Ana içeriğe geç
Sözlük

sonraları ile cümle

sonraları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Daha sonraları kemeri Undertaker ve Big Show'a kaptırdılar.Mais ils ne le garderont pas très longtemps après leurs feud contre l'Undertaker et le Big Show.
Sonraları Navajivan Hindi dilinde de yayımlandı.Navajivan fut aussi publié plus tard en hindi.
Sonraları burada bir manastır inşa edilmiştir.Plus tard, un monastère avait été construit.
Bunların bir kısmı daha sonraları İslam edebiyatına geçti.Certains de ceux-ci trouvent ultérieurement leur voie dans la littérature du monde islamique.
Bu alışkanlık sonraları Timothy McGee'nin de canını yakar.Durant la première saison, ils sont rejoints par Timothy McGee.
Sonraları hukuk eğitimi almaya başladı.Il voulait initialement faire des études de droit.
1750'lerin sonralarında, gazetelerin popüler olmasıyla, zevce satışı haberleri daha da artmıştır.Dès 1730, pensant qu’ils étaient en sécurité, les Acadiens prospérèrent.
Müller sonraları bu partituranın yazdırma sırasında editör olarak da çalışmıştır.Meyer était également peintre pendant ses moments de distraction.
Woodley daha sonraları serbest bırakıldı ve dava sonuçsuz kaldı.Woodley est ensuite libéré, sa libération faisant polémique, et l'affaire reste non élucidée.
Sonraları bu yetkililer hakim konumuna yükseltilmiştir.Ce juge est par la suite relevé de ses compétences.
Kale daha sonraları Atlantik köle ticaretinde önemli bir durak olacaktır.La région côtière est une source majeure durant la traite d'esclaves transatlantique.
Sonraları yeşil ve kırmızı kadifeden yapılmaya başlandı; nihayet kırmızı kadifede karar kılındı.Ses fruits sont verts, puis jaunes, et deviennent blanchâtres lorsqu'il sont mûrs.
Daha sonraları yine ayni yerde Philadelphia Orkestra’sını ve Boston Symphony’yi yönetmiştir.Il a ensuite été invité à diriger l'Orchestre de Philadelphie et le Boston Symphony Orchestra.
Sonraları daha gerçekçi konulara yöneldi.Évolution définitive vers le sujet réaliste.
Video sonraları birkaç haftalığına NASA’nın internet sitesine aktarıldı.Les images ont été diffusées par la NASA quelques jours plus tard.
Daha sonraları adı Susurluk Skandalı'na karıştı.Il a fait l'objet d'une suite intitulée Dans la tourmente.
Sonraları şirketin başına geçen Ken Kutaragi, "PlayStation'ın Babası" olarak da bilinmektedir.Le "père de la PlayStation" Ken Kutaragi en est l'actuel PDG.
Daha sonraları köy bu bölgenin yaklaşık olarak 500 metre doğusuna, şu anki bulunduğu bölgeye yerleşmiştir.La ville fut reconstruite 500 mètres plus loin, à son emplacement actuel.
Daha sonraları İgnacio kardeşi Astro Boy II ile takım olarak bir süre takım maçlarında bulundu.Plus tard, il forme une équipe avec son autre frère Astro Boy II.
Daha sonraları 1929 yılında Wall Street'in çöküşünün ardından intihar eder.Cette aventure se termine avec le krach de Wall Street en 1929.
Dani Daniels kendini başta homoseksüel, sonraları biseksüel olarak tanımlamıştır.Ernst Baier s'est d'abord fait connaître comme un patineur individuel.
Daha sonraları "Eric Burdon Band" ve "The New Animals" gibi birçok farklı grupta vokalist olarak bulundu.Il est ensuite engagé par Eric Burdon dans son nouveau groupe, les New Animals.
Kasaba daha sonraları Royal Castle olarak anılan Mazovie Dukes kale çevresinde yayılmıştır.La ville a été construite autour du château des ducs de Mazovie, qui deviendra plus tard le palais royal.
Daha sonraları Babil mitolojisinde Ea olarak anılmıştır.Ailleurs, on le connait comme Dev-Babul.
Bu elfler önceleri Nandor, daha sonraları ise Silvan Elfleri olarak bilindi.Ces elfes deviennent les Nandor et plus tard, les Elfes sylvains.
Bu hücre daha sonraları 'Grubb-Niedrach yakıt hücresi' olarak bilinecekti.Ce mélange serait dorénavant connu sous le nom de « nitrate-fioul ».
Sonraları bu uçaklar iyice geliştirilerek La-7 oldular.À partir du lot no 6, les Laz-7 furent renforcés pour avoir des capacités de voltige aérienne.
Merkezleri başlarda Pöchlarn'da, daha sonraları da Melk'te bulunuyordu.Leurs prières étaient dites en hébreu, plus tard en ladino.
Sonraları ise masaya oturmuştur.Il se met à table.
Ama bu tutumlarına karşın daha sonraları üyeleri çok ünlü olacaktır.Malgré la traque acharnée de leurs successeurs, ils brilleront une fois de plus.
Kent, daha sonraları kilise, belediye binası ve belediye sarayına kavuştu.Entrée sud. l'église et la place de la mairie.
Sonraları da Frank Lloyd Wright’in ABD’nin Arizona eyaletinde yer alan okulunu ziyaret etti.Deux résidences de l'architecte américain Frank Lloyd Wright située aux États-Unis.
Önceden hayvancılık yğun olmasına rağmen sonraları gittikçe azalmıştır.Le troupeau hésite : alors, il s’avance plus faiblement.
Daha sonraları pamuklu kumaşlar yaygınlaşmıştır.Jusque-là, les larmiers simples sont de mise.
Sonraları bazı mali güçlüklerle karşılaşan şirket, Michelin şirketiyle birleşti.Aujourd'hui, ces industries ont laissé la place à d'autres, telle l'usine Michelin.
Girl's Tyme yarışmayı kazanamazken daha sonraları Beyoncé, söyledikleri şarkının iyi olmadığını belirtti.Cependant, les chanteuses perdent la compétition car, selon Beyoncé, leur choix de chanson ne fut pas le bon.
Sonraları üyelikten habersiz olduğunu söyledi.Elle les quitte sans connaître le résultat des membres.
Bu tanım daha sonraları Freud tarafından da kullanılmıştır.Ce rôle pionnier a été également salué en son temps par Freud lui-même.
Feuerbach'ın yabancılaşma teorisi daha sonraları Karl Marx tarafından kullanılacaktır.La teoría de la alienación de Feuerbach sería más tarde usada por Karl Marx.
Daha sonraları eserin konusu farklı şairler tarafından tekrar tekrar işlenmiştir.Los poetas posteriores sintieron cierta reluctancia por él.
Netenyahu ve Levy işbirliği yapamadı ve ikisinin arasındaki rekabet sonraları daha da şiddetlendi.Netanyahu y Levy no cooperaron y la rivalidad entre los dos sólo se intensificó posteriormente.
Sonraları, süper güçlere sahip özel dedektif Jessica Jones ile evlenir ve bir kızları olur.Más tarde se casa con la investigadora privada súper poderosa Jessica Jones, con quien tiene una hija.
Daha sonraları bu dönemini "depresyon" olarak nitelendirdi.Más tarde él describe este período como una "depresión".
Kulüp 1904 yılında Győri Vagongyár ETO adıyla kurulmuştur daha sonraları birçok ad değiştirmiştir.El club se fundó en 1904 como Győri Vagongyár ETO, aunque ha sufrido varios cambios de nombre desde entonces.
Rosalie sonraları, "geç kavrayan" biri olarak tarif edildi ve büyük olasılıkla kendisinde zekâ geriliği vardı.Rosalie fue posteriormente descrita como «retrasada», y podría, en efecto, haber sufrido algún retraso mental.
Bu arazi üzerinde daha sonraları Monticello olarak adlandırılacak olan kendi evini inşa etmiştir.Construyó su casa allí, que con el tiempo llegó a conocerse como Monticello.
Fırtınalar öğleden sonraları sıklıkla görülebilir.A menudo hay tormentas por la tarde.
Çok sonraları, Mefkure'nin Sovyet denizaltısı SC 215 tarafından torpidolandığı ortaya çıktı.Durante la noche el Mefkura fue hundido por un torpedo de la Unión Soviética submarino SC-215.
Daha sonraları siyasal fikirleri değişti.Sus ideas políticas habían estado cambiando.
Daha sonraları Cal'ın 1929 yılında borsanın çökmesiyle servetini kaybettikten sonra intihar ettiğini öğrenir.En las escenas finales, se revela que Cal se suicidó tras perder toda su fortuna en la crisis de 1929.
Daha sonraları yine ayni yerde Philadelphia Orkestra’sını ve Boston Symphony’yi yönetmiştir.Más tarde dirigió la Orquesta de Filadelfia y la Orquesta Sinfónica de Boston.
Sonraları birçok kez millî takım kaptanlığı yapacaktır.En muchas ocasiones capitán del equipo.
Kave, antik Gök Tanrısı, daha sonraları ay döngüsü ilahına dönüşmüştür.Kave, antiguo dios del cielo, luego deidad del ciclo lunar.
Daha sonraları bu orman örtüsü insan eliyle yok oldu.Si el cadáver vas a levantar colaborando con esta mano.
Sonraları New York'taki Amerikan Müzik ve Drama Akademisi'nden mezun oldu.Luego se graduó en The American Musical and Dramatic Academy de Nueva York.
Bunların bir kısmı daha sonraları İslam edebiyatına geçti.Algunos de estos volúmenes fueron luego incorporados a la literatura del mundo islámico.
Bu fikir daha sonraları birçok filozof tarafından tenkit edilmiştir.Este argumento ha sido utilizado por muchos filósofos.
Daha sonraları başarılar üst üste gelmeye devam etti.A partir de ese momento los éxitos le llegarían de forma continua.
Daha sonraları da Web 2.0 projelerinin artmasıyla, Web 2.0 haberciliği de popülerleşti.Todavía, el vacío de conocimiento todavía puede existir incluso con la aparición de Web 2.0.
Daha sonraları ise, bu pozisyonundan vazgeçerek herkesin kaydedilmesine izin vermiştir.En otra ocasión, olvidó cerrar la puerta permitiendo su paso.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod