Beraber bir soygun yaparlar.Dovolí jen jednu loupež.
Bunun üzerine polis araçları soyguncuların aracını takip etmeye başlar.Potom lupiči vlak zastaví a přepadnou cestující.
Yaptığı soygunlardan sadece kendisi ve çete üyeleri geçimlerini sağlayabilmişti.Říká, že to dělal on sám a jeho kolegové.
Bunun yanı sıra bombalı saldırılar ve banka soygunları da yapmışlardır.Páchala především atentáty, bombové útoky a bankovní loupeže zaměřené proti Britům.
Çünkü soygundan içi dolu bir çanta almıştır.Ten se dostane do potíží kvůli tašce plné kradených peněz, kterou má u sebe.
Vito 1943 yılında Joe ile küçük kuyumcu soygunu yaparken yakalanmıştır.V roce 1943 byl však Vito při jedné z krádeží chycen.
Ayrıca her zaman soygun riski de vardır.Tvorba proto vždy bude krádež.
Çıkışta parayı iki soyguncuya kaptırır.Dovnitř vtrhnou dva maskovaní lupiči.
İşleri: Kumar, soygun, sokak yarışları.Karty, hráči, karetní hry.
İkisi, daha sonra Elizabeth Blanctorche'un ortaya çıkıp durdurduğu bir banka soygununda rehin alındılar.Oba se přou, který z nich půjde na rande s Barbarou Bellini, až se rozmrazí.
Zamanı sıkışan kardeşler banka tamamen müşteri ile dolu olsa bile soyguna devam ederler.Presați de timp, frații continuă cu jaful, chiar dacă banca este plină de clienți.
Hamilton, soygunların kalıbından sonuç çıkartır ve sıradaki hedefi belirler.Hamilton realizează că exista un tipar pentru jafuri și stabilește care este următoarea lor țintă.
Son soygun gerçekten de orada gerçekleştiğinde Hamilton ve Parker yoldadırlar.Hamilton și Parker se află pe drumul spre sucursală când are loc jaful final.
Beraber bir soygun yaparlar.Egyetlen közös rablást hajtottak végre.
Büyük Tren Soygunu, 1903 yılı ABD yapımı sessiz, kısa, Western filmidir.A nagy vonatrablás (eredeti cím: The Great Train Robbery) 1903-ban készült amerikai némafilm, kézi színezésű.
Bu hapishanede Teksas'tan gelmiş bir banka soyguncusu olan James Lucas tarafından saldırıya uğradı.Többször összetűzésbe került James Lucasszal, egy texasi bankrablóval, aki egyszer hátba is szúrta.
Çete soygundan önce ikiye ayrıldı.Ők ketten már korábban tervezték az arany ellopását.
Soyguncular annesini ve kız kardeşini öldürmüşlerdi.Megölték a szüleit és elrabolták nővérét.
Aynı gün, soygunculuk suçundan 3 kişi daha asıldı.Az ügyben később három embert ítéltek el a gyilkosságért.
Ama soygun planlandığı gibi işlemez.A rablás nem egészen úgy sikerül, ahogyan azt a fiatalember elképzelte.
Fix ise onu soyguncu ile karıştırmıştır.Charlie odaszaladt hozzá, és elzavarta a rablót.
Soyguncular 2,6 milyon sterlin ile kaçmıştı.A két játékosért összesen 6,3 millió fontot fizettek.
1865 - ABD'deki ilk tren soygunu, Cincinnati (Ohio) yakınlarında gerçekleşti.1865 – North Bendissä Ohiossa (Cincinnatin lähiössä) tehtiin Yhdysvaltain ensimmäinen junaryöstö.
Soyguncular 2,6 milyon sterlin ile kaçmıştı.Ryöstäjät saivat saaliikseen käteistä rahaa liki 2,6 miljoonaa puntaa.
Aynı gün, soygunculuk suçundan 3 kişi daha asıldı.Samana päivänä hirtettiin kolme muuta japanilaista kuolemaantuomittua.
Soyguncuların planı kasadaki sorumlu memur kasayı açmayı reddedince bozuldu.Varas oli saanut käsiinsä kassakaapin avaimet.
Tommy'nin banka soygunu işinde ona ihtyacı vardır.Häntä epäillään pankkiryöstön yrityksestä.
Soyguncular kaçarken otomobillerden biri kaza yapar ve arabada bulunan Babe ve Red ölür.Mendoza, Red ja Babe joutuvat auto-onnettomuuteen, jossa Red ja Babe kuolevat.
Rastgele bir gün iki soyguncu tarafından kaçırılır ve 30 dakika içinde bir bankayı soymaya zorlanır.He tekivät yhdessä sarjan ryöstöjä, mukaan lukien kahden eri pankin ryöstön kymmenen minuutin sisällä.
Soygun, Vladimir Lenin ile Josef Stalin'in de aralarında bulunduğu kişilerce organize edildi.Se tunnetaan erityisesti Vladimir Leninin ja Josif Stalinin ensitapaamisesta.
Bunun yanı sıra bombalı saldırılar ve banka soygunları da yapmışlardır.Miksi joku oli antanut kylähullulle pommin ja lähettänyt tämän tekemään pankkiryöstöä?
Bu soygun aynı zamanda beklenmedik bir işbirliğinin de başlangıcı oldu.Sarjasta tuli myös ensiesityksen jälkeen odottamaton menestys.
Soyguncuların tek derdi bankayı mı soymaktır? .Mitä onkaan pankkiryöstö pankin perustamiseen verrattuna?
Ayrıca her zaman soygun riski de vardır.Ενίοτε ονομάζεται και η λεία μίας ληστείας.
Her şey sıradan bir soygun gibi başlar.Momordica charantia Ξεκίνημα της διάρρηξης.
Büyük Tren Soygunu'nda İngiliz suç çetesi elemanı olmuştu.Έμεινε στη βρετανική ιστορία ως "η μεγάλη ληστεία του τρένου".
Prens Hal bunların yaptığı bir yol soyguna iştirak etmek zorunda kalır.Η αυτοκρατορία των Χαν θα χρησιμοποιούσε παρόμοιες τακτικές με τους Κιν προκατόχους τους.
Tom üzerindeki tüm parayı soygunculara verdi.Ο Θωμάς έδωσε στους ληστές όλα τα λεφτά που είχε.
Yaptığı soygunlardan sadece kendisi ve çete üyeleri geçimlerini sağlayabilmişti.Hans røverier berigede kun ham selv og hans bande.
Sonunda baş soyguncuyla irtibat konulur.Og sidst skal Storebæltsbroen indvies.
Prens Hal bunların yaptığı bir yol soyguna iştirak etmek zorunda kalır.Her blev han sat til at lede et vejarbejde, som munkene udførte.
Ocean's Eleven, Steven Soderbergh'in yönettiği 2001 tarihli soygun filmi.Ocean's Eleven er en amerikansk film fra 2001, instrueret af Steven Soderbergh.
Vito 1943 yılında Joe ile küçük kuyumcu soygunu yaparken yakalanmıştır.I 1903 blev han anholdt af Joe Petrosino i en drabssag.
Bu sırada geçen gün bir bankada soygun olayı olur.Undervejs sker der et indbrud i et værksted.
En sonunda büyük bir soygun yapmak ister ve olaylar gelişir.Snart efter går det atter godt med plyndringerne, og deres håb stiger.
Ancak bu şaka ciddiye döner ve dört kadın banka soygunu için planlar yapmaya başlarlar.Tingene accelererer imidlertid, og parret begynder at røve banker, og røverierne bliver mere voldelige.
Serinin adı büyük otomobil soygunu anlamına gelen “grand theft auto” teriminden gelmektedir."The Gathering" indeholder uddrag fra computerspillet Grand Theft Auto.
Soyguncular 2,6 milyon sterlin ile kaçmıştı.Byttet ble 2,6 millioner pund.
Soyguncular ise Will'i geride bırakarak araçla kaçarlar.Men de nekter å dra etter piratene for å redde Will.
Ancak bu şaka ciddiye döner ve dört kadın banka soygunu için planlar yapmaya başlarlar.Tre venner bestemmer seg for å dra en spøk og later som de skal rane en bank når ett faktisk bankran foregår.
Soygunda 250 bin ruble çalınacaktır.Byttet var på 250 000 rubler.
Tiflis'te Stalin soygun için planlar yapmaya başladı.Di Tiflis, Stalin mulai merencanakan perampokan.
Stalin, Temmuz 1907'de Bakü'ye yola çıktığında yanında soygundan elde ettiği 20.000 ruble vardı.Stalin meninggalkan Baku dengan membawa 20.000 rubel uang curian pada Juli 1907.
Bütün soyguncular da hızlıca olay yerinden uzaklaştı ve hiçbiri yakalanmadı.Para pelaku perampokan telah berpencar dan tidak ada satu pun yang tertangkap.
Partinin Tiflis Komitesi, soygun yüzünden Stalin ve birkaç üyeyi partiden ihraç etti.Komite Tiflis di PBDSR mengeluarkan Stalin dan beberapa anggota akibat perampokan ini.
Robin Hood efsanelerinin aksine soygunlarından çete üyeleri dışında kimse pay almamıştır.Di sinilah para anggota topi jerami kehilangan ingatannya kecuali Robin.
Tarihte ilk defa bir soygunda otomobil kullanan gruptur.Ini adalah pertama kalinya dalam sejarah rangkaian kereta disandera.
Bu sırada geçen gün bir bankada soygun olayı olur.Saat itu pula terjadi pencurian di gudang uang.
Beraber bir soygun yaparlar.Mereka mengadakan pertunjukan bersama.
Ancak zaman geçtikçe dedektifler soyguncuların hep bir adım gerisinde kaldıklarını fark ederler.Oleh karena itu, masuk akal untuk menganggap bahwa perampok bisa berkuasa untuk sementara waktu.