Baskı altında strese gösterdiğimiz en önemli tepki ve fikir şu olmalıОсновная идея в том, что стресс помогает нам социализироваться.
Baskı altında strese gösterdiğimiz en önemli tepki ve fikir şu olmalıそれはこれです
Belki sevgilimizi? Bu konuşmalar strese neden oluyor.Diese Gespräche sorgen für Stress.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.A minha maneira de lidar com o stress foi tornar-me monge.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Cara saya untuk mengatasinya adalah dengan menjadi biarawan.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Còn cách đối phó với căng thẳng của tôi là trở thành một nhà sư.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Én úgy kerestem a magam megoldását, hogy beálltam szerzetesnek.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Eu am ales să devin călugăr.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Il mio modo di affrontarlo è stato quello di diventare un monaco.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Ja postanowiłem zostać mnichem.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Já se stal mnichem.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Ja som sa s tým vyrovnal tak, že som sa stal mníchom.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Jaz pa sem se soočil tako, da sem postal menih.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.저의 대처 방법은 승려가 되는 것이었습니다.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Meine Art, damit umzugehen, war ein Mönch zu werden.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Mi manera de lidiar con él fue convertirme en monje.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Minä jätin kesken opintoni ja matkasin Himalajalle.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Min egen måde at håndtere det på var ved at blive munk.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Mitt eget sätt att hantera det var att bli munk.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Moi, c'est en devenant moine que j'ai fait face à cette situation.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Εγώ πάλι αποφάσισα να μονάσω.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Моят подход беше да стана монах.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Я вирішив це по-іншому - став монахом.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.Я же решил стать монахом.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.הדרך שלי להתמודד עם זה היתה להפוך לנזיר.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.أما طريقتي الخاصة فكانت التحول إلى راهب.
Benim stresle başa çıkma yöntemimse bir keşiş olmaktı.大学を辞めて ヒマラヤへ向かいました
Benim tanıdığım her ressam stres altında ve hepsinin büyük arzuları ve büyük merakları var.제가 아는 모든 예술가들은 스트레스가 심해요 욕망도 강하고, 호기심도 많고
Benim tanıdığım her ressam stres altında ve hepsinin büyük arzuları ve büyük merakları var.Ogni artista che conosco deve affrontare molto stress, e molto desiderio, e molta curiosità.
Benim tanıdığım her ressam stres altında ve hepsinin büyük arzuları ve büyük merakları var.Todos los artistas que conozco lidian con mucho estrés, Y mucho deseo, y mucha curiosidad.
Benim tanıdığım her ressam stres altında ve hepsinin büyük arzuları ve büyük merakları var.Tous les artistes que je connais sont stressés, et pleins de désire, et de curiosité.
Benim tanıdığım her ressam stres altında ve hepsinin büyük arzuları ve büyük merakları var.Κάθε καλλιτέχνις που γνωρίζω αντιμετωπίζει πολύ άγχος, και έχει πολύ θέληση, και πολύ περιέργεια.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Az agyuk a versenyre, a munkateherre, a gondokra, a feszültségekre, a panaszokra fókuszált.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Creierul se concentra asupra concurenţei, volumului de muncă, a greutăţilor, stresului, să se plângă.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.De var fokuserede på konkurrencen, arbejdsbyrden, problemerne, stressen, beklagelserne.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.De var inställda på konkurrensen, arbetsbördan, bekymren, stressen, klagomålen.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Họ phải tập trung vào thi cử, vào cạnh tranh, vào những tranh cãi, áp lực đầy phiền phức.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Hun brein was gefocust op de competitie, de werkdruk, het gedoe, de stress, de klachten.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Ich mózg zajmował się konkurencją, trudnościami, stresem i narzekaniem.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Ich mozog sa sústredil na konkurenciu, pracovné zaťaženie, ťažkosti, napätie, sťažnosti.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Jejich mozky se soustředili na konkurenci, zatížení, potíž, stresy, stížnosti.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.그들의 뇌는 이제 경쟁, 해야하는 일들, 혼란, 스트레스, 불만에 초점을 맞추고 있었습니다.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Leur esprit se focalisait sur la compétition, la charge de travail, les tracas, le stress, les réclamations.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Otak mereka terfokus pada kompetisi, beban kerja, pertengkaran, stress, keluhan.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Вони думали тільки про суперництво, навчальне навантаження, перешкоди, стреси і скарги.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.המוחות שלהם היו מרוכזים בתחרות, העומס, האתגרים, המתח, התלונות.
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.يركز عقولهم على المنافسة وعبء العمل على المتاعب ,الضغوطات, والشكاوي
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.ストレス 不満といったことなのです ハーバードに入ったばかりの頃
Beyin stres hissettiğinde, vücudun alarm sistemi etkinleşir.Amikor az agy stresszt tapasztal, a test riasztórendszere működésbe lép.
Beyin stres hissettiğinde, vücudun alarm sistemi etkinleşir.Când creierul este stresat, sistemul de alarmă al corpului se activează.
Beyin stres hissettiğinde, vücudun alarm sistemi etkinleşir.Cuando el cerebro percibe el estrés, el cuerpo envía una señal de alarma.
Beyin stres hissettiğinde, vücudun alarm sistemi etkinleşir.Když mozek zažívá stres, aktivuje se tělesný bezpečnostný systém.
Beyin stres hissettiğinde, vücudun alarm sistemi etkinleşir.Keď mozog zažíva stres, telo spustí svoj bezpečnostný systém.
Beyin stres hissettiğinde, vücudun alarm sistemi etkinleşir.뇌가 스트레스를 경험할 때, 우리 몸의 경보체계는 작동하기 시작합니다.
Beyin stres hissettiğinde, vücudun alarm sistemi etkinleşir.Lorsque le cerveau fait l'expérience de stress, le système d'alarme du corps est activé.
Beyin stres hissettiğinde, vücudun alarm sistemi etkinleşir.Quando il cervello prova stress, il sistema d'allarme del corpo viene attivato.
Beyin stres hissettiğinde, vücudun alarm sistemi etkinleşir.Wenn ein Gehirn Stress ausgesetzt wird, wird das Alarmsystem des Körpers aktiviert.
Beyin stres hissettiğinde, vücudun alarm sistemi etkinleşir.Όταν ο εγκέφαλος βιώνει περιόδους έντασης, ενεργοποιείται το σύστημα συναγερμού του σώματος.
Beyin stres hissettiğinde, vücudun alarm sistemi etkinleşir.И когда мозг переживает стресс, активируется система сигнализации тела.
Beyin stres hissettiğinde, vücudun alarm sistemi etkinleşir.Когато мозъкът изпита стрес, алармената система на тялото се активира.