Ana içeriğe geç
Sözlük

sorumlu ile cümle

sorumlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hükümet, Cumhuriyet Senatosuna karşı değil, Millet Meclisine karşı sorumluydu.Regeringen var ansvarig inför rådet och inte parlamentet.
Hissedarların sorumluluk ve yükümlülükleri Şirket Kuruluş Sözleşmesi ile belirlenir. ^Arbetstagarens rättigheter och skyldigheter Utföra det hushållsarbete som står i anställningskontraktet.
1979-1981 yıllarında Sosyalist Parti'nin kültür işlerinden sorumlu ulusal sekreteri olmuştur.Efter 1913 var han socialdemokratins främsta språkrör i kulturfrågor.
O ay Compton Robert Oppenheimer’a bombanın tasarlanması sorumluluğunu verdi.Bland annat rekryterade han Robert Oppenheimer till projektet.
Kendisi imparatoriçenin öldürülmesinden sorumlu tutulmaktadır.Hon skulle dö som kejsarinna.
Üssünüzdeki binaların yapımında ve savunma düzeneklerinin yapımından sorumludurlar.Idag inhyser det Försvarets materielverk och försvarsmaktens produktionsledning.
GFP, Nürnberg mahkemelerinde savaş suçlarından sorumlu olmaktan askeri birlik olarak beraat etti.GFP frikändes som militär enhet vid Nürnbergrättegångarna från ansvar för krigsförbrytelser.
Feldgendarmerie sorumluluk alanına girmeyen tüm askeri polis görevlerinin yerine getirilmesi.Genomförande av alla krigspolisuppdrag som inte föll inom fältgendarmeriets ansvarsområde.
Aslında hepimiz sorumluyuz...Ми всі відповідальні.
H. influenzae lokalize ve invazif enfeksiyonların geniş bir aralığından sorumludur.H. influenzae відповідальна за широке коло локальних та генералізованих інфекцій.
Patlama için sorumluluk arayanlar ETA'yı gösterdi.Відповідальність за вибухи взяла ЕТА.
Sancak ya da bayraktan sorumludurlar.Лакор - Прапори і знамена.
Siber güvenlikten sorumludur.Соррі відповідальний за безпеку.
WWE Studios: 2002 yılında kuruldu ve WWE ile ilgili film çekimlerinden sorumludur.WWE Studios: заснований в 2002 році для створення та реклами власних фільмів.
Operasyonun sorumlusu ise Savunma Bakanlığından Edward Lansdale ve CIA’den William King Harvey’deydi.Керувати операцією призначили генерала Едварда Лансдейла з Міністерства оборони та Вільяма Харві з ЦРУ.
Bir proje yöneticisi, proje hedeflerinin başarılmasından sorumlu olan kişidir.Менеджер проекту — це особа відповідальна за виконання визначених завдань проекту.
Yüz, insanın ötekine karşı ahlaki sorumluluğunu ifade eder.Обо́в'язок — це сукупність моральних зобов'язань людини перед іншими.
O ay Compton Robert Oppenheimer’a bombanın tasarlanması sorumluluğunu verdi.Відповідальність за розробку ядерної бомби було покладено на Роберта Оппенгеймера.
Olaydan sorumlu olan kişi tespit edilemedi.Особа відповідального за злочин невідома.
Ülkede sivil güvenliğin sağlanmasından sorumlulardır.Забезпечення громадської безпеки в державі.
Bu gruplar üniversitelerinde BEST’in faaliyetlerini desteklemek ve organize etmekle sorumludur.Ці осередки відповідальні за просування та організацію діяльності BEST у своєму університеті.
Sivil Kayıt ve Göç Bakanlığı pasaportları vermek ve yenilemekten sorumludur.Міністерство внутрішніх справ є відповідальним за видачу та оновлення паспортів.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.Мутації протоонкогена K-ras є причиною 10-30 % випадків аденокарциноми легень.
Bu meşakkatli, sorumluluk gerektiren ve uzun sürecek bir işti.Це великий, відповідальний і серйозний крок.
Ailenin güvenliğinden sorumludur.Акція на захист сім'ї.
Rubeus Hagrid - Hogwarts'ta Anahtarlar ve Çevreden Sorumlu kişi.Рубеус Геґрід — лісничий і хранитель ключів Ґоґвартса.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Отже, різниця, фактично, не носить юридичного характеру.
ETA da sorumluluğu üstlendi.І він стримав своє слово.
Bu onun sorumluluğudur.Це її право.
Tutuklu kalma gerekçesi Atatürk'ü tahkir etmek olduğu için bu kişiler sorumluluk almaktan kaçındı.«За те, що мене не заарештували, я повинен бути вдячним Димитрову.
Her bir rahip kendi tanrısından sorumludur.Кожному шару відповідає своє божество.
Bunların çoğu sonuçlardan sorumlu tutulmayacaklarına dair güvence aldıktan sonra devam ediyordu.Більшість продовжувало, переконані, що вони не будуть нести відповідальність.
Saray müzesi Yasak Şehri korumak ve restorasyonundan sorumludur.Відповідальність за збереження і реставрацію Забороненого міста несе Палацовий музей.
Theresa May Hükümeti'nde Avrupa Birliği'nden çıkıştan sorumlu Bakan olarak atanmıştır. ^В уряді Терези Мей — колишній міністр у справах виходу Великої Британії з Європейського Союзу.
Kötü durumlarda sorumlu odur.Але перебувають вони в поганому стані.
Nico di Angelo Bianca'nın erkek kardeşi ablasının ölümünden Percy'i sorumlu tutsada hatası olmadığını anladı.Він розповідає Ніко ді Анджело про смерть сестри.
Ryu, oldukça sorumluluk sahibi bir gençtir.Райнер — відповідальний хлопець з сильним почуттям обов'язку.
Airbus Defence and Space SAS, Airbus'ın havacılık ve savunmadan sorumlu bölümüdür.Головний підрядник ЄКА — Airbus Defence and Space.
Ben de bana verilen bu sorumluluktan kaçmayacağım.Я не буду звинувачувати вас у цьому … Я візьму на себе цю честь.
Aracın dinamik tasarımını yapan Steve Randle, süspansiyon sisteminin tasarımından da sorumluydu.Дизайнер Рік Діксон був відповідальним за зовнішній вигляд машини.
2004 yılında kurulan Bosna Hersek Savunma Bakanlığı, silahlı kuvvetlerden sorumludur.Збройними силами Боснії та Герцеговини керує Міністерство оборони Боснії і Герцеговини, засноване в 2004 році.
Bu sorumluluk hepimizin içinde var."І в цьому всім нам наука».
İmparatorlukların devam sorumlulugu sizin omuzlarınızda.Фронт оголосив про взяття влади в свої руки.
Ama erkek kardeş, bundan kız kardeşini sorumlu tutmuş, kengerleri onun yediğini düşünmüş.Він встиг повідомити своїм медсестрам, хто він такий і що він з'їв хліб.
Beren Saat, birçok sosyal sorumluluk projesinde yer aldı.Її роботи знаходяться у багатьох публічних зібраннях.
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.Вони невтомною, тяжкою працею розбудовували господарство.
Komisyon üyelerinin her biri farklı bir politika alanından sorumlu bir genel müdürlüğe başkanlık eder.Кожний генеральний директорат відповідає за котрийсь напрямок політики Союзу.
İlerleyen bölümlerde Simon'u izlemekten sorumludur.Вона відповідає за спостереження за Саймоном пізніше в серіалі.
II. Dünya Savaşı'nda Zhdanov, Leningrad'ın savunmasından sorumluydu.І. В. Дідківський був учасником Другої Світової війни, брав участь в обороні Ленінграда.
Şimdi tüm bir grubun sorumluluğuna sahibim.Вся група відповідальна за рішення, і рішення належить всій групі.
Ayrıca odalarını toparlamak ve kendi dikiş işlerini yapmakla sorumluydular.Вони займали власні будинки і обробляли свої присадибні ділянки.
Kurul iç ve dış politikalarının yürütülmesinden sorumludur.Рада несе відповідальність за проведення зовнішньої і внутрішньої політики.
Araştırmadan sorumlu Devlet Sekreteri Élisabeth Dufourcq'un eşidir.Роль Василь Федрович — Державне Бюро Розслідувань.
John Linsey, böyle bir sıralamayı yapmada sorumluluk almaya katılıyordu.Джон Маккарті запропонував такий спосіб вирішення проблеми.
Sorumluların hepsi yargı önünde hesap verecekler.Всіх суддів призначатимуть на конкурсній основі.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.Вважається, що продавець виконав постачання, коли товар перетнув борт судна в порту відвантаження.
Her üyesi, aynı sorumluluğa sahiptir.Не кожен ОЦБ має ту ж саму роль.
30 yaşındayken Kiev İnşaat Kompleksi'nin sorumlu başkanlığına getirilmiştir.У 30 років став керуючим трестом «Київміськбудкомплект».
Güçlü nükleer etkileşim atom çekirdeğinin bağlanmasından sorumlu değildir.Ефективність пожежогасіння не залежить від важкодоступності вогнища спалаху.
Bunun için sorumluluk alması gerektiğini söylese de, bunu yapmakta tereddütlü duruyor.Якщо він вважає, що воно повинно бути важким — воно стає важким.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod