Ana içeriğe geç
Sözlük

sonradan ile cümle

sonradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonradan yapılan diğer iki bina ise Çinili Köşk'ün çevresinde yer alır.Două drumuri care duc în zona rurală se află în Cartierul chinezesc.
Yeri sonradan Scott Koziol ile değiştirilmiştir.Acesta va fi mai târziu înlocuit cu Anders Kobro.
Hanna, eğitim eksikliğine rağmen sonradan şirketin mürekkep and boya bölümü başkanı oldu.Deși nu avea pregătire în domeniu, Hanna a devenit în scurt timp șeful secției „Desen și culoare”.
İlk maçına 7 Şubat 2009 tarihinde 1-1 biten Burnley maçına sonradan dahil olarak çıktı.Și-a făcut debutul pentru club pe 7 februarie 2009, intrând în a doua repriză în egalul 1–1 cu Burnley.
Bunlar sonradan köyden gitmişler.Pentru un timp au rătăcit din sat în sat.
Çan kuleleri bu kuleye sonradan eklenmiştir.Este posibil ca turnul să fie adăugat ulterior construcției.
Ancak yazarla olan uyuşmazlık sonradan çözüldü.Ceea ce se știe despre el a fost scris ulterior.
Sonradan bu tek krallık "Norveç Krallığı" olarak bilinmeye başlanmıştır.În această perioadă încep să apară referințe la "Veșnicul Rege al Norvegiei".
Emir Kitbuğa katledilmedi; sonradan hapisten saliverildi.S-a ordonat încarcerarea sa; sentința a fost ulterior comutată în arest la domiciliu.
Sonradan 30'a yakın baskısı yapılmıştır.Ținta a fost ridicată, mai târziu, la 30.
Sonradan eklenmiş bir pareklezyonu bulunmaktadır.Este oferită o umbrelă.
Bir dönem hastalığı atlatsa da sonradan durumu ağırlaşır.Boala de care suferea de vreo câțiva ani se agravează.
Fakat sonradan yeniden kaybetmişlerdir.Acestea sunt mai târziu pierdute.
İlk başta Legendre ona destek vermeye devam etmeyi önerdi fakat sonradan tüm yardımı yapmayı reddetti.Deși la început Isaac a acceptat, mai târziu a refuzat să-l ajute.
Büyük olasılıkla camiye sonradan eklenen minare üzerinde bir balkon ve petek bulunmaktadır.În vest există un balcon pentru orgă, adăugat mai târziu.
Sonradan geç Rönesans mimarı stilinde içine ekler yapılmıştır.A fost renovată ulterior în stilul Renașterii.
Ama sonradan gruba yeniden katılırlar.În cele din urmă, li s-a alăturat din nou.
Bu yüzden sonradan eklenmiştir.Atunci ele trebuiesc adăugate ulterior.
Fakat bu ceza sonradan bir yıla düşürüldü.Suspendarea lui a fost extinsă mai târziu la un an.
14 Ocak 771'de İrini ile Leo'nun, sonradan VI. Konstantinos adıyla imparator olacak, bir oğulları oldu.La 14 ianuarie 771, Irina a dat naștere unui fiu, viitorul împărat Constantin al VI-lea.
Bu fikri sonradan Emmanuel Kant tarafından geliştirildi.A fost dezvoltat ulterior de Imre Lakatos.
Daha sonradan Avusturya'nın 147 puan alarak yedinci olarak finale çıktığı açıklanmıştır.A ieșit a șaptea din 144 de eleve prezentate la acest examen.
O sonradan görmedir.E un parvenit.
Griswold'un kanıt olarak sunduğu mektupların sonradan sahte olduğu ortaya çıkarılmıştır.A Griswold által bizonyítékként használt levelekről később bebizonyosodott, hogy hamisítványok voltak.
Ama sonradan şirket Web tabanlı flash oyunlar yapmaya başladı.Ehelyett a cég internetes flash játékokat fejlesztett.
Daha sonradan parlamento üyesi olmuştur.Később a parlament tagja lett.
Sonradan bu öyküler “Onursuz Suçlu” adı altında yeniden basıldı.Így ragadt rájuk később az Avari (vonakodó, visszautasító) név.
Kısa bir süre sonra Maximus ölü bulunmuş ve sonradan Marcia kocasının ölümünden sorumlu olmakla suçlanmıştır.Maximust hamarosan holtan találták, Marcia pedig önmagát okolta férje haláláért.
Gerçek doğum tarihi bilinmiyor; 9 Ocak 1922, sonradan belgelere geçirilen tarih.Pontos születései dátuma nem ismert, dokumentumaiban 1922. január 9. szerepel.
Ölümünden sonra evinin tavan arasında kalan bu koleksiyon sonradan Otto Kleinschmidt tarafından bulundu.Halála után a gyűjtemény a háza padlásán maradt, ahol Otto Kleinschmidt fedezte fel, néhány évvel később.
Sonradan Yahudi olduğunu açıkladı.Aztán rásütötték, hogy zsidó.
Van der Heul sonradan bir ticaret gemisinin ikinci kaptanı oldu ve hiçbir zaman korsanlıkla suçlanmadı.Később egy kereskedőhajóra került, ahol másodtiszt lett, és sosem ítélték el kalózkodásért.
Ancak sonradan box set planı iptal edildi ve yerine Remixed & Revisited yayımlandı.Ez azonban elmaradt és helyette jelentették meg a Remixed & Revisited-et.
Westerholt sonradan Delain adlı grubu kurmuştur.Westerholt később megalapította a Delain nevű együttest.
Bu granüller bakterinin daha sonradan kullanması için bu bileşikleri depolamasını sağlar.Ezek a granulumok lehetővé teszik, hogy a baktériumok ezeket az anyagokat későbbi használatra elraktározzák.
Disattack sonradan adını Carcass olarak değiştirdi.Az együttes ezután változtatta meg a nevét Carcassra.
Bu hata sonradan düzeltilmiştir.Később ezt a hibát javították.
Örneğin, bir zamanlar Kane County ile sınırlı olan Aurora, Illinois, sonradan dört county'ye yayılmıştır.Erre példa az Illinois állambeli Aurora, ami Kane megye része volt, ma négy megyére terjed ki.
Oyunda sonradan eşin ve çocukların olabilir.A későbbiekben felesége és gyermekei lesznek.
Sonradan, Fantastic Four'un yazarı oldu.A Fantasztikus Négyesben pedig egy postást alakít.
Tüm süt dişleri genellikle daha sonradan yerini kalıcı dişlere bırakır.A tejfogak általában hasonlítanak a maradó fogakhoz.
Sonradan bu rolün kendisine uyacağına karar verdim.Később Visnu vette át a szerepét.
Sonradan yapılan açıklamalar neticesinde alkol problemi çektiği belirtildi.A későbbi rendőri jelentés szerint mindketten súlyosan alkoholos állapotban voltak.
Bundan dolayı daha sonradan birçok sorun ortaya çıkmıştı.Később más problémákra is fény derült.
Oğlu Orestes sonradan babasının intikamını aldı ve annesi ile sevgilisini öldürdü.Évekkel később Oresztész megbosszulta apja halálát, megölve anyját és annak bűntársát.
Bu vitamin, adı sonradan koyulacak B1 vitaminiydi (diğer adıyla "Tiyamin").Évekkel később kialakult elnevezési rendszerben ez a vitamin lett a B1 (Thiamin).
Bu bebeğin babası gitarist ve sonradan evleneceği sevgilisi Danny McIntosh idi.A gyerek édesapja Bush gitárosa és jelenlegi férje, Danny McIntosh.
Bu mektuplardan bazıları sonradan büyük ün kazandı.Ezen dalok közül később több is megjelent hivatalos nagylemezen.
Sonradan boşanmışlar ama kendisi eski karısının soyadını kullanmaya devam etmiştir.Ezután nem ment többé férjhez és a volt férje nevét megtartotta.
Ama tabi bu sonradan değişecektir.Ám a későbbiekben ez változni fog.
Katolik olarak yetiştirildi ancak sonradan ateist oldu.Metodistaként nevelkedett, de később ateista lett.
Sonradan Sihir Bakanı olur.Az öreg varázsló lesz a zsűrielnök.
Daha sonradan Days Of Thunder (ki bu filmde Tom Cruise ile tanışmıştır.Még ebben az esztendőben szerepet kapott a Valkűr (Valkyr) című filmben, Tom Cruise oldalán.
Ancak bu düğmeyi sonradan kaldırdı.Később ezt a harangot átöntötték.
Şehir Britonlar tarafından tahrip edildi ve sonradan aynı yıkım Verulamium (St Albans) için de tekrarlandı.Így a lázadók azt is feldúlták, hasonlóan Verulamiumhoz (St. Albans).
Şarkının baş kısmında geçen konuşma bölümü de ayrıca sonradan kaldırılmıştır.Az első rész főcímdala is megváltozott a későbbiekben.
Pek çoğu sonradan teşekkür mesajları yolladı.Később számos más listavezető számot írt, melyeknek köszönhetően további elismeréseket szerzett.
Sonradan gidip onu kurtarmayı planlıyordu.Akkor ott megígérte neki, hogy meg fogja menteni.
Sonradan Potter ailesinin bir heykeli dikilmiştir.Később a Potter családdal él tovább.
Sonradan çok oyunculu bir seçenek eklendi.Több színész is azonnali ajánlatot kapott.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod