Dassault Mirage IV, Fransız süpersonik jet motorlu stratejik bombardıman ve keşif uçağı.Dassault Mirage IV a fost un bombardier strategic și avion de recunoaștere supersonic francez.
Geriye kalan 25.000 füze stratejik kıtalararası balistik füzedir.Restul de aproximativ 25.000 de arme erau rachete nucleare strategice.
Belçika'nın konumu stratejik bir öneme sahipti.Frontul din Belgia urma să fie un de importanță secundară.
Tüm dövüş stratejilerini bilir.Este un geniu în ceea ce privește strategiile de luptă.
Franklar bir genişleme stratejisi uygulamaya başladılar.Germanii urmau să înfăptuiască o încercuire strategică de amploare.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Astfel a căpătat importanță strategică.
İleriye yönelik projeksiyonlar yaparak stratejik kararlar için önerilerde bulunur.Alții avansează teze normative, făcând recomandări politice specifice.
Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi.Textile Centrul de Cercetare-ul oficial.
Otranto Boğazı, I. Dünya Savaşı sırasında stratejik bir öneme sahipti.Königspitze a fost un punct strategic important în timpul primului mondial.
Savaş Sonrası USAF Stratejik Hava Komando'da B-26, 1949-1950 yıllarında serviste kalmıştır.Avioanele B-45 și RB-45 au activat în cadrul Comandamentului Aerian Strategic din 1950 până în 1953.
Stratejik Plan Lizbon’da düzenlenen VIII EUROSAI Kongresi 2011–2017 EUROSAI Stratejik Planını kabul etmiştir.A lisszaboni VIII. EUROSAI Kongresszus fogadta el az EUROSAI 2011-2017-es Stratégiai Tervét.
On dakikalık çarpışmalar stratejik, taktiksel ve tepkisel becerilerinizi ölçmenizi sağlar.Ennek ellenére a hat győzelme bizonyította taktikai ravaszságát és technikai fogékonyságát.
Command & Conquer: Generals , Command & Conquer Serisinden bir Gerçek zamanlı strateji oyunu.A Command & Conquer: Generals egy valós idejű stratégiai játék, a Command & Conquer széria hetedik része.
Grip virüsü ve HIV bu stratejiyi kullanırlar.Az influenzavírus és a HIV is ebbe a csoportba tartozik.
Kültürleşme stratejilerini belirleyen iki mesele vardır .A stratégiai manőverezésnek két típusát különböztetjük meg.
Penelope de bir değişik strateji düşünmüştür.Hannibal más stratégíára tért át.
Özellikle Batıda 1962 yılında yazdığı Askeri Strateji adlı eserle tanınır.1962-ben Katonai stratégia címmel megjelent könyve nyugaton is ismertté tette nevét.
Fakat Bizanslılar yeni bir strateji uygulamaya başladılar.Emiatt a természetvédők az utóbbi időben újabb stratégiát folytatnak.
Zeka ve strateji oynudur.Jövőkép és stratégiaalkotás.
Endüstri 4.0 ise 4. Endüstriyel Devrimi başlatacağı düşünülen endüstriyel bir strateji plânıdır.Az orvostechnika iparág kiemelt szereplője az Ipar 4.0 forradalomnak, a digitalizációnak.
12 kişilik yönetim kurulu strateji belirleme ve kontrolleri sağlamakla görevlendirildi.Az alapító 12 parancsolatot fogalmazott meg és ezek megtartását követelte.
Strateji ve savaş oyunu olarak da betimlenebilir.Középpályásként és csatárként is bevethető.
Yapı olarak Westwood Studios'un daha önceki strateji oyunu Dune 2'ye dayanıyordu.A játék a Westwood egy korábbi sikerén, a Dune II című stratégiai játékon alapult.
Kod adı Tayfun Harekâtı olan Alman stratejik taarruzu, ikili bir kıskaç manevrası olarak planlandı.A németek által Taifun hadművelet kódnévre keresztelt hadművelet két átkaroló műveletsorozatra bontható.
Yetki ve konumunu çok doğru ve stratejik kullanmak zorundadır.A kapu fekvése és kialakítása stratégiailag jól átgondolt.
Bu kale Musul'a ve hatta Bağdat'a giden yolda önemli bir stratejik merkezdi.A Mosoni-Duna mellett létesített katonai tábor jelentős stratégiai pont volt.
Bolvadin, Kurtuluş Savaşında stratejik yönden önemli bir merkez olmuştur.Az Assiettán vívott csata stratégiai szempontból nézve patthelyzet beálltát jelezte.
Bu nedenle diğer bir strateji uygulamaya karar verildi.Siten päätettiin tehdä uusi suunnitelma.
Kod adı Tayfun Harekâtı olan Alman stratejik taarruzu, ikili bir kıskaç manevrası olarak planlandı.Saksan operaatio Taifuuni oli suunniteltu kaksipuoliseksi saarrostukseksi.
Engels buraya bir delege olarak katıldı ve eylem stratejisinin geliştirilmesine öncülük etti.Engels osallistui konferenssiin delegaattina ja vaikutti suuresti päätettyihin toimintastrategioihin.
Daha sonra Uzak Doğu'ya gönderildi ve Stratejik Hizmetler Dairesi’nde görev yaptı.Myöhemmin hänelle tarjottiin paikkaa Office of Strategic Servicesin palveluksessa.
Uçak, Tupolev Tu-95 Bear stratejik bombardıman uçağı baz alınarak geliştirilmiştir.Tupolev Tu-95 "Bear", strateginen pommittaja.
Dragon Age Legends, EA tarafından Facebook Platformu için geliştirilen bir strateji rol yapma oyundur.Dragon Age Legends on EA:n kehittämä fantasiaroolipeli, joka alkujaan kehitettiin Facebook-alustalle.
Şirket özellikle strateji oyunları üzerinde çalışmaktadır.Yhtiö on keskittynyt etenkin Historiallisien strategiapelien kehittämiseen.
Sonuç itibarıyla Pers stratejisi başarılıydı.Kalifin strategia osoittautui oikeaksi.
Önemli olan doğru zamanda doğru stratejiyi kullanabilmektir.Tärkeintä pelissä on oikean toiminnon valinta oikeaan aikaan.
Her oyuncunun, satır ve sütun sayısı tarafından belirlenen, iki stratejisi vardır.Molemmilla pelaajilla on kaksi strategiaa, joita edustaa rivien sekä sarakkeiden lukumäärä.
Almanlar muharebeyi kazandılar fakat stratejik olarak Müttefikler kazanmış oldu.Taktisesti japanilaiset voittivat, mutta strategisesti he hävisivät.
Bu uzmanlaşma, şirketin pazarlama stratejisindeki başarıyı de etkileyen çok önemli bir faktördür.Liiketoimintamallilla on myös keskeinen rooli strategian toimeenpanon onnistumisessa.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Alueella oli strategista merkitystä.
Stratejik hedeflerin dar yorumu askeri yapılanışlardır.Armeijan vartiot asetettiin strategisiin kohteisiin.
Zirveden, stratejik nükleer silahların yüzde 50 azaltılması kararı çıktı.Osapuolet keskustelivat strategisten aseiden supistamisesta puoleen.
Piacenza bu nedenle tarihte stratejik bir mevki olmuştur.Siksi salmi on ollut kriisiaikoina strategisesti tärkeä.
B-1B Lancer, ABD Hava Kuvvetleri'nde serviste bulunan uzun menzilli stratejik bombardıman uçağı.Rockwell B-1 Lancer on pitkän matkan strateginen pommikone, jota käyttää Yhdysvaltain ilmavoimat.
Worms Armageddon Team 17 tarafından geliştirilen sıra tabanlı strateji oyunu.Worms Armageddon on Team 17:sta kehittämä ja Microprosen julkaisema strategiapeli.
Suriyeli ve Lübnanlı temsilciler ortak bir strateji izleme kararı verdiler.Malesia ja Thaimaa ovat päättäneet yhdessä kehittää kiisteltyä aluetta.
Bu stratejiler peyzaj planlarına aktarılır.Aynı zamanda çevre düzeni planlarına aktarılması sağlanır.He palauttavat pilarit, mutta käy ilmi, että samalla he palauttavat myös varjojen ponin.
Bunun yerine özgür bir topluma ulaşmak amacıyla alternatif stratejiler izlenir.Sosiaaliset voimat muotoilevat odotuksia sen sijaan, että ne pääsisivät muotoutumaan vapaasti.
En stratejik noktası Milano şehriydi.Heidän tärkein kaupunkinsa oli Mediolanum, nykyinen Milano.
Empire Earth (EE olarak da bilinir), bir Gerçek zamanlı strateji video oyunudur.Empire Earth on tyyliltään Age of Empires -pelisarjaa muistuttava historiallinen reaaliaikainen strategiapeli.
Bilge Strateji Dergisi.Intelligenssilehti Iso tietosanakirja.
Politika ve strateji oluşturulur, gözden geçirilir ve güncelleştirilir.Toimenpiteet ja päätökset kirjoitetaan ylös jatkuvuuden ja muistamisen varmistamiseksi.
Tobruk stratejik önemi olan bir limandı.Gomassa on strategisesti merkittävä lentokenttä.
Stratejik Düşünce Enstitüsü.Liikestrategian instituutti.
MFA'nın elindeki kuvvetler stratejik noktaları ele geçirdi.NATO-johtoiset IFOR-joukot asetettiin vastaamaan sopimuksen sotilaallisista kohdista.
Le Figaro'nun stratejik ortağı Global Connection'dır.Picardo on The Planetary Societyn jäsen.
Total War: Attila The Creative Assembly tarafından 17 Şubat 2015'te geliştirilen strateji oyunundur.Total War: Attila on Creative Assemblyn Total War -strategiapelisarjan osa, joka on julkaistu vuonna 2015.
Nükleer caydırıcılık, Soğuk Savaş döneminde nükleer silahların kullanımı ile ilgili bir askeri stratejidir.Kilpavarustelu on erityisesti kylmään sotaan ja ydinaseisiin liittyvä käsite.
Şehir stratejik olarak önemli bir yerde bulunmaktadır.Kokemäen linna sijaitsi strategisesti erinomaisella paikalla.
Mart ayında stratejik durum istikrarlı idi.Κατά τη διάρκεια του Μαρτίου, η στρατηγική κατάσταση παρέμεινε σταθερή.