstün, fakat stresten etkilenmeyen, rahat bir insan istersiniz.ストレスに動じない どっしりとした人を期待するはずです 霊長類の群れにおいて
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Estamos a tentar reduzir a ansiedade da nossa vida pessoal, das nossas comunidades e do nosso planeta.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Încercăm să reducem stressul din viețile noastre personale, din comunități și de pe planetă.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Intentamos reducir el estrés en nuestra vida personal y nuestra comunidad y en el planeta.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.우리는 우리의 개인적인 삶과 우리의 지역사회 그리고 지구의 스트레스를 줄이고자 노력하고 있습니다.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Megpróbáljuk csökkenteni a nyomást személyes életünkben, a szűkebb közösségünkben és a bolygónkon is.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Nous essayons de réduire le stress dans nos vies personnelles et dans nos communautés et sur la planète.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Próbujemy zmniejszyć nacisk jaki wywieramy sami i w społecznościach na naszą planetę.
Hayatımızdaki, çevremizdeki ve gezegenimizdeki stresi azaltmaya çalışıyoruz.Snažíme se snížit stres v našich vlastních životech, v našich společenstvích i na celé planetě.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod