Ana içeriğe geç
Sözlük

strateji ile cümle

strateji kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu andan itibaren stratejik inisiyatif Kızıl Ordu’da kaldı.С этого момента стратегическая инициатива на Восточном фронте окончательно перешла к Красной армии.
Kendisi aynı zamanda kendi başına becerikli bir general ve strateji uzmanıydı.Так же, он талантливый командир и стратег.
Henüz 7 yaşındayken doktor babasının verdiği eğitim ile satranç stratejilerine hakim olmuştur.В семь лет отец, военный врач, подарил Виктору шахматы.
Kömürköy coğrafi olarak stratejik bir konumdadır.Древесный уголь превратился в стратегический ресурс.
Xian H-6 (Çince: 轰-6; pinyin: Hōng-6), Çin yapımı bir stratejik bombardıman uçağıdır.Xian HY-6 (Hongzhaji You-6, он же H-6U в варианте для ВВС Китая) — танкер для дозаправки в воздухе.
Südetler, Çekoslovakya'nın stratejik öneme sahip bir bölgesiydi.Всё это имело стратегическое значение для Чехословакии.
Kentucky Muharebesi adı da verilen bu savaş, stratejik Birlik zaferi olarak kabul edilir.Улица, ведущая к мемориалу, также названа в честь воина-партизана.
Grip virüsü ve HIV bu stratejiyi kullanırlar.فيروس الانفلونزا وفيروس نقص المناعة البشرية يستخدمان هذه الاستراتيجية.
Önemli olan doğru zamanda doğru stratejiyi kullanabilmektir.لماذا تأتى الأشياء الصحيحة في التوقيت الخطأ؟..
3. Uygulama alanları : Stratejik araçlar ve bölgesel politikalar.الجزء الثالث: مجالات التطبيق، الوسائل الإستراتيجية والسياسات الإقليمية.
Bu fenomene "olumlu sınama stratejisi" adını vermişlerdir.واطلقوا على ذلك اسم "إستراتيجية الاختبار الإيجابي".
Londra'dan Türkiye'ye dönünce, İstanbul'da Strateji-Mori araştırma şirketinde yöneticilik yaptı.وعندما عادت إلى تركيا دارت ياسمين شركة الأبحاث الإستراتيجية في مدينة إسطنبول.
Stratejik yerleri ele geçirdi.لكنهم استولوا على نقاط استراتيجية.
En önemli kitabı Strategy of Conflict (Çatışma Stratejisi) 1960'ta yayımladı.معظم الأعمال التي وصفها ظهرت عام 1960 "استراتيجية للنزاع".
Antimikrobiyal direncin artması, bu bakterinin önlenme stratejilerine ihtiyacı arttırmaktadır.ارتفاع المقاومة للمضادات الحيوية يزيد من الحاجة إلى استراتيجية وقائية للبكتيريا.
Komitenin asıl rolü askerî politika ve stratejilere yön vermek ve bu konularda önerilerde bulunmaktır.ويتمثل دورها الرئيسي في توفير التوجيه والمشورة بشان السياسات والإستراتيجيات العسكرية.
Ancak Salamis'de muharebeye girmek, Pers stratejisi açısından gerekli değildir.غير أن هذه المعركة في سالاميس كانت غير ضرورية فعلاً بالنسبة للفرس من الناحية الإستراتيجية.
Bu meselelere verilen olumlu ya da olumsuz cevaplar dört kültürleşme stratejisini oluşturmaktadır.وفى المطلق العام بشكل صحيح أو خاطىء هذه الأعمال الأربعه كانت بشأن مسرح العبث.
Harici ağlar, genel güvenlik stratejisinin önemli bir parçası olarak düşünülmelidir.تعتبر برامج تنظيم الأسرة الآن جزءًا أساسيًا من استراتيجية التنمية الشاملة.
Bu hisar azar azar stratejik önemini kaybediyordu ve 1810 yılında yıkıldı.بغدها، فقدت المدينة أهميتها الإسترتيجية وهجرت عام 1810.
Oyunun ikinci aşaması sıra tabanlı strateji oyunu tarzındadır.إن معركة الأرض الوسطي2 هي لعبة إستراتيجية لحظية.
En önemli stratejik çalışması olan Schlieffen Planı, I. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın uyguladığı plandır.تُعتبر الخطة السابعة عشرة وخطة شيلفن أمثلة على الحرب العالمية الأولى الخطط العسكرية.
Bilişim Biliminde; Evrim Stratejileri (ES), evrim ve adaptasyon fikri optimizasyon tekniğine dayanmaktadır.الاستراتيجية التطورية في علم الحاسوب هي تقنية استمثال ترتكز على مفاهيم التطور والتكيف.
Râşidîn Ordusu, yüksek disiplin, stratejik kahramanlık ve örgütlenmeye sahipti.وقد حافظ الجيش علي درجة عالية من الانضباط, والكفاءة التكتيكية وحسن التخطيط.
Bu nedenle üstbiliş alanında yapılan pek çok araştırma, bu stratejiler üzerine yoğunlaşmıştır.معظم الدراسات المكثفة حول هذا النشاط كانت على الليمور الحقيقي.
Akdeniz'e erişimin kontrolü İspanya'da olduğundan, bu ülke Fransızlar için stratejik olarak çok önemliydi.وصل حكم نابليون إلى البحر الأبيض في إسبانيا وكانت هذه البلد ذات مكانة استراتيجية مهمة للفرنسيون.
Stratejik ortaklık kurumlarıالشراكات الاستراتيجية
Bulgar İmparatorluğunun stratejik konumu zordu.A posição estratégica do Império Búlgaro permaneceu difícil.
Sayısal, lojistik ve stratejik üstünlüğüne rağmen Bizans ordusu düşmanın üzerine gitmedi.Apesar de numérica, logística e estrategicamente superior, o exército bizantino não confrontou o adversário.
Augsburg, tarihsel stratejik konumu nedeniyle askeri olarak önemli bir şehirdir.Augsburgo foi historicamente uma cidade militarmente importante devido a sua localização estratégica.
Goodgame Empire, Eylül 2010'da çıkmış olan oynaması ücretsiz bir strateji oyunudur.Goodgame Empire é um free-to-play medieval de estrategia lançado em Setembro de 2010.
Yine Şubat 2004'te, Crytek ve Electronic Arts stratejik ortak olduklarını duyurdu.Em fevereiro de 2004, a Crytek e Electronic Arts anunciaram uma parceria estratégica.
Heroes of Might and Magic, sıra tabanlı strateji oyunudur.Heroes of Might and Magic é uma série de jogos eletrônicos de estratégia.
En basit strateji basit olarak her hücrenin dışındaki ölü dizileri varsaymaktır.A estratégia mais simples é considerar que todas as células fora da grade estão mortas.
Adaların stratejik önemi, Pasifik Büyük Çember rotalarını kontrol etmelerini sağlıyordu.O valor estratégico da ilha era sua habilidade para controlar as rotas do Grande Círculo do Pacífico.
Strateji video oyunları, stratejik, taktiksel ve bazen lojistik zorlukları ve keşifleri vurgular.Os jogos enfatizam a estratégia, tática e algumas vezes desafios lógísticos.
Stratejik bombardımana ek olarak taktik görevler için de kullanılabilmektedir.Os bombardeiros estratégicos podem em alguns casos ser usados para missões táticas.
Bu problemleri adreslemek için programcılar birçok stratejiye sahiptir.Os programadores têm usado uma série de estratégias diferentes para resolver esses problemas.
Britanyalılar için önemli stratejik bir yerdi.O Kuwait era outro local estratégico para os britânicos.
Bu durum üzerine Themistokles, Müttefikler'e ikinci bir strateji önermiştir.Temístocles sugeriu então uma segunda estratégia para os aliados.
Bu strateji de çok pahalı bir stratejidir.No entanto, esta estratégia útil também é problemática.
Takma adı "Albay" Alaska'nın hazırladığı şakaların ardındaki stratejik beyninden gelir.Obtém seu apelido por ser o mentor estratégico por trás dos esquemas que Alasca inventa.
Yine de müttefikler bu savaştan stratejik bir üstünlük elde edemedi.Mas os venezianos não ganharam vantagem estratégica.
Bu ikili strateji kongre tarafından kabul edilmiştir.Esta estratégia dupla foi finalmente aceita pela confederação.
Stratejiyi gerçekleştirmek için politikalar, planlar, amaçlar ve süreçler oluştururlar ve uygularlar.Cria e implanta políticas, programas e métodos de trabalho.
Deniz nakliyatı da eyaletin stratejik konumu nedeniyle son derece gelişmiştir.O vilarejo crescia graças a sua posição estratégica.
Komitenin asıl rolü askerî politika ve stratejilere yön vermek ve bu konularda önerilerde bulunmaktır.Sua função principal é fornecer orientação e aconselhamento sobre política e estratégia militar.
Türkiye 2010-2020 yıllarını kapsayacak Ulusal İklim Değişikliği Strateji Belgesini kabul etmiştir.Europa 2020 designa a estratégia de crescimento para a União Europeia de 2010 a 2020.
Ayrıca Suriye Üçüncü Yüzyıl Krizi boyunca çok önemli bir stratejik önem kazanmıştır.Este fenómeno ganhou particular dimensão após a crise do terceiro século.
Bu şekilde hangi silahların seçimi ya da kullanımı bir strateji gerektirir.O que significa que você tem que escolher a arma que você quer e fazer o pedido.
Age of Empires: Mythologies, sıra tabanlı strateji oyunudur.Age of Empires: Mythologies é um Estratégia por turnos baseado em Age of Mythology.
Buna göre, farklı dinleyicilerin farklı öz sunum stratejilerini aktive ettiği sonucu çıkartılabilir.Como resultado, pode haver alguma ambiguidade no que câmaras individuais foram utilizadas.
Baba: "Öyle olsaydı, emin ol stratejimi yeniden gözden geçiriyor olurdum."Ele disse: Cara, nós devemos voltar a escrever.
1999 yılında Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi'ni (ASAM) kurdı.Em 1996, é realizada a construção subterrânea do Centro de Diagnóstico por Imagem (CDI).
Hava savaşında, stratejik bombardımanın önemli bir savunucusu oldu.Contudo, Wever reconhecia a importância do bombardeamento estratégico.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Há aqui uma questão estratégica.
Ticaret ve stratejik yönden Batı Akdeniz'in son derece önemli takımadalarındandır.O significado militar e estratégico da fronteira tornou-se mais importante do que os dos condados.
Civilization, Sid Meier'in yaptığı bir sıra tabanlı strateji oyunudur.Civilization é uma série de jogos de computador criado por Sid Meier do gênero de estratégia por turnos.
Diktatörlük süresi bittiğinde ise Roma artık onun stratejisini izlemiyordu.Terminado seu mandato, não participou mais da vida política romana.
Taktik zaferler fiziki olgulardır; ama stratejik zafer manevi bir olgudur.A meta biológica é a sobrevivência, e a meta psicológica é a segurança.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod