Bu görev ona sağlam stratejik ve taktik savaş bilgisi sağladı.Questo in parte spiega la loro strategia offensiva e tattica.
Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi.Linee guida per la valutazione ambientale strategica.
Haydar Aliyev'in yeni petrol stratejisinnin hayata geçirilmesinde önemli bir rol üstlendi.Ha preso parte attiva nella realizzazione della "strategia petrolifera di Heydar Aliyev".
18. Yüzyılın ortalarında Bran kalesi askeri olarak stratejik bir rol üstlendi.Già nel XVIII secolo il colle era considerato strategico dal punto di vista militare.
Østfold Oslo ve İsveç arasında stratejik bir konuma sahiptir.L'Østfold è situato tra il fiordo di Oslo e la Svezia.
2005 yılında yeni dış ekonomik ilişkiler stratejisi oluşturuldu ve uygulanmaya başladı.Nel 2004 il processo di pacificazione politica sembrava avviarsi alla conclusione.
Bu sebeple şirketler,geleceğe yönelik stratejik planlarını oluşturma telaşı içinde olurlar.La società getta così le basi per progetti futuri.
Edebiyat bir strateji midir?O la matematica è un'opinione?
Stratejik özcülükDisturbo psicotico condiviso
Bu ikili strateji kongre tarafından onaylanmıştır.Questa duplice strategia fu adottata sotto approvazione del congresso.
Örgüt meclisi, örgütün stratejilerinin belirlendiği yerdir.La sezione è l'organo periferico che realizza le finalità dell'Associazione.
Daha sonra strateji ve pazarlama konulu yazılarını Milliyet Gazetesi'nde sürdürdü.Avrebbe in seguito venduto giornali e biglietti della lotteria per sopravvivere.
Ortaçağa özgün askeri strateji, Imperia Online dünyasına egemen olur.In Imperia Online domina la strategia militare, tipica dell'epoca del Medioevo.
Uzun dönemde, Pearl Harbor saldırısı Japonya için stratejik bir hataydı.L'attacco di Pearl Harbor comportò importanti vantaggi per il Giappone.
Strateji tabanlı kart oyunudur.Fotografia è un gioco di carte.
Her baskın strateji çözümü bir Nash çözümüdür ama tersi doğru değildir.I massimi della funzione potenziale sono equilibri di Nash, mentre l'inverso non è sempre vero.
Nitekim Salamis yenilgisinden sonra Pers stratejisi değiştirildi.Dopo la battaglia di Salamina lo stile tattico dei Persiani mutò.
Kendisi aynı zamanda kendi başına becerikli bir general ve strateji uzmanıydı.È anche un esperto nella strategia e nel comando.
Fakat proje stratejik öneminden dolayı tamamen terk edilmedi.Persa l'importanza strategica vennero in seguito abbandonati.
Bu strateji çerçevesinde Irak'a 21.500 Amerikan askeri daha gönderilecek.Il 7 novembre, gli USA annunciano l'invio di 1 500 consiglieri militari in Iraq.
Empire Earth (EE olarak da bilinir), bir Gerçek zamanlı strateji video oyunudur.Empire Earth è un videogioco strategico in tempo reale ad ambientazione storica.
En stratejik noktası Milano şehriydi.Capoluogo era la città di Milano.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.In questo senso possiedono una dimensione normativa.
Yeni bir stratejiye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.Я думаю, что нам нужна новая стратегия.
Tobruk stratejik önemi olan bir limandı.Тобрук был стратегически важным портом.
Böyle stratejik bir bombardıman uçağına sahip olmayan Sovyetler B-29’u kopyalamaya karar verdiler.Советские военные, не имевшие подобных стратегических бомбардировщиков, решили скопировать B-29.
Küçük cephelerde son derece güçlü komutan oldu ama büyük bir çatışma için deneyimli bir stratejist değildi.Он был хорошим командиром на фронте, но неважным стратегом в большом конфликте.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Это имело стратегическое значение.
Bu teknoloji yeni aşı stratejilerini araştırmak için kullanılmaktadır.Эту технологию в настоящее время используют для разработки вакцин нового типа.
Saldırı ağaçları bilgi güvenliği stratejisi oluşturulmasında kullanım alanı bulabilir.Деревья атак могут быть использованы для определения стратегии обеспечения информационной безопасности.
Sovyetler Birliği ve ABD'nin stratejik nükleer kuvvetleri 1968 yılında karakter değiştirdi.Стратегические ядерные силы Советского Союза и Соединённых Штатов изменились в характере в конце 60-х.
Stratejik Plan Lizbon’da düzenlenen VIII EUROSAI Kongresi 2011–2017 EUROSAI Stratejik Planını kabul etmiştir.На VIII Конгрессе ЕВРОСАИ принят первый Стратегический план организации на период с 2011 по 2017 годы.
Command & Conquer: Generals , Command & Conquer Serisinden bir Gerçek zamanlı strateji oyunu.Command & Conquer: Generals — стратегия в реальном времени из серии Command & Conquer.
Bu noktada yarış için seçilecek strateji de çok önemlidir.Быть здесь и победить на этой гонке очень важно для меня.
Bu milletvekilleri birbiri ardına toplantılar düzenleyerek izlenecek stratejiyi tartıştılar.После этого заговорщики намеревались совместно обсудить план дальнейших действий.
Oyun gerçek zamanlı strateji olup şehir kurma ve tanrı oyunun karışımı olarak karşımıza çıkıyor.Игра является смесью стратегии в реальном времени, градостроительного симулятора и симулятора бога.
1952 - ABD'nin stratejik bombardıman uçağı B-52 Stratofortress ilk uçuşunu yaptı.В 1952 году свой первый полёт совершает стратегический бомбардировщик B-52 Stratofortress.
Dahası önemli stratejik dezavantajları vardır.Острая стратегическая недостаточность.
Hitler'in stratejik planı aşırı derecede hırslıydı.Планы Гитлера в отношении Проры были амбициозными.
Itsukushima Tapınağı bir limana sahipti ve önemli stratejik önemli yer olarak görülüyordu.Ицукусима имела хороший порт и обладала стратегическим значением.
Heuser stratejik çalışmalarda uzmanlaşmıştır.Горовиц специализировался на теории труда.
Bu görev ona sağlam stratejik ve taktik savaş bilgisi sağladı.Её задачи выполняет стратегическая и тактическая разведка.
Hitler 5 Nisan 1941 günü, o yılın yaz genel taarruzlarının stratejisini belirleyen 41 Sayılı Emir'i çıkardı.5 апреля 1942 года Гитлером была подписана Директива ОКВ № 41, определившая цели летней кампании.
Türkiye, tüm dünya için önemli bir stratejik konuma sahiptir.Азиатско-тихоокеанский регион имеет для всего мира стратегическое значение.
Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi.Центр военно-стратегических исследований.
Stratejik bir bulmaca şeklinde olan bir oyundur, amaç çeşitli geçitlerden geçerek oyunu kazanmaktır.Важной частью будет являться нелинейность игры, то есть достижение целей различными путями.
Bu durumda komünistler stratejilerini değiştirdi.В этих условиях спартанцы решили изменить тактику.
Fakat proje stratejik öneminden dolayı tamamen terk edilmedi.Крепость не была восстановлена из-за потери стратегического значения.
Türkiye Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Analizler Merkezi Sitesi.Центр анализа стратегий и технологий Над сирийским фронтом.
Bunun aksi olarak sıra tabanlı strateji oyunları vardır.Тем не менее, эти игры относят к пошаговым стратегиям.
Taktik zaferler fiziki olgulardır; ama stratejik zafer manevi bir olgudur.Разум — психологическая способность, тогда как рациональность — стратегия оптимизации.
B-17'nin temel görevi Alman endüstriyel ve sivil hedeflerine karşı stratejik gündüz nokta bombardımanıydı.Основное боевое применение — дневные стратегические бомбардировки немецкой промышленности.
Ayrıca Overlord Harekâtı tüm Avrupa stratejisinin adıdır.Главной своей задачей Деррида видит преодоление всей европейской философии.
Strateji tabanlı kart oyunudur.Игра является пошаговой карточной стратегией.
Ancak Salamis'de muharebeye girmek, Pers stratejisi açısından gerekli değildir.Попасть за границу Салданья смог только по поддельным документам.
Venedik Cumhuriyeti'nin stratejik durumu gayet zayıftı.Внутриполитическая ситуация в секторе Газа остаётся крайне нестабильной.
Sonuç itibarıyla Pers stratejisi başarılıydı.Стратегия епископа оказалась успешной.
Sovyet stratejik ihtiyatları da saptanmadı.Не остались в стороне и советские теоретики.
Penelope de bir değişik strateji düşünmüştür.Тогда Каракалла избрал иную стратегию.
"Sivil Direniş Neden İşe Yarar: Şiddetsiz Çatışkının Stratejik Mantığı" (PDF).Почему вильгельминизм как понятие политической борьбы никуда не годится (нем.)