Bunlar sorumluluklar, doğru işaretlediğimize emin olalım. -Das sind ihre Vermögen, nur damit alle die Kennzeichnung nach rechts.
Bunlar sorumluluklar, doğru işaretlediğimize emin olalım. -Queste sono le sue passività, solo per avere tutte i nomi a destra.
Bunlar sorumluluklar, doğru işaretlediğimize emin olalım. -To jsou jejich aktiva, jen abych vše správně označil. Co zbývá na vlastní kapitál?
Bunlar sorumluluklar, doğru işaretlediğimize emin olalım. -To są jej aktywa.
Bunlar sorumluluklar, doğru işaretlediğimize emin olalım. -資産と。 それで、残りの資本は何でしょうか?
Bunun üzerine sen nasıl bir gazeteyi idare etmenin getirdiği sorumlulukları üstlenme kararını verdin?어떻게 그런 어려운 상황속에서 신문사를 이어받겠다는
Bunun üzerine sen nasıl bir gazeteyi idare etmenin getirdiği sorumlulukları üstlenme kararını verdin?אז איך את הגעת לידיי ההחלטה ולקחת את האחריות של לנהל עיתון,
Bunun üzerine sen nasıl bir gazeteyi idare etmenin getirdiği sorumlulukları üstlenme kararını verdin?فكيف استطعت ان تمسكي بزمام الامور وتتولي المسؤوليات المتعلقة بادارة تلك الصحيفة
Bunun üzerine sen nasıl bir gazeteyi idare etmenin getirdiği sorumlulukları üstlenme kararını verdin?決定を下し 責任を引き受け 新聞を続けているのですか 特にこの難しい情勢のなかで
Bu sorumluluk güce sahip yetişkin erkeklerin omuzlarında olmalıdır.Çà devrait être sur celles d'hommes avec du pouvoir.
Bu sorumluluk güce sahip yetişkin erkeklerin omuzlarında olmalıdır.Debe estar en los hombres adultos con poder.
Bu sorumluluk güce sahip yetişkin erkeklerin omuzlarında olmalıdır.Deve essere sulle spalle di adulti con potere.
Bu sorumluluk güce sahip yetişkin erkeklerin omuzlarında olmalıdır.Ez pozícióban lévő férfiakra kell, hogy háruljon.
Bu sorumluluk güce sahip yetişkin erkeklerin omuzlarında olmalıdır.힘을 가진 성인 남자의 책임이어야 합니다. 힘 있는 성인 남자들이 바로 지도자로서
Bu sorumluluk güce sahip yetişkin erkeklerin omuzlarında olmalıdır.Θα πρέπει να είναι σε ενήλικες άνδρες με εξουσία.
Bu sorumluluk güce sahip yetişkin erkeklerin omuzlarında olmalıdır.Она должна лежать на взрослых мужчинах, имеющих влияние.
Bu sorumluluk güce sahip yetişkin erkeklerin omuzlarında olmalıdır.問題対策のリーダーとして 責任を持ってもらわねば
Bu temel sorumlulukları arkasında özgürlük anlıyorlar.Κατανοούν αυτές τις βασικές ευθύνες του πίσω από την ελευθερία.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.Bởi vì nó nghe rất to tát.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.Denn es hört sich groß an.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.For det lyder stort.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.Het lijkt een enorme opgave.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.Kajti sliši se gromozansko.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.Karena kedengarannya begitu besar.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.왜냐하면 그것은 거대하기 들리기 때문입니다
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor."mas conseguimos mesmo?" Porque parece um grande empreendimento.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.Mert ambiciózusan hangzik.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.Parce que ça a l'air gros.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.Pentru că sună important.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.Perché è un'impresa enorme.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.Porque parece una enorme tarea.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.To brzmi poważnie.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.Все звучит слишком грандиозно.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.Защото това звучи внушително.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.Тому що це виглядає на серйозну справу.
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.מפני שזה נשמע ענק
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.لأن الأمر يبدو ضخماً
Büyük bir sorumluluk gibi gözüküyor.私がこれを実現可能だと考えている理由は色々あります
Büyük sorumluluklar girdi işin içine.Así que implica mucha responsabilidad.
Büyük sorumluluklar girdi işin içine.C'è molta responsabilità, quindi.
Büyük sorumluluklar girdi işin içine.Du coup, ça implique pas mal de responsabilité.
Büyük sorumluluklar girdi işin içine.Jadi banyak tanggung jawab yang terlibat.
Büyük sorumluluklar girdi işin içine.대단한 책임이 따릅니다.
Büyük sorumluluklar girdi işin içine.Por isso há muita responsabilidade envolvida.
Büyük sorumluluklar girdi işin içine.Şi asta implică multă responsabilitate.
Büyük sorumluluklar girdi işin içine.Vậy nên có rất nhiều trách nhiệm trong đó.
Büyük sorumluluklar girdi işin içine.Więc mam sporą odpowiedzialność.
Büyük sorumluluklar girdi işin içine.Така че има много отговорност.
Büyük sorumluluklar girdi işin içine.אז מעורבת הרבה אחריות --
Büyük sorumluluklar girdi işin içine.لذا فلدي العديد من المسؤوليات
Büyük sorumluluklar girdi işin içine.でも実際にプロジェクトをやる時には
Bu yüzden ne zaman bir şey yaratıyor olsam ahlaki açıdan bir sorumluluk hissediyorum vePor lo tanto, siempre que hago algo siento una responsabilidad moral de dar el cien por ciento
Bu yüzden ne zaman bir şey yaratıyor olsam ahlaki açıdan bir sorumluluk hissediyorum veQuindi sento una responsabilità morale ogni volta che faccio un'opera, per darle il cento
Bu yüzden ne zaman bir şey yaratıyor olsam ahlaki açıdan bir sorumluluk hissediyorum veΈτσι, αισθάνομαι μια ηθική ευθύνη κάθε φορά που δημιουργώ κάτι, πρέπει να δώσω το 100%
Bu yüzden ne zaman bir şey yaratıyor olsam ahlaki açıdan bir sorumluluk hissediyorum veשאני עושה משהו, לתת למשהו מאה
Çocukların bakımı ve evişlerinin görülmesi konusundaki sorumluluk, hem kadına, hem de erkeğe aittir.Ansvaret för skötseln av barnen och hemmet hör till både kvinnan och mannen.
Çocukların bakımı ve evişlerinin görülmesi konusundaki sorumluluk, hem kadına, hem de erkeğe aittir.La femme et l’homme sont tous deux responsables des soins des enfants et du foyer.
Çocukların bakımı ve evişlerinin görülmesi konusundaki sorumluluk, hem kadına, hem de erkeğe aittir.La responsabilidad de cuidar de los niños y del hogar es tanto de la mujer como del hombre.
Çocukların bakımı ve evişlerinin görülmesi konusundaki sorumluluk, hem kadına, hem de erkeğe aittir.Vastuu lasten ja kodin hoitamisesta kuuluu sekä naiselle että miehelle.
Çocukların bakımı ve evişlerinin görülmesi konusundaki sorumluluk, hem kadına, hem de erkeğe aittir.Ответственность за воспитание детей и уход за домом лежит одинаково на женщине и мужчине.