Beyin stres hissettiğinde, vücudun alarm sistemi etkinleşir.وعندما يعاني الدماغ من الإجهاد، يتم تفعيل نظام التنبيه في الجسد.
Beyninizdeki stres devrelerini harekete geçirir ve sonrasında hafıza birleştirmesi sürecini engeller.זה מעצים את פעילות מעגלי הדחק במוח, מה שמשבש את כל התהליך של גיבוש הזכרון.
Beyninizdeki stres devrelerini harekete geçirir ve sonrasında hafıza birleştirmesi sürecini engeller.انها تفعّل الدارات الخاصة بالتوترفي الدماغ و هذا بدوره، يتدخل في عملية تعزيز الذاكرة.
Bir çalışma, günde 50'den fazla stres tepkisi verdiğimizi gösteriyor.Una ricerca ha dimostrato che si hanno in media più di 50 risposte allo stress al giorno.
Bir çalışma, günde 50'den fazla stres tepkisi verdiğimizi gösteriyor.Un estudio muestra que en promedio tenemos más de 50 respuestas al estrés al día.
Bir çalışma, günde 50'den fazla stres tepkisi verdiğimizi gösteriyor.Un studiu a demonstrat că, în medie, avem peste 50 de răspunsuri la stres/zi.
Bir çalışma, günde 50'den fazla stres tepkisi verdiğimizi gösteriyor.Według jednych z badań mamy dziennie średnio ponad 50 reakcji stresowych.
Bir çalışma, günde 50'den fazla stres tepkisi verdiğimizi gösteriyor.Μια μελέτη έδειξε πως κατά μέσο όρο έχουμε περισσότερες από 50 αντιδράσεις στο άγχος την ημέρα.
Bir çalışma, günde 50'den fazla stres tepkisi verdiğimizi gösteriyor.Один отчёт показывает, что в среднем каждый день у нас более 50 стрессовых ситуаций.
Bir çalışma, günde 50'den fazla stres tepkisi verdiğimizi gösteriyor.אז מחקר אחד הראה שבממוצע יש לנו יותר מחמישים תגובות לחץ ביום.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.Eén was een posttraumatische stressstoornis
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.Eines war die posttraumatische Belastungsstörung.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.En var posttraumatisk stresstilstand.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.Jedna z nich bola posttraumatická stresová porucha.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.하나는 외상 후 정신적 장애였어요.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.Le premier était le syndrome du stress post-traumatique.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.Một là chứng rối loạn căng thẳng sau chấn thương.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.Pertama adalah trauma pasca-kecelakaan.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.Pierwszą był zespół stresu pourazowego.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.Um era o stress pós-traumático.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.Uno era el estrés postraumático.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.Uno era lo stress post-traumatico.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.Unul era sindromul stress-ului post-traumatic.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.Το ένα ήταν η διαταραχή μετατραυματικού στρες.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.Едното беше объркването от пост-травмтологичния стрес.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.Первым было посттравматическое стрессовое расстройство.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.Перша - посттравматичний стресовий розлад.
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.האחד היה הפרעת דחק פוסט-טראומטית,
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.أحدهما اضطراب ما بعد الصدمة
Birisi travma sonrası stres bozukluğuydu.当時私は、角やカーブに近づくたびに
Birkaç hafta önce stres artıyordu.De câteva săptămâni creşte agitaţia şi începem o nouă campanie numită:
Birkaç hafta önce stres artıyordu.Enkele weken geleden liep de spanning op.
Birkaç hafta önce stres artıyordu.Hace algunas semanas la tensión comenzó a aumentar, así que empezamos una nueva campaña
Birkaç hafta önce stres artıyordu.그래서 몇 주 전에, 긴장감이 올라감에 따라
Birkaç hafta önce stres artıyordu.Muutama viikko sitten stressi paheni, joten aloitimme uuden kampanjan nimeltä:
Birkaç hafta önce stres artıyordu.Néhány hete a feszültség megnőtt, úgyhogy elkezdtük az új kampányunkat.
Birkaç hafta önce stres artıyordu.Vor einigen Wochen wurde der Stress mehr und mehr.
Birkaç hafta önce stres artıyordu.Несколько недель назад, когда напряжение начало расти, мы начали новую кампанию
Birkaç hafta önce stres artıyordu.Преди няколко седмици, напрежението нарасна и започнахме тази нова кампания
Birkaç hafta önce stres artıyordu.אז, לפני כמה שבועות, הלחץ עולה,
Birkaç hafta önce stres artıyordu.منذ بضعة أسابيع، اخذ الضغط بالتزايد،
Birkaç hafta önce stres artıyordu.なので新しい運動を始めました
Bir kardiyak stres testiC'est un test de stress cardiaque.
Bir kardiyak stres testiDEt är en kardologisk test.
Bir kardiyak stres testiE o examinare a stresului cardiac.
Bir kardiyak stres testiEs ist ein Herz-Stress-Untersuchung.
Bir kardiyak stres testiE' un test per lo stress cardiaco.
Bir kardiyak stres testiHet is een stress test voor de hart.
Bir kardiyak stres testiItu tes ketegangan jantung.
Bir kardiyak stres testiKiểm tra tim đó ạ.
Bir kardiyak stres testiΕίναι ένα καρδιακό τεστ κοπώσεως.
Bir kardiyak stres testiЭто обследование сердца на внешние нагрузки...
Bir kardiyak stres testiإنه إختبار للقلب
Bir kardiyak stres testi心筋梗塞や狭心症をチェックする為だ
Biz hayatta kalanların aklını ve ölümlerin ailede yarattığı stres muazzamdır.Ein Todesfall verursacht in Familien enormen Stress.
Biz hayatta kalanların aklını ve ölümlerin ailede yarattığı stres muazzamdır.어떻게 죽느냐에 대한 생각이 존재합니다. 또한 가족의 죽음으로 인한 스트레스가 엄청나고,
Biz hayatta kalanların aklını ve ölümlerin ailede yarattığı stres muazzamdır.Stres związany ze śmiercią dla rodziny jest ogromny.
Biz hayatta kalanların aklını ve ölümlerin ailede yarattığı stres muazzamdır.של כל מי שחיים אחרינו, והמצוקה שנוצרת במשפחה כתוצאה מן המוות היא עצומה,
Biz hayatta kalanların aklını ve ölümlerin ailede yarattığı stres muazzamdır.من ينقذوننا، و وضخامة الضغط الناشئ في العوائل من الموت
Biz hayatta kalanların aklını ve ölümlerin ailede yarattığı stres muazzamdır.死による 家族のストレスは甚大で 集中治療室で死ぬ場合のストレスは