Ana içeriğe geç
Sözlük

sonradan ile cümle

sonradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonradan "Battle Of Bands" adlı bir yarışmaya katıldılar ve kazandılar.Poisid osalesid võistlusel "Battle of the Bands", mille nad ka võitsid.
Ama tabi bu sonradan değişecektir.Hiljem küll see mingil määral muutub.
Katolik olarak yetiştirildi ancak sonradan ateist oldu.Lemi kasvatati katoliiklaseks, kuid hiljem sai temast ateist "moraalsetel põhjustel ...
Gitarist olan Jared Hartmann ve Sameer Bhattacharya gruba sonradan dahil oldular.Hiljem lisandusid bändi kitarristid Jared Hartmann ja Sameel Bhattacharya.
Sonradan ikisi de gruba katılır.Lõpuks lähevad mõlemad siiski peole.
Pek çoğu sonradan teşekkür mesajları yolladı.Hiljem on avaldatud mitmeid teisi tema kirjutisi.
Beaumarchais sonradan Fransız Devrimi'ne ilk destek sağlayanlardan biri olmuştur.De Maistre oli üks esimesi Prantsuse revolutsiooni kritiseerinud mõtlejaid.
Sonradan albümün tüm versiyonlarında yer almıştır.Järgmise albumiga tahtis ta kõigi ootused ületada.
Sonradan 14 yaşına kadar SO Septèmes-les-Vallons takımında oynar.Poolteist aastat hiljem liitus ta SO Septèmes-les-Vallonsiga.
"Hızlık ilerlemek" anlamı sonradan ortaya çıkmıştır.Sõna tähendus on hiljem edasi arenenud.
Bu transfer sonradan gerçekleşmedi ve bunun üzerine1.0 tähendab siin, et hüpe ei toimunud ja 1 tähendab, et toimus.
Sonradan değiştirilmiştir.Hiljem ümber tehtud.
Ağır yaralanan Nelson, sonradan hayatını kaybetmiştir.Lahingus sai Nelson raskelt haavata ning suri kolm tundi hiljem.
İlkin bir kent değildi ama sonradan bir kent merkezi oldu.Algul oli see väike küla, hiljem linn.
Beşinci üye, Daana Ots daha sonradan katılmıştır.Hiljem lisandus bändi viies liige, mulatitarist keelpillimängija Daana Ots.
Bu yapışkan madde sonradan kurur.Nahale sattunud aine tuleb kohe maha pesta.
Sonradan bölgeye Rengeyiği İnuitleri yayılmıştır.Hiljem asustasid selle piirkonna liivlased.
Sonradan barıştılar.Hiljem sõlmisid nad rahu.
Sonradan Theo'ya "hafızadan ...Paul Porre 02" Mälestusi...
2002'de yıl sonu şampiyonaları, daha sonradan Tennis Masters Cup şehirde düzenlenmiştir.Aasta lõpus võitis ta Tennis Masters Cupi.
Çok az sayıda teslim olabilen ve esir alınan kabile mensupları ise sonradan salıverilmişlerdir.Mõni tuhat vähem aktiivset kommunisti lasti vabaks.
Sonradan kuzeye doğru yayılmıştır.Järgnes laiendus põhja suunas.
Ama sonradan onu kabul etmek zorunda kalır.Hiljem võeti ta siiski omaks.
Bu farklı yazmalar da sonradan başkaları tarafından çoğaltıldı.Lühikava järel olid nad isegi teised.
Turnuvadaki tek maçını finalde oyuna sonradan dahil olarak oynadı.Seda ootamatum oli tema mäng finaalturniiril.
Sonradan ortak üyeliğe 2014'te yükseldi.2014. aastal liitus ta Levadiga.
Ancak sonradan bu alışkanlığını hızlı gelişleri ile sonlandırmıştır.Sellele järgnes nende meetodite väga kiire areng.
Daha sonradan bu kişiler kalıcı olarak yerleşmeye başladı.Mõne aja pärast hakkasid piirkonda alaliselt elama asuma esimesed perekonnad.
Sonradan barışıp ekibe geri dönmüştür.Ta naasis hiljem rühma.
26 Aralık 2003 Bem depreminde kale neredeyse tamamen yıkılmış olup daha sonradan restore edilmiştir.26. mail 1926 põles linn suures tulekahjus peaaegu täielikult maha, kuid ehitati uuesti üles.
Bu fobi sıklıkla genç yaşta ortaya çıkmasına rağmen, daha sonradan da gelişebilir.See on kõige tavalisem noorukieas, kuid võib toimuda ka hiljem.
Ancak sonradan soyadlarını değiştirdiler .Seetõttu muutsid nad ise oma perekonnanime ära.
İki sezon boyunca bazı karşılaşmalarda sonradan oyuna girerek oynama fırsatı buldu.Tänu sellisele edule pakuti talle varsti kahel matšil osalemise võimalust.
Bu yüzden sonradan eklenmiştir.Hiljem on seda täiendatud.
Bu köy de onların soyundan gelenler ve daha sonradan köye yerleşenlerden oluşuyor.Maetud on olnud pärit nii sellest perekonnast kui ka hiljem juba ümbruskonnast.
İsrailli yetkililer daha sonradan saldırının hedefinin Yasin olduğunu doğruladılar.Iisraeli sõjavägi kinnitas, et rünnak oli mõeldud tema tapmiseks.
Sonradan gelen verilerle kalbin iki yarısında farklı jeolojik şekiller ve bileşimler bulunduğu anlaşılmıştır.Teise variandi kohaselt on üksnes 10 protsenti aju funktsioonidest avastatud ja kaardistatud.
Bundan dolayı daha sonradan birçok sorun ortaya çıkmıştı.Varsti tekkisid aga probleemid.
Adeta, vücut dahice bir tepkiyi başlatmış, ama sonradan kontrol edememiş.Dar e ca și cum organismul ar fi pornit acest răspuns ingenios, dar nu îl poate controla.
Adeta, vücut dahice bir tepkiyi başlatmış, ama sonradan kontrol edememiş.É quase como se o corpo tivesse iniciado esta resposta engenhosa, mas não pudesse inteiramente controlá-la.
Adeta, vücut dahice bir tepkiyi başlatmış, ama sonradan kontrol edememiş.Gần như khi cơ thể bắt đầu phản hồi một cách khéo léo, nhưng lại không thể kiểm soát nó.
Adeta, vücut dahice bir tepkiyi başlatmış, ama sonradan kontrol edememiş.문제는 이렇게 독창적인 치료 반응을 일으킨 후에 통제를 못 한다는 거에요.
Adeta, vücut dahice bir tepkiyi başlatmış, ama sonradan kontrol edememiş.Maar het is alsof het lichaam dit ingenieuze antwoord heeft bedacht, maar er geen controle over heeft.
Adeta, vücut dahice bir tepkiyi başlatmış, ama sonradan kontrol edememiş.Még nem elég kifinomult ahhoz, hogy befejezze, amit elindított.
Adeta, vücut dahice bir tepkiyi başlatmış, ama sonradan kontrol edememiş.Organizm uruchamia ten niezwykły proces, ale nie ma nad nim pełnej kontroli.
Adeta, vücut dahice bir tepkiyi başlatmış, ama sonradan kontrol edememiş.Pero es casi como si el cuerpo hubiera inventado esta respuesta ingeniosa, pero no puede controlarla muy bien.
Adeta, vücut dahice bir tepkiyi başlatmış, ama sonradan kontrol edememiş.Αλλά είναι σαν το σώμα να έχει επινοήσει αυτή την ευφυή απάντηση, αλλά δεν μπορεί να την ελέγξει.
Adeta, vücut dahice bir tepkiyi başlatmış, ama sonradan kontrol edememiş.Но изглежда сякаш тялото е пуснало този находчив механизъм, но не може да го контролира добре.
Adeta, vücut dahice bir tepkiyi başlatmış, ama sonradan kontrol edememiş.Но кажется, что тело, пришедшее к этому изобретательному решению, не вполне может контролировать процесс.
Adeta, vücut dahice bir tepkiyi başlatmış, ama sonradan kontrol edememiş.אבל זה כאילו הגוף יזם את התגובה הגאונית הזאת, אבל הוא לא יכול לשלוט בה.
Adeta, vücut dahice bir tepkiyi başlatmış, ama sonradan kontrol edememiş.لكن يبدو أن الجسم يباشر هذا الرد الذكي ، لكن لا يستطيع السيطره عليه.
Adeta, vücut dahice bir tepkiyi başlatmış, ama sonradan kontrol edememiş.うまくコントロールできないように見えます 体はまだ始めたことを完了できるほど十分に微調整されていないのです
Ama sonradan hükümetin askerleri de bize kötü davranmaya başladı.Aber später begannen die Regierungssoldaten, uns zu misshandeln.
Ama sonradan hükümetin askerleri de bize kötü davranmaya başladı.(Canti)
Ama sonradan hükümetin askerleri de bize kötü davranmaya başladı.Dar mai târziu soldații guvernului au început să ne maltrateze.
Ama sonradan hükümetin askerleri de bize kötü davranmaya başladı.(구호 외침)
Ama sonradan hükümetin askerleri de bize kötü davranmaya başladı.Maar later begonnen de regeringssoldaten ons vaak te mishandelen.
Ama sonradan hükümetin askerleri de bize kötü davranmaya başladı.Mais ensuite les soldats du gouvernement on commencé à nous maltraiter largement.
Ama sonradan hükümetin askerleri de bize kötü davranmaya başladı. (Marş)Azért maradunk a táborban, mert a félelem, ami a táborba üldözött bennünket... otthon még mindig él.
Ama sonradan hükümetin askerleri de bize kötü davranmaya başladı. (Marş)Nos quedamos por miedo a lo que lo que nos empujó al campo... todavía exista en nuestra casa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod