Bu toksik stres olarak bilinir.lo que se conoce como "estrés tóxico".
Bu toksik stres olarak bilinir.On l'appelle stress toxique.
Bu toksik stres olarak bilinir.Questo è conosciuto come stress tossico.
Bu toksik stres olarak bilinir.Tento jav je známy pod názvom toxický stres.
Bu toksik stres olarak bilinir.Tomuhle se říká toxický stres.
Bu toksik stres olarak bilinir.이것을 Toxic Stress(해로운 스트레스)라고도 합니다.
Bu toksik stres olarak bilinir.Αυτή η κατάσταση είναι γνωστή ως τοξικό στρες.
Bu toksik stres olarak bilinir.Това е известно като токсичен стрес.
Bu toksik stres olarak bilinir.Это явление известно как ядовитый стресс.
Bu toksik stres olarak bilinir.وهذا يعرف بالإجهاد السميّ.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.Sunt mai rezistenti la aceste tipuri de stres.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.Ze zijn beter bestand tegen dit soort stress.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.Chúng chống chọi tốt hơn với những ức chế đó.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.Ils sont plus résistants à ces sortes d'agressions.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.Jsou mnohem odolnější vůči těmto vlivům.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.그들은 이런 종류의 스트레스를 더 잘 견뎌내죠
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.Również są bardziej odporne na tego typu czynniki.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.São mais resistentes a estes tipos de pressões.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.Sie sind resistenter gegen solchen Stress.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.Son más resistentes a este tipo de estrés.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.Sono più resistenti a questi tipi di stress.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.Είναι πιο ανθεκτικές σε τέτοιου είδους επιβαρύνσεις.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.Вони більш стійкі до цих стресів.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.Они более устойчивы к таким стрессам.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.Те са по-устойчиви към такъв стрес.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.הן חסינות יותר לסוגים כאלה של לחצים.
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.هي اكثر مقاومة لتلك الانواع من الضغوطات
Bu tür streslere onlar daha dayanıklıdır.ですので 線虫で短時間で働くように設定された
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Acele tipuri de stres au un efect aparte asupra fiziologiei stresului.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Ce genre de stress a un effet très particulier sur la physiologie du stress.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Dat soort spanningen hebben een zeer bijzonder effect op de fysiologie van stress.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Den sortens stress hade en väldigt särskild effekt på stressens fysiologi.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Diese Arten von Stress haben einen ganz bestimmten Effekt auf die Physiologie des Stress.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Disse typer af stress har meget specifik effekt på stressens fysiologi.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Esos tipos de estrés tienen un efecto muy peculiar en la fisiología del estrés.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Ezek a típusú feszültségek különleges szerepet töltenek be a stressz élettanában.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Kiểu stress này có tác động rất đặc thù lên sinh lý cơ thể.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.그런 종류의 스트레스는 스트레스 생리학에서 아주 특별한 효과를 가집니다
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Questi tipi di stress hanno un particolare effetto sulla fisiologia dello stress.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Stres semacam itu memiliki dampak yang sangat jelas dalam psikologi dari stres.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Takéto druhy stresu majú veľmi špecifický dopad na fyziológiu stresu.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Tyto typy stresu mají velmi charaktersitický efekt na fyziologii stresu.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Właśnie takie czynniki stresogenne mają szczególny wpływ na fizjologię stresu.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Αυτού του είδους οι στρεσογόνοι παράγοντες έχουν ένα πολύ συγκεκριμένο αποτέλεσμα στην ψυχολογία του στρες.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Как раз такие стрессовые факторы имеют особенное влияние на физиологию стресса.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Наше джерело вирішує, чи надійні ці дані, — не ми.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.Този вид стрес оказва много специален ефект във физиологията на стреса.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.לגורמי לחץ כאלה יש השפעה מאוד מסויימת על הפיזיולוגיה של הדחק.
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.إن هذه الأنواع من الإجهاد لها تأثير واضح ومحدد على سيكولوجيا الإجهاد وتأثيرها أكبر .
Bu tür streslerin, stresin fizyolojisi üzerinde çok özel bir etkileri vardır.ストレスの生理機能に 非常に独特な影響を及ぼします さて 私たちは批評を受けてきています
Bu yavrular ise büyüdüğünde stresli durumlar altında oldukça gergin oluyorlar.Las ratas crecerán ansiosas, en situaciones de estrés.
Bu yavrular ise büyüdüğünde stresli durumlar altında oldukça gergin oluyorlar.Questi ratti diventeranno molto ansiosi in situazioni stressanti.
Bu yavrular ise büyüdüğünde stresli durumlar altında oldukça gergin oluyorlar.エピジェネティク・マークの付与が 可逆的であるということは
Büyük stres altında. Bugün patlamasının nedeni bu sanırım.Azt hiszem, nagyon feszült, és szerintem ma ez robbant ki belőle.
Büyük stres altında.Je crois qu'elle est très stressée.
Büyük stres altında.Η πίεση που δέχεται είναι αρκετά μεγάλη.
Büyük stres altında.الضغط عليها كبير
Bu yüzden bir psikolog olarak amacım değişti. Bundan sonra stresinizden kurtarmaya çalışmayacağım.Теперь я не хочу, чтобы вы избавились от стресса.
Bu yüzden endişelendim ve strese girdim.Alors, j'étais inquiète et stressée.
Bu yüzden endişelendim ve strese girdim.Ezért nagyon csalódott és feszült voltam.