Ana içeriğe geç
Sözlük

sonradan ile cümle

sonradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonradan Sihir Bakanı olur.Myöhemmin taikasotureiden ystävä.
Beşinci üye, Daana Ots daha sonradan katılmıştır.Euroviisuedustuksen jälkeen yhtyeeseen liittyi vielä viides jäsen, Daana Ots.
Ama tabi bu sonradan değişecektir.Tämän jälkeen vuoro vaihtuu.
Sonradan Legio XI Claudia Pia Fidelis adıyla Augustus tarafından yeniden oluşturulmuştur.Tästä hyvästä Legio XI sai lisänimen Claudia Pia Fidelis.
Grubun 9. üyesi daha sonradan eklendi.Neljäs osa Novellae lisättiin myöhemmin.
Fakat bu ceza sonradan bir yıla düşürüldü.Rangaistus lyhennettiin sittemmin vuoden mittaiseksi.
Daha sonradan modern Akita'nın merkezi haline gelen Kubota kale kasabası 1604 yılında kurulmuştur.Kubotan linnakaupunki, josta myöhemmin tuli modernin Akitan keskusta, perustettiin vuonna 1604.
Bu isim sonradan markanın ismi haline gelmiştir.Myöhemmin siitä tuli koko yrityksen nimi.
Temmuz 2008'de Queens Park Rangers kiralık olarak almak istese de sonradan vazgeçti.Heinäkuussa 2008 hän siirtyi Queens Park Rangersiin.
Sonradan Fransız vatandaşlığına geçmiştir.Hänestä tuli myöhemmin Ranskan kansalainen.
Gruba sonradan keyboardçı Gillian Gilbert katılmıştır.Yhtyeeseen otettiin neljänneksi jäseneksi Gillian Gilbert.
Fakat sonradan İngilizler de katılmıştır.Myöhemmin mukaan tuli myös englanti.
Daha sonradan Victoire, Louis ve Dominuque isimli üç çocuğu olmuştur.Myöhemmin he saavat kolme lasta nimiltään, Victoire, Dominique ja Louis.
Bu kayıtlar, daha sonradan izlenebilmektedir.Näitä ennustuksia voidaan testata myöhemmin.
Bunların hepsi daha sonradan bu varlıklara dönüşmüştür fakat ruhları yine de içlerindedir.Näin tapahtuikin, mutta heistä kaikista tulikin kuolemattomia olentoja.
Vincenzo ise sonradan Galileo'nun yasal varisi haline getirilmiş ve Sestilia Bocchineri ile evlenmiştir.Vincenzio, jonka isyyden Galilei myöhemmin tunnusti, meni naimisiin Sestilia Bocchinerin kanssa.
Yapım, DVD olarak sonradan yayımlandı.Näiden pohjalta julkaistiin myöhemmin DVD.
Bu arazilerin bir kısmını sonradan vakıflaştırmışlardır.Osa pelloista on myöhemmin metsitetty.
Başlangıçta ilahiyat okumuş ancak sonradan filoloji'ye odaklanmıştır.Hän aikoi alun perin lääkäriksi, mutta suuntautui sitten filosofisiin tutkimuksiin.
Sonradan bunlara otuzdört bilim adamı daha katıldı.Siihen lisättiin muita tiedekuntia myöhemmin.
Sonradan bir hapishane olarak kullanıldı.Myöhemmin linna oli vankilana.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.Linnoitusta käytettiin toisinaan myös vankilana.
Daha sonradan parlamento üyesi olmuştur.Myöhemmin hänestä tuli parlamentin jäsen.
Sonradan Ermenistana geri dönüp piskopos oldu.Hän palasi sittemmin piispaksi Suomeen.
Bu görüşme sonradan kitap olarak yayınlandı.Haastattelut on myöhemmin julkaistu kirjana.
Ancak daha sonradan gerçek zekâsını gösterir.Myöhemmin paljastuu kuitenkin todellinen Engarde.
Daha sonradan Finlandiya'nın 92 puan alarak on ikinci olarak finale çıkamadığı açıklanmıştır.Kirjan yhdestätoista tarinasta yhdeksän on Suomessa ennenjulkaisemattomia.
Daha sonradan aynı tasarım korunarak logoda kısmi bir değişiklik yapılmıştır.Yhtiö kuitenkin suostui vastineeksi muuttamaan hieman logoaan.
Sonradan Sezar tarafından affedildi.Myöhemmin keisari teloitettiin.
HUAÖ'de sonradan iki roket geliştirilmiştir.Sea Hurricaneja saatiin myöhemmin vielä kaksi lisää.
Eski adı Karataş olup daha sonradan Orhaniye diye degiştirilmiştir.Nimitys ”karyatidit” on myöhempää perua.
Silver sonradan kandırıldığını anlar ve Sonic'in Elise'i kurtarmasına yardım eder.Silver aikoo auttaa Sonicia pelastamaan Elisen Tri.
İskoçya'ya sonradan ulaşmıştır.Skandinavian se saavutti vasta paljon myöhemmin.
Zaman içerisinde çok daha büyük medyaları desteklemek için sonradan geliştirilmeye devam edilmiştir.Myöhemmin paikalla harjoitettiin myös ajan kehittyneempään lääketieteeseen perustuneita hoitoja.
Dogen, sonradan Jack'e Sayid'e enfeksiyon tanısı koyduğunu söyler ve Sayid'e yutturması için bir hap verir.Dogen kieltää asian ja käskee Jackiä antamaan Sayidille pillerin, joka ”parantaisi” Sayidin ”infektion”.
Oyun kuramı sonradan uluslararası politikada da kullanılmaya başlandı.Termiä alettiin pian käyttää myös kansainvälisesti.
Sonradan yapılan açıklamalar neticesinde alkol problemi çektiği belirtildi.Toisinaan vihjaillaan, että hänellä saattaa olla salattu alkoholiongelma.
Daha sonradan Karate sanatı ile de ilgilenmiştir.Tuolloin judon lisäksi tuli mukaan myös karate.
Sonradan 6 milyon lira para cezasına çevrilmiştir.Hän maksoi jälkikäteen veroja ja sakkoja yli kuuden miljoonan euron edestä.
Sonradan Los Angeles Music Academy College of Music'te eğitim görmüştür.Salling opiskeli musiikkia Los Angeles Music Academy -koulussa Pasadenassa.
Ahşap olan cemaat yeri sonradan yapılan ilavelerle değiştirilmiştir.Uudet puut on jo istutettu niiden tilalle.
Ancak daha sonradan Londra Film Festivali nde gösterildi ve film Avrupa'ya tanıtılmış oldu.Elokuva esitettiin seuraavana vuonna Moskovan filmijuhlillaselvennä, ja se sai huomiota.
Ancak sonradan maç handicap matche çevrilir.Lopulta mestaruuden vei Turun Inter.
Bu isim sonradan Mozambik'e dönüşmüştür.Nimi muutettiin myöhemmin Bagdadiksi.
Sonradan Aşağıçamurlu olmuştur.Veli on myöhemmin katunut turhaa häpeää.
Daha sonradan Akasya AVM de açılmıştır.Toiseksi sijoittunut OPS nousi myös suoraan.
Ayrıca filmdeki çoğu yer aldığı sahnenin sonradan silindiğini belirtti.Hän lisäsi, että iso osa elokuvan kohtauksista kuvattaisiin kyseisessä paikassa.
Daha sonradan Viikkosanomat Oy’a satılmıştır.Mantere myi Me Naiset -lehden myöhemmin Sanoma Oy:lle.
Sonradan birkaç aşiret köye yerleşmiştir.Myöhemmin alueelle syntyi useita maataloja.
Sonradan Eğitim ve Sağlık Bakanı oldu.Hän oli myös tutkimuksen ja korkeakoulutuksen ministerinä.
Bu çocukların çoğu sonradan önemli mevkilere gelmişlerdir.Heidän 10 lapsestaan monet nousivat merkittäviin asemiin.
Daha sonradan öğrendim ki Rukia aynı zamanda ışık anlamına da geliyormuş.Täten hän todisti, että salama on sähköpurkaus ja keksi samalla ukkosenjohdattimen.
Sonradan insanlar tarafından asırlar içinde bütün Avrupa'ya yayılmıştır.Pian ajatukset levisivät koko Eurooppaan.
Onun da sonradan söylediği gibi bu tür olaylar Soweto'da normaldi.Ja kumpanakin yönä tapahtui, niin kuin Gideon oli pyytänyt.
Daha sonradan Jon Favreau kadroya dahil olmuştur.Sen on ohjannut Jon Favreau.
Daha sonra geriye kalan 12 cumhuriyet sonradan ayrıldı.Οι εναπομείνασες 12 δημοκρατίες ακολούθησαν και αυτές στη συνέχεια την απόσχιση.
Şarkı sonradan Junior Eurovision için "Wings" adlı İngiliz dili unvanı aldı.Το τραγούδι αργότερα έλαβε τίτλο αγγλικής γλώσσας για την Junior Eurovision, "Wings".
İlk başta Legendre ona destek vermeye devam etmeyi önerdi fakat sonradan tüm yardımı yapmayı reddetti.Αρχικά ο Legendre συνέχισε να προσφέρει υποστήριξη, αλλά μετά αρνήθηκε κάθε βοήθεια.
Bu ilk yapılar sonradan, günümüzde gördüğümüz galaksiler hâline geleceklerdi.Αυτές οι αρχέγονες δομές θα γίνουν τελικά οι γαλαξίες που βλέπουμε σήμερα.
Katolik olarak yetiştirildi ancak sonradan ateist oldu.Αν και μεγάλωσε ως καθολικός, έγινε αργότερα άθεος.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sonradan ile cümle - Sayfa 31 - sonradan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App