Ana içeriğe geç
Sözlük

sorumluluk ile cümle

sorumluluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu durumda sorumluluk emri veren üste aittir.אך עם הסמכות באה האחריות.
Beren Saat, birçok sosyal sorumluluk projesinde yer aldı.במסגרת תפקידו היה מעורב בשורה של נושאים חברתיים.
Ta ki, Danny, yeni yaşamındaki sorumluluklardan sıkılıp ortadan kaybolana kadar.בתקופה זו, לאחר שחצה את גיל שלושים, האנק כבר מיואש מחייו ומפקפק בהישגיו עד כה.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.בנאמנות מכוח הדין, לעומת זאת, לא תמיד נדרשת הסכמת הנאמן.
Babası bu konuda Charles’ı destekliyordu ve onu amcasının ona yüklediği sorumluluktan kurtardı.הפרלמנט החדש ניסח את עצומת הזכויות, וצ'ארלס אישר אותה על מנת לקבל את הכספים שהוא נצרך להם.
Bu meşakkatli, sorumluluk gerektiren ve uzun sürecek bir işti.Следователно, пред Интернационала стои голяма, трудна и изискваща дълго време задача.
Sorumluluk Evi, 3 kata bölünmüş ve yepyeni bir bina olacak.Къщата на отговорността щяла да бъде нещо напълно ново, разделено на три етажа.
10 Nisan 2016 tarihinde Sorumluluk, Özgürlük ve Hoşgörü İçin Demokratlar adlı bir siyasi parti kurdu.През месец февруари 2016 г. учредява партия, наречена ДОСТ (Демократи за отговорност, свобода и толерантност).
Şirket, bir Amerikan sınırlı sorumluluk şirketine eşdeğer bir Société à responsabilité limitée veya SARL'dir.То е регистриран като Società a Responsabilità Limitata или Дружество с ограничена възможност.
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.В основата ѝ са личният напредък и постижения.
Bu ilke sosyal sorumluluk kavramına dayanır.Това би противоречало на принципа на индивидуалната отговорност.
Sosyal sorumluluk: Topluma hizmet etmelidir.Изисквания към обществото: Обществото трябва да бъде приспособено към средата.
Ancak, Güç ve Sorumluluk cildi tam 180 sayfadır.Но силата на приливите и отливите не е 180 пъти по-голяма.
Kocanın da karısına karşı sorumlulukları olduğu ima edilir.В молбите му се включва и съпругата му.
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.През 1935 г. Хитлер отхвърля молбата му за оставка.
Madde 1, Birliğin yetkilerinin içereceği sorumlulukların yetkinliğini listeler.2, съответно – до органа, който организира провеждането на процедурата.
Bu tip sorumluluklar benim üzerimde büyük bir yüktür.Takvo povjerenje mi je težak teret.
Borç ilişkilerinde sorumlulukDužnički kapital
Bu onu doğrudan bir role sokmuş ve yeni sorumluluklar almasına hak kazandırmıştır.Ona se susrela s njim kako bi razjasnila nesporazum i omogućila si daljnje angažmane.
Hissedarların sorumluluk ve yükümlülükleri Şirket Kuruluş Sözleşmesi ile belirlenir. ^Prava i obveze na temelju koncesije nastaju sklapanjem ugovora o koncesiji.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Pravo se poštuje bezuvjetno, pa nije moguće poslušnost uvjetovati suglasnošću.
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.Zlyhanie pri úlohách s vysokou osobnou zaangažovanosťou.
Ayrıca ekonomi politikalarının sosyal sorumluluk bilinciyle uygulanması gerektiğini de söylemiştir.Zastával aj nutnosť sociálnej zodpovednosti spoločnosti.
Sorumluluk kabul edilmemektedir.)Táto otázka stále nie je vyriešená.).
Bununla birlikte, Ocak 1937'de ablası öldüğünde ailesinin sorumlulukları daha da arttı.Po smrti jeho sestry v roku 1537 sa jeho spoločenská situácia zlepšila.
Fakat daha sonraları bu sorumluluklarını başkalarına verdi.Prepuščanje odgovornosti drugim.
Bu iki kuruluşunda İçişleri Bakanlığına karşı sorumlulukları vardır.Sedaj obe stavbi zaseda Ministrstvo za zunanje zadeve.
Alman hükûmeti bu yardımları uluslararası bir sorumluluk olarak görür.Nemci so na domobrance gledali kot na pomožne policijske enote v službi Rajha.
Fakat özellikle Adolf Hitler'in doğduğu şehirde sorumluluk alma fikri kalıcı olmuştur.Ostala je samo ideja prevzeti odgovornost prav v Hitlerjevem rojstnem mestu.
Patlama için sorumluluk arayanlar ETA'yı gösterdi.Le-ta je imela nalogo nadzorovati postavljanje eksplozivov.
Sorumluluk sahibi herkes tarafından rahatça kullanılabilir.Prosto ga lahko uporablja vsakdo, ki ima ustrezen sprejemnik.
İkinci çocuk olarak, Domitian sorumluluklardan uzaktı.Būdamas antruoju sūnumi, Domicianas buvo atleistas nuo atsakomybės.
Sınırsız sorumluluğa, şahsi sorumluluk da denilmektedir.Etika – individo laisvės ir atsakomybės kėlimas.
Batı Almanya, polisin sorumluluklarını federal ve eyalet yetkilileri arasında bölünür.Horizontaliai valstybinė valdžia paskirstyta tarp federacinės valdžios ir provincijų.
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.Dorybių ugdymas ir asmeninių ydų įveikimas.
Beren Saat, birçok sosyal sorumluluk projesinde yer aldı.Tema töid leidub paljudes ühiskondlikes hoonetes.
Ben de bana verilen bu sorumluluktan kaçmayacağım.Ainult mitte selles rollis, mida mulle süüks pannakse.
Bu iki kuruluşunda İçişleri Bakanlığına karşı sorumlulukları vardır.Mõlemad ametkonnad alluvad siseministeeriumile.
Bütün sorumluluk Rus hükümetine aittir.Enamusosalus kuulub Vene riigile.
Güya bunun için rasyonel bir şekilde sorumluluk almak yetecektir.Selle otsuse peaksid nende eest tegema mõistusega ratsionaalsed mehed.
Böylece hukuksal anlamda hiçbir sorumluluk da üstlenmemiş oluyor. ^ (kim.com)Tulevikus ei tohi ükski ametnik kedagi vastutusele võtta (kohtus ordaalide* rakendamisega)((*keskld.
"Bu saldırı sorumluluklarımızı pekiştirdi, her zaman basın ve ifade özgürlüğü için ayakta olmalıyız."Põhikirja järgi oli seltsi ülesanne "... väeosa mälestiste ja Vabadussõja aegse tegevuse jäädvustamine...".
Borç ilişkilerinde sorumlulukLepinguvälised võlasuhted.
Kişisel başarı ve kişisel sorumlulukla ilgilenirler.Nad ootavad kõrget teenindustaset ja individuaalset tähelepanu.
Benson'a genelde herkes güvenir çünkü çok sorumluluk sahibi ve çalışkandır.Kohusetundlikud inimesed on üldiselt usaldusväärsed ja töökad.
120 kişi çalıştırıyorum. Onlara da para vermek gerek. Büyük sorumluluklar girdi işin içine.Ik werk met 120 mensen en die moet ik betalen, dat is wel een grote verantwoordelijkheid.
16 milyon lira sorumlulukları olduğu görülüyor.Así que ellos tienen pasivos corrientes, $16 millones.
16 milyon lira sorumlulukları olduğu görülüyor.Firma posiada zobowiązania bieżące o wartości 16 milionów dolarów.
16 milyon lira sorumlulukları olduğu görülüyor.Siten heillä jonkunverran lyhytaikaisia velkoja, 16 miljoonaa dollaria.
16 milyon lira sorumlulukları olduğu görülüyor.So haben sie einige kurzfristige Verbindlichkeiten 16.000.000 $.
16 milyon lira sorumlulukları olduğu görülüyor.流動負債、覚えておいてください。これらは、
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.그리고 그들의 3/4는 자신들에게 그렇게 할 책임이 있을 뿐만 아니라 잘못된 것들을 시정할 힘이 있다고 믿고 있습니다.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.A tři čtvrtiny nejenže věří ve vlastní zodpovědnost, ale také v moc učinit změnu.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.Et les trois quarts croient non seulement qu'ils ont la responsabilité, mais le pouvoir de changer les choses.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.E tre quarti ritengono non solo di avere la responsabilità, ma anche il potere di apportare dei cambiamenti.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.E três quartos acreditam que não só têm a responsabilidade como o poder para fazerem a diferença.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.Şi trei pătrimi cred nu doar că au responsabilităţi, ci că au puterea de a face schimbări.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.Và 3/4 tin rằng họ không chỉ có trách nghiệm, mà còn có sức mạnh tạo ra thay đổi.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.Y tres cuartos creen que no solo tienen la responsabilidad, sino el poder de hacer un cambio.
3'de 4'üyse sadece sorumluluk sahibi olduklarını değil, değiştirme gücüne de sahip olduklarına inanıyorlar.Και τα τρία τέταρτα πιστεύουν ότι όχι μόνο έχουν την ευθύνη, αλλά και τη δύναμη να φέρουν την αλλαγή.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod