Ana içeriğe geç
Sözlük

sonradan ile cümle

sonradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Filmin sonradan yapılan İtalyanca dublajlı bir versiyonu da yaygın olarak gösterilmiştir.Впоследствие е направено и индивидуално, двуезично издание на пиесата в нов превод.
Ahşap minberi sonradan yapılmıştır.Минбарът и махвилът са изградени по-късно.
898) sonradan dux Francorum olmuştur.От 968 г. официално има титлата dux.
Sonradan Türkçe Beşağaç ismi verilmiştir.По-късно се е казвало Турско Сливово.
Fakat adının ürkütücü olması nedeniyle adı daha sonradan bugünkü adını almış ve Dallıca olmuştur.По-късно името му се видоизменя и и придобива днешното си звучене Шаркьой.
Öğrencilik yıllarında arkadaş olan bu iki ismin araları sonradan açılmış ve mahkemelik olmuşlardır.Сред имената на изявените ученици през годините са проф.
Derginin fiyatı önceleri 60 para iken, daha sonradan 1 kuruşa yükseltildi.Първоначалният ѝ капитал е 60 лири, увеличен по-късно на 100.
Amerika ve Avustralya'ya sonradan götürülmüşlerdir.Привнесен е и в Америка и Австралия.
Daha sonradan kesin olarak hesaplanmıştır.По-късно това е официално потвърдено.
Albümün tanıtımları ise daha sonradan 2001'de Drowned World Tour'da yapıldı.Същото става и с ремикса на Stereo MCs, изпозлван през 2001 по време на турнето „Drowned World Tour“.
Daha sonradan parlamento üyesi olmuştur.По-късно той става депутат.
Sonradan ismi Türkdarlı ve son olarak da Ulutürk olarak değiştirilmiştir.Ето защо езикът се превръща в междуетнически, а вследствие на това и политически неутрален.
2009-10 sezonunu Giresunspor'da geçirdi ve genelde sonradan oyuna dahil edildi.През сезон 2005/06 е използван предимно като резерва, но във вътрешното първенство често е титуляр.
Katara'yla rekabet halindedir, fakat sonradan iyi arkadaş olurlar.Първо си съперничат с Тоуни, но после стават приятелки.
Babasından nefret eder ve nitekim sonradan onu öldürür.Когато научава, баща му убива майката, а след това се самоубива.
Ancak daha sonradan bu yeni elementlerin fizyon ürünleri olduğu ortaya çıkarılmıştır.По-късно става ясно, че това са продукти на ядрено делене.
Locke ve Michael karakteri sonradan yazıldı.Лок и Майкъл са създадени за техните си актьори.
Sonradan adını değiştirip Leyla yapmıştır.По-късно сменя името си на Creep.
Sonradan Elazığ'da iskan memurluğu yapar.Той управлява след това с жестокости.
Sonradan olayın terörist eylem olduğu ortaya çıktı.Вече е сигурна версията за терористичен акт.
Sonradan köy olmuş ve Güldere adını almıştır.По късно на негово име е кръстено името на селото – Рáдилово.
"Celebrate"in adı sonradan "Celebration" olarak değiştirildi.Pjesma "Celebrate" je kasnije preimenovana u "Celebration".
Bu çocuklardan dördü sonradan profesyonel müzisyen oldular.Imao je šestoro djece, od kojih je četvero postalo profesionalnim glazbenicima.
Harşa daha sonradan Budizm'i kabul etmişti.Poslije je prihvatila i budizam.
Vıcık kelimesi sonradan uydurma bir kelimedir.Čitav poglavičin „govor“ je kasnija izmišljotina.
Bu mücadele sonradan Vaini ve Dassatelli sülaleleri arasındaki ölümcül rekabete akış buldu.Posljednji trag ovih natjecanja bilo je ljuto neprijateljstvo između obitelji Vaini i Dassatelli.
Daha sonradan kesin olarak hesaplanmıştır.Konačna je određena poslije.
Locke ve Michael karakteri sonradan yazıldı.Likovi Lockea i Michaela napisani su prema glumcima koji su ih glumili.
Sonradan kör edilmiş ve öldürülmüştür.Hormizd je zatim malo poslije oslijepljen i ubijen.
Yönetici yapımcı Glen Mazzara sonradan eni dizi sorumlusu olarak atandı.Izvršni producent Glen Mazzara nakon toga postavljen je na mjesto voditelja serije.
Bisiklet yarışları için sonradan ahşap bölüm zemine ekleniştir.Drveno trkalište za biciklističke utrke je dodan kasnije.
Sonradan birkaç aşiret köye yerleşmiştir.Brojni odseljenici poslije su zažalil.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Kasnije je dvorac služio kao zatvor.
Oğlu Orestes sonradan babasının intikamını aldı ve annesi ile sevgilisini öldürdü.Orest osvećuje oca, ubivši svoju majku.
Sonradan İskoç Kraliyet Müzik ve Drama Akademisi'nden mezun oldu.Zatim je diplomirao na Kraljevskoj škotskoj akademiji glazbe i drame.
Sonradan 1922 yılında Helene ile evlenmişti.1922. se Jawlensky vjenčao sa Helenom.
Sonradan Sihir Bakanı olur.Magjerec, za podpredsjednik prof.
Katara'yla rekabet halindedir, fakat sonradan iyi arkadaş olurlar.S Milanom smo također rivali, ali imamo i prijateljske odnose.
Buraya sonradan Babil denir.Tamo se po njemu zove bazilika.
Sonradan ikisi de gruba katılır.Oboje nakon toga ulaze zajedno u kuću.
Bu sahne çekildi ama sonradan çıkarıldı.Ta scena je čak bila i snimljena, no naposljetku je izrezana.
Numaraların onar onar artmasının nedeni, daha sonradan araya satır ekleyebilmektir.Npr. problem zapamćivanja telefonskog broja i njegovo kasnije prisjećanje.
Daha sonradan bir kişinin daha cansız bedeni bulundu.Malo kasnije nađeno je još jedno truplo.
Sonradan insanlar tarafından asırlar içinde bütün Avrupa'ya yayılmıştır.U sljedećim stoljećima, proširila se po cijeloj Europi.
Bu denklem sonradan Waldmann-Snider denklemi olarak adlandırıldı.Danas je to poznato kao Hellmann–Feynmanov teorem.
Harry Martinson sonradan Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.Zajedno s Harryem Martinsonom dobio je Nobelovu nagrade za književnost 1974. godine.
Sonradan onlar Yang'den diğer eşyaları isterler.Poslije su potpisane druge Ženevske konvencije o drugim pitanjima.
Daha sonradan modern Akita'nın merkezi haline gelen Kubota kale kasabası 1604 yılında kurulmuştur.Naselje, poznat kao Kubota dvorac kasnije će postati središte Akite, izgrađeno je 1604. godine.
Bidirideki imza sayısı sonradan 1042'ye yükseldi.Preokret je nastupio nakon što je 1042.
Sonradan Almanya tarafından 125,000 mayın daha sipariş edilmiştir.Potom je do 1956. godine prihvaćeno u Italiji daljnjih 25.500 osoba.
Sonradan büyük bir kiliseye çevrilmiştir.Uskoro su Veliki Zdenci dobili novu crkvu.
Bu fikri sonradan Emmanuel Kant tarafından geliştirildi.Ovu metodu i učenje je razvio Immanuel Kant.
Diğer tür olan Trabzon hurması (D. kaki) ise kültür bitkisi olarak sonradan yayılmıştır.Sljedeće, kasno brončano razdoblje (Glasinac III.), se izdvaja kao zasebna kultura.
Maalesef Lincoln sonradan gelen polisler tarafından yaralanır.Policajac je kasnije podlegao ozljedama.
Ama tabi bu sonradan değişecektir.Poslije se odnos mijenja.
Bu farklı yazmalar da sonradan başkaları tarafından çoğaltıldı.To njegovo djelo su mnogi kasnije nadopunjavali s novijim autorima.
Beldeye daha sonradan Faraşlı ve Keser köyleri de katılmıştır.Posve je zapostavljeno nacionalno i seljačko pitanje.
İlk ismi "Herç" olan köyün adı sonradan "Harçlı" olarak değiştirilmiştir.Izvorni naziv "Serby" se kasnije preobličio u "Servy".
Filme daha sonradan ek sahneler eklendi ve ancak çekimler 1980 yılında sona erebildi.Kasnije su se otvarale i druge linije kako bi koja bila dovršena, a proces je trajao do 1980.
Rossi bu sonradan gelen bu iş için konferanstan önce bir öneri ortaya koydu.Ivy se sama dadne na aukciju koja se održavala prije toga.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod