Bu büyük bir sorumluluk.- Não, senhor.
Bu büyük bir sorumluluk.Ne, pane.
Bu büyük bir sorumluluk.To je velika odgovornost.
Bu büyük bir sorumluluk.Είναι μεγάλη ευθύνη.
Bu büyük bir sorumluluk.Това е голяма отговорност.
Bu büyük bir sorumluluk..זאת אחריות כבדה
~ Buda hamile kaldığında ~ Bir hamile Kadın gibi sorumluluk duygusu hakkında Mooji konuşuyor . moojı:~ Als Buddha schwanger wird ~ Mooji spricht über das Gefühl der Verantwortung als werdende Mutter . mooji:
Bugünün sanat ve bilimini bir olarak düşünmeli, gelecek için sorumluluk üstlenmeliyiz.Chúng ta cần khôi phục nghệ thuật và khoa học ngày nay chúng ta cần chịu trách nhiệm cho tương lai
Bugünün sanat ve bilimini bir olarak düşünmeli, gelecek için sorumluluk üstlenmeliyiz.Hay que revitalizar las artes y las ciencias de hoy; hay que responsabilizarse del futuro.
Bugünün sanat ve bilimini bir olarak düşünmeli, gelecek için sorumluluk üstlenmeliyiz.우리는 오늘날의 예술과 과학을 다시 활성화할 필요가 있습니다, 우리는 미래를 위해 책임감을 무릅쓸
Bugünün sanat ve bilimini bir olarak düşünmeli, gelecek için sorumluluk üstlenmeliyiz.Nous devons revivifier les arts et la science aujourd'hui, nous devons être responsables de l'avenir.
Bugünün sanat ve bilimini bir olarak düşünmeli, gelecek için sorumluluk üstlenmeliyiz.We moeten kunst en wetenschap nieuw leven inblazen.
Bugünün sanat ve bilimini bir olarak düşünmeli, gelecek için sorumluluk üstlenmeliyiz.Нам необходимо возродить науку и искусство сегодня. Нам необходимо взять ответственность за будущее.
Bugünün sanat ve bilimini bir olarak düşünmeli, gelecek için sorumluluk üstlenmeliyiz.Нужно е да съживим изкуствата и науките днес, нужно е да поемем отговорност за бъдещето.
Bugünün sanat ve bilimini bir olarak düşünmeli, gelecek için sorumluluk üstlenmeliyiz.אנו צריכים להחיות מחדש את האמנויות והמדעים כעת, אנו צריכים לקחת אחריות
Bugünün sanat ve bilimini bir olarak düşünmeli, gelecek için sorumluluk üstlenmeliyiz.نحن بحاجة لتنشيط فنون وعلوم اليوم، ونحتاج لتحمل المسئولية
Bugünün sanat ve bilimini bir olarak düşünmeli, gelecek için sorumluluk üstlenmeliyiz.与える必要があります 未来に向けて 責任を負う必要があるのです
Bulunduğun konum, ciddi bir sorumluluk gerektiriyor.Tu es chargé de l'éducation des enfants que les parents t'ont confiés.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.Ám ezzel az izgalommal együtt jár egy mélységes felelősségérzet is.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.A s tím nadšením přichází opravdu hluboký pocit zodpovědnosti.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.Con tanta estimulación te llega un sentido realmente profundo de responsabilidad.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.E a quell'emozione si aggiunge un profondo senso di responsabilità.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.Et avec cette exaltation, il y a ce sentiment de profonde responsabilité.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.같이 일하고 있는데 저는 그런 즐거움과 함께 깊은 책임감을 느낍니다.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.Mas, com essa emoção vem uma profunda sensação de responsabilidade.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.Met die opwinding gaat er een heel diep gevoel van verantwoordelijkheid gepaard.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.Şi cu această euforie, se naşte un real simţ al responsabilităţii.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.Und dieses Erhebende kommt mit einem tiefen Gefühl für Verantwortung.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.И заедно с този интерес идва наистина дълбоко чувство на отговорност.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.Но вместе с радостью она несёт глубокое чувство ответственности.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.ועם ההתלהבות הזאת, בא מובן מאוד עמוק של אחריות.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.ومع هذا الإنتعاش والحماسة، يتملك المرء إحساساً عميقاً بالمسؤولية.
Bu mutlulukla birlikte insan gerçekten derin bir sorumluluk duygusuyla doluyor.とても重い責任の感覚を 伴っています 可能なことに対する
Buna ek olarak, cezai sorumluluk yaşı da 15’ten 14’e indirilmiştir.Além disso, a idade da responsabilidade penal baixou dos 15 para os 14 anos.
Buna ek olarak, cezai sorumluluk yaşı da 15’ten 14’e indirilmiştir.Dále byla věková hranice trestní odpovědnosti snížena z 15 na 14 let.
Buna ek olarak, cezai sorumluluk yaşı da 15’ten 14’e indirilmiştir.Desuden er den kriminelle lavalder også blevet nedsat fra 15 til 14 år.
Buna ek olarak, cezai sorumluluk yaşı da 15’ten 14’e indirilmiştir.En outre, l’âge de la responsabilité pénale a été abaissé de 15 à 14 ans.
Buna ek olarak, cezai sorumluluk yaşı da 15’ten 14’e indirilmiştir.Ezenkívül a büntetőjogi felelősség korhatárát 15-ről 14 évre szállították le.
Buna ek olarak, cezai sorumluluk yaşı da 15’ten 14’e indirilmiştir.În plus, limita de vârst≤ pentru r≤spunderea penal≤ a fost coborât≤ de la 15 la 14 ani.
Buna ek olarak, cezai sorumluluk yaşı da 15’ten 14’e indirilmiştir.Lisäksi laissa on pudotettu rikosvastuun alaikärajaa 15 ikävuodesta 14 ikävuoteen.
Buna ek olarak, cezai sorumluluk yaşı da 15’ten 14’e indirilmiştir.Obniżono ponadto z 15 do 14 lat wiek, po którego przekroczeniu ponosi się odpowiedzialność karną.
Buna ek olarak, cezai sorumluluk yaşı da 15’ten 14’e indirilmiştir.Okrem toho sa vek trestnej zodpovednosti znížil z 15 na 14 rokov.
Buna ek olarak, cezai sorumluluk yaşı da 15’ten 14’e indirilmiştir.Poleg tega se je s 15 na 14 let znižala tudi starostna meja kazenske odgovornosti.
Buna ek olarak, cezai sorumluluk yaşı da 15’ten 14’e indirilmiştir.Освен това бе намалена и възрастта за носене на наказателна отговорност от 15 на 14 години.
Buna karşın, bu alanda asıl sorumluluk rektördedir.Ale rektor nesie hlavnú zodpovednosť.
Buna karşın, bu alanda asıl sorumluluk rektördedir.Největší odpovědnost však nese rektor.
Buna karşın, bu alanda asıl sorumluluk rektördedir.Todavia, o principal responsável é o reitor.
Buna karşın, bu alanda asıl sorumluluk rektördedir.Totuşi, rectorul are responsabilitatea principală.
Buna karşın, bu alanda asıl sorumluluk rektördedir.Toutefois, c’est principalement le recteur qui en porte la responsabilité.
Buna karşın, bu alanda asıl sorumluluk rektördedir.Tuttavia, la responsabilità principale è del rettore.
Buna karşın, bu alanda asıl sorumluluk rektördedir.Vendar pa glavno odgovornost nosi rektor.
Bunlar paylaşılan sorumluluk hissini, insanları topluluk olarak birbirine bağlayan ortak kuralları içerir.Isto inclui um sentido de responsabilidade partilhada, normas comuns que unam as pessoas enquanto comunidade.
Bunlar paylaşılan sorumluluk hissini, insanları topluluk olarak birbirine bağlayan ortak kuralları içerir.그리고 이 전제조건들은 공동 책임감과 사람들을 하나의 공동체로 묶어주는 공통의 규범을 포함하고 있습니다.
Bunlar paylaşılan sorumluluk hissini, insanları topluluk olarak birbirine bağlayan ortak kuralları içerir.Prasyarat ini termasuk rasa pembagian tanggung jawab, norma umum yang mengikat orang sebagai masyarakat.
Bunlar paylaşılan sorumluluk hissini, insanları topluluk olarak birbirine bağlayan ortak kuralları içerir.Wliczamy w nie poczucie współodpowiedzialności, wspólne normy, które łączą ludzi w społeczność.
Bunlar paylaşılan sorumluluk hissini, insanları topluluk olarak birbirine bağlayan ortak kuralları içerir.Для этого необходимо чувство общей ответственности, общие нормы, которые объединят всех людей в одно целое.
Bunlar paylaşılan sorumluluk hissini, insanları topluluk olarak birbirine bağlayan ortak kuralları içerir.И те включват чувство за обща отговорност, общи норми, които свързват хората като общност.
Bunlar paylaşılan sorumluluk hissini, insanları topluluk olarak birbirine bağlayan ortak kuralları içerir.לטובתו של היחיד ושל הכלל. ואלו כוללים תחושה של אחריות משותפת, נורמות כלליות שקושרות את האנשים יחד כקהילה.
Bunlar paylaşılan sorumluluk hissini, insanları topluluk olarak birbirine bağlayan ortak kuralları içerir.وهذا يتضمن حساً بالمسؤولية المشتركة. والمعايير العامة التي تجمع بين الناس سوية في مجتمع
Bunlar paylaşılan sorumluluk hissini, insanları topluluk olarak birbirine bağlayan ortak kuralları içerir.コミュニティとして人を結びつける共有の規範です 「付帯条件付きの利用」 他者の参入は可能ですが