Ana içeriğe geç
Sözlük

sonum ile cümle

sonum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.Au lieu de ça, il y a des douzaines de choses, chacune d'entre elles étant suffisante.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.Ci sono invece dozzine di cose, ognuna delle quali può aiutare a salvarci.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.En vez de eso hay una docena de cosas, cualquiera de las cuales podría eliminarnos.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.Es gibt vielmehr ein Dutzend Probleme, von denen jedes einzelne fatal sein kann.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.In plaats daarvan zijn er een dozijn dingen die ons allemaal naar de haaien kunnen helpen.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.În schimb sunt o duzină de lucruri, ce ar putea să ne "facă felul".
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.Je jich dvanáct a každý z nich nás může úplně zničit.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.실제로는 십여 개가 존재하는데, 그 중 어느 하나라도 우리에게 큰 타격이 될 것입니다.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.Mamy kilkanaście problemów, a każdy zgubny.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.Thay vào đó có cả tá thứ mà chúng ta phải làm.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.Αντιθέτως υπάρχουν μια ντουζίνα πράγματα, το καθένα από τα οποία μπορεί να μας καταστρέψει.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.Вместо това има дузина неща, всяко от които би могло да ни довърши.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.Вместо этого, есть десяток вещей, которые могут привести к нашей гибели.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.Замість цього існують десятки факторів, кожен з яких здатний нас прикінчити.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.יש עשרות דברים, שכל אחד מהם עלול לחסלנו,
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.بدلا من ذلك هناك دستة من المشكلات , و أي منها قادر على إبادتنا.
Daha ziyade, herhangi biri bizim sonumuzu giderebilecek bir düzine sorun var.そして我々は すべてを正しくする必要があるのです なぜなら
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Az orvosaim krónikus skizofréniát diagnosztizáltak nálam, a prognózisom "súlyos" volt.
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Doctorii m-au diagnosticat cu schizofrenie cronică și prognoza lor era: "grav".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.I medici mi hanno diagnosticato la schizofrenia cronica, e mi hanno dato una prognosi di "grave."
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.제 담당 의사들은 저를 만성 정신분열병으로 진단했고 회복할 가망성이 "절망적"이라고 판단했죠.
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Lékaři mi diagnostikovali chronickou schizofrenii a nabídli prognózu "hrobu".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Lekarze zdiagnozowali u mnie chroniczną schizofrenię, z rokowaniami na " grób. "
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Los médicos me diagnosticaron esquizofrenia crónica, y me dieron un pronóstico "grave".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Meine Ärzte diagnostizierten chronische Schizophrenie und stellten die Prognose "schwerwiegend".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Mes médecins m'ont diagnostiquée schizophrénique chronique, et ont fait un pronostic de " cas grave ".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Mijn dokters stelden de diagnose van chronische schizofrenie, met de prognose "ernstig".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Mina läkare diagnostiserade mig med kronisk schizofreni, och gav mig prognosen, citat: "svår".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Os médicos diagnosticaram-me esquizofrenia crónica e deram-me um prognóstico de "grave".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Οι γιατροί μου διέγνωσαν χρόνια σχιζοφρένεια, και έκαναν πρόγνωση "πολύ σοβαρή".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Доктора диагностировали хроническую шизофрению и сделали "смертельный" прогноз.
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.Докторите ме диагностицираха с хронична шизофрения, и ми дадоха прогноза до "гроб."
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.רופאי איבחנו אצלי סכיזופרניה כרונית, וסיווגו את מצבי כ"חמור".
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.الأطباء شخصوا حالتي بالفصام المزمن. وأنذروني بتكهن "خطير"
Doktorlarım bana kronik şizofreni tanısı koydular, ve sonumun "mezar" olacağını öngördüler.予後は「深刻」だと宣告しました 要するに 介護施設に入れられ
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Cậu nên ít nhất lấy gì đó để biện hộ. Đầu tư vào chúng tôi hoặc là chúng ta kết thúc.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Cel putin ar trebui sa pledezi pentru ceva Investiti in noi sau este sfarsitul nostru
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Dovrebbe almeno chiedere scusa per qualcosa. "Investa in noi o sarà la fine per noi."
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Du borde åtminstonen ha vädjat om något. Investera i oss eller så är det slutet för oss.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Du solltest wenigstens um etwas flehen. Investieren sie in uns, oder es ist unser Ende.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Je moet tenminste voor iets smeken. Investeer in ons of het is het einde voor ons.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Moral bi me vsaj za kaj moledovati. Investirajte v naše podjetje ali pa bo z nami konec.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Powinieneś przynajmniej o coś błagać. Proszę w nas zainwestować, albo to dla nas koniec.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Tu devrais au moins plaider quelque chose. Investissez en nous ou ce sera la fin pour nous.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Πρέπει τουλάχιστον να παρακαλέσεις ή κάτι. Επενδύστε σε μας ή είναι το τέλος μας.
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"Ты должен хотя бы защищаться! "Инвестируйте наш проект, иначе нам конец."
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi".אתה צריך לפחות לבקש משהו .תשקיע בנו או שזה הסוף שלנו
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"يجب على الأقل أن ندافع عن شيء إستثمر معنا أو إنها النهاية بالنسبة لنا
En azından insan bir af diler. "bize yatırım yapın, yoksa sonumuz geldi"投資しろ さもないと終わりだ ヘラに悪いことをした 許してくれと
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Apa kekuatanku sehingga aku masih ada? Apa harapanku untuk ingin hidup lebih lama
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Čo je moja sila, aby som dúfal, a čo je môj koniec, aby som znášal trpezlivo?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Cóż jest za moc moja, abym potrwał? albo co za koniec mój, abym przedłużył żywota mego?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Hvad er min Kraft, at jeg skal holde ud, min Udgang, at jeg skal være tålmodig?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Hvad kraft har jeg, så jeg kunde holde ut, og hvad blir enden med mig, så jeg kunde være tålmodig?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Kaj je moja moč, da naj stanovitno čakam, in kaj konec moj, da naj ostanem potrpežljiv?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?내가 무슨 기력이 있관대 기다리겠느냐 내 마지막이 어떠하겠관대 오히려 참겠느냐
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?La ce să mai nădăjduiesc cînd nu mai pot? La ce să mai aştept, cînd sfîrşitul se ştie?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Micsoda az én erõm, hogy várakozzam; mi az én végem, hogy türtõztessem magam?!
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Mikä on minun voimani, että enää toivoisin, ja mikä on loppuni, että tätä kärsisin?
Gücüm nedir ki, bekleyeyim? Sonum nedir ki, sabredeyim?Nebo jaká jest síla má, abych potrvati mohl? Aneb jaký konec můj, abych prodlel života svého?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod