Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.А аз съм като маслина, която зеленее в Божия дом; Уповавам на Божията милост от века до века.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.ואני כזית רענן בבית אלהים בטחתי בחסד אלהים עולם ועד׃
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.اما انا فمثل زيتونة خضراء في بيت الله. توكلت على رحمة الله الى الدهر والابد.
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.至 於 我 、 就 像 神 殿 中 的 青 橄 欖 樹 . 我 永 永 遠 遠 倚 靠 神 的 慈 愛
Ama ben Tanrının evinde yeşeren zeytin ağacı gibiyim, Sonsuza dek Tanrının sevgisine güvenirim.至於 我 、 就 像 神殿 中的 青橄 欖樹.我永永遠遠 倚靠 神 的 慈愛
Ama bu durumu enteresan kılan popülasyonun sonsuz olmasıdır.Ale to co sprawia, że to jest interesujące to sytuacja w której mamy nieskończoną populację
Ama bu durumu enteresan kılan popülasyonun sonsuz olmasıdır.Mais ce qui rend ceci intéressant, c'est que dans cette situation, vous avez une population infinie.
Ama bu durumu enteresan kılan popülasyonun sonsuz olmasıdır.Mas o que torna isso interessante é esta situação em que você tem uma população infinita.
Ama bu durumu enteresan kılan popülasyonun sonsuz olmasıdır.Zajímavé je, že máme nekonečně velikou populaci.
Ama bu durumu enteresan kılan popülasyonun sonsuz olmasıdır.Но това, което я прави интересна в тази ситуация, е фактът, че имаме дадена безкрайна популация.
Ama, bu sayı bile diğer bir sayı ile karşılaştırıldığında ufacık kalıyor. Bu diğer sayı: sonsuz.Aber sogar diese Zahl ist winzig, verglichen mit einer anderen Zahl: unendlich.
Ama, bu sayı bile diğer bir sayı ile karşılaştırıldığında ufacık kalıyor. Bu diğer sayı: sonsuz.Ale aj to je veľmi maličké číslo v porovnaní s iným: nekonečnom.
Ama, bu sayı bile diğer bir sayı ile karşılaştırıldığında ufacık kalıyor. Bu diğer sayı: sonsuz.Ale i takovéto číslo je nepatrné v porovnání s dalším číslem: nekonečnem.
Ama, bu sayı bile diğer bir sayı ile karşılaştırıldığında ufacık kalıyor. Bu diğer sayı: sonsuz.Dar chiar și acel număr e minuscul în comparație cu infinitul.
Ama, bu sayı bile diğer bir sayı ile karşılaştırıldığında ufacık kalıyor. Bu diğer sayı: sonsuz.De még ez a szám is pici egy másik számhoz képest: végtelen.
Ama, bu sayı bile diğer bir sayı ile karşılaştırıldığında ufacık kalıyor. Bu diğer sayı: sonsuz.Maar zelfs dat getal is zeer klein, vergeleken met een ander getal: oneindig.
Ama, bu sayı bile diğer bir sayı ile karşılaştırıldığında ufacık kalıyor. Bu diğer sayı: sonsuz.Mais même ce nombre est infime par rapport à un autre nombre : l'infini.
Ama, bu sayı bile diğer bir sayı ile karşılaştırıldığında ufacık kalıyor. Bu diğer sayı: sonsuz.Ma persino quel numero è minuscolo se lo confrontiamo con un altro numero ancora: l'infinito.
Ama, bu sayı bile diğer bir sayı ile karşılaştırıldığında ufacık kalıyor. Bu diğer sayı: sonsuz.Mas mesmo este número é minúsculo comparado com outro número: o infinito.
Ama, bu sayı bile diğer bir sayı ile karşılaştırıldığında ufacık kalıyor. Bu diğer sayı: sonsuz.Namun angka itupun masih sangat kecil dibandingkan dengan angka lainnya: tak terhingga.
Ama, bu sayı bile diğer bir sayı ile karşılaştırıldığında ufacık kalıyor. Bu diğer sayı: sonsuz.Nhưng thậm chí con số đó là rất nhỏ so với con số khác: vô cùng.
Ama, bu sayı bile diğer bir sayı ile karşılaştırıldığında ufacık kalıyor. Bu diğer sayı: sonsuz.Pero incluso esa cifra es minúscula en comparación con otro número: el infinito.
Ama, bu sayı bile diğer bir sayı ile karşılaştırıldığında ufacık kalıyor. Bu diğer sayı: sonsuz.Но даже это число ничтожно в сравнении с другим числом: бесконечностью.
Ama, bu sayı bile diğer bir sayı ile karşılaştırıldığında ufacık kalıyor. Bu diğer sayı: sonsuz.Но дори това число е незначително в сравнение с друго число: безкрайност.
Ama, bu sayı bile diğer bir sayı ile karşılaştırıldığında ufacık kalıyor. Bu diğer sayı: sonsuz.Та навіть це число є лише крихтою в порівнянні з іншим - нескінченністю.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılAber das ist das Äquivalent zu drei Kongressbibliotheken - verbrannt, für immer verloren - jedes Jahr.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılAle tu tracimy corocznie zawartość trzech bibliotek Kongresu.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılDar acesta e echivalentul a 3 Libraries of Congress -- incendiate, pierdute iremediabil -- în fiecare an.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılMa questo è l'equivalente di tre Biblioteche del Congresso -- bruciate, perse per sempre -- ogni anno.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılPero esto es el equivalente a 3 Bibliotecas del Congreso -- quemadas, perdidas para siempre -- cada ano.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılPřesto ekvivalent tří knihoven Kongresu -- je spálen, ztracen na vždy, každý rok.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılНо това е еквивалентът на три Библиотеки на конгреса... изгаряни, изубени завинаги... всяка година.
Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - Her yılОна эквивалентна трём Библиотекам Конгресса США... сожжена, потеряна навсегда... и так каждый год.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.De leginkább csak örökké ülünk és várunk.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.Hauptsächlich sitzen wir alle dort jedoch Ewigkeiten, wartend.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.În esență, cu toții stăm acolo jos la nesfârșit, așteptând.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.하지만 대부분은 계속 앉아서 기다립니다.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.Maar bovenal zitten we eindeloos te wachten.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.Mais surtout nous devons tous rester assis là pour une éternité, à attendre.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.Ma soprattutto siamo tutti lì seduti, ad aspettare.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.Men for det meste sidder der bare der i al evighed, venter.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.Nhưng hầu như tất cả chúng ta chỉ ngồi đó mòn mỏi, chờ đợi.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.Pero principalmente todos nos sentamos allí para siempre, a esperar.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.Αλλά κυρίως, κάθονται εκεί με τις ώρες και περιμένουν.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.Но в основном все мы просто сидим там в ожидании.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.Но най-вече всички ние просто седим завинаги, чакайки.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.אבל בעיקר כולנו יושבים לעד, מחכים.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.ولكن الأغلب أننا جميعا نجلس إلى الأبد، في انتظار.
Ama çoğu zaman, sadece sonsuza kadar oturup bekliyoruz.一体どうして
Amaç sonsuza kadar kalmaları değil.Chúng không thể tồn tại mãi.
Amaç sonsuza kadar kalmaları değil.Elles ne sont pas là pour rester.
Amaç sonsuza kadar kalmaları değil.Het is niet de bedoeling dat ze beklijven.
Amaç sonsuza kadar kalmaları değil.Jejich smysl není tam být napořád.
Amaç sonsuza kadar kalmaları değil.계속 남아있을 게 아닙니다.
Amaç sonsuza kadar kalmaları değil.Mereka tidak dimaksudkan untuk jadi permanen.
Amaç sonsuza kadar kalmaları değil.Não é suposto elas ficarem.
Amaç sonsuza kadar kalmaları değil.Nemajú tam zostať navždy.
Amaç sonsuza kadar kalmaları değil.Nem az örökkévalóságnak szánjuk.
Amaç sonsuza kadar kalmaları değil.Nie są stworzone do tego by być tam wiecznie.
Amaç sonsuza kadar kalmaları değil.No están pensados para perdurar.