Ana içeriğe geç
Sözlük

soy ile cümle

soy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Soyunma odaları yenilenmiştir.Die Turmverkleidung wurde umgebaut.
Patronimik : Babasının soyadına dayanılarak verilen isim.Der Vatersname ist vom Vornamen des Vaters abgeleitet.
Bu sırada Phileas Fogg, bankayı soyan hırsıza benzetilir.Auf ihm wirkt Felix Räuber mit.
Grönland balinası bu cinsin soyu tükenmemiş tek türüdür.Die Silberbrauen-Bergtangare ist die einzige Art dieser Gattung.
Daha sonra ise tekrar verilen hakla bir kısım eski soyadları olan Sarıalioğlu'na dönüş yapmıştır.Damit habe er sogleich das Wappen seiner Vorfahren, das „Oude Vlaenderen“, ersetzt.
Soyu tükenmekte olan kavimlerdendir.Sie gehört zu den Heringsartigen (Clupeiformes).
Yaman, Türkçede erkeklere verilen bir ad ve soyadı.Yaman ist ein türkischer männlicher Vorname und Familienname.
Gauss'un nesli belirgin bir biçimde soyut ve uygulamalı matematik alanları arasında ayrım yapmadı.Mataré machte keinen Unterschied zwischen freier und angewandter Kunst.
Fela ayrıca, Nobel Edebiyat Ödülü alan ilk Afrikalı olan Wole Soyinka'nın kuzenidir.Der erste Literaturnobelpreisträger Afrikas ist Kutis Cousin ersten Grades Wole Soyinka.
Liddil, bu soygundan yaklaşık olarak 1000 doların üstünde para kazandı.Ashmeade gewann über die Saison hinweg rund 60.000 $ an Preisgeld.
Yeni soyluluksa toplumun sayesinde ayaktaydı.Die neue Länge konnte sich in allen Gesellschaftsschichten durchsetzen.
Soygunda çalınan paralar ile yakalanan diğer iki kişi ise beraat etti.Die beiden anderen ergrabenen Depots wurden geplündert vorgefunden.
Usha, daha sonra Palin Majere ile evlenip Majere soyadını almıştır.Später heirateten sie; Edna behielt aber anscheinend ihren Nachnamen.
1934 - Soyadı Kanunu kabul edildi.1934 wurde auch das Familiennamensgesetz eingeführt.
1934'ten sonra boyadığı yüz portrelerini soyutlaştırdı ve bu portrelerin adını Meditationen koydu.Er stellte in diesem Jahr vier weibliche Porträts aus, welche seinen Ruf begründeten.
Büyük soylu aileler arasında önceden beri bir anlaşmazlık bulunmaktaydı.Zwischen den ehemaligen Freunden war es zu einem Zerwürfnis gekommen.
Kaynaklara göre annesi de soylu bir ailenin kızıydı.Anderen Quellen zufolge war diese ihre Schwester.
Daha sonra kabukları soyularak bir kabın içinde ezilir.Dort entluden sich die Wolken sintflutartig in einem gewaltigen Gewitter.
Dönmez soyadı yine KONARlara damat gelerek soyadı değişmiştir.Nach dem Aufstieg wechselte Albay erneut zu Adıyamanspor.
Ahal Teke kanı Avrupalı at soylarının pek çoğunda bulunur.Die Weißdorn-Bohrfliege kommt in weiten Teilen Europas vor.
İtalyan tiyatrosunun soytarı karakteri Harlequin'i canlandırmıştır.Der Titel des Albums bezieht sich auf die italienische Theaterfigur des Harlekins.
1975 - Soyuz 19, Baykonur Uzay Üssü'nden havalandı.1955 Mörder an Bord, Balve/Westf.
Monarşi 1544 yılında soydan geçer hale gelmiştir.Das Kloster wurde 1544 aufgehoben.
Böylece 29 Ağustos 1516'da Hilafet Abbasi soyundan Osmanlı soyuna geçmiştir.Allerdings legte er am 29. Januar 1586 den Eid auf das Tridentinum ab.
Kendilerinden daha ağır olan Soylu Bakırlar bile Sarı Orakçılardan daha hızlı uçar (ama daha kısa mesafe).Ihre Flügel sind deutlich schmäler als die Schenkel (Femora) der Hinterbeine.
Soyuz (Союз), "birlik, topluluk" anlamındadır (Sovietskii Soyuz, Советский Союз = Sovyetler Birliği).Sojus (russisch Союз ‚Vereinigung‘, ‚Union‘) war eine Unionsvereinigung der Volksdeputierten der Sowjetunion.
Kendisi, Rus deniz komutanı Alexander Kolchak'ın soyundan gelmektedir.Er ist ein Nachfahre des russischen Marinekommandanten Alexander Wassiljewitsch Koltschak.
Eserlerinde soyut ve somut sanatı aynı resimde birleştirmektedir (Weberizm).Dabei wird die Staatskunst mit der Webkunst verglichen (Weber-Gleichnis).
Einstein olan soy adını Max Löwenthal ile evlendiğinde kaybetmiş.Durch ihre erste Heirat mit Max Löwenthal nahm sie dessen Nachnamen an.
Maça geç kaldığını anlamış olacak ki; sandalda soyunuyordu.Zu spät bemerken sie, dass sie in eine Falle gegangen sind.
Sonraki uçuşlarda yeni Soyuz TM modelleri kullanıldı.Die weiteren Flüge zur Mir würden mit dem neuen Typ TM durchgeführt werden.
Özellikle Cava'da yaşayan gümüş gibon soyu tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır.Besonders bedroht ist der Silbergibbon, der nur auf Java vorkommt.
Bu arada bir hırsızlık çetesi de yaşlı çiftin evini soymaya karar vermiştir.Eine Maklerin versucht, ein altes Haus zu verkaufen.
Soyuz 17, Sovyetler Birliği tarafından gerçekleştirilen insanlı uzay uçuşu.Es war die 17. bemannte Raumfahrt-Mission der Sowjetunion.
Demokrat Parti (ABD) üyesi olan Akaka, yerli Hawaii soyundan ilk Amerikan Senatörüdür.Zu seinem Nachfolger wurde Daniel Akaka ernannt, der erste US-Senator hawaiianischer Abstammung.
Dan kabilesi - Dan (Beni İsrail)'in soyundan gelen On iki İsrail kabilesinden biri.Demnach betrachtete man sie als Nachkommen des Stammes Dan, einem der zehn verlorenen Stämme Israels.
Soy gazlar oksitleri oluşturmazlar.Pilze bilden keine Gameten.
Kral, durumun vahametini görüşmek üzere soyluları topladı.Der König berief daraufhin eine Versammlung ein, um die Sachlage zu untersuchen.
New York'a vardıktan sonra kısaca Deren soyadını almıştır.Demnach trat sie zumindest in Wien bis zuletzt unter ihrem Mädchennamen auf.
Bu sırada soyut çalışmalarına da devam ediyordu.Während dieser Zeit führte er seine Raketenversuche weiter fort.
1946'da varlıklı bir bankacı olan İbrahim Gencer ile evlendi ve Gencer soyadını aldı.1946 heiratete sie den Bankier Ibrahim Gencer.
Glücksburg, bir soyadı değil bir kasaba adıdır.Dies suggeriert, Baskerville sei eine Ortschaft und kein Familienname.
Elflerin Eldar soyu içerisindedir.Die Apsiden sind im Innern gerundet.
"Starkiller" ise George Lucas'ın Star Wars filmlerinin kahramanı Luke Skywalker için ilk düşündüğü soyadıdır.Luke hat seinen Namen dem Star-Wars-Helden Luke Skywalker zu verdanken.
Bu terim çoğunlukla insan soy biliminde kullanılır.Speziell wird der Begriff innerhalb der Sexualwissenschaften gebraucht.
Lydia'nın 1891'de ölümü ile Alfred Escher'in soyundan gelen kimse kalmadı.Mit Lydias Freitod 1891 bricht der Stammbaum Alfred Eschers ab.
TÜRKLERİN UĞRADIĞI İŞKENCE, SÜRGÜN, KATLİAM VE SOYKIRIMLAR SÖZLÜĞÜ.Die russische Verfassung verbietet willkürliche Verhaftung, Folter und Misshandlungen.
Yani mimaride soyutlanan her şey başlangıçta aslında ihtiyaçlardır.Schade um das ursprünglich reine Wollen.
Godunov bir Rus soy ismidir.Udalzow ist ein russischer Familienname.
Elma soymayı biliyorum.Je sais éplucher une pomme.
Bir soygunu bildirmek istiyorum.Je voudrais déclarer un vol.
Soytarılık yapmayı bırak!Arrête de faire l'andouille !
Kime konuşuyorsun sen, soytarı?À qui parles-tu, farceur ?
O büyük bir soytarı.C'est un grand farceur.
Lütfen patatesleri soyun.Veuillez éplucher les pommes de terre.
Mary soyunuyordu.Marie se déshabillait.
Tom soyundu.Tom s'est déshabillé.
Tom'u soyuyordum.Je déshabillais Tom.
Tom'u soyuyordun.Tu déshabillais Tom.
Ken, Tom'u soydu.Ken a déshabillé Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod