Ermeni Soykırımı tarihsel bir gerçektir.Le génocide arménien est un fait historique.
Dün akşam bir soygun vardı.Il y a eu un braquage hier soir.
Bir banka soygunu üzerinde soruşturma yapılıyor.Ils enquêtent sur un braquage de banque.
Bu sakin küçük şehirde otuz yıldan fazla bir süredir banka soygunu yaşanmadı.Cette petite ville tranquille n'a pas connu un braquage de banque depuis plus de trente ans.
Hiç banka soygununda bulundun mu?As-tu déjà assisté à un braquage de banque ?
Hiç banka soygununa tanık oldun mu?As-tu déjà assisté à un braquage de banque ?
Tom soygunun bir parçasıydı.Tom a pris part au braquage.
Güvenlik görevlileri soygun girişimini engelledi.Les agents de sécurité ont déjoué la tentative de braquage.
Güvenlik görevlileri soygun girişimini önledi.Les agents de sécurité ont déjoué la tentative de braquage.
Güvenlik görevlileri soygun girişiminin önünü kesti.Les agents de sécurité ont déjoué la tentative de braquage.
Bu, bu ülkedeki en kanlı banka soygunudur.C'est le braquage de banque le plus sanglant qu'a connu ce pays.
Banka soygunu, bir nevi para elde etmek için genellikle silahlı gruplar tarafından yapılır.Le braquage de banque est souvent utilisé par les groupes armés comme un moyen pour obtenir de l'argent.
Bu, bizim şehrimizde bilinen en ölümcül banka soygunudur.C'est le braquage de banque le plus meurtrier qu'a connu notre ville.
Tom, onun kendi bankasındaki soygunda suç ortağıydı.Tom était complice dans le braquage de sa propre banque.
Tom bir soygundan dolayı 20 yıl kapalı cezaevinde kalmaya mahkum edildi.Tom a été condamné à 20 ans de prison ferme pour une affaire de braquage.
Bu şehirde banka soygunları nadirdir.Les braquages de banque sont rares dans cette ville.
Tom, banka soymak için oluşturulan suçlular grubunun bir üyesi.Tom est membre d'un groupe de criminels spécialisé dans le braquage de banques.
Bu soygun suçundan dolayı çoğu şüpheli tutuklandı.Plusieurs suspects ont été arrêté dans cette affaire de braquage.
İslam peygamberi, İbrahim peygamberin soyundan gelmektedir.Abraham, Ibrâhim en arabe, est l'un des principaux prophètes évoqués par le Coran.
Adams ve Hancock soyadlarını düşündüm, en sonunda aklıma Anthony Wayne geldi." .J'ai essayé Adams, Hancock… puis j'ai pensé à Anthony Wayne »,.
Rahman Soyudoğru (d.Voilà la miséricorde !
Julia Cornelia Paula ya da Julia Paula, 3. yüzyılda yaşamış bir Roma soylusudur.Julia Cornelia Paula ou Julia Paula était une femme de la noblesse romaine qui vécut au IIIe siècle.
Genetik soybilim halklar arasında hayret verici bağlantılar ortaya çıkarmıştır.La généalogie génétique a révélé des liens surprenants entre les peuples.
Soyut matematikler dünyası ile materyel evren arasındaki ilişki nedir ?Quelle est la relation entre le monde abstrait des mathématiques et l'univers matériel ?
Ünlü gezgin Richard Francis Burton'a göre soyulup öldürüldüğü de söylenir.Selon le voyageur Richard Francis Burton, il a été assassiné et volé.
Kınalıklılar kendilerini Nuh peygamberin soyundan olanlar gibi sayıyorlar.Le Coran présente Noé (arabe : نوح) comme un prophète.
1559' dan sonra soyadındaki "h" ' yi atmış ve eserlerini Bruegel şeklinde imzalamaya başlamıştır.Dès 1559, il supprima le « H » de son patronyme et signa « BRVEGEL ».
Hareket Lucius Sergius Catilina adlı bir soylunun önderliği altında birleşti.Le mouvement se regroupe derrière un aristocrate du nom de Lucius Sergius Catilina.
1995'te çekilen Casper adlı filme göre soyadı Mcfadden'dır.Dans le film sorti en 1995, le nom complet du personnage est Casper McFadden.
Soyuz 24 mürettebatı istasyonda 8 - 25 Şubat 1977 arasında kaldı.L'équipage de Soyouz 24 a travaillé dans la station du 8 au 25 février 1977.
26 Mart 1903'te Corinth ile evlendi ve soyadını Berend-Corinth'e çevirdi.Le 26 mars 1903, elle épouse Lovis Corinth et porte désormais le nom de Berend-Corinth.
Árpád'ın soyundan gelenler Macaristan'ı 1301 yılına kadar yönettiler.Ses héritiers indirects règneront sur la Hongrie jusqu'en 1301.
İsmail ve soyu orada büyüdü.Ismaël et Isaac sont élevés ensemble.
Resmin daha sağ tarafında, bir Fransisken keşişi soylu bir adamla sohbet etmektedir.À droite, le dignitaire discute avec un pair.
Mann ailesi soyağacında Klaus Mann "Eissi" olarak adlandırılmıştı.Dans la famille Mann, Klaus est affectueusement appelé « Eissi ».
Annesi iki kez boşandı ve Zschäpe, annesinin yeni eşinin soyadını aldığı her seferinde boşandı.Sa mère divorce deux fois et Beate prend chaque fois le nom du nouveau compagnon de sa mère.
Genetik soybilimin kabul görmesindeki bir diğer aşama, Genografik Proje olmuştur.Une autre étape dans la reconnaissance de la généalogie génétique fut le projet genographique.
Soyadı, Kırım'daki Gaspra şehrinden gelmektedir.Son dernier nom vient de la ville de Gaspra en Crimée.
Ayrıca New York'un son üç valisi tarafından da soykırım olarak adlandırılmıştır.Le génocide assyrien a également été reconnu par les trois derniers gouverneurs de l'État de New York,.
Soygun başarıyla gerçekleşir ve plan sorunsuz bir şekilde işler.Le braquage a lieu et le plan se déroule sans difficulté.
Bazı soy gazlar tıp alanında doğrudan kullanıma sahiptir.Certains gaz nobles ont des applications directes en médecine.
Gauss'un nesli belirgin bir biçimde soyut ve uygulamalı matematik alanları arasında ayrım yapmadı.La génération de Gauss ne fait aucune distinction radicale entre les mathématiques pures et appliquées.
En iyi çekirdekler dibe batar ve kabuklarını soyan makineye aktarılırlar.Les meilleurs baies s'enfoncent et passent à travers une machine qui retire leur peau.
Bu sırada geçen gün bir bankada soygun olayı olur.Le lendemain, un braquage est commis dans une banque.
Harun soyundan gelen karısının adı ise Elizabet (Elisa) idi.À titre posthume Al-Amîn fut surnommé Al-Makhlû` (المخلوع, le déchu).
Manco Capac ve Mama Ocllo efsanelerine göre, İnkalar Manco Capac’ın soyundan gelmektedir.Selon la légende de Manco Capac et Mama Ocllo, les Incas descendent de Manco Capac.
Tanış bir soyadıdır ve şu anlamlara gelebilir: Asım Tanış (d.Il s'agit de Let It Be/You Know My Name (Look Up the Number).
Bu grup 1923'te Gijón'da "Banco de España" soygununu düzenledi.En 1923, le groupe dévalise la Banque d'Espagne à Gijón.
Rollins 1950 yılında, silahlı soygun suçuyla göz altına alındı ve üç yıllık hapis cezası aldı.En 1950, Sonny Rollins est arrêté pour vol à main armée et condamné à une peine de prison de trois ans.
Soyuz 23 15 Ekim'de kenetlenmeyi denedi, ancak istasyona girmeyi başaramadı.Soyouz 23 a tenté de s'arrimer le 15 octobre, mais a été incapable d'entrer dans la station.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.On peut retrouve l'ambiance et les costumes des saloons.
Soy gazların özellikleri, atom yapısının modern teorileri ile açıklanmaktadır.Les propriétés des gaz nobles s'accordent bien avec les théories modernes décrivant la structure des atomes.
Doğumu ile ilgili pek bir şey bilinmez, Venedik'te doğduğu, soyadını de buradan aldığı sanılmaktadır.On sait peu de chose de sa naissance, hormis sa naissance à Venise, d'où il tire son nom.
1379'da Pomoravlje lordu Lazar Hrebeljanović diğer Sırp soyluların arasından öne çıkmıştır.En 1379, le prince Lazar Hrebeljanović, seigneur de Pomoravlje, est le noble serbe le plus puissant.
Kendisi Avusturyalı ve Bohemyan asil Trauttmansdorff soyuna bağlıdır.Il fait partie de la noblesse autrichienne et de la famille noble Trauttmansdorff.
El Salvador ve Uruguay’daki jaguar soyu tükenmiştir.Le jaguar est néanmoins considéré comme une espèce éteinte au Salvador et en Uruguay.
Madagaskar'da soyları tükenmiştir.C'est la fin des mouvances à Madagascar.
Soyuz 21 uzayadamları istasyonda 7 Temmuz - 24 Ağustos 1976 arasında görev yaptı.Les cosmonautes de Soyouz 21 ont travaillé dans la station du 7 juillet au 24 août 1976.
Bu tanımı o tarihten sonraki soyadı olarak kullandı.Elle apparait sous son nom dès l'histoire suivante.
Kont, Avrupa'da bir soyluluk unvanı.Le club s'offre une qualification en Coupe d'Europe.