Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Affrontare i fattori di stress ambientali è cosa delicata.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.A környezeti stresszorokkal való megküzdés trükkös dolog.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Đối phó với các tác nhân gây stress từ môi trường rất khó.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Este dificil sa faci față factorilor de stres din mediu.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Faire face à des facteurs de stress environnementaux peut être délicat.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Há aqui alguém que tome antidepressivos?
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.환경적 스트레스 요인을 견디어 내기란 쉬운 일이 아니지요.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Mit umweltbedingten Stressfaktoren klar zu kommen ist knifflig.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Omgaan met omgevingsstressfactoren is riskant.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Radzenie sobie ze stresogennymi czynnikami środowiskowymi jest skomplikowane.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Soportar los estresores ambientales es complicado.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Η διαχείρηση των περιβαλλοντικών δεικτών δεν ειναι εύκολη.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Преодоление экологических стрессоров - сложное занятие.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Справянето със стресори на околната среда е сложно.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.התמודדות עם גורמי לחץ סביבתיים היא עניין מורכב.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.التعامل مع الضغوطات البيئية صعب .
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.どなたか 抗うつ剤を飲まれてませんか?
Çevresini önemsemek için zaman harcamayan kesinlikle stres belirtisi göstermedi.ストレスから来る死亡の増加は<br/>全くなかったのです 思いやりは<br/>回復力を作り上げます
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.몇몇 아이들이 괴로워 하는 것도 볼 수 있었어요 하지만 유일한 소음은 작고 지속적인 신음소리였습니다
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.Satu-satunya suara yang terdengar hanyalah erangan pelan yang terus menerus terdengar.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.Однако лишь тихий, продолжительный стон нарушал тишину.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.שחלק מהילדים היו במצוקה, אבל הרעש היה נמוך, אנחה מתמשכת.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.رؤية نكبة بعض الأطفال، لكن الضجيج الوحيد كان أنين متواصل و منخفض.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.聞こえるのは子ども達が 力なく発するうめき声だけ 保育士長が誇らしげに言いました
Çocukların ilk sıradaki dilekleri ne miydi? Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.De nummer één wens van kinderen: dat hun ouders minder moe en minder gestrest zouden zijn.
Çocukların ilk sıradaki dilekleri ne miydi? Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.Der häufigste Wunsch der Kinder war, dass ihre Eltern nicht so müde und gestresst sein sollten.
Çok stresli olurdu.Es würde sehr stressig sein.
Çok stresli olurdu.Это было бы тяжело.
Çünkü stresli.Parce que c'est stressant.
Çünkü stresli.Porque son estresantes.
Çünkü stresli.Weil es uns stresst.
Çünkü stresli.Защото са стресиращи.
Çünkü vücudum kafamdaki soğuk stresiyle baş edemiyor.왜냐하면, 제 몸이 이 추위로부터 받는 스트레스를 견디지 못하기 때문이죠.
Çünkü vücudum kafamdaki soğuk stresiyle baş edemiyor.lähes joka kerta oksennan säätölaitteeseeni, koska kehoni ei kestä kylmän päälleni aiheuttamaa stressiä.
Çünkü vücudum kafamdaki soğuk stresiyle baş edemiyor.מכיוון שגופי אינו מסוגל להתמודד עם הלחץ שהקור מפעיל על ראשי.
Çünkü vücudum kafamdaki soğuk stresiyle baş edemiyor.لان جسمي لا يستطيع ان يتعامل مع الاجهاد الناتج من انخفاض درجة الحرارة في الراس
Çünkü vücudum kafamdaki soğuk stresiyle baş edemiyor.潜水が終わって ほっとして
Deneyim o kadar yoğundu ki pek çok mahkum aşırı strese tepki gösterdiler ve salıverilmeleri gerekti.Situasi menjadi sangat kuat
Deneyim o kadar yoğundu ki pek çok mahkum aşırı strese tepki gösterdiler ve salıverilmeleri gerekti.囚人役の多くが極限状態の反応を示した
Derin hazzın sebebi de, beynin stres ve acıyı bastırmak için afyon tarzı maddeler salgılaması.脳がアヘンと同様の物質を分泌しているからだ
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Anh ta đã thật sự rất căng thẳng vì đám cưới và việc lập gia đình với tôi.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Bil je le pod stresom zaradi poroke in zaradi tega, ker bi postal del moje družine.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Csak nagyon ideges volt az esküvő miatt, és mert mi ketten egy családot fogunk alkotni.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Ele estava muito stressado com o casamento e com a formação de uma família comigo.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Er war einfach richtig gestresst gewesen wegen der Hochzeit und wegen der Gründung einer Familie mit mir.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Fusese doar foarte stresat din cauza nunții și că urma să devenim o familie.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Han havde bare været stresset over brylluppet og udsigten til at stifte familie med mig.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Hän oli vain ollut niin stressaantunut häistä ja perheen tekemisestä kanssani.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Hij was zo gestresseerd door het huwelijk en doordat we familie zouden worden.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Il avait juste été terriblement stressé par le mariage et par le fait de fonder une famille avec moi.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Il matrimonio e creare una famiglia con me lo aveva stressato molto.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Jen byl tak strašně vystresovaný z naší svatby a z toho, že budeme rodina.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.그는 단지 결혼식과 저와 가족이 된다는 사실에 매우 스트레스를 받은 것 뿐이었습니다.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Simplemente se había sentido muy agobiado por la boda y por el hecho de formar una familia conmigo.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Ήταν πολύ αγχωμένος με τον γάμο και με το οτι θα γινόμασταν οικογένεια.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Он испытывал сильный стресс из-за свадьбы и перспективы семейной жизни.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Просто се е изнервил покрай сватбата и факта, че ще бъдем едно семейство.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.הוא פשוט היה נתון ללחצים אדירים בגלל החתונה ולאור העובדה שהוא הקים איתי משפחה.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.كان فقط متوتراً جداً من الزفاف وبأن يكون عائلة معي.
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.ストレスになっていたと 今回限りであって