Ana içeriğe geç
Sözlük

sonradan ile cümle

sonradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Mai târziu, am înțeles de ce tatăl meu fusese așa supărat.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Más tarde comprendí por qué mi padre se había enojado tanto.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Più tardi ho capito perché mio padre si era arrabbiato.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Sau đó, tôi đã hiểu vì sao bố tôi lại không vui đến vậy.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Senare förstod jag varför min pappa var så upprörd.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Später verstand ich, warum mein Vater so aufgebracht war.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Złość ojca zrozumiałem później.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Αργότερα, κατάλαβα τι αναστάτωσε τόσο τον πατέρα μου.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Пізніше я зрозумів, чому мій батько був таким засмученим.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.Позже я понял, что так расстроило моего отца.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.По-късно разбрах, защо баща ми беше толкова ядосан.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.מאוחר יותר הבנתי למה אבא שלי התרגז כל-כך.
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.لاحقاً، أدركت سبب غضب أبي،
Babamın neden bu kadar kızdığını sonradan öğrendim.そのお菓子は賄賂だったのです
Bankacılar kredi alanlarla birlikte kaldılar. Sonradan satmak için kredi yapmadılar.ריבית ברירת-המחדל היתה מאוד נמוכה.
Başta kampta güvendeydik. Ama sonradan hükümetin askerleri de bize kötü davranmaya başladı.Początkowo byliśmy bezpieczni w tym obozie, ale później żołnierze rządu zaczęli znęcać się nad nami.
Başta kampta güvendeydik. Ama sonradan hükümetin askerleri de bize kötü davranmaya başladı.Оставаме заради страха, който ни е тласнал в лагера... и все още съществува у дома.
Belirsiz integrali aldığımızı ve limitlerin değerini sonradan bulacağımızı hatırlayalım. -I zakładamy, że obliczamy całkę nieoznaczoną i uwzględnimy granice później.
Belirsiz integrali aldığımızı ve limitlerin değerini sonradan bulacağımızı hatırlayalım. -ونفترض أننا نحل التكامل الغير محدد ، و وسنحسب الحدود لاحقاً.
Belirsiz integrali aldığımızı ve limitlerin değerini sonradan bulacağımızı hatırlayalım. -後で領域を評価します。 領域を考慮してもいいですが、
Ben aslında bir sayborg olduğumu sonradan anladım.Eu am aflat mai târziu cã sunt un cyborg.
Ben aslında bir sayborg olduğumu sonradan anladım.Ja dopiero później domyśliłam się, że jestem cyborgiem.
Ben aslında bir sayborg olduğumu sonradan anladım.J'ai appris assez tard que j'étais un cyborg.
Ben aslında bir sayborg olduğumu sonradan anladım.Mir wurde erst allmählich klar, dass ich ein Cyborg bin.
Ben aslında bir sayborg olduğumu sonradan anladım.Εγώ το ανακάλυψα αργότερα στην πορεία της ζωής μου, οτι είμαι cyborg.
Ben de yazar olmak istiyordum. Resim aklıma sonradan girdi.Queria ser escritor, não pintor... ...a pintura veio mais tarde.
Ben de yazar olmak istiyordum. Resim aklıma sonradan girdi.و نعم، رغبت أن أكون كاتباً و ليس رساماً
Ben şahsen ateş açtıklarını görmedim, ama sonradan bunu gösteren videolar ortaya çıktıIk heb ze persoonlijk niet zien schieten, maar later vonden we video's waarop dat duidelijk te zien was.
Ben şahsen ateş açtıklarını görmedim, ama sonradan bunu gösteren videolar ortaya çıktıJag såg dem inte skjuta men senare hittade vi några videoklipp som visade att de sköt på folk.
Ben şahsen ateş açtıklarını görmedim, ama sonradan bunu gösteren videolar ortaya çıktıJe ne les ai pas vus tirer, mais plus tard, des vidéos ont montré qu'ils ont tiré sur les gens.
Ben şahsen ateş açtıklarını görmedim, ama sonradan bunu gösteren videolar ortaya çıktıYo personalmente no les vi disparar, pero más tarde encontramos unos videos donde salían disparando a la gente
Ben şahsen ateş açtıklarını görmedim, ama sonradan bunu gösteren videolar ortaya çıktıلم أرهم شخصيا وهم يطلقون النار ولكن هناك فيديهات نراهام فيها يطلقون النار على الناس
Bilim ve Doğa'nın sayfalarına sonradan büyük harflerle geçen kuşu ilk adlandıran bizlerdik.Così fummo i primi a dare un nome che più avanti esplose sulle pagine di Science and Nature.
Bilim ve Doğa'nın sayfalarına sonradan büyük harflerle geçen kuşu ilk adlandıran bizlerdik.우리는 먼저, 실질적으로 과학과 자연의 한페이지에 오를 이름을 정합니다.
Bilim ve Doğa'nın sayfalarına sonradan büyük harflerle geçen kuşu ilk adlandıran bizlerdik.My pierwsi nazwaliśmy, coś co pojawiło się w "Science and Nature"
Bilim ve Doğa'nın sayfalarına sonradan büyük harflerle geçen kuşu ilk adlandıran bizlerdik.Pääsimme nimeämään linnun tästä sarjasta, joka myöhemmin räjähti Science and Nature-lehden sivuille.
Bilim ve Doğa'nın sayfalarına sonradan büyük harflerle geçen kuşu ilk adlandıran bizlerdik.Wir waren die ersten, die diesen Vogel benannten, der die Seiten von "Science and Nature" überflutete.
Bilim ve Doğa'nın sayfalarına sonradan büyük harflerle geçen kuşu ilk adlandıran bizlerdik.لذلك فنحن أول من سمى والتي انفجرت لاحقا في صفحات العلوم والطبيعة.
Bilim ve Doğa'nın sayfalarına sonradan büyük harflerle geçen kuşu ilk adlandıran bizlerdik.やがて皆がネイチャーやサイエンスに投稿を始めました この鳥をシノミスといい 始祖鳥よりも進化しています
Bir aktivist sonradan kaldırılan Facebook paylaşımında şöyle yorum yapmakta:Um ativista comentou em um post do Facebook que acabou ficando indisponível:
Bir aktivist sonradan kaldırılan Facebook paylaşımında şöyle yorum yapmakta:Ένας ακτιβιστής σχολίασε σε μια δημοσίευση στο Facebook που έκτοτε δεν είναι διαθέσιμη:
Bir aktivist sonradan kaldırılan Facebook paylaşımında şöyle yorum yapmakta:Один активист оставил такой комментарий в ныне недоступном посте в Facebook:
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Als je pas laat bij een taal aankomt leef je er mee met een continue en eeuwige frustratie.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Amikor későn csöppensz egy nyelvbe, folyamatos és érzékelhető frusztrációt élsz meg.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Când înveţi târziu o limbă, trăieşti cu o continuă şi perpetuă frustrare.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Cuando llegas rezagado a un idioma, lo que pasa es que te quedas allí con una continua y perpetua frustración.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Då du kommer sent till ett språk, så lever du där med en kontinuerlig och oupphörlig frustration.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Když se jazyk učíte později, dojde k tomu, že žijete s neustálou a trvalou frustrací.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Kiedy się oswaja z językiem nieco później, żyje się w nim z pewną stałą i wieczystą frustracją.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.하나의 언어를 늦게 배울 때 여러분은 끊임없이 지속되는 당황스러움속에서
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Quando impari un linguaggio tardi, ciò che accade e che tu vivi lì con una continua e perpetua frustrazione.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Quando se aprende uma língua tarde, o que acontece é que se vive com uma continua e perpétua frustração.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Όταν φτάνεις αργότερα σε μια γλώσσα, ζεις εκεί νιώθοντας συνεχή και αέναη αναστάτωση.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Когда ты поздно начинаешь изучать язык, ты живешь с ним с постоянным чувством разочарования.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Якщо ти пізно вивчив мову, то живеш у новому мовному оточенні з постійним і невгамовним розчаруванням.
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.כאשר אתה לומד שפה חדשה בגיל מאוחר, מה שקורה הוא שאתה נמצא בתחושה מתמשכת
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.عندما تكون حديث عهد بلغة ما, ما يحصل هو أنك تعيش هناك ويلازمك شعور مستمر
Bir dile sonradan vardığınızda, orada daimi bir hayal kırıklığı yaşarsınız.常にもどかしさを 感じることになります 人を笑わせたり
Bir gecede yüzlerce takipçi kazandılar, ve bu sayı sonradan binlere ve on binlere yükseldi.Всего лишь за одну ночь они собрали сотни подписчиков, которые затем превратились в тысячи и десятки тысяч.
-- bir hikayede -- sonradan çok yaklaşırım, sanırım, merhametin olduğunu biliğ onu hissederek.—하나의 이야기에서—그러면 저는 동정이 무엇인지를, 그 동정을 느끼는것을 아는것에 가장 근접하게 된다는것을 발견하게된 방법이죠.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod