stres ile cümle
stres kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Този вид стрес оказва много специален ефект във физиологията на стреса.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.לגורמי לחץ כאלה יש השפעה מאוד מסויימת על הפיזיולוגיה של הדחק.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.إن هذه الأنواع من الإجهاد لها تأثير واضح ومحدد على سيكولوجيا الإجهاد وتأثيرها أكبر .
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.ストレスの生理機能に 非常に独特な影響を及ぼします さて 私たちは批評を受けてきています
Bu yavrular ise büyüdüğünde stresli durumlar altında oldukça gergin oluyorlar.Las ratas crecerán ansiosas, en situaciones de estrés.
Bu yavrular ise büyüdüğünde stresli durumlar altında oldukça gergin oluyorlar.Questi ratti diventeranno molto ansiosi in situazioni stressanti.
Bu yavrular ise büyüdüğünde stresli durumlar altında oldukça gergin oluyorlar.エピジェネティク・マークの付与が 可逆的であるということは
Büyük stres altında. Bugün patlamasının nedeni bu sanırım.Azt hiszem, nagyon feszült, és szerintem ma ez robbant ki belőle.
Büyük stres altında.Je crois qu'elle est très stressée.
Büyük stres altında.Η πίεση που δέχεται είναι αρκετά μεγάλη.
Büyük stres altında.الضغط عليها كبير
Bu yüzden bir psikolog olarak amacım değişti. Bundan sonra stresinizden kurtarmaya çalışmayacağım.Теперь я не хочу, чтобы вы избавились от стресса.
Bu yüzden endişelendim ve strese girdim.Alors, j'étais inquiète et stressée.
Bu yüzden endişelendim ve strese girdim.Ezért nagyon csalódott és feszült voltam.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Affrontare i fattori di stress ambientali è cosa delicata.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.A környezeti stresszorokkal való megküzdés trükkös dolog.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Đối phó với các tác nhân gây stress từ môi trường rất khó.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Este dificil sa faci față factorilor de stres din mediu.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Faire face à des facteurs de stress environnementaux peut être délicat.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Há aqui alguém que tome antidepressivos?
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.환경적 스트레스 요인을 견디어 내기란 쉬운 일이 아니지요.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Mit umweltbedingten Stressfaktoren klar zu kommen ist knifflig.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Omgaan met omgevingsstressfactoren is riskant.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Radzenie sobie ze stresogennymi czynnikami środowiskowymi jest skomplikowane.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Soportar los estresores ambientales es complicado.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Η διαχείρηση των περιβαλλοντικών δεικτών δεν ειναι εύκολη.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Преодоление экологических стрессоров - сложное занятие.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.Справянето със стресори на околната среда е сложно.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.התמודדות עם גורמי לחץ סביבתיים היא עניין מורכב.
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.التعامل مع الضغوطات البيئية صعب .
Çevresel stres kaynaklarıyla başa çıkabilmek zordur.どなたか 抗うつ剤を飲まれてませんか?
Çevresini önemsemek için zaman harcamayan kesinlikle stres belirtisi göstermedi.ストレスから来る死亡の増加は<br/>全くなかったのです 思いやりは<br/>回復力を作り上げます
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.몇몇 아이들이 괴로워 하는 것도 볼 수 있었어요 하지만 유일한 소음은 작고 지속적인 신음소리였습니다
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.Satu-satunya suara yang terdengar hanyalah erangan pelan yang terus menerus terdengar.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.Однако лишь тихий, продолжительный стон нарушал тишину.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.שחלק מהילדים היו במצוקה, אבל הרעש היה נמוך, אנחה מתמשכת.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.رؤية نكبة بعض الأطفال، لكن الضجيج الوحيد كان أنين متواصل و منخفض.
Çocukların bazıları stresli ve sıkıntılı görünüyordu ama tek ses küçük bir inleme idi.聞こえるのは子ども達が 力なく発するうめき声だけ 保育士長が誇らしげに言いました
Çocukların ilk sıradaki dilekleri ne miydi? Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.De nummer één wens van kinderen: dat hun ouders minder moe en minder gestrest zouden zijn.
Çocukların ilk sıradaki dilekleri ne miydi? Ebeveynlerinin daha az yorgun ve stresli olmaları.Der häufigste Wunsch der Kinder war, dass ihre Eltern nicht so müde und gestresst sein sollten.
Çoğu girişimciyi bu aşamalardan ilk kez geçtiğinde... ...strese sokan şey "Hayır," cevabıdır.Jedną z najbardziej przygnębiających odpowiedzi, jakie może usłyszeć przedsiębiorca, jest pierwsza odmowa.
Çoğu girişimciyi bu aşamalardan ilk kez geçtiğinde... ...strese sokan şey "Hayır," cevabıdır.이 과정에 들어가면 대부분의 창업가는 실망을 겪게 돼요 처음에는 대부분 부정적인 답이 나오거든요
Çoğu girişimciyi bu aşamalardan ilk kez geçtiğinde... ...strese sokan şey "Hayır," cevabıdır.La cuarta fase del descubrimiento de clientes es que ustedes verifican o pivotan.
Çoğu girişimciyi bu aşamalardan ilk kez geçtiğinde... ...strese sokan şey "Hayır," cevabıdır.ما هو أكثر إحباطًا لمعظم الرياديين، هو تلقي الجواب "لا" في المرة الأولى لتطبيق ذلك،
Çoğu girişimciyi bu aşamalardan ilk kez geçtiğinde... ...strese sokan şey "Hayır," cevabıdır.客の答えが最初は"全然ダメ"であることです もっと悪いのは"何となく"という答えです
Çok stresli olurdu.Es würde sehr stressig sein.
Çok stresli olurdu.Это было бы тяжело.
Çünkü stresli.Parce que c'est stressant.
Çünkü stresli.Porque son estresantes.
Çünkü stresli.Weil es uns stresst.
Çünkü stresli.Защото са стресиращи.
Çünkü vücudum kafamdaki soğuk stresiyle baş edemiyor.왜냐하면, 제 몸이 이 추위로부터 받는 스트레스를 견디지 못하기 때문이죠.
Çünkü vücudum kafamdaki soğuk stresiyle baş edemiyor.lähes joka kerta oksennan säätölaitteeseeni, koska kehoni ei kestä kylmän päälleni aiheuttamaa stressiä.
Çünkü vücudum kafamdaki soğuk stresiyle baş edemiyor.מכיוון שגופי אינו מסוגל להתמודד עם הלחץ שהקור מפעיל על ראשי.
Çünkü vücudum kafamdaki soğuk stresiyle baş edemiyor.لان جسمي لا يستطيع ان يتعامل مع الاجهاد الناتج من انخفاض درجة الحرارة في الراس
Çünkü vücudum kafamdaki soğuk stresiyle baş edemiyor.潜水が終わって ほっとして
Deneyim o kadar yoğundu ki pek çok mahkum aşırı strese tepki gösterdiler ve salıverilmeleri gerekti.Situasi menjadi sangat kuat
Deneyim o kadar yoğundu ki pek çok mahkum aşırı strese tepki gösterdiler ve salıverilmeleri gerekti.囚人役の多くが極限状態の反応を示した
Derin hazzın sebebi de, beynin stres ve acıyı bastırmak için afyon tarzı maddeler salgılaması.脳がアヘンと同様の物質を分泌しているからだ
Düğünden ve benimle aile olmaktan dolayı gerçekten strese girmişti.Anh ta đã thật sự rất căng thẳng vì đám cưới và việc lập gia đình với tôi.