stres ile cümle
stres kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak aceleniz varsa ya da stresliyseniz, bu durum하지만, 우리가 마음이 급하거나 상황에 쫓기면
Ancak aceleniz varsa ya da stresliyseniz, bu durumאבל כשאתה ממהר או לחוץ
Ancak aceleniz varsa ya da stresliyseniz, bu durumولكن عندما تكون في عجلة من أمرك أو تحت ضغط ما
Ancak aceleniz varsa ya da stresliyseniz, bu durumそれが炎症反応と呼ばれるものの引き金になり
Aslında, daha az stresli olduklarını söylüyor olmalarının ardında bir nörobiyolojik sebep mevcuttu.Es gab einen neurobiologischen Grund, warum sie angaben, sich weniger gestresst zu fühlen.
Aslında, daha az stresli olduklarını söylüyor olmalarının ardında bir nörobiyolojik sebep mevcuttu.Istniały neurobiologiczne przyczyny ich mniejszego stresu.
Aslında, daha az stresli olduklarını söylüyor olmalarının ardında bir nörobiyolojik sebep mevcuttu.Když tvrdili, že se cítí méně stresovaní, byl za tím neurobiologický důvod.
Aslında, daha az stresli olduklarını söylüyor olmalarının ardında bir nörobiyolojik sebep mevcuttu.사람들이 스트레스를 덜 받는다고 느끼는 신경생물학적 이유가 실제로 있었습니다.
Aslında, daha az stresli olduklarını söylüyor olmalarının ardında bir nörobiyolojik sebep mevcuttu.אלא שהיה נימוק ניורוביולוגית אמיתי לכך מדוע הם אומרים שחשו פחות מתוחים.
Aslında, daha az stresli olduklarını söylüyor olmalarının ardında bir nörobiyolojik sebep mevcuttu.ولكنها رصدت سبب بيولوجي-عصبي لعدم شعورهم بالضغط العصبي
Aslında, daha az stresli olduklarını söylüyor olmalarının ardında bir nörobiyolojik sebep mevcuttu.神経生物学的な理由があったのです 今日みなさんにお伝えしたいのは 瞑想が文字通り
Aslında, onlar bu çalışma içinde ölüm riski en az olanlardı hayatlarında az miktarda stres bulunanlarda dahil사실, 그들은 연구에 참여한 사람들 중에서 죽을 확률이 가장 낮았어요, 스트레스를 적게 받은 사람들과 같이 말이죠.
Aslında, onlar bu çalışma içinde ölüm riski en az olanlardı hayatlarında az miktarda stres bulunanlarda dahilPo pravde, oni mali najnižšie riziko v celej štúdii, vrátane ľudí, ktorí prežili málo stresu.
Aslında, onlar bu çalışma içinde ölüm riski en az olanlardı hayatlarında az miktarda stres bulunanlarda dahil事実 そういう人達は 比較的ストレスのない人達も含め 研究で一番死亡率の<br/>低いグループでした
Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.Ahogy a mániára, a stresszre és a depresszióra se, hacsak nem klinikai eset.
Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.Das gleiche gilt bei Manien und Stress und Depression, außer es wird klinisch angeraten.
Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.Hetzelfde geldt voor manies, stress en depressie, tenzij het medisch onverantwoord is.
Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.조병, 스트레스, 우울증 같은 것도 마찬가지입니다. 그게 진짜 의학적으로 심하기 전에는 고치려 하지 마세요.
Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.Lo stesso vale per le manie, lo stress e la depressione, a meno che non sia clinicamente terribile.
Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.To samé s mánií a stresem a depresí, pouze pokud to je opravdu brutálně klinicky nutné.
Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.To samo dotyczy manii, stresu i depresji, chyba że chodzi o ostry przypadek kliniczny.
Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.Y lo mismo con cosas como la manía, el estrés y la depresión, a menos que sea clínicamente serio, hombre.
Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.Το ίδιο με τη μανία και το στρες και την κατάθλιψη, εκτός αν είναι σοβαρά κλινικά.
Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.Същото е с всички мании, стрес и депресии, освен ако не е толкова клинично брутално, човече.
Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.Те саме з усіма різновидами маній та стрессу й депрессій, допоки це не клінічно погано, люди.
Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.Тоже самое касается мании, стресса и депрессии, пока не станет клинически неизбежно, друзья.
Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.אותו דבר לגבי מניה, לחץ ודיכאון אלא אם כן זה חמור בצורה חריפה
Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.والامر نفسه مع الارهاق والاحباط ما لم يكن الامر متقدما جدا .. لا تعطوا الادوية على الاطلاق
Aynı şey, klinik açıdan feci durumda değilse, mani, stres ve depresyon için de geçerli.症状がよほど酷くない限りはそうです 躁鬱病は「CEOの病」とあだ名されています
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Además, el estrés inhibe la oxitocina.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Além disso, o stress elevado inibe a oxitocina.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.A magas fokú stressz is gátolja az oxytocint.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Anche gli alti livelli di stress inibiscono l'ossitocina.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Aussi, le stress élevé inhibe l'ocytocine.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Hoge stress inhibeert ook oxytocine.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Hơn nữa, mức độ căng thẳng cao cũng ức chế oxytocin.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.또한, 높은 스트레스는 옥시토신을 억제합니다
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Myös korkea stressitaso estää oksitosiinin eritystä.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Również duży stres blokuje wytwarzanie oksytocyny.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Stresul împiedică și el eliberarea oxitocinei.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Také stres uvolňuje oxytocin.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Tingkat stres yang tinggi juga menghambat oksitosin.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Udover det, hæmmer høj koncentration af stress også oxytocin.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Veľký stres taktiež potláča oxytocín.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Viel Stress hemmt Oxytocin ebenfalls.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Επίσης το υψηλό στρες καταστέλλει την ωκυτοκίνη.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Високият стрес също възпрепятства окситоцина.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Ещё повышенный стресс подавляет окситоцин.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.Також стресові ситуації пригнічують оксицотин.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.גם מתח נפשי גבוה מדכא אוקסיטוצין.
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.كما أن الضغط المرتفع يقوض إفراز الأوكسيتوسين
Ayrıca, aşırı stres de oksitosini baskılar.ご存じのとおり
Ayrıca bu hormon stresli anınızda damarlarınız kasılmasını önler.Ajuda os vasos sanguíneos a manterem-se relaxados durante o stress.
Ayrıca bu hormon stresli anınızda damarlarınız kasılmasını önler.Det hjälper också dina blodkärl att vara avslappnade under stress.
Ayrıca bu hormon stresli anınızda damarlarınız kasılmasını önler.Pomaga także naczynia krwionośne się zrelaksować podczas stresu.
Ayrıca bu hormon stresli anınızda damarlarınız kasılmasını önler.Pomáha tiež Vaším cievam ostať v pohode počas stresu.
Ayrıca bu hormon stresli anınızda damarlarınız kasılmasını önler.También ayuda a que los vasos sanguíneos permanecen relajados durante el estrés.
Ayrıca bu hormon stresli anınızda damarlarınız kasılmasını önler.Он также способствует расслаблению ваших кровеносных сосудов во время стресса.
Ayrıca bu hormon stresli anınızda damarlarınız kasılmasını önler.Це також допомагає кровоносним судинам залишатися розслабленими під час стресу.
Ayrıca onları stres testine de sokacağız.스트레스를 시험하는 시간이 되기도 할 겁니다