stres ile cümle
stres kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca onları stres testine de sokacağız.ولكننا أيضاً سنجري لهم اختبارات إجهاد.
Ayrıca onları stres testine de sokacağız.座学やプレゼンテーションだけの講義ではありません
Basitçe Stres düşmanım olduBásicamente, he convertido el estrés en el enemigo.
Basitçe Stres düşmanım olduBasicamente, tenho feito do stress o inimigo.
Basitçe Stres düşmanım olduIm Grunde genommen, habe ich Stress zum Feind gemacht.
Basitçe Stres düşmanım olduJag har helt enkelt gjort stress till fienden.
Basitçe Stres düşmanım oldu제가 스트레스를 적으로 만들어 버린 것이죠.
Basitçe Stres düşmanım olduOlen tehnyt stressistä vihollisen
Basitçe Stres düşmanım olduZasadniczo włączyli stres na wroga.
Basitçe Stres düşmanım olduZmenila som svoj názor na stres.
Basitçe Stres düşmanım olduВ принципі, я перетворювала стрес в супротивника.
Basitçe Stres düşmanım olduПо сути, я сделала из стресса врага. Но я изменила свое мнение по поводу стресса.
Basitçe Stres düşmanım olduしかし私はストレスについて<br/>考えを変えました
Baskı altında strese gösterdiğimiz en önemli tepki ve fikir şu olmalı "stres sizi sosyalleştirir"A je to tento - stres Vás robí sociálnejším.
Baskı altında strese gösterdiğimiz en önemli tepki ve fikir şu olmalıОсновная идея в том, что стресс помогает нам социализироваться.
Baskı altında strese gösterdiğimiz en önemli tepki ve fikir şu olmalıそれはこれです
Belki sevgilimizi? Bu konuşmalar strese neden oluyor.Diese Gespräche sorgen für Stress.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.A minha maneira de lidar com o stress foi tornar-me monge.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Cara saya untuk mengatasinya adalah dengan menjadi biarawan.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Còn cách đối phó với căng thẳng của tôi là trở thành một nhà sư.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Én úgy kerestem a magam megoldását, hogy beálltam szerzetesnek.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Eu am ales să devin călugăr.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Il mio modo di affrontarlo è stato quello di diventare un monaco.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Ja postanowiłem zostać mnichem.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Já se stal mnichem.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Ja som sa s tým vyrovnal tak, že som sa stal mníchom.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Jaz pa sem se soočil tako, da sem postal menih.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.저의 대처 방법은 승려가 되는 것이었습니다.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Meine Art, damit umzugehen, war ein Mönch zu werden.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Mi manera de lidiar con él fue convertirme en monje.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Minä jätin kesken opintoni ja matkasin Himalajalle.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Min egen måde at håndtere det på var ved at blive munk.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Mitt eget sätt att hantera det var att bli munk.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Moi, c'est en devenant moine que j'ai fait face à cette situation.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Εγώ πάλι αποφάσισα να μονάσω.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Моят подход беше да стана монах.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Я вирішив це по-іншому - став монахом.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Я же решил стать монахом.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.הדרך שלי להתמודד עם זה היתה להפוך לנזיר.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.أما طريقتي الخاصة فكانت التحول إلى راهب.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.大学を辞めて ヒマラヤへ向かいました
Benim tanıdığım her ressam stres altında ve hepsinin büyük arzuları ve büyük merakları var.제가 아는 모든 예술가들은 스트레스가 심해요 욕망도 강하고, 호기심도 많고
Benim tanıdığım her ressam stres altında ve hepsinin büyük arzuları ve büyük merakları var.Ogni artista che conosco deve affrontare molto stress, e molto desiderio, e molta curiosità.
Benim tanıdığım her ressam stres altında ve hepsinin büyük arzuları ve büyük merakları var.Todos los artistas que conozco lidian con mucho estrés, Y mucho deseo, y mucha curiosidad.
Benim tanıdığım her ressam stres altında ve hepsinin büyük arzuları ve büyük merakları var.Tous les artistes que je connais sont stressés, et pleins de désire, et de curiosité.
Benim tanıdığım her ressam stres altında ve hepsinin büyük arzuları ve büyük merakları var.Κάθε καλλιτέχνις που γνωρίζω αντιμετωπίζει πολύ άγχος, και έχει πολύ θέληση, και πολύ περιέργεια.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Az agyuk a versenyre, a munkateherre, a gondokra, a feszültségekre, a panaszokra fókuszált.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Creierul se concentra asupra concurenţei, volumului de muncă, a greutăţilor, stresului, să se plângă.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.De var fokuserede på konkurrencen, arbejdsbyrden, problemerne, stressen, beklagelserne.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.De var inställda på konkurrensen, arbetsbördan, bekymren, stressen, klagomålen.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Họ phải tập trung vào thi cử, vào cạnh tranh, vào những tranh cãi, áp lực đầy phiền phức.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Hun brein was gefocust op de competitie, de werkdruk, het gedoe, de stress, de klachten.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Ich mózg zajmował się konkurencją, trudnościami, stresem i narzekaniem.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Ich mozog sa sústredil na konkurenciu, pracovné zaťaženie, ťažkosti, napätie, sťažnosti.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Jejich mozky se soustředili na konkurenci, zatížení, potíž, stresy, stížnosti.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.그들의 뇌는 이제 경쟁, 해야하는 일들, 혼란, 스트레스, 불만에 초점을 맞추고 있었습니다.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Leur esprit se focalisait sur la compétition, la charge de travail, les tracas, le stress, les réclamations.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Otak mereka terfokus pada kompetisi, beban kerja, pertengkaran, stress, keluhan.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Вони думали тільки про суперництво, навчальне навантаження, перешкоди, стреси і скарги.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.המוחות שלהם היו מרוכזים בתחרות, העומס, האתגרים, המתח, התלונות.