Bu camii sonradan onarılmıştır.Obrat je bil kasneje razstavljen.
Bu trajedi sonradan bu türkü ile özdeşleşmişti.Nato so na gravitacijo v tej zvezi nekako pozabili.
Filmin Nisan 2015'te çıkması planlanıyordu fakat sonradan çıkış tarihi 16 Ekim 2015'e alındı.Film so nameravali izdati oktobra 2012, vendar je do izida prišlo 18. januarja 2013.
Bunların birçoğu sonradan Moore'a sipariş vereceklerdi.Kasneje je trojica v skupino povabila še Meisnerja.
Gass'in sonradan söylediğine göre Black'i başta hiç sevmemiştir.(Kasneje je Arndt dejal, da nikoli ni mislil resno.)
Sonradan ikisi de gruba katılır.Oba dela pa se povežeta naprej v sveženj.
OK – UZ ( yani OK-LAR ) anlamındaki bu söz sonradan Oğuz adını alır.Na tej točki prejme nasledstvo (senso) njegov sin.
Başlangıçta ilahiyat okumuş ancak sonradan filoloji'ye odaklanmıştır.Najprej je študiral filologijo, kmalu pa se je usmeril v astronomijo.
Bu yapılan tatlı taze olarak tüketilebildiği gibi sonradan yenmek üzere dondurulur da.Vsakič, ko se mu je zgodilo kaj lepega, je lajež kar sam planil iz njega.
Fakat daha sonradan Aziz Başkomiser katili bulur.Fanta nato napadalec tudi najde.
Sonradan boşanmışlar ama kendisi eski karısının soyadını kullanmaya devam etmiştir.V nasprotju s tem je še naprej čutil neko spoštovanje do svoje bivše žene.
Sonradan Kuvira'ya katılır.Družini Cullen se pridruži pozneje.
Amerika ve Avustralya'ya sonradan götürülmüşlerdir.Pozneje so jih uvedli tudi v Avstriji in drugod.
Ancak bu düğmeyi sonradan kaldırdı.Zvonik je bil dozidan kasneje.
Sonradan geç Rönesans mimarı stilinde içine ekler yapılmıştır.Zgrajena je v pozno renesančnem slogu.
Westerholt sonradan Delain adlı grubu kurmuştur.Westerholt vėliau sukūrė grupę Delain.
Griswold'un kanıt olarak sunduğu mektupların sonradan sahte olduğu ortaya çıkarılmıştır.Laiškai, kuriuos Griswoldas savo knygoje pateikė kaip įrodymus, kaip vėliau paaiškėjo, buvo klastotėms.
Destanın birinci ve yedinci bölümlerinin sonradan eklendiği düşünülmektedir.Laikoma, kad dalis pirmos knygos ir septinta knyga yra pridėtos vėliau.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.Tuo metu ji buvo naudojama ir kaip kalėjimas.
Kuzeni Giulio di Giuliano de' Medici de sonradan Papa VII. Clemens (1523-34) olarak aynı mevkiye gelmiştir.Jo pusbrolis Džiulijus di Džiulianas de Medičis tapo popiežiumi Klemensu VII (1523–1534 m.).
Diğer grunge gruplarıda sonradan Nirvana'nın başarısına ulaştılar.Be jos dar buvo ir kitų bandymų, kol galiausiai susikūrė „Nirvana“.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Vėliau pilis buvo naudojama kaip kalėjimas.
Sonradan voleybolda karar kıldı.Vėliau atsikėlė valungbai.
Daha sonradan parlamento üyesi olmuştur.Vėliau jis buvo vietinio parlamento narys.
Gruba sonradan keyboardçı Gillian Gilbert katılmıştır.Prie jų netrukus prisijungė Gillian Gilbert (klavišiniai, gitara).
Sonradan Gregor ile bağlandılar.Vėliau susidėjo su Romka.
Yunanca'yı sonradan öğrendik.'Pastarojoje išmoko graikų kalbą.
Ancak sonradan Türkçe bazı kelimeler Tı ile yazılmaya başlanmış ve yerleşmiştir.Netrukus buvo sukurti ir pradėti vartoti nauji turkiški kai kurių žodžių atitikmenys.
İskoçya'ya sonradan ulaşmıştır.Vėliau perėjo Škotijos žinion.
Sonradan Nazi Almanya'sı tarafından amblem olarak kullanılmaya başlanmıştır.Šį pavadinimą vėliau pradėjo naudoti vokiečių imigrantai.
Gitarist olan Jared Hartmann ve Sameer Bhattacharya gruba sonradan dahil oldular.Kiek vėliau prie jų prisijungė gitaristai: Jared Hartmann ir Sameer Bhattacharya.
Katolik olarak yetiştirildi ancak sonradan ateist oldu.Lemas buvo žydų kilmės, tačiau auginamas kaip katalikas, o vėliau save laikė ateistu.
Sonradan Sihir Bakanı olur.Jakslis tapo Magijos įstatymų priežiūros departamento vadovas.
Sonradan şehrin Latince ismi (olasilikla Papa'ya atıfla) Papia oldu.Vėliau miestas lotyniškai vadinosi Papija (susiję su popiežiumi), kol virto italų kalba Pavija.
Daha sonradan Hırvatistan'ın yarı finalde 18 ülke arasından 73 puanla 10. olarak çıktığı açıklanmıştır.Iš 77 žinomų Porfirijo traktatų yra išlikę 18.
İdare Meclisi daha sonradan 12 üyeden oluşan Yönetim Kurulu üyelerini ve temsilcilerini seçer.Direktorius(ė) apie savo veiklą ir darbus pastoviai praneša Gubernatorių tarybai, kurią sudaro dvylika narių.
Sonradan Alexii Slav ile evlenmiştir.Vėliau vedė Sherri Alexander.
Daha sonradan (sezon 5'ten itibaren) orijinal kanalı Nickelodeon olmuştur.Jos pati pirma perklausa buvo kanalui „Nickelodeon“.
2002'de yıl sonu şampiyonaları, daha sonradan Tennis Masters Cup şehirde düzenlenmiştir.Jis pirmą kartą pateko į metų pabaigimo turnyrą – Tennis Masters Cup.
Ama tabi bu sonradan değişecektir.Tačiau vėliau viskas pasikeitė.
Daha sonradan Slovenya'nın yarı finalde 18 ülke arasından 57 puanla 14. olduğu açıklanmıştır.Pagal eksporto apimtis Slovėnija yra 75 vietoje.
Metalik korkuluklar sonradan eklenmiştir.Metalinės: Vėliau atsirado metalinės juostos.
Sonradan Eğitim ve Sağlık Bakanı oldu.Vėliau dirbo Švietimo ir mokslo ministerijoje.
Orta çağlardan 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanan Objet d'art derlemesi de sonradan buraya dahil edilmiştir.Tiriamoji žurnalistika nuo dvidešimto amžiaus pabaigos iki šio amžiaus vidurio taip pat buvo apmirusi.
Bu isim sonradan Mozambik'e dönüşmüştür.Iš šio vardo ir kilo pavadinimas Mozambikas.
Sonradan bunlar Van Allen kuşakları olarak isimlendirildi.Tos sritys vadinamos van Aleno žiedais.
Bunlara sonradan Hayat Spor ve Ayna da eklendi.Vėliau išpopuliarėjo širmos iš popieriaus ir šilko.
Sonradan o özel okulun öğrencisi olur.Ji yra šios privačios aukštosios mokyklos steigėja.
Sivil haklar hareketi sonradan eşcinsel kurtuluş hareketine bir örnek teşkil etti.Lygių galimybių idėjos įgyvendinimas privedė prie vienodo abiejų lyčių nusikalstamo elgesio modelio.
Sonradan başka yayınevleri orijinal adı ile de kitabın farklı baskılarını yaptılar.Išlikusių perrašų, o vėliau ir spausdintinių leidinių pavadinimai skiriasi.
Sonradan nakliye işlerinde de bu tip Karamürsel gemileri kullanılmıştır.Burinių laivų laikais ir vėliau taip naudodavo užgrobtus priešo laivus.
Sonradan Los Angeles Music Academy College of Music'te eğitim görmüştür.Kalifornijos universitete Los Andžele studijavo moderniąją muziką.
Sonradan Siraküza Roma Cumhuriyeti'ne bağlandı.Vėliau atiteko Romėnų Sirijos provincijai.
Bu nedenle Verdi sonradan bir "revize versiyon" hazırlamıştır.Čia ji buvo atvykusi įrašyti naujos „Zombie“ versijos.
Bunun sonucunda büyük bir otorite kaybına uğradı ve bu kaybı sonradan telafi edemedi.Tam paaukojo didelę pinigų sumą, kuri jam mirus liko nepanaudota.
Bu dönemdeki tecrübelerini sonradan Youth (2002) adlı kitabında anlatmıştır.Tema tolleaegsed kogemused väljenduvad raamatus "Noorpõlv" (2002).
Bu ilk yapılar sonradan, günümüzde gördüğümüz galaksiler hâline geleceklerdi.Need esialgsed struktuurid moodustasid hiljem galaktikad, mida me tänapäeval näeme.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Hiljem oli ta kasutusel vanglana.
Sonradan 2009-2011 yılları arasında Uganda'nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi oldu.Aastatel 2009–2011 oli ta Uganda alaline esindaja ÜRO juures.
Fakat bu ceza sonradan bir yıla düşürüldü.Hiljem vähendati karistust ühele aastale.