Ana içeriğe geç
Sözlük

soylu ile cümle

soylu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Soylu saraylılar Rigoletto'dan intikam almaya karar verirler.Suuttunut Kreivi Ceprano päättää kostaa Rigolettolle.
İpek Soylu (d.İpek Soylu (s.
Soylu aileden gelmekteydi.Hän kuului aatelisperheeseen.
Bu sefer Gürcistan'ın en güçlü soylusu Liparit hanedanından IV. Liparit onu destekliyordu.Tällä kertaa häntä tuki Kldekarin herttua Liparit IV Liparitidi-suvusta, Georgian vaikutusvaltaisin aatelinen.
Finarfin, anlamı soylu saç demektir.Trikofagia tarkoittaa hiusten syömistä.
Ama anayasaya karşı çıkan bir grup soylu Rusya'nın desteğiyle Targowica Konfederasyonu'nu kurdu.Perustuslakia vastustamaan perustettiin Targowican konfederaatio, joka pyysi Venäjän keisarikunnalta apua.
Bu amaçla soyluluk unvanları kaldırılarak tüm vatandaşlar yasalar önünde eşit kabul edildi.Väliaikainen perustuslaki julisti kaikki kansalaiset tasa-arvoisiksi lain edessä.
Ama tanrı soyludur.Jumala on pyhä.
Puşkin, soylu bir ailenin üyesiydi.Sapieha oli aatelissuvun jäsen.
Bunun dışında serfler, soyluların şato tamiri gibi işlerinde işçi olarak da çalışırlardı.Heidän oli oltava aatelismiesten tavoin valmiit ratsupalvelukseen verovapaiden tilojensa edestä.
O dönemde adanın hakimi olan Lüzinyan kralı, Katerina Kornaro adlı bir Venedik soylusuyla evlendi.Hän meni naimisiin venetsialaisen aatelisnaisen Caterina Cornaron kanssa.
Mavi Sakal, birçok insanın kendisinden çirkin ve korkunç mavi sakalı yüzünden korktuğu zengin bir soyludur.Ritari Siniparta on rikas aatelinen, jolla on sininen parta.
Soyluların meclis dokunulmazlığı, İngiliz soylularının eşleri ve dul kadınlarına kadar uzanır.Muutamat suvun kreivit naivat vaimoikseen saksalaisia kreivittäriä.
Soyluluk düşüncesi, soylar bilgisini (ilm-i ensab) en önemli bilgi durumuna getirmişti.Ironisesti yhtye yritti kirjata juuri sen tekijätiedot parhaan tietonsa mukaan.
Önceleri ordu soyluların kumandasında olup toplanan vergilerle kurulurdu.Ruhtinas ylläpiti soturijoukkojaan keräämillään veroilla.
Annesi Ana Bantăş ise soylu bir ailenin çok iyi eğitim almış kızıydı.Nakomis puolestaan oli heidän viisas isoäitinsä, joka oli kasvattanut heidät.
Quietus, Fulvius Macrianus'un ve bir ihtimale göre adı Iunia olan soylu bir kadının oğludur.Hän oli Fulvius Macrianuksen eli Macrianus vanhemman ja mahdollisesti Junia -nimisen aatelisnaisen poika.
Ayrıca Arma Departmanı, soylu ve onursal vatandaşların hakları ile ilgili konuları yönetiyordu.Kultainen bulla määritteli unkarilaisten aatelisten ja aatelittomien oikeudet.
Soylu ancak fakir bir aileden gelen Villars 1671 yılında Fransız ordusuna katıldı.Villars astui Ranskan armeijan palvelukseen vuonna 1671.
Hanna ailesini "güçlü ve soylu bir İrlanda-Amerikan aile" olarak tanımlar.Oman internetsivustonsa mukaan Henrie tulee "isosta ja äänekkäästä italialaisperheestä".
Bu unvanların herhangi birine sahip olan soyluya aynı zamanda Lord da denir.Onomatodoksien mukaan se, joka tuntee Jumalan nimen, tuntee myös itse Jumalan.
Soylu saraylılar Rigoletto'dan intikam almaya karar verirler.Οι ευγενείς αποφασίζουν να εκδικηθούν τον Ριγκολέττο.
Kont, Avrupa'da bir soyluluk unvanı.Ο Κόμης του Τιρόλο είναι τίτλος ευγενείας στην Αυστρία.
Bir soyluluk unvanı.Μια ιστορία δόξας.
Büyük soylu aileler arasında önceden beri bir anlaşmazlık bulunmaktaydı.Από τα αρχαία χρόνια ήταν εστία διαμάχης των μεγάλων γειτόνων της.
Soylular ise fidye karşılığı serbest bırakıldı.Οι υπόλοιποι αιχμάλωτοι αφέθηκαν σταδιακά ελεύθεροι, πληρώνοντας λύτρα.
Adaloald çılgına dönmüş ve soyluların desteğini kaybetmiştir.Ο Αδαλόαλδος έχασε τα λογικά του και τη στήριξη των ευγενών της εποχής του.
Kağan dışında kalan tüm soylular ve savaşçılar da saçlarını örmek zorundaydılar.Εκτός από αυτούς υπήρχαν και οι Νεοδαμώδεις οι Είλωτες και οι πολεμιστές του Βρασίδα.
Soğuk sözcüğü isim soyludur.)Η χρωστική ονομάζεται προδιγιοσίνη.
Türingiyali küçük bir soylu ailesinden geliyordu.Ανήκε σε μια φτωχή οικογένεια ευγενών.
Ağaç, soyluluğu da ifade eder.Το λευκό συμβολίζει την αγνότητα.
Ama Avrupa'da bulunan pek çok soylu ve hükümdar kendilerini hala Kudüs Kralı olarak ilan etmislerdir.Οι ίδιοι οι ηγεμόνες των Αστουριών δεν αναφέρονται εξαρχής ως βασιλείς.
Arnavutluk'taki soylular Fetret döneminde orada bulunan Osmanlı birliklerini bölgelerinden çıkartmışlardı.Πήγαιναν στη Συρία για να ψυχαγωγήσουν τα εκεί ρωσικά στρατεύματα για τις γιορτές.
Romalı soylu bir aileye mensuptur.Καταγόταν από αριστοκρατική ρωμαϊκή οικογένεια.
Hatta Avar soylularının büyük bir kısmı ölmüştür.Πέθαναν, όμως, πολλά πρόβατα.
Ailesi zengin ve soyluydu.Hans forældre var velhavende og ansete borgere.
Yeni soyluluksa toplumun sayesinde ayaktaydı.Trællehold hævede en families sociale anseelse.
Kont Guido del Mestri soylu bir İtalyan ailesinden gelmektedir.Grev di Cavour er én af de italienske grundlovsfædre.
1912'de Çar II. Nikolay, Vasnetsov'a bir soyluluk unvanı verdi.I 1912 blev Vasnetsov adlet af zar Nikolaj II.
Bu unvanların herhangi birine sahip olan soyluya aynı zamanda Lord da denir.Seigneurens område med alla dermed forbundne rettigheder benævnedes seigneurie.
Kont, Avrupa'da bir soyluluk unvanı.Greve er en europæisk højadelrang.
Ancak diğer İngiliz soyluları Richard'a bağlılıklarını sürdürdüler.For de engelske stormænd derimod, var det et yderligere tegn på, at Richard var ude af kontrol.
Adaloald çılgına dönmüş ve soyluların desteğini kaybetmiştir.Slægten er nulevende, men har fortabt adelskabet.
Adaloald çılgına dönmüş ve soyluların desteğini kaybetmiştir.Adaloald ble sinnssyk og mistet støtten fra adelen.
Sergius, Roma soylularına aitti ve Benedictus adlı bir adamın oğluydu.Sergius tilhørte den romerske adel og var sønn av en mann ved navn Benedictus.
Bu olaydan sonra İsveç soyluluğu sarsıldı ve halk Gustav Vasa'yı kral olarak başa geçirdi.Svenskene brøt derimot ut av unionen og valgte Gustav Vasa til konge.
Maximinus soylulardan nefret ederdi ve kendisine karşı plan yapanlara karşı acımasızdı.Maximinus mislikte den romerske adelen og var hensynsløs mot de han mistenkte bedrev konspirasjoner mot ham.
Richtofen soylu bir aileden geliyordu.Giustiniani stammet fra en adelsfamilie.
Kendini soylu bir aileden gelmiş gibi göstermek için Morcef soyadını alır.Loews-navnet skulle bli værende som et merkenavn i det nye selskapet.
Soylu erkekler arasında haremlerin yaygınlığı kayıtlardan bilinen bir şeydir.Populariteten til haremer blant kongelige menn er velkjent fra nedtegnelsene.
Giacomo Quarenghi, Rus soylu sınıfından kabul edildi ve 1814'te St. Vladimir Nişanıyla mükafatlandırıldı.Giacomo Quarenghi ble tildelt den russiske ordenen Sankt Vladimirs orden av Første Grad i 1814.
Kaynaklara göre annesi de soylu bir ailenin kızıydı.Det er også interessant å merke at hun var bestemor til barnet.
İki Soylu Akraba.Andre nære slektninger?
Oyun, Bizans soyluları arasında çok popülerdi.Teorien er imidlertid populær blant baptister.
Büyük soylu aileler arasında önceden beri bir anlaşmazlık bulunmaktaydı.Heretter var det en dyp splittelse mellom de tidligere partikameratene.
Magistralıklar başlangıçta yalnızca soylulara mahsustu.Den opptok opprinnelig bare adelige medlemmer.
Üst tabaka soyluları!Høydehoppresultater.
Kral, durumun vahametini görüşmek üzere soyluları topladı.Kongen tok nå grep for å ordne opp i situasjonen.
Soylu şövalyeler kendi atlarını kesip yediler.Man mente omstreiferne mishandlet hestene sine.
Bu olay Polonya soylularının yurtseverlik duygularını kamçıladı.Dette skandaliserte den innfødte nobilitet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod