Ana içeriğe geç
Sözlük

statü ile cümle

statü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mısır toplumu belirgin biçimde tabakalaşmış bir toplumdu ve sosyal statü kesin olarak katıydı.Egypten var ett stratifierat samhälle där social status var en viktig markör.
Bunu Eylül 1971'de Berlin'in statüsüyle ilgili Dört Büyükler Antlaşması izledi.I september 1979 följde den första spelningen i Västberlin.
29 Aralık 1998'de belediye statüsü alarak beldeye dönüştü.Den 29 december var staden inringad.
1279 yılında bucak statüsü verilmiştir.År 1279 omnämns ett myntverk.
Bayrağın her iki ülkede de resmî bir statüsü bulunmamaktadır.Dessa länder har alltså inte någon särskild statsflagga.
Erusin, çiftin birbirne karşı olan statüsünü, nissuin ise statü değişikliğindeki yasal yaptırımları belirler.Dessa passar alternerar mellan lagen, oavsett vem som lade det senaste målet.
1928 yılından beri köy statüsündedir.På brittisk scen sedan 1928.
Melnik Bulgaristan'ın en küçük şehri olup bu statüsünü tarihi nedenlerden dolayı korumuştur.Staden är med 385 invånare Bulgariens minsta och har bibehållit sina stadsrättigheter av historiska skäl.
Kadroda, U21 Ligi statüsü 21 yaşından büyük sporcu bulundurma hakkı vardır.U21, Under-21, är ett begrepp som brukar syfta på 21 års åldersgräns inom vissa sporter.
Üç sezonun peşpeşe Hacettepe'de kiralık ftubolcu statüsünde oynadı.Där spelade hon en hiphopslacker-version av sig själv under tre säsonger.
Kilisenin açılışı 1914'te yapıldı ve aynı yıl Hässleholm şehir statüsüne kavuştu.Den invigdes 1914[1], samma år som Hässleholm blev stad.
Askeri subay statüsündeydiler (Beamte auf Kriegsdauer ).De hade status som krigstjänstemän (Beamte auf Kriegsdauer).
Askeri personel statülerini ve askeri rütbelerini korudular. [1]De bibehöll sin status som militär personal och sin militära grad.[1]
Üst sınıf, sosyal statülerini sanat ve edebiyatta açıkça ortaya koyardı.Вищий клас чітко виразив свій соціальний статус у мистецтві та літературі.
Diğer ülkeler gözlemci statüsü elde edebilirler.Інші держави мають статус спостерігача.
Bugünkü adını ve statüsünü 21 Temmuz 1995'te almıştır.Своє сучасне ім'я та статус університету отримав 21 липня 1995 року.
Üssün yasal statüsü, Rusya ve Suriye tarafından Ağustos 2015'te imzalanan bir anlaşma ile düzenlenmiştir.Правовий статус бази регулюється угодою між Росією та Сирією, підписаною у серпні 2015 року.
Ayrıca 2008 yılında, tesis Kremlin Tedarikçileri Birliği üyesi statüsünü geri aldı.Також у 2008 році завод відновив статус члена Гільдії постачальників Кремля.
Statükoyu sürdürmek var olan durumu olduğu gibi korumak anlamına gelir.Зберегти статус-кво означає залишити все так, як є.
Uluslararası statüde bir geçerliği yoktur.Міжнародного статусу не має.
1228'te kasaba statüsü almıştır.З 1228 року має статус міста.
Bayrağın her iki ülkede de resmî bir statüsü bulunmamaktadır.Прапор не має офіційного статусу в жодній з країн.
İki yıl sonra, 1521'de yerleşim, kraliyet kararnamesiyle şehir statüsüne yükseltildi.Через два роки, в 1521 році, поселення отримало статус міста королівським наказом та отримало власний герб.
1899 yılında kurulmuş, 1905 yılında başkent statüsünü Mombasa'dan devralmıştır.Засноване в 1899 році, місто отримало статус столиці, перенесеної з Момбаси, в 1905 році.
Mısır toplumu belirgin biçimde tabakalaşmış bir toplumdu ve sosyal statü kesin olarak katıydı.Єгипетське суспільство було сильно розшароване і соціальний статус був чітко виражений.
Fakat, köle statüsünde olanlar için bu durum, efendisinin izniyle mümkündü.Але все це робити можна було з дозволу пана.
2005-06 sezonundan itibaren kupanın statüsü değişmiştir.Проте, починаючи з сезону 2005—06 правила змінилися.
Ulusal park statüsü 22 Ocak 1954'te kabul edildi ve İspanya'nın en eski üçüncü ulusal parkı oldu.Територія отримала статус національного парку 22 січня 1954 року, третьою в Іспанії.
Bu birlik yasal bir statüye sahiptir.Центр має статус юридичної особи.
Mahallede ilköğretim okulu vardır ancak artık okul statüsünde değildir.Випадкова зустріч на вулиці — і ось ти вже не просто учениця середньої школи.
2008 yılında belediye statüsünü kaybetmiştir.Отримало статус міста 2008 року.
1 defa platin statüsüne ulaştı.В перший тиждень здобув статус платинового.
16 Nisan 1943'te "Muhafız" statüsünü almış ve 7. Muhafız Ordusu olarak yeniden örgütlenmiştir.16 квітня 1943 року 64-а армія була перетворена у 7-у гвардійську.
Sırbistan'a adaylık statüsü 1 Mart 2012 tarihinde Avrupa Konseyi tarafından verildi.Офіційний статус кандидата на вступ до ЄС Сербія отримала 1 березня 2012 року.
Yenişarbademli, ilçe statüsüne 1990 yılında sahip olmuştur.Нинішній власник купив його в 1990 році.
Yerli halk statüsüne sahiptirler.Про володіння місцевих індіанців.
Kişinin mesleği değil statüsü önemliydi.Значення мають вчинки людини, а не скарби.
Kırmızı listede soyları tehlikede olmayan hayvanlar statüsündedir.Червонокнижні тварини на території озера не було помічено.
Batı Frizce, Frizya'da resmî statüye sahiptir.В обох країнах фризи мають офіційний статус національної меншини.
1958 yılında şehir statüsünü aldı.Отримало статус міста 1958 року.
12 Aralık 1991'de başkentlik statüsünü kaybetti ve yeni başkent Abuja şehri oldu.14 листопада 1991, Президія та інші урядові органи, нарешті, переїхали в нове місто, столицю Абуджа.
1916 — Şehir statüsünü almış ve Armabir-Tuapse Demir Yolu çekilmiştir.1916 — посад отримав статус міста, проведена залізниця «Армавир—Туапсе».
Motlanthe Güney Afrika'nın ilk Tswana dili konuşan başkanı olması statüsüne sahiptir.Byl prvním jihoafrickým prezidentem hovořícím jazykem tswana.
Bölgede herhangi bir koruma statüsü yoktur.V okrese nejsou chráněná území.
Çıkan kanuna göre 1 Aralık 1954 tarihinde il statüsüne kavuşan Adıyaman'a Besni de ilçe olarak bağlanmıştır.1.), schválených dne 11. dubna 1995, mu jakožto proboštovi náleží vlastním právem také titul prelát.
Şehir statüsü 1993'te verildi.Status města dostalo v roce 1993.
1541'den şehir olma statüsünü taşımaktadır.Město má znak původem již z roku 1541.
Diğer ülkeler gözlemci statüsü elde edebilirler.Další levicové skupiny získaly status pozorovatele.
Örneğin Melville nüfusu 90lardas 5,000'in altına düşmesine rağmen şehir statüsünü korumaktadır.Město Melville si tak podrželo status města, přestože jeho počet obyvatel klesl v 90. letech pod hranici 5000.
21 yaşında artık yıldız statüsüne ulaşmıştı.Ve svých 21 už byla opravdovou hvězdou.
1833 yılında Pentele’ye V. Ferdinand tarafından kasaba statüsü (oppidum) garanti edildi.Roku 1833 udělil Ferdinand V. obci Pentele městská práva.
1989 yılında şehir statüsü almıştır.V roce 1989 získal zámek městys.
Gözlemci statüsü bir Birleşmiş Milletler Genel Kurulu önergesiyle verilir.Status pozorovatele je udělován rezolucí Valného shromáždění Organizace spojených národů.
1998 - Uluslararası Ceza Mahkemesini kuran Roma Statüsü kabul edildi.Mezinárodní trestní soud byl zřízen Římským statutem.
Obihiro, Mayıs 1883 yılında kurulmuş olup 1 Nisan 1933 tarihinde şehir statüsü almıştır.Území Obihira bylo osídleno v roce 1883, městem se stalo 1. dubna 1933.
Bu belediyeye 1315 yılında şehir statüsü verilmiştir.Podle listiny z roku 1315 měla obec statut městyse.
11 Mayıs 2014'te Donetsk ve Lugansk'ta bölgelerin statüsünü belirlemek amacıyla referandum düzenlendi.11. května 2014 "Tvrdé boje v Luhansku a Doněcku.
Uluslararası statüde bir geçerliği yoktur.Zákon o výjimečném stavu neexistuje.
1 Şubat 1974 tarihinde başkent Kuala Lumpur federal toprak statüsü almıştır.1. února – Malajsijské hlavní město Kuala Lumpur bylo vyhlášeno federálním územím.
1279 yılında bucak statüsü verilmiştir.V roce 1279 uvádí jako Berzé.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod