sonsuz ile cümle

sonsuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Aile albümlerinde sonsuza kadar yer alacak."لطول حياته.ستكون تلك الصورة معه طوال عمره في ألبومات صور العائلة"
Aile albümlerinde sonsuza kadar yer alacak."いつまでもこの写真があるのだから」 僕も写真を額に入れて目の前に飾り
Alanı bulurken, sonsuz küçüklükteki dikdörtgen alanlarının sonsuz toplamını almıştık. -우리가 이 부분을 계산했을 때 우리는 각각의 작은 사각형들의 넓이를 구하고
Alanı bulurken, sonsuz küçüklükteki dikdörtgen alanlarının sonsuz toplamını almıştık. -عندما برزت لنا خارج المنطقة، علينا أن معرفة مجال كل من هذه المربعات الصغيرة، ثم سوف نأخذ المجموع
Aldığımız iks değeri, eksi yandan sıfıra yaklaştıkça, fonksiyon sonsuza yakınsıyor.A čím více máme menší ... jak se dostáváme blíže a blíže k 0 z leva, přibližujeme se k 0.
Aldığımız iks değeri, eksi yandan sıfıra yaklaştıkça, fonksiyon sonsuza yakınsıyor.I gdy zbliżamy się bliżej i bliżej do 0 od ujemnej strony, zbliżamy się do nieskończoności.
Aldığımız iks değeri, eksi yandan sıfıra yaklaştıkça, fonksiyon sonsuza yakınsıyor.При меньших и меньших значениях, все ближе к 0 с отрицательной стороны. приближаемся к бесконечности.
Aldığımız iks değeri, eksi yandan sıfıra yaklaştıkça, fonksiyon sonsuza yakınsıyor.כשאנחנו הולכים וקטנים - כשאנחנו מתקרבים יותר ויותר לאפס מהכיוון השלילי, זה שואף לאינסוף.
Aldığımız iks değeri, eksi yandan sıfıra yaklaştıkça, fonksiyon sonsuza yakınsıyor.كلما صغرناه أكثر فأكثر - كلما اقتربنا أكثر فأكثر إلى 0 من الاتجاه السالب، وتصل الى ما لا نهاية.
Altta, bir poliolefin - sonsuz geri dönüştürülebilen bir termoplastik.아래쪽은 폴리오레핀이죠. -- 무한 재생이 가능한 열가소성 수지입니다.
Altta, bir poliolefin - sonsuz geri dönüştürülebilen bir termoplastik.La parte inferior, un poliolefino -- termoplástico infinitamente reciclable.
Altta, bir poliolefin - sonsuz geri dönüştürülebilen bir termoplastik.le dessous un polyolephine - un polymère thermoplastique infiniment recyclable.
Altta, bir poliolefin - sonsuz geri dönüştürülebilen bir termoplastik.התחתית, היא פוליפיין, תרמופלסטיק בעל מחזור אינסופי.
Altta, bir poliolefin - sonsuz geri dönüştürülebilen bir termoplastik.الجزء السفلي، عديد الأوليفين-- لادن حراري يمكن إعادة تصنيعه لانهائياً.
Altta, bir poliolefin - sonsuz geri dönüştürülebilen bir termoplastik.さて 私が鳥だとすると 左側の建物は 障害物です
Ama asıl anlatmak istediğim şey şu: "ne" sonsuza gitseydi, sonuç ne olurdu?Ale chcę teraz wziąść to i powiedzmy, co się stanie jeśli n pójdzie do nieskończoności?
Ama asıl anlatmak istediğim şey şu: "ne" sonsuza gitseydi, sonuç ne olurdu?Ale co teď chci udělat, je vzít tohle a řekněme, no, co se děje když n jde do nekonečna?
Ama asıl anlatmak istediğim şey şu: "ne" sonsuza gitseydi, sonuç ne olurdu?하지만 제가 진짜로 하고 싶은 게 뭐냐하면 그러니까 이 N이 무한대가 되면 어떻게 될까 하는 거예요.
Ama asıl anlatmak istediğim şey şu: "ne" sonsuza gitseydi, sonuç ne olurdu?N が無限大に行けば何が起こるか見てみましょう? いいですか?
Ama asıl anlatmak istediğim şey şu: "ne" sonsuza gitseydi, sonuç ne olurdu?لكن ما أريده الآن هو أخذ هذه وأقول ، حسناً ، ماذا يحصل إذا كانت n تؤول إلى ما لا نهاية؟
Ama babam... ...sonsuza kadar Kore'ye dönmeyeceğini söyledi.De az apám azt mondta, hogy soha nem fog visszajönni Koreába.
Ama babam... ...sonsuza kadar Kore'ye dönmeyeceğini söyledi.Mais mon père a dit, qu'il ne reviendrait plus jamais en Corée.
Ama babam... ...sonsuza kadar Kore'ye dönmeyeceğini söyledi.Αλλά ο πατέρας... λέει ότι δεν θα επιστρέψει πίσω στην Κορέα. Ποτέ.
Ama babam... ...sonsuza kadar Kore'ye dönmeyeceğini söyledi.انه لن يعود الى كوريا ابدا
Ama benliğe, nihai ve sonsuz bir bağlantı verebilecek bir şey var:하지만 거기에는 뭔가 궁극적이고 무한한 연결성을 그 자신에게 줄 수 있는것이 있는데
Ama benliğe, nihai ve sonsuz bir bağlantı verebilecek bir şey var:Ma c'è qualcosa che può dare al sé la definitiva e infinita connessione -- e quella cosa è l'unità,
Ama benliğe, nihai ve sonsuz bir bağlantı verebilecek bir şey var:Nhưng có một điều có thể mang lại cho cái tôi một sự nối kết sơ khai và vô tận -- đó chính là sự đồng nhất
Ama benliğe, nihai ve sonsuz bir bağlantı verebilecek bir şey var:אך יש משהו שיכול להעניק לעצמי חיבור מוחלט ואינסופי --
Ama benliğe, nihai ve sonsuz bir bağlantı verebilecek bir şey var:ولكن هناك شيء ما يمكنه أن يمنح الذات الارتباط اللامتناهي --
Ama benliğe, nihai ve sonsuz bir bağlantı verebilecek bir şey var:但系有樣嘢 距可以給予自我 終極,無限的聯繫--
Ama benliğe, nihai ve sonsuz bir bağlantı verebilecek bir şey var:究極で無限のつながりを 与えるものがあります それは 同一性です
Ama ben şimdiden size bunun irrasyonel olduğunu söyleyebilirim. Deneseniz bile bu sonsuza kadar gider.1 over kvadratrod 10 er irrationalt, fordi kvadratrod 10 er irrationalt.
Ama ben şimdiden size bunun irrasyonel olduğunu söyleyebilirim. Deneseniz bile bu sonsuza kadar gider.Je ale jasné, že půjde o iracionální číslo.
Ama ben şimdiden size bunun irrasyonel olduğunu söyleyebilirim. Deneseniz bile bu sonsuza kadar gider.하지만 이게 유리수임을 알 수 있으므로
Ama ben şimdiden size bunun irrasyonel olduğunu söyleyebilirim. Deneseniz bile bu sonsuza kadar gider.Но вече мога да ви кажа, че е ирационално.
Ama ben şimdiden size bunun irrasyonel olduğunu söyleyebilirim. Deneseniz bile bu sonsuza kadar gider.Та я вже можу сказати, що він є ірраціональним.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.(51:10) А я, как зеленеющая маслина, в доме Божием, и уповаю на милостьБожию во веки веков,
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Což spravedliví vidouce, budou se báti a jemu posmívati:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Dar eu sînt în Casa lui Dumnezeu ca un măslin verde, mă încred în bunătatea lui Dumnezeu, în veci de veci.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.De oprechte mensen die het zien, zullen ontzag voor God hebben en zeggen:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Ja vanhurskaat näkevät sen ja pelkäävät, ja he nauravat häntä:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Keď to uvidia spravedliví, budú sa báť a ľudia sa mu budú smiať a povedia:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.오직 나는 하나님의 집에 있는 푸른 감람나무 같음이여 하나님의 인자하심을 영영히 의지하리로다
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.látják [ezt] az igazak, és félnek, és nevetnek rajta:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Mas eu sou qual oliveira verde na casa de Deus; confio na bondade de Deus para sempre e eternamente.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Men jeg er som et frodigt Olietræ i Guds Hus, Guds Miskundhed stoler jeg evigt og altid på.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Och de rättfärdiga skola se det och frukta, de skola le åt honom:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Og de rettferdige skal se det og frykte, og de skal le av ham og si:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.To widząc sprawiedliwi będą się bali, i będę się z niego naśmiewali, mówiąc:
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.Vedendo, i giusti saran presi da timore e di lui rideranno
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.А аз съм като маслина, която зеленее в Божия дом; Уповавам на Божията милост от века до века.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.ואני כזית רענן בבית אלהים בטחתי בחסד אלהים עולם ועד׃
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.اما انا فمثل زيتونة خضراء في بيت الله. توكلت على رحمة الله الى الدهر والابد‎.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.至 於 我 、 就 像 神 殿 中 的 青 橄 欖 樹 . 我 永 永 遠 遠 倚 靠 神 的 慈 愛
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.至於 我 、 就 像 神殿 中的 青橄 欖樹.我永永遠遠 倚靠 神 的 慈愛
Ama bu durumu enteresan kılan popülasyonun sonsuz olmasıdır.Ale to co sprawia, że to jest interesujące to sytuacja w której mamy nieskończoną populację
Ama bu durumu enteresan kılan popülasyonun sonsuz olmasıdır.Mais ce qui rend ceci intéressant, c'est que dans cette situation, vous avez une population infinie.
Ama bu durumu enteresan kılan popülasyonun sonsuz olmasıdır.Mas o que torna isso interessante é esta situação em que você tem uma população infinita.
Ama bu durumu enteresan kılan popülasyonun sonsuz olmasıdır.Zajímavé je, že máme nekonečně velikou populaci.
Ama bu durumu enteresan kılan popülasyonun sonsuz olmasıdır.Но това, което я прави интересна в тази ситуация, е фактът, че имаме дадена безкрайна популация.

İlgili Sayfalar