Daha sonraları, Marduk tarafından öldürüldü ve kanından insanlık yaratıldı.Tudi Kingu je pri tem umrl in iz njegove krvi je Marduk ustvaril prvega človeka.
Daha sonraları bütün ülkeler kendilerine ait kundağı motorlu obüslerin yapımına başladı.Kmalu so tudi druge tovarne začele izdelovati motorna kolesa po istem načelu.
Daha sonraları köy bu bölgenin yaklaşık olarak 500 metre doğusuna, şu anki bulunduğu bölgeye yerleşmiştir.Danes ta postaja ne obstaja več, sedanja je približno 500 metrov zahodno.
Daha sonraları Payas, bu sefer de Haçlı Seferleri yolu üzerinde olması sebebiyle önemini korumuştur.A kruta usoda jima tudi tokrat prekriža pot. . .
Daha sonraları Anghertas Daeron diye bilinen alfabeye dönüşmüştür.Pozneje je bila razširjena v t. i. angerthas daeron.
San Augustin Kilisesi: Asil yapimi 1257; 15. yüzyıl sonralari ve 18. yüzyıl sonlarinda renove edilmistir.Augustine, zgrajeno leta 1257, spremenjen v poznem 15. in v poznem 18. stoletju.
Önceleri vejetaryen iken sonraları yalnızca meyve ile beslenmeye başladı.Z gojenjem začnemo šele, ko so sadike dobro prijele.
Söylenceye göre cesedi daha sonraları Roma'daki Santa Maria Maggiore bazilikasına taşınmıştır.To je še vedno mogoče opaziti v baziliki Santa Maria Maggiore v Rimu.
Sonraları da kızının yaşamı ve ölümüyle ilgili birçok şiir yazdı.Poleg tega vsebujejo pesmi mnogo prepiranj med hčerjo in materjo.
Bu kitaplar daha sonraları Cartier-Bresson'un fotoğraf ustası olarak anılmasına yardımcı oldu.Būtent šita nuotrauka paskatino H. Cartier-Bresson tapybą iškeisti į fotografiją.
İnsanlar anlayışlı davranmasını çok sonraları öğrenir, o da öğrenirse.Žmonės jau po trumpų paaiškinimų sugeba juos suprasti.
Sonraları bu uçaklar iyice geliştirilerek La-7 oldular.Tuo metu pulkas buvo perginkluojamas naikintuvais La-7.
Daha sonraları birçok farklı hükümette yer almıştır.Vėliau užėmė keletą aukštų valstybinių pareigybių.
Daha sonraları beste çalışmalarına başladı.Vėliau jį išplėtojo kituose darbuose.
Daha sonraları yarışmanın başarılı ülkelerinden olacağı İsveç bu yıl ilk katılımını gerçekleştirmiştir.Švedija, kuri vėliau tapo viena sėkmingiausių konkurse, debiutavo šiais metais.
Daha sonraları grubun ismi maNga oldu.Po to Karijos pavadinimas pamažu nunyko.
Daha sonraları takımın idarecisi olmuştur.Vėliau buvo paskirtas vadovauti būriui.
Şirket daha sonraları Universal Music Group tarafından satın alınmıştır.Tais pačiais metais pasirašė kontraktą su „Universal Music Group“ įrašų kompanija.
Sonraları Enigma adı altında piyasaya sürdü.Vėliau pavadintas nimfos Kilenės vardu.
Kulüp 1904 yılında Győri Vagongyár ETO adıyla kurulmuştur daha sonraları birçok ad değiştirmiştir.1904. aastal Győri Vagongyár ETO-na asutatud klubi on mitu korda nime vahetanud.
Fakat daha sonraları sadece lila inek kullanılmaya başlandı.Alles mõnevõrra hiljem hakati lehmi piima saamiseks kasutama.
Şarkı sonraları birçok şarkıcı tarafından düzenlenerek satışa sunulmuştur.Seejärel müüsid autorid laulu esitamiseks paljudele esitajatele.
Çoğu maç Cumartesi ve Pazar öğleden sonraları oynanır.Enamik mänge toimub laupäeviti ja pühapäeviti.
Daha sonraları Berlin'de Friedrich-Wilhelm Üniversitesi'nde iktisat okumuştur.Kolm aastat hiljem lõpetas kiitusega Friedrich-Wilhelms-Gymnasiumi Berliinis.
Daha sonraları ünlü mimar Alvar Aalto ile çalıştı.Ta on projekteerinud ka koos Alvar Aaltoga.
Daha sonraları bu ışınlar, "Röntgen ışınları" olarak anılmaya başlanmıştır.Hiljem hakati neid kiiri nimetama röntgenikiirteks.
Halkının dilini daha sonraları öğrenmiştir.Hiljem muutus tema keel arusaadavamaks.
Fakat günümüzde sadece öğleden sonraları çıkan bir gazetedir.Nädalaleht on ajaleht, mis ilmub kord nädalas.
"Daha sonraları Geronimo (Jerome'un İspanyolcası) diye anılmaya başladı.Mehhiklased hakkasid teda kutsuma Geronimoks (Hieronymuse hispaaniapärane nimi).
Simon daha sonraları bir sanatçı olmuştur.Viimasest sai hiljem samuti kunstnik.
Daha sonraları Roma'ya gemiyle taş, kereste ve gıda maddesi taşındı.Hiljem toodi randa jäänud laevalt paatidega saarele juurde toitu ja vajalikku varustust.
Daha sonraları kendine Lord Voldemort takma ismini takar.Kui ta aga tagasi avalikkuse ette saabub, on ta võtnud endale nime Lord Voldemort.
Ama daha sonraları bu harfin kullanımına gerek duyulmamıştır.Sa ei pea teadma seda ka pärast nupule vajutust.
Daha sonraları Giresunlular gelmiş.Hiljem tuli ümberasujaid veelgi juurde.
Daha sonraları annesinin kızlık soyadı olan Hassel'i soyadı olarak kullanmaya başladı.Sel ajal hakkas ta oma perekonnanimena kasutama oma ema perekonnanime järgi Rõbakov.
Fakat daha sonraları amaçları değişti.Tänaseks on tema eesmärgid muutunud.
Bu tezi daha sonraları Büyük Patlama kuramı olarak adlandırıldı.Seda plahvatust on plõksuna isegi kuulda.
Daha sonraları takımın idarecisi olmuştur.Mõni aeg hiljem sai ta SA juhiks.
Daha sonraları Romalılar da buraya yerleşti.Hiljem hakkasid mängudel osalema ka roomlased.
Sonraları bu yetkililer hakim konumuna yükseltilmiştir.Selle ajani on tema volitused riigikohtunikuna peatunud.
Eskiden bekçi kulesi olarak kullanılan kule, sonraları kadın hapishanesi olarak kullanılmıştır.Lõunaküljel on poolringikujuline torn, mida vanadel aegadel kasutati vanglana.
Sonraları Çakırhan ve en son Çağılhan olarak değişmiştir.Viimased asuvad järskudel nõlvadel ning muutuvad ajas.
1987 civarından başlayarak ikisi de çok azalıyor. Daha sonraları, artmaya başlıyor ve birbirlerini izliyorlar.1987-től kezdve mindkettő jelentősen esik, majd még mindig együtt haladva emelkedés látszik az évtized végén.
Ancak daha sonraları oğlu tarafından yüceltilecek, oğlu onu ilahileştirecek, tanrıça mertebesine yükseltecek.Její syn se poté zasadil o navýšení jejího postavení. V podstatě z ní udělal bohyni.
Ancak daha sonraları oğlu tarafından yüceltilecek, oğlu onu ilahileştirecek, tanrıça mertebesine yükseltecek.Jej syn znacznie podniósł jej status... ...czyniąc ją bóstwem, boginią.
Ancak daha sonraları oğlu tarafından yüceltilecek, oğlu onu ilahileştirecek, tanrıça mertebesine yükseltecek.Но синът й е издигнал значително статуса й, превръщайки я в божество, в богиня.
Ancak daha sonraları oğlu tarafından yüceltilecek, oğlu onu ilahileştirecek, tanrıça mertebesine yükseltecek.Проте її син згодом значно підніме її становище, зробивши її святою, богинею.
Ancak daha sonraları oğlu tarafından yüceltilecek, oğlu onu ilahileştirecek, tanrıça mertebesine yükseltecek.ولكن ابنها يرفع مكانتها لاحقاً، بشكل كبير، لتصبح مقدسة، و بمكانة إلاهة.
Ancak sonraları insanlar olanları anladılar ve paniklediler.Men med tiden började vissa människor inse vad som hände. De fick panik.
Ancak sonraları verdiğim ve çok daha faydalı olan bir tepki, kelimelerin ardında yatan mesajı çözümlemek oldu.Aber eine spätere Reaktion, und eine viel nützlichere wäre die Botschaft hinter den Worten zu dekonstruieren.
Ancak sonraları verdiğim ve çok daha faydalı olan bir tepki, kelimelerin ardında yatan mesajı çözümlemek oldu.하지만 그 이후의 대응은 훨씬 더 유용했는데, 문장 이면의 의미를 재구성해보려고 노력했어요.
Ancak sonraları verdiğim ve çok daha faydalı olan bir tepki, kelimelerin ardında yatan mesajı çözümlemek oldu.Mijn latere, veel behulpzamere respons was een poging de boodschap achter de woorden te ontleden.
Ancak sonraları verdiğim ve çok daha faydalı olan bir tepki, kelimelerin ardında yatan mesajı çözümlemek oldu.Nhưng một cách phản ứng sau này, và hữu dụng hơn nhiều,
Ancak sonraları verdiğim ve çok daha faydalı olan bir tepki, kelimelerin ardında yatan mesajı çözümlemek oldu.Później zachowywałam się już znacznie sensowniej.
Ancak sonraları verdiğim ve çok daha faydalı olan bir tepki, kelimelerin ardında yatan mesajı çözümlemek oldu.Strategiskt.
Ancak sonraları verdiğim ve çok daha faydalı olan bir tepki, kelimelerin ardında yatan mesajı çözümlemek oldu.Но потом я выработала более полезную реакцию: научилась расшифровывать скрытый смысл слов.
Ancak sonraları verdiğim ve çok daha faydalı olan bir tepki, kelimelerin ardında yatan mesajı çözümlemek oldu.אבל תגובה יותר מאוחרת והרבה יותר יעילה היתה לנסות ולפצח את המסר שמאחורי המילים,
Ancak sonraları verdiğim ve çok daha faydalı olan bir tepki, kelimelerin ardında yatan mesajı çözümlemek oldu.ولكن إستجابة متأخرة، وبفائدة أكبر ستكون بمحاولة قراءة الرسالة مابين السطور،
Ancak sonraları verdiğim ve çok daha faydalı olan bir tepki, kelimelerin ardında yatan mesajı çözümlemek oldu."声"の言葉の裏にある意味を分析して "声"が家から出ない様にと 警告するなら
Ben, kendim bir böcek severim -- çocukluğumdan beri değil, tabii ki, çok sonraları sevmeye başladım.Eu însumi sunt un iubitor de insecte -- nu din copilărie, apropo, ci ceva mai târziu.