Bu kilise topluluğunun Dünya Kiliseler Konseyi'nde gözlemci statüsü vardır.MCC posiada status obserwatora w Światowej Radzie Kościołów.
Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi tarafından ADRA’ya Genel Danışmanlık Statüsü verilmiştir.Fundacja posiada status konsultacyjny przy Radzie Gospodarczej i Społecznej ONZ.
Takım, UCI Continental statüsündedir.Znajduje się w dywizji UCI Continental Teams.
1925 yılında şehir statüsü almıştır.W 1925 roku otrzymuje status miasta.
Tabasco 1824'te eyalet statüsü kazandı.W roku 1824 Tabasco uzyskuje status stanu.
1990 yılında statüsü değiştirildi.W 1990 roku zmodyfikowano konstytucję.
20 yaşında Top Model statüsü kazandı ve tarifesi günde bin dolara çıktı.Gdy miała 20 lat została modelką i zarabiała tysiące dolarów dziennie.
1661'de şehir statüsüne kavuştu.W 1661 roku miasto zostało odzyskane przez Rzeczpospolitą.
Kafkaslarda ve sosyoekonomik statüsü yüksek kesimlerde daha yaygındır.Czerniak jest częstszy w grupach o wyższym statusie socjoekonomicznym.
Bölgede herhangi bir koruma statüsü yoktur.Na terenie miasta nie ma żadnego obszaru prawnie chronionego.
Nisan 2004'te üniversite statüsüne yükselmiştir.W styczniu 2004 został przekształcony w uczelnię państwową.
28 Aralık 1934 yıllında İjevsk Udmurt OSSC başkent statüsü aldı.28 grudnia 1934 nadano mu status stolicy Udmurckiej ASSR.
Şehir statüsü 1993'te verildi.Prawa miejskie otrzymała w roku 1993.
Bu statüdeki tek Güdül mahallesidir.Jest jedynym rejestrowanym zabytkiem miejscowości.
Ancak bunların çoğu Kızılbaşlığı kabul ettikleri halde önemli statüler elde edememişlerdir.Wielu mieszkańców wyspy nie było jednak zadowolonych z uzyskania jedynie statusu dominium.
Bütün sunucular eşit statüdedir.Wszystkie kraje związkowe są równouprawnione.
1 Nisan 1889 tarihinde ise şehir statüsü almıştır.Od 1 października 1889 roku posiada status miasta.
Korunma statüsü LC (Least Concern) yani asgari endişedir.IUCN przyznała gatunkowi status LC (Least Concern, czyli gatunku najmniejszej troski).
Yine aynı düzenlemeyle 8 köyün mahalle statüsüne geçmesiyle ilçenin mahalle sayısı 38'e yükselmiştir.Graniczy z ośmioma innymi gminami tego stanu.
Örgüt Avrupa Konseyi ile danışmalık statüsü içerisindedir ve UNESCO ile çalışmalar yapmaktadır.Fundacja ma status członka w Radzie Europy oraz umowy o współpracy między innymi z UNICEF i UNESCO.
DTP, Sosyalist Enternasyonal'da ve Avrupa Sosyalist Partisi'nde gözlemci statüsünde idi.Ma status obserwatora w Międzynarodówce Socjalistycznej.
1 defa platin statüsüne ulaştı.W późniejszym czasie uzyskała status platyny.
(İngilizce) ^ Eşit Statü Yasası 15 Nisan 2010 tarihinde erişilmiştir.Postanowienia Konstytucji precyzuje ustawa z 15 września 2000 o referendum lokalnym.
Yönetim katındaki idareci kişiler bu diademlerle statülerini belirler.DH reprezentuje tych właścicieli w relacjach z władzami publicznymi.
Öğrenci statüsünde öğrenci kimliği ile doğrulanır.Według rozporządzenia jest ona dokumentem poświadczającym status studenta.
Resmi olarak 1 Temmuz 1923 tarihinde şehir statüsü kazanmıştır.Oficjalnie uzyskał on status miasta 23 lipca 1955 roku.
Sırbistan'a adaylık statüsü 1 Mart 2012 tarihinde Avrupa Konseyi tarafından verildi.Chorwaccy obserwatorzy w Parlamencie Europejskim rozpoczęli pełnienie tej funkcji 1 kwietnia 2012.
Ülkenin Dünya Ticaret Örgütü'nde gözlemci statüsü ile üyeliği mevcuttur.Azerbejdżan posiada również status obserwatora w Światowej Organizacji Handlu.
1858 yılında şehir liman statüsü kazanmıştır.18 listopada 1858 roku Poti zyskało status miasta portowego.
Şehir, başkent bölgesi olarak ayrı bir statüye sahiptir.Stolica będzie posiadał specjalny status administracyjny.
Kırmızı listede R/Ex statüsündedir.Stacja początkowa linii czerwonej - Ste.
Filistin Ulusal Yönetimi, Doğu Kudüs'ün gelecekteki kalıcı statüsünün başkentleri olarak görmektedir.Palestyńczycy widzą we Wschodniej Jerozolimie stolicę swego przyszłego państwa.
1993'ten beri bir hafta içinde oynanmak üzere dörtlü final statüsünde oynanmaya başlandı.Od 1993 puchar jest rozgrywany w formacie final four w trakcie jednego weekendu.
1928 yılından beri köy statüsünü korumaktadır.Pracowała czynnie od 1928 roku w ochronie przyrody.
1967`den beri tarihi eser statüsündedir.Od 1967 roku figuruje w rejestrze zabytków.
Nakış tasarımları, köy kadınlarının sosyal statüsünü belirlemektedir.Wino może być narzędziem manifestowania własnego statusu społecznego.
25 Ekim 1944'te Halk Komiserleri Kurulu kararıyla Devlet Müzesi statüsü verildi.25 października 1944 roku dekretem Rady Komisarzy Ludowych otrzymało status Muzeum Państwowego.
Ahal ili, dokuz ilçe ile iki ilçe statülü şehre ayrılmaktadır.Trakten runt Nûkatdlûp Qáqâ är nära nog obefolkad, med mindre än två invånare per kvadratkilometer.
Angarsk 1948'de endüstriyel bir yerleşimdi ve 30 Mayıs 1951'de şehir statüsüne kavuştu.Angarsk grundades 1948 som en industriort och fick stadsrättigheter den 30 maj 1951.
Köy hızla büyüdü ve 1922 yılında şehir statüsü verildi.Staden växte fort och fick stadsrättigheter år 1922.
Seto 1 Ekim 1929 tarihinde şehir statüsü almıştır.Seto fick stadsrättigheter 1 oktober 1929.
Kudüs'e ise Uluslararası statü verilmiştir.Jerusalem skulle ställas under internationell kontroll.
Kaminoyama, 1 Ekim 1954 tarihinde şehir statüsü almıştır.Kaminoyama fick stadsrättigheter 1 oktober 1954.
Motlanthe Güney Afrika'nın ilk Tswana dili konuşan başkanı olması statüsüne sahiptir.Motlanthe var Sydafrikas första tswanatalande president.
Salo, 1887 yılında kurulmuş olup 1960 yılında şehir statüsü kazanmıştır.Salo blev köping 1887 och stad 1960.
1999'da tekrar özel bir gün statüsü kazandı.Nästa år, 1999, vann han titeln.
Toyota, önceleri Koromo (挙母市) adıyla bilinmekte olup 1951 yılında şehir statüsü almıştır.Toyota hette förr Koromo och fick stadsrättigheter 1 mars 1951.
Bu ayrım, dünyanın her yerinde olduğu gibi ekonomik statüye göre yapılmaktadır.Staden byggdes ut på samma sätt som överallt annanstans i världen.
Filistin Ulusal Yönetimi, Doğu Kudüs'ün gelecekteki kalıcı statüsünün başkentleri olarak görmektedir.Palestinierna ser östra Jerusalem som huvudstaden för en framtida självständig palestinsk stat.
Türkiye dâimi gözlemci statüsündedir.Samerna i Ryssland har observatörsstatus.
Krasnoyarsk adı, Ruslar tarafından söylenegelen Krasny Yar köyünün şehir statüsünü aldığı için verilmiştir.Namnet Krasnojarsk gavs sedermera när byn fick stadsstatus.
Nurmijärvi, Finlandiya'da şehir statüsüne sahip olmayan en kalabalık nüfuslu belediyedir.Det är Finlands mest tätbefolkade kommun som inte är en stad.
Şehir statüsü ise 1949 yılında verilmiştir.Kommunens vapen antogs 1949.
1980 yılında yeniden eski statüye döndürüldü fakat öğrenci alınmadı.Han pensionerades 1980 men därefter utsågs ingen ny huvudredaktör.
1912'de Kiev Müzik Okulu'nda hoca oldu, bu okul kısa süre sonra Kiev Konservatuvarı statüsüne geçti.1913 fick han ett förordnande vid musikskolan i Kiev, som strax efter upphöjdes till musikkonservatorium.
Böylece Perth İskoçya'da yedinci şehir statüsü bulunan kent oldu.Den blev då Skottlands sjunde city.
1925 yılında şehir statüsü almıştır.Den fick stadsstatus 1925.
Bir statü simgesi olarak kullanılmıştır.Systemet använder bara en symbol.
Mount Fanjing ayrıca kutsal bir Budist dağı statüsüne sahiptir.En sherpa vägleder dem till ett buddhistiskt kloster.
Şehir belediye statüsündedir.Den ena kommer från kommunen.