Ana içeriğe geç
Sözlük

soylu ile cümle

soylu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense, Sana, ‹‹Yukarıya gel›› demesi yeğdir.寧可 有 人 說請 你 上來 、 強如在 你 覲見 的 王子 面前 、 叫 你 退下
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.A terra pranteia e se murcha; o mundo enfraquece e se murcha; enfraquecem os mais altos do povo da terra.
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.Bumi menjadi kering dan layu, seluruh dunia merana. Langit dan bumi merana bersama-sama
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.Ðất thảm thương và tồi tàn; thế gian lụn bại và tồi tàn; những dân cao nhứt trên đất hao mòn đi.
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.Ðất thảm_thương và tồi_tàn ; thế_gian lụn_bại và tồi_tàn ; những dân cao nhứt trên đất hao_mòn đi .
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.E' in lutto, languisce la terra; è squallido, languisce il mondo, il cielo con la terra perisce
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.Gyászol és megromol a föld, elhervad és megromol a földnek kereksége, elhervadnak a föld népének nagyjai.
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.Jorden blegner og segner, Jorderig sygner og segner, Jordens Højder sygner hen.
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.땅이 슬퍼하고 쇠잔하며 세계가 쇠약하고 쇠잔하며 세상 백성중에 높은 자가 쇠약하며
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.Kvíliti bude a padne země, zemdlí a padne okršlek země, zemdlejí vysocí národové zemští,
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.Le pays est triste, épuisé; Les habitants sont abattus, languissants; Les chefs du peuple sont sans force.
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.Maa murehtii ja lakastuu, maanpiiri nääntyy ja lakastuu; kansan ylhäiset maassa nääntyvät.
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.Płakać będzie i upadnie ziemia, zwątleje i obali się okrąg ziemski; zemdleją wysokie narody ziemskie,
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.Smútiť a vädnúť bude zem; zomdleje a uvädne okruh sveta, zomdlejú vysokosti ľudu zeme,
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.Žaluje, vene dežela; medli in hira naseljeni svet; medlé prvaki ljudstva v deželi.
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.Η γη πενθει, μαραινεται, ο κοσμος ατονει, μαραινεται, οι υψηλοι εκ των λαων της γης ειναι ητονημενοι.
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.Земята жалее и повяхва; Светът изнемощява и повяхва; Високопоставените между людете на земята са изнемощели.
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.Сетует, уныла земля; поникла, уныла вселенная; поникли возвышавшиеся над народом земли.
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.אבלה נבלה הארץ אמללה נבלה תבל אמללו מרום עם הארץ׃
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.ناحت ذبلت الارض. حزنت ذبلت المسكونة. حزن مرتفعو شعب الارض
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.地 上 悲 哀 衰 殘 、 世 界 敗 落 衰 殘 、 地 上 居 高 位 的 人 也 敗 落 了
Dünya kuruyup büzülüyor, Yeryüzü solup büzülüyor, Dünyadaki soylular güçlerini yitiriyor.地上 悲哀 衰殘 、 世界 敗落 衰殘 、 地上 居 高位 的 人 也 敗落了
Ekim 1789'daki Kadınlar Yürüyüşünde soyluların ekinleri istiflediklerinden şüpheleniliyordu.1789년 10월 초에 여자들의 가두시위가 있었습니다 왕족이 곡물을 축적하고 있는 혐의가 있었기 때문이지요
Ekim 1789'daki Kadınlar Yürüyüşünde soyluların ekinleri istiflediklerinden şüpheleniliyordu.في اكتوبر 1789 راينا مسيرة النساء حيث بدأت الشكوك تزداد أن السلطة الملكية كانت تخزن الحبوب
Ekim 1789'daki Kadınlar Yürüyüşünde soyluların ekinleri istiflediklerinden şüpheleniliyordu.女性を中心にした「ヴェルサイユ行進」が 起きたんだね。 行進はヴェルサイユにいたると、王室や
Fransız soylulularından erkek kardeşinin, hazırladığı Pillnitz Bildirgesi de var.그 외국 세력 중 하나가 현재 프랑스 왕족의 오빠입니다
Fransız soylulularından erkek kardeşinin, hazırladığı Pillnitz Bildirgesi de var.من هذه الدول الغربيه و احداها يحكمها اخ احد الأسره المالكه
Fransız soylulularından erkek kardeşinin, hazırladığı Pillnitz Bildirgesi de var.フランス王家と兄弟関係だったんだ。 そして、その宣言はフランスの君主制を
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Akkor lejött a hõsök maradéka; Az Úrnak népe lejött hozzám a hatalmasok ellen.
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Allora scesero i fuggiaschi per unirsi ai principi; il popolo del Signore scese a sua difesa tra gli eroi
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Alors un reste du peuple triompha des puissants, L`Éternel me donna la victoire sur les héros.
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Atunci o rămăşiţă din popor a biruit pe cei puternici, Domnul mi -a dat biruinţa asupra celor viteji.
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Da drog Israel ned som Helte, som vældige Krigere drog HERRENs Folk frem.
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Då satte folkets kvarleva de tappre till anförare, HERREN satte mig till anförare över hjältarna.
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Da zog herab, was übrig war von Herrlichen im Volk; der HERR zog mit mir herab unter den Helden.
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.De overgebleven edelen daalden de berg Tabor af. Het volk van de HERE rukte op tegen een grote overmacht.
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Então desceu o restante dos nobres e do povo; desceu o Senhor por mim contra os poderosos.
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Entonces descendió el remanente de los poderosos, y el pueblo de Jehovah vino a mí con los valientes
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.그 때에 남은 귀인과 백성이 내려왔고 여호와께서 나를 위하여 용사를 치시려고 강림하셨도다
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Ksatria yang tersisa datang kepada pemimpinnya, mereka datang, dan siap untuk berjuang bagi-Nya
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Silloin pakolaiset laskeutuivat näiden jalojen luo, Herran kansa laskeutui minun luokseni, sankarien joukko.
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Tedaj je stopil doli ostanek plemenitnikov in ljudstva; GOSPOD je zame prišel doli med mogočnimi.
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Teraz panować będzie potłoczony nad możnymi z ludu; Pan dopomógł mi panować nad mocarzami.
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Τοτε κατεβη το εγκαταλελειμμενον του λαου εναντιον των ισχυρων ο Κυριος κατεβη μετ' εμου εναντιον των δυνατων.
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Тогава направи остатък от людете да владеят благородните; Господ ме направи да владея силните.
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.Тогда немногим из сильных подчинил Он народ; Господь подчинил мнехрабрых.
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.אז ירד שריד לאדירים עם יהוה ירד לי בגבורים׃
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.حينئذ تسلط الشارد على عظماء الشعب. الرب سلّطني على الجبابرة.
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.那 時 有 餘 剩 的 貴 冑 、 和 百 姓 一 同 下 來 . 耶 和 華 降 臨 、 為 我 攻 擊 勇 士
Geriye kalanlar soyluların yanına geldi, RABbin halkı yiğitleriyle bana geldi.那 時有餘剩 的 貴冑 、 和 百姓 一同 下來 . 耶和華 降臨 、 為我 攻擊 勇士
Güzel, soylu insanlar.Des gens magnifiques et dignes.
Güzel, soylu insanlar.Gente buena, espléndida.
Güzel, soylu insanlar.Kauniita, suurenmoisia ihmisiä.
Güzel, soylu insanlar.아름답고, 훌륭한 사람들.
Güzel, soylu insanlar.Mooie en hartelijke mensen.
Güzel, soylu insanlar.Oamenii frumoşi, nobili.
Güzel, soylu insanlar.Persone splendide, eccellenti.
Güzel, soylu insanlar.Pessoas lindas e reais.
Güzel, soylu insanlar.Piękni, pełni królewskiej godności ludzie.
Güzel, soylu insanlar.Wunderschöne, königliche Menschen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod