soykırım ile cümle

soykırım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.남부 수단에 발생한 또다른 내전에서는 비슷하게 굶주림을 대량학살의 도구로서 이용한 일이 있었습니다.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.Myös Etelä-Sudanin sisällissodassa käytettiin nälkiinnyttämistä kansanmurhan välineenä.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.Nel Sudan meridionale, un'altra guerra civile vide l'uso della fame come strumento del genocidio.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.No sul do Sudão, outra guerra civil assistiu a um uso semelhante da fome como forma de genocídio.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.Podczas wojny domowej w południowym Sudanie, głód ponownie stał się narzędziem ludobójstwa.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.В южен Судан, друга гражданска война видя използването на глад като геноцид.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.В южном Судане, во время гражданской войны был использован голод как средство геноцида.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.בדרום-סודן, מלחמת אזרחים נוספת ראתה שימוש דומה ברעב כאמצעי לרצח-עם.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.في جنوب السودان، شهدت حرب أهلية أخرى مماثلة استخدام التجويع كوسيلة من وسائل الإبادة الجماعية.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.大量殺戮に使われました 再び国際NGOが、国連の庇護のもと、大規模な救出作戦を展開し
Harikaydı. Nerden baksan yahudi soykırımı kadar komikti.楽しんだっていうの?
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:Bab terakhir dari semua pembantaian yang sukses adalah di mana pelakunya bisa mencuci tangan dan berkata,
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:Det sista kapitlet i alla framgångsrika folkmord är det när förtryckaren kan lyfta sina händer och säga,
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:이 성공적인 대량 학살의 마지막 장은 가해자가 갑자기 손을 떼며, "말도 안되,
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:Le dernier chapitre dans tout génocide réussi est celui au cours duquel l'oppresseur peut se retirer et dire,
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:L'ultima fase di qualsiasi genocidio ben riuscito è quella in cui l'oppressore riesce ad alzare le mani e dire
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:Minden sikeres népirtás legutolsó fejezete az, amikor az elnyomó már széttárhatja a karját és így szólhat:
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:Ostatni rozdział każdego pomyślnego ludobójstwa to moment, w którym oprawca może umyć ręce i powiedzieć:
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:O último capítulo de qualquer genocídio bem-sucedido é aquele em que o opressor pode lavar as mãos e dizer:
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:Posledná kapitola každej úspešnej genocídy je tá, kde utláčateľ môže dať ruky preč a povedať:
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:Poslední kapitola jakékoli úspěšné genocidy je ta, kdy utiskovatel může dát ruce pryč a říct:
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:Ultimul capitol în orice genocid de succes este acela în care opresorul poate să-şi ia mâinile şi să spună:
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:Zadnje poglavje vsakega uspešnega genocida je tisto, ko zatiralec lahko dvigne roke in reče,
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:Последната глава във всеки успешен геноцид, е тази, в която насилника може да вдигне ръце и да каже:
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:Последняя глава любого успешного геноцида, когда притеснитель может убрать свои руки и сказать,
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:הפרק האחרון בכל רצח עם מוצלח הוא הפרק בו המדכא יכול להרים את ידיו ולהגיד:
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:الفصل الأخير من هذه الإبادة الجماعية الناجحة هو ذلك الفصل الذي يقوم به المجرم برفع يديه قائلا:
Herhangi bir başarılı soykırımdaki son bölüm, zalimin ellerini çekebildiği ve şöyle dediği bölümdür:張本人の迫害者というのは 手を引いて こんなことを言うのです 「信じられない あの人たちは自ら何をしているんだ?
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Je mag iemand niet duiden naar etniciteit, hetgeen natuurlijk de slachtpartij in beginsel veroorzaakt heeft.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.인종을 구분짓는 것도 금지되어 있구요. 애초에 이 인종차별이 대참사를 일으켰기 때문이죠.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.là những thứ, tất nhiên, là cái đã bắt đầu cuộc tàn sát
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.lo cual es, por supuesto, lo que inició la masacre en primer lugar.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Nesmíte nikoho rozlišovat podle národní příslušnosti, což byla první věc, která odstartovala tento masakr.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Nie wolno identyfikować ludzi według pochodzenia. W końcu właśnie to rozpoczęło rzeź.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Nikogar se ne sme identificirati glede na etnično pripadnost, saj je to začelo pomor.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Non si può identificare nessuno per appartenenza etnica, che è ciò che all'inizio ha dato il via ai massacri.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Nu ai voie să identifici pe nimeni după etnie, elementul care a declanșat acel măcel.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Δεν επιτρέπεται ο προσδιορισμός βάσει εθνότητας, ο οποίος φυσικά ήταν η αιτία που ξεκίνησε τη σφαγή.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Не можете да определяте етнически никого, което, разбира се, беше причината за кръвопролитията.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.Не можна дискримінувати когось за етнічною приналежністю, що стало головною причиною кровопролиття.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.אסור לכם לזהות אדם על פי גזע, שהוא, כמובן, מה שהביא לטבח מלכתחילה.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.لا يُسمح لك بأن تميز شخصاً بعرقه ، والذي .. بالطبع .. كان السبب الأساسي في المجزرة.
Kişileri etnik kökeni ile tanımlamak yasak, ki bu, soykırımı ilk olarak başlatan şeydi.そもそも それが虐殺の 始まりでしたから 活動家の友人が 感動的な 話をしてくれました
Mandela dünya basınına ülkesinde gerçekleşen sanal bir soykırım olduğundan bahsetmişti.자신의 모국, 남아공에서는 사실상의 대학살이라 부를 만한 일들이 벌어지고 있다고 말했습니다.
Mandela dünya basınına ülkesinde gerçekleşen sanal bir soykırım olduğundan bahsetmişti.Mandela elmondta a világsajtónak, hogy virtuális tömeggyilkosság folyik az országában, az apartheid utáni
Mandela dünya basınına ülkesinde gerçekleşen sanal bir soykırım olduğundan bahsetmişti.Мандела сказал журналистам, что на самом деле геноцид в стране, победившей Апартеид, это реальность.
Mandela dünya basınına ülkesinde gerçekleşen sanal bir soykırım olduğundan bahsetmişti.מנדלה הודיע לעיתונות העולמית ששואה וירטואלית מתרחשת בארצו
Mandela dünya basınına ülkesinde gerçekleşen sanal bir soykırım olduğundan bahsetmişti.أخبر منديلا الصحافة العالمية ان هنالك مذبحة " إفتراضية " تتم على أرض دولته
Mandela dünya basınına ülkesinde gerçekleşen sanal bir soykırım olduğundan bahsetmişti.彼の国で起こっている 事実上の大虐殺について。 アパルトヘイトが廃止になり
Nerden baksan yahudi soykırımı kadar komikti.Divertente quasi quanto l'Olocausto.
Nerden baksan yahudi soykırımı kadar komikti.Foi tão engraçado como o holocausto.
Nerden baksan yahudi soykırımı kadar komikti.Genauso lustig wie der Holocaust.
Nerden baksan yahudi soykırımı kadar komikti.Il était aussi drôle que l'holocauste!
Nerden baksan yahudi soykırımı kadar komikti.Ήταν τόσο αστείος σαν ολοκαύτομα.
Nerden baksan yahudi soykırımı kadar komikti.Как же было смешно!
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.이 감소세는 1994년에 르완다에서 일어났던 학살을 고려하면 더욱 명확해질 것입니다.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.1994年に起きたルワンダでの虐殺も考慮に入れると より明確なものとなります たった数ヶ月の間に 民間人80万が
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.Această scădere ar fi şi mai evidentă dacă am lua în calcul genocidul din Rwanda din 1994.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.C'est deux tiers de moins.
Ruanda'da 1994'te yapılan soykırımı hesaba katmazsak, düşüş daha belirgin hale gelecektir.Deze daling zou nog meer afgetekend zijn als we de genocide in Rwanda in 1994 in rekening brachten.

İlgili Sayfalar