Tiflis'te Stalin soygun için planlar yapmaya başladı.Em Tíflis, Stalin começou a planejar o assalto.
Öte yandan, soygun, araba hırsızlığı ve uyuşturucu sorunlarının oranı düşüktür.Resultado: diminuíram os roubos e furtos de veículos.
16 yaşında silahlı soygun suçundan ilk kez hapise girdi.Com 16 anos, praticou assaltos à mão armada.
Bunun üzerine polis araçları soyguncuların aracını takip etmeye başlar.Cães policiais começam a procurar o assassino.
Soyguncular, Rus İmparatorluğu Devlet Bankası'ndan 341.000 rubleyi çalarak kaçtı.Os ladrões escaparam com 341 mil rublos.
Stalin, Temmuz 1907'de Bakü'ye yola çıktığında yanında soygundan elde ettiği 20.000 ruble vardı.Stalin deixou Baku com 20 mil rublos roubados em julho de 1907.
Ayrıca her zaman soygun riski de vardır.Sofre, também, assaltos com frequência.
Jack ise karayiplerdeki bir adada soygun gerçekleştirmektedir ve soygun başarasız olur.Mostra-se que Jack sai de uma prisão situada numa ilha, na qual ele estava a procura de um objeto.
Kardeşinin karısı ile yaşadığı aşk ve soyguncu ağabeyi ile sorunları giderek karmaşık bir hâl alır.Apesar de tratar dura e severamente seu irmão eles se amam.
16 yaşında silahlı soygun suçundan ilk kez hapise girdi.Op 16-jarige leeftijd werd hij veroordeeld voor een gewapende overval.
Aynı gün, soygunculuk suçundan 3 kişi daha asıldı.Hij was eerder die dag opgehangen voor diefstal.
Ardından göstermelik bir banka soygunu düzenler ve cezaya çarptırılır.Dan wordt hij beschuldigd van een bankoverval en ter dood veroordeeld.
Bu sırada geçen gün bir bankada soygun olayı olur.Op dat ogenblik vindt er juist een bankoverval plaats.
Soygunun planları yapılır.Ze planden immers een overval.
Akhanlı bu suçlamayı ve bu soygunla herhangi bir ilgisi olduğunu kararlı bir biçimde reddetmektedir.Charlene beweert dat ze ten onrechte werd veroordeeld en dat ze niets te maken heeft met de bankoverval.
Soygun, Vladimir Lenin ile Josef Stalin'in de aralarında bulunduğu kişilerce organize edildi.In het boek wordt verder uitgehaald naar het bewind van Vladimir Lenin en Jozef Stalin.
Liddil, bu soygundan yaklaşık olarak 1000 doların üstünde para kazandı.Bowles roofde bij deze eerste overval amper 160 US$.
Ancak ev halkı soygunu fark eder ve ortaya çıkan karışıklıkta Oliver vurulur.De inbraak mislukt en Oliver wordt neergeschoten.
Bu plana göre bir kumarhane soygunu yapılacaktır ve bu iş için dört kişi gerekmektedir.Het kost een paard namelijk vier zetten om zo'n veld te bereiken.
Erişim tarihi: 22 Mart 2017. ^ "'12 MART DÖNEMİNDEKİ ZİRAAT BANKASI SOYGUNUNU NASIL DA ÇARPITMIŞSIN'".1787: 2 maart: Tijdens een bankencrisis wordt de uitgifte van cash geld gestaakt.
Bir soygunu bildirmek istiyorum.Ik wil een diefstal melden.
3 Nisan 1882’de kahvaltıdan sonra Ford kardeşler ve Jesse bir soygun için yola çıkmaya hazırlanıyorlardı.3 kwietnia 1882 roku, tuż po śniadaniu, James i bracia Ford rozpoczęli przygotowania do kolejnego napadu.
Roman; İspanya, Costa Brava'da bir otel soygununu anlatır.Książka opisuje próbę dokonania kradzieży w hotelu na wybrzeżu Costa Brava.
Bu sırada geçen gün bir bankada soygun olayı olur.Pewnego dnia przeżywa napad na bank.
16 yaşında silahlı soygun suçundan ilk kez hapise girdi.Po raz pierwszy aresztowano go w wieku 16 lat za kradzież konia.
Rastgele bir gün iki soyguncu tarafından kaçırılır ve 30 dakika içinde bir bankayı soymaya zorlanır.Pewnego dnia zostaje porwany przez dwóch bandytów, którzy zmuszają go, by okradł dla nich bank.
Soygun ince ince tüm ayrıntılarıyla gösterilir.Całość jest wykończona skromnym detalem.
Bazı katanalar modern zamanda silahlı soygunlarda kullanıldı.Potrójne działanie stosowane jest we współczesnych rewolwerach.
2011 yılında Hızlı Soygun adlı filmde oynamıştır.W 2011, zagrał w filmie Mocne uderzenie.
Soyguncular 2,6 milyon sterlin ile kaçmıştı.Piraci otrzymali 2,6 mln dolarów okupu.
Çıkışta parayı iki soyguncuya kaptırır.Już na początku podróży dwóch opryszków kradnie mu wszystkie pieniądze.
Soygun, Vladimir Lenin ile Josef Stalin'in de aralarında bulunduğu kişilerce organize edildi.Zmarli tam Włodzimierz Lenin i Józef Stalin.
Bunların başında hesap çalınmaları ve soygunları gibi önemli şikayetler gelmiştir.Rozpoczęły się zwykłe przy takich okazjach rekwizycje i rabunki.
Apartman dairelerine çok sayıda baskınlar ve soygunculuk işlenmiştir.W mieszkaniu było wyraźnie widać ślady włamania.
Soygun günü geldiğinde başarılı bir soygun gerçekleştirirler.Przed dokonaniem włamania dokonywany jest wywiad złodziejski.
Başka bir kaynağa göre de Stalin soygun sırasında meydanda değil, tren istasyonundaydı.Ytterligare en källa hävdar att Stalin befann sig på järnvägsstationen under rånet och inte ens var på torget.
Partinin Tiflis Komitesi, soygun yüzünden Stalin ve birkaç üyeyi partiden ihraç etti.Partiets Tiflis-kommitté uteslöt flera medlemmar, inklusive Stalin, med anledning av rånet.
Tiflis'te Stalin soygun için planlar yapmaya başladı.Väl tillbaka i Tiflis började Stalin planera rånet.
Kendisini Kamo'nun çetesi ve olaydan uzak tutan Stalin ise asla soygundaki rolünü açıklamamıştır.Stalin distanserade också sig själv från Kamos gäng och talade aldrig offentligt om sin roll i rånet.
Aynı gün, soygunculuk suçundan 3 kişi daha asıldı.En vecka senare greps 3 personer misstänkta för rånet.
Kamo daha sonra Stalin'in soygunda etkin olarak yer almadığını ve sadece uzaktan izlediğini belirtmiştir.Kamo uppges ha sagt att Stalin inte alls deltog i rånet utan betraktade det hela från håll.
Banka soygunu sonrasında grup kaçarken masum bir kişi vurularak öldürüldü.Efter ett misslyckat bankrån blir han skjuten.
Çıkışta parayı iki soyguncuya kaptırır.Han erkänner två bankrån .
Çaylak Soyguncular (İngilizce: 30 Minutes or Less) 2011 yapımı Amerikan aksiyon komedi filmi.30 Minutes or Less är en amerikansk action-komedifilm från 2011.
Soyguncular 2,6 milyon sterlin ile kaçmıştı.De misstänkta stämdes på sammanlagt 2,6 miljarder kronor.
Soyguncuların planı kasadaki sorumlu memur kasayı açmayı reddedince bozuldu.Le Matin krävde att kassaskåpet skulle öppnas.
Aslan Usoyan ilk mahkumiyetini henüz 19 yaşındayken soygun girişimi sebebiyle almıştır.Sin första egna diktsamling fick han dock vänta till 19 års ålder med att få utgiven.
1989) 1910 - Bonnie Parker, Amerikalı banka soyguncusu ve kanun kaçağı (ö.1910 – Bonnie Elizabeth Parker, amerikansk bankrånare.
Bütün soyguncular da hızlıca olay yerinden uzaklaştı ve hiçbiri yakalanmadı.Rånarna skingrade sig snabbt och ingen greps på bar gärning av myndigheterna.
Catalina , Meksika asıllı bir banka soyguncusudur.Cerro Banquetita är en kulle i Mexiko.
Bu sırada geçen gün bir bankada soygun olayı olur.Тим часом у банку відбувається пограбування.
Bunun üzerine polis araçları soyguncuların aracını takip etmeye başlar.Поліцейські машини переслідують машину грабіжників.
Soygunun planları yapılır.Той складає план пограбування.
1865 - ABD'deki ilk tren soygunu, Cincinnati (Ohio) yakınlarında gerçekleşti.1865 — У штаті Огайо сталося перше в США пограбування поїзда.
Voznesenski soyguna Stalin'in romantik şiirlerine olan hayranlığı yüzünden yardımda bulunduğunu belirtmiştir.Вознесенський пізніше заявив, що він брав участь у крадіжці через захоплення Сталінської романтичної поезії.
Soygun günü geldiğinde başarılı bir soygun gerçekleştirirler.Їм вдається здійснити це грандіозне пограбування.
Birlikte soygun yaparlar ya da yaptırırlar.Вони або виступають разом, або чергуються.
Kendisini Kamo'nun çetesi ve olaydan uzak tutan Stalin ise asla soygundaki rolünü açıklamamıştır.Сталін також дистанціювався від дій Камо і не опублікував свою роль у пограбуванні.
16 yaşında silahlı soygun suçundan ilk kez hapise girdi.У перший раз Джеймс був заарештований у віці 14 років за крадіжку.
Dört kişi Saint-Jean-de-Monts'da bir banka soygunu gerçekleştirir.Три роботи митця є у санкт-петербурзькому Ермітажі.