Bu da onemli bir sey oldugunu soyluyor.Це говорить вам щось дійсно важливе.
Bu da onemli bir sey oldugunu soyluyor.Это достаточно важный момент.
Bu da onemli bir sey oldugunu soyluyor.זה אומר משהו מאוד חשוב.
Bu da onemli bir sey oldugunu soyluyor.إن ذلك يخبرك شيئاً هاماً بالفعل.
Bu da onemli bir sey oldugunu soyluyor.特にブラジルやチリで起こっていることを
Bu sebeple , öfkeli bir halde Versay'a gidip soyluları ,16.Asa ca au marsaluit spre Versailles si in principiu au luat cu asalt
Bu sebeple , öfkeli bir halde Versay'a gidip soyluları ,16.Così hanno marciato a Versailles e hanno essenzialmente preso d'assalto
Bu sebeple , öfkeli bir halde Versay'a gidip soyluları ,16.Então eles marcharam para Versalhes e essencialmente invadiram
Bu sebeple , öfkeli bir halde Versay'a gidip soyluları ,16.그래서 그녀들은 베르사유 궁전으로 행진했고
Bu sebeple , öfkeli bir halde Versay'a gidip soyluları ,16.Les femmes ont marché sur Versailles et ont pris d'assaut
Bu sebeple , öfkeli bir halde Versay'a gidip soyluları ,16. Louis'i ve Marie- Antoinette'iТака че хората се отправят към Версай и в общи линии го щурмуват и принуждават кралските особи, Луи XVI и
Bu sebeple , öfkeli bir halde Versay'a gidip soyluları ,16.So marschierten sie nach Versailles und sie stürmten eigentlich
Bu sebeple , öfkeli bir halde Versay'a gidip soyluları ,16.Więc maszerowały na czele pochodu, na Wersal i zasadniczo szturmem weszli na
Bu sebeple , öfkeli bir halde Versay'a gidip soyluları ,16.Ženy připochodovaly do Versailles a v podstatě vtrhly do
Bu sebeple , öfkeli bir halde Versay'a gidip soyluları ,16.و لهذا فقد اتجهنّ الي فرساي و عصفنّ
Bu sebeple , öfkeli bir halde Versay'a gidip soyluları ,16.ルイ16世、マリー・アントワネットに
Bu sefer, dogru soyluyorum.Kali ini, aku mengatakan yang sebenarnya.
Bu sefer, dogru soyluyorum.Tym razem, to prawda.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Da blev kong Belsasar storlig forferdet og skiftet farve, og hans stormenn blev aldeles forvirret.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Da blev Kong Belsazzar højlig forfærdet, og han skiftede Farve: også hans Stormænd stod rædselslagne.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Darüber erschrak der König Belsazer noch härter und verlor ganz seine Farbe; und seinen Gewaltigen ward bange.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.De angst van de koning nam toe. Zijn gezicht was doodsbleek en ook zijn bestuurders waren ontzet.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Entonces el rey Belsasar se turbó muchísimo y se puso pálido. Sus nobles estaban desconcertados
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Il re Baldassàr rimase molto turbato e cambiò colore; anche i suoi grandi restarono sconcertati
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.그러므로 벨사살 왕이 크게 번민하여 그 낯빛이 변하였고 귀인들도 다 놀라니라
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Nisto ficou o rei Belsazar muito perturbado, e se lhe mudou o semblante; e os seus grandes estavam perplexos.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Raja Belsyazar menjadi lebih cemas dan pucat lagi; juga para pembesarnya sangat kebingungan
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Skąd król Balsazar był bardzo zatrwożony, a jasność jego zmieniła się na nim, i książęta jego potrwożyli się.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Sur quoi le roi Belschatsar, fut très effrayé, il changea de couleur, et ses grands furent consternés.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Vtedy sa veľmi desil kráľ Balsazár, a jeho jasnosť sa zmenila na ňom, a jeho veľmoži boli bezradní.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Vua Bên - xát-sa lấy_làm bối_rối lắm ; sắc mặt người đổi đi ; các quan đại_thần đều bỡ_ngỡ .
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Vua Bên-xát-sa lấy làm bối rối lắm; sắc mặt người đổi đi; các quan đại thần đều bỡ ngỡ.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Тогава цар Валтасар се смути много, изгледът на лицето му се измени, и големците му се смаяха.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.Царь Валтасар чрезвычайно встревожился, и вид лица его изменился на нем, и вельможи его смутились.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.אדין מלכא בלשאצר שגיא מתבהל וזיוהי שנין עלוהי ורברבנוהי משתבשין׃
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.ففزع الملك بيلشاصر جدا وتغيّرت فيه هيئته واضطرب عظماؤه.
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.伯 沙 撒 王 就 甚 驚 惶 、 臉 色 改 變 、 他 的 大 臣 也 都 驚 奇
Bu yüzden Kral Belşassar daha da korktu, benzi büsbütün soldu. Soylu adamlarıysa şaşkındı.伯沙撒王 就 甚 驚惶 、 臉色 改變 、 他 的 大臣 也 都 驚奇
Cidden! Zengin ya da soylu değiliz, zeki bile değiliz!아니 우리가 돈이 많아? 집안이 좋아? 니가 머리가 좋아?
Cidden! Zengin ya da soylu değiliz, zeki bile değiliz!Nejsme bohatí,ani nemáme dobrou rodinu, ani nejsme chytří.
Cidden! Zengin ya da soylu değiliz, zeki bile değiliz!Thật đó, chúng ta không giàu, không có thông mình, không gì cả.
Cidden! Zengin ya da soylu değiliz, zeki bile değiliz!Werkelijk, we zijn niet rijk en komen niet van een adelijke familie...
Cidden! Zengin ya da soylu değiliz, zeki bile değiliz!Wirklich, wir sind weder reich noch haben wir einen guten Familien Hintergrund oder sind schlau!
Cidden! Zengin ya da soylu değiliz, zeki bile değiliz!Αλήθεια τώρα!Δεν είμαστε πλούσιοι,ούτε είμαστε καλής οικογενείας, ούτε είμαστε έξυπνοι.
Cidden! Zengin ya da soylu değiliz, zeki bile değiliz!Разве у нас есть деньги или всем известное имя?
Cidden! Zengin ya da soylu değiliz, zeki bile değiliz!באמת!אנחנו לא עשירים אבל יש לנו רקע משפחתי טוב ואנחנו חכמים!
Cidden! Zengin ya da soylu değiliz, zeki bile değiliz!حقاً! نحن لسنا بأغنياء وليس لدينا عائله ذات صيت وتاريخ! ولسنا اذكياء!
Cidden! Zengin ya da soylu değiliz, zeki bile değiliz!アンタ何言ってんの!ダイエットする価値は充分にあるのよ!
Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense, Sana, ‹‹Yukarıya gel›› demesi yeğdir.Bo lepiej jest, iż ci rzeką: Postąp sam: a niżeliby cię zniżyć miano przed księciem; co widują oczy twoje.
Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense, Sana, ‹‹Yukarıya gel›› demesi yeğdir.Car il vaut mieux qu`on te dise: Monte-ici! Que si l`on t`abaisse devant le prince que tes yeux voient.
Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense, Sana, ‹‹Yukarıya gel›› demesi yeğdir.For det er bedre de sier til dig: Kom her op, enn at du blir flyttet ned for en stormann, som du hadde sett.
Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense, Sana, ‹‹Yukarıya gel›› demesi yeğdir.kajti bolje je, da ti reko: Pomakni se sem gori! nego da te ponižajo pred knezom, ki so ga videle oči tvoje.
Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense, Sana, ‹‹Yukarıya gel›› demesi yeğdir.이는 사람이 너더러 이리로 올라오라 하는 것이 네 눈에 보이는 귀인 앞에서 저리로 내려가라 하는 것보다 나음이니라
Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense, Sana, ‹‹Yukarıya gel›› demesi yeğdir.Lebo je lepšie, aby ti povedali: Vystúp sem, než aby ťa ponížili pred kniežaťom, ktoré videly tvoje oči.
Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense, Sana, ‹‹Yukarıya gel›› demesi yeğdir.Nebo lépe jest, aťby řečeno bylo: Vstup sem, nežli abys snížen byl před knížetem; což vídávají oči tvé.
Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense, Sana, ‹‹Yukarıya gel›› demesi yeğdir.porque melhor é que te digam: Sobe, para aqui; do que seres humilhado perante o príncipe.
Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense, Sana, ‹‹Yukarıya gel›› demesi yeğdir.Want het is beter dat men tegen u zegt: "Kom hier naar boven", dan dat men u vernedert waar iedereen bij is.
Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense, Sana, ‹‹Yukarıya gel›› demesi yeğdir.כי טוב אמר לך עלה הנה מהשפילך לפני נדיב אשר ראו עיניך׃
Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense, Sana, ‹‹Yukarıya gel›› demesi yeğdir.لانه خير ان يقال لك ارتفع الى هنا من ان تحط في حضرة الرئيس الذي رأته عيناك.
Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense, Sana, ‹‹Yukarıya gel›› demesi yeğdir.寧 可 有 人 說 請 你 上 來 、 強 如 在 你 覲 見 的 王 子 面 前 、 叫 你 退 下