Ana içeriğe geç
Sözlük

stres ile cümle

stres kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Fakat aslında, güç, strese nasıl tepki verdiğimizle de ilgilidir.لكن حقيقة، القوة متعلقة أيضا بكيف نتصرف مع التوتر
Fakat aslında, güç, strese nasıl tepki verdiğimizle de ilgilidir.支配的な力を持つ テストステロン溢れるリーダーが
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.Ale to było tylko dla ludzi kto uważa również, że stres jest szkodliwy dla zdrowia.
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.Ale, toto bola pravda iba pre ľudí, ktorí boli tiež presvedčení, že stres škodí Vášmu zdraviu.
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.근데 이건 스트레스가 해롭다는 것을 믿은 사람들에게만 해당되었어요.
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.Mas isso só era verdade para aqueles que também acreditavam que o stress era prejudicial para a sua saúde.
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.Men det stämde bara för de personer som samtidigt trodde att stress var skadligt för hälsan.
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.Pero eso sólo fue cierto para las personas que también creyeron que el estrés es perjudicial para su salud.
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.Но это касается только тех участников исследования, которые были убеждены, что стресс вреден для здоровья.
Fakat bu istatistik sadece strese maruz kalmanın sağlıkları için zararlı olduğunu düşünenlerde geçerliydi.ストレスが健康に害を及ぼすと<br/>信じていた人達丈に言える事でした (笑)
Fakat bunlardan biri gerçekten beni oldukça strese sokuyor, anlayamadığım, ifade "Cala a boca, Galvao"Ale wyrażeniem, które mnie denerwowało, którego nie mogłem rozgryźć: "Cala a boca, Galvao".
Fakat bunlardan biri gerçekten beni oldukça strese sokuyor, anlayamadığım, ifade "Cala a boca, Galvao"하지만, 도대체 무슨 뜻인지 알 수가 없어서 정말 골치가 아플 정도였던 한 문구가 있었는데요, 바로 '칼라 아 보카 갈바오 (Cala a boca, Galvao)'라는 말입니다.
Fakat bunlardan biri gerçekten beni oldukça strese sokuyor, anlayamadığım, ifade "Cala a boca, Galvao"De amelyik különösen idegesített, amire nem tudtam rájönni, az a kifejezés "Cala a boca, Galvao."
Fakat bunlardan biri gerçekten beni oldukça strese sokuyor, anlayamadığım, ifade "Cala a boca, Galvao"Mais ce qui m'a vraiment déconcerté, que je n'ai pas compris, c'est cette expression "Cala a boca, Galvao."
Fakat bunlardan biri gerçekten beni oldukça strese sokuyor, anlayamadığım, ifade "Cala a boca, Galvao"Mas uma que me está a deixar intrigado, que ainda não consegui perceber, é esta frase "Cala a boca, Galvão."
Fakat bunlardan biri gerçekten beni oldukça strese sokuyor, anlayamadığım, ifade "Cala a boca, Galvao"Pero lo que realmente me confundió, y no he podido entender, es esta frase "Cala a boca, Galvao."
Fakat bunlardan biri gerçekten beni oldukça strese sokuyor, anlayamadığım, ifade "Cala a boca, Galvao"Tapi yang paling menyebalkan adalah saya belum juga mengerti, istilah "Cala a boca, Galvao."
Fakat bunlardan biri gerçekten beni oldukça strese sokuyor, anlayamadığım, ifade "Cala a boca, Galvao"Но този, който всъщност някак ме стресира, който не можех да проумея, е онази фраза: "Cala a boca, Galvao."
Fakat bunlardan biri gerçekten beni oldukça strese sokuyor, anlayamadığım, ifade "Cala a boca, Galvao"אבל מה שבאמת די הלחיץ אותי, שלא הצלחתי לפענח, זה המשפט הזה: "קלה אה בוקה, גלוואו".
Fakat bunlardan biri gerçekten beni oldukça strese sokuyor, anlayamadığım, ifade "Cala a boca, Galvao"ولكن الذي نوعا ما كان يوترني، عدم قدرتي على استيعابه، هي هذه العبارة "كالا أ بوكا، غالفاو".
Fakat bunlardan biri gerçekten beni oldukça strese sokuyor, anlayamadığım, ifade "Cala a boca, Galvao"イライラしたフレーズがあります。 「Cala a boca, Galvao」です。 最近、一回でもTwitterを使っていたら
Fakat günlük hayatta, bir tehdit olduğunda hızlıca stres tepkisi vermeli ve sonra hızlıca kapatmalısınız.Normal e să răspunzi rapid la stres în caz de pericol şi să revii la normal.
Fakat günlük hayatta, bir tehdit olduğunda hızlıca stres tepkisi vermeli ve sonra hızlıca kapatmalısınız.אבל בחיי היומיום, אתם אמורים לקבל תגובה נטולת לחץ אם יש איום ולאחר מכן זה אמור מיד להכבות.
Fakat stres hakkındaki düşüncelerimi değiştirdim ve bu gün sizinkini değiştirmek istiyorum.Aber jetzt habe ich meine Meinung über Stress geändert und heute möchte ich eure verändern.
Fakat stres hakkındaki düşüncelerimi değiştirdim ve bu gün sizinkini değiştirmek istiyorum.A dnes chcem zmeniť aj Váš.
Fakat stres hakkındaki düşüncelerimi değiştirdim ve bu gün sizinkini değiştirmek istiyorum.Ale zmieniłam zdanie na temat stresu i dziś, Ja potrzeba wobec zmieniać twój.
Fakat stres hakkındaki düşüncelerimi değiştirdim ve bu gün sizinkini değiştirmek istiyorum.하지만 저는 스트레스에 대한 생각이 바뀌었고, 오늘은, 여러분들의 생각을 바꾸고 싶어요.
Fakat stres hakkındaki düşüncelerimi değiştirdim ve bu gün sizinkini değiştirmek istiyorum.Mas mudei de opinião, e hoje, quero mudar a vossa.
Fakat stres hakkındaki düşüncelerimi değiştirdim ve bu gün sizinkini değiştirmek istiyorum.Men jag har ändrat min uppfattning kring stress, och idag, vill jag ändra er uppfattning.
Fakat stres hakkındaki düşüncelerimi değiştirdim ve bu gün sizinkini değiştirmek istiyorum.Mutta olen muuttanut mieleni stressistä ja tänään haluan muuttaa sinun mielesi.
Fakat stres hakkındaki düşüncelerimi değiştirdim ve bu gün sizinkini değiştirmek istiyorum.Pero he cambiado de opinión sobre el estrés, y hoy, quiero cambiar la suya.
Fakat stres hakkındaki düşüncelerimi değiştirdim ve bu gün sizinkini değiştirmek istiyorum.Але я змінила свою думку про стрес, І сьогодні, я хочу змінити вашу.
Fakat stres hakkındaki düşüncelerimi değiştirdim ve bu gün sizinkini değiştirmek istiyorum.И сегодня я хочу изменить и ваше.
Fakat stres hakkındaki düşüncelerimi değiştirdim ve bu gün sizinkini değiştirmek istiyorum.そして今日あなたにも<br/>そうして欲しいのです 私のストレスに<br/>対するアプローチを
"geçen yıl ne kadar stres yaşadınız?""작년에 스트레스를 얼마나 받았나요?"
"geçen yıl ne kadar stres yaşadınız?""Koľko stresu ste pociťovali minulý rok?" A tiež:
"geçen yıl ne kadar stres yaşadınız?"Aloitettiin kysymällä ihmisiltä, "Paljonko stressiä olet kokenut viime vuonna?"
"geçen yıl ne kadar stres yaşadınız?""A quanto stress foi sujeito no último ano?"
"geçen yıl ne kadar stres yaşadınız?" Ayrıca şunu da sordular,"Скільки стресу ви спостерігали в минулому році?"
"geçen yıl ne kadar stres yaşadınız?"¿Cuánto estrés ha experimentado en el último año?
"geçen yıl ne kadar stres yaşadınız?""Hur mycket stress har du upplevt under det senaste året"
"geçen yıl ne kadar stres yaşadınız?""Ile stresu masz doświadczenie w zeszłym roku?"
"geçen yıl ne kadar stres yaşadınız?""Wieviel Stress haben Sie im letzten Jahr erfahren?"
"geçen yıl ne kadar stres yaşadınız?""Сколько стресса Вы испытали за последний год?" Также людей спрашивали:
"geçen yıl ne kadar stres yaşadınız?"又は「ストレスは健康にー
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.지난 년도에 스트레스를 많이 받은 사람들은 죽을 확률이 43 퍼센트나 증가했어요.
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.Ludzie, kto doświadczył dużo stresu w poprzednim roku miał 43 procent zwiększone ryzyko zgonu.
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.Människor som upplevde mycket stress under föregående år hade 43% större risk att dö.
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.Paljon stressiä kokeneilla oli 43 % kohonnut riski kuolla
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.Pessoas que experienciaram muito stress no ano anterior tinha um risco de morte de 43%.
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.У испытуемых, за последний год переживших большой стресс, вероятность наступления смерти была выше на 43%.
Geçtiğimiz yıl yüksek seviyede strese maruz kalanların yüzde 43' varan ölüm riskleri vardı.前年ストレスが多かった人の 死亡率は43%高かったのです しかしこれはその人達が
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Ak čakáme svetlé zajtrajšky, znižuje to stres a úzkosť.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Als we verwachten dat de toekomst stralend is, verminderen stress en zorgen.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Dacă ne aşteptăm ca viitorul să fie luminos, stresul şi anxietatea sunt reduse.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Ha derüsen látjuk a jövőt, a stressz és az idegesség csökken.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Hvis vi forventer at fremtiden er lys, bliver stress og angst reduceret.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.사람들이 미래가 밝다고 기대하면, 스트레스와 화가 감소합니다.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Om vi förväntar oss att framtiden är ljus, minskar stress och ångest.
Geleceğin parlak olacağını bekliyorsak, stresimiz ve endişemiz azalıyor.Optymistyczne patrzenie w przyszłość zmniejsza stres i niepokój.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod