Ana içeriğe geç
Sözlük

sorumluluk ile cümle

sorumluluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Başkan,Komisyon’un görev süresi boyunca, bu sorumlulukların dağıtımınıyeniden düzenleyebilir.peut remanier la répartition de ces responsabilités en cours de mandat.
Başkan,Komisyon’un görev süresi boyunca, bu sorumlulukların dağıtımınıyeniden düzenleyebilir.Rada Ministrów decyduje o organizacji Sekretariatu Generalnego zwykłąwiększością.
Başkan,Komisyon’un görev süresi boyunca, bu sorumlulukların dağıtımınıyeniden düzenleyebilir.Rättegångsreglerna skall godkännas av ministerrådet.
Başkan,Komisyon’un görev süresi boyunca, bu sorumlulukların dağıtımınıyeniden düzenleyebilir.Vendar pa lahko Sodišče, če meni,da okoliščine to zahtevajo, odloži izvršitev izpodbijanega akta.
Bazı konut kooperatiflerinde sorumluluk başka şekillerde paylaştırılmıştır.Dans certaines copropriétés, on a décidé de partager les responsabilités d’une autre manière.
Bazı konut kooperatiflerinde sorumluluk başka şekillerde paylaştırılmıştır.En algunas comunidades de vecinos se decide compartir las responsabilidades de alguna otra manera.
Bazı konut kooperatiflerinde sorumluluk başka şekillerde paylaştırılmıştır.I vissa bostadsaktiebolag har man beslutat att fördela ansvaret på ett annat sätt.
Bazı konut kooperatiflerinde sorumluluk başka şekillerde paylaştırılmıştır.Joissakin taloyhtiöissä on päätetty jakaa vastuu toisella tavalla.
Bazı konut kooperatiflerinde sorumluluk başka şekillerde paylaştırılmıştır.В некоторых домовых компаниях принято решение о распределении ответственности иным образом.
Bazı konut kooperatiflerinde sorumluluk başka şekillerde paylaştırılmıştır.في بعض شركات الإسكان تم إصدار القرار بتقسيم المسؤوليات بشكل آخر.
Belki birşeyler yanlış gitmiştir. Ve böylece, sonunda, bizim sorumluluklarımız nelerdir?일이 잘못 될수도 있습니다. 그렇다면, 그 다음에는 우리의 책임은 무었인가요?
Belki birşeyler yanlış gitmiştir. Ve böylece, sonunda, bizim sorumluluklarımız nelerdir?אולי דברים השתבשו. וכך, אחרי זה, מהי האחריות שלנו?
Belki birşeyler yanlış gitmiştir. Ve böylece, sonunda, bizim sorumluluklarımız nelerdir?ربما تسير الاشياء في اتجاه غير سليم,وبعد ذلك ما هي مسئوليتنا؟
Belki birşeyler yanlış gitmiştir. Ve böylece, sonunda, bizim sorumluluklarımız nelerdir?私たちは何をするべきなのか?
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Aku punya rasa tanggung jawab.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Am avut un sentiment de responsabilitate.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Eu tinha um senso de responsabilidade.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Ho avuto un senso di responsabilità.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Ich hatte ein Gefühl der Verantwortung.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Ik had een gevoel van verantwoordelijkheid.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Imel sem občutek za odgovornost.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Jag hade en känsla av ansvar.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.J'ai eu un sentiment de responsabilité.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Jeg havde en følelse af ansvar.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.나는 책임감을했다. 제가 얘기하면, 그 동기가없는 것이며,
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Mal som pocit zodpovednosti.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Měl jsem pocit zodpovědnosti.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Miałem poczucie odpowiedzialności.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Minulla oli vastuuntuntoa.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Tenía un sentido de responsabilidad.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Tôi đã có một ý thức trách nhiệm.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Volt egy felelősségérzet.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Είχα το αίσθημα της ευθύνης.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.Имах чувството на отговорност.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.У мене було відчуття відповідальності.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.У меня было чувство ответственности.
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.היתה לי תחושה של אחריות. אם הייתי מדבר, זה היה ללא תנועה
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.كان لدي شعور بالمسؤولية. وإذا تحدثت ، والتي بلا حراك
Ben bir sorumluluk duygusu vardı.わらでクラッチ - 忘却の若者の飛躍を苦しんで?
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.Chodzi o bycie obywatelem świata oraz dostrzeżenie naszej odpowiedzialności za innych.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.Ja, dat is wereldburgerschap, onze verantwoordelijkheid naar anderen erkennen.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.그것은 다른 사람들에 대한 책임감을 인정하는 것이지요.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.Pienso que se trata de ciudadanía mundial. Se trata de reconocer nuestras responsabilidades hacia otros.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.Tôi nghĩ đó là vấn đề về bổn phận công dân toàn cầu và nhìn nhận trách nhiệm của mình với những người khác.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.Trata de cidadania global, de reconhecer a nossa responsabilidade para com os outros.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.Става дума за това да признаем отговорностите си към другите.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.Это связано с признанием того, что у нас есть ответственность перед другими.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.את האחריות שלנו כלפי אחרים.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.لمسؤلياتنا تجاه الاخرين.
Bence bu mesele, küresel vatandışlıkla ve başkalarına karşı sorumluluklarımızın farkına varmakla ilgili.より良い世界を作るために
Benim için tarihin adaleti ile ilgili bir durum ve gelecek için bir sorumluluk.C'est pour moi une question de justice pour l'histoire, et de responsabilité pour l'avenir.
Benim için tarihin adaleti ile ilgili bir durum ve gelecek için bir sorumluluk.Dan bagi saya ini adalah keadilan bagi sejarah dan tanggung jawab bagi masa depan.
Benim için tarihin adaleti ile ilgili bir durum ve gelecek için bir sorumluluk.Đối với tôi, việc đó như một sự công bằng cho lịch sử, một trách nhiệm giải trình cho tương lai.
Benim için tarihin adaleti ile ilgili bir durum ve gelecek için bir sorumluluk.És számomra ez az történelmi igazságtétel kérdése, és a jövőért való felelősségé.
Benim için tarihin adaleti ile ilgili bir durum ve gelecek için bir sorumluluk.Iar pentru mine este vorba de dreptate istoricǎ, şi de reglare a conturilor pentru viitor.
Benim için tarihin adaleti ile ilgili bir durum ve gelecek için bir sorumluluk.저에게는 정의가 걸린 문제였고, 미래의 의무감에 대한 문제였습니다.
Benim için tarihin adaleti ile ilgili bir durum ve gelecek için bir sorumluluk.Og for mig er det et spørgsmål om retfærdighed i historisk perspektiv, og om ansvar med fremtidigt perspektiv.
Benim için tarihin adaleti ile ilgili bir durum ve gelecek için bir sorumluluk.Pre mňa je to vecou spravodlivosti pre minulosť a vecou zodpovednosti do budúcnosti.
Benim için tarihin adaleti ile ilgili bir durum ve gelecek için bir sorumluluk.Si tratta, per me, di una questione di giustizia per la storia, e di responsabilità per il futuro.
Benim için tarihin adaleti ile ilgili bir durum ve gelecek için bir sorumluluk.Voor mij gaat het om gerechtigheid voor de geschiedenis en verantwoordelijkheid voor de toekomst.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod