Sonradan Hıristiyan oldu.Зрештою сам став християнином.
İyi karşılanmış olmasına rağmen Noether sonradan tezinin “çerçöp” olduğunu söylemiştir.Хоча працю добре прийняли, Нетер пізніше назвала її «мотлохом».
Sonradan Sihir Bakanı olur.Згодом отримала посаду Міністра Магії.
Diğer grunge gruplarıda sonradan Nirvana'nın başarısına ulaştılar.Згодом низка гранж-виконавців повторили успіх Nirvana.
Sonradan bitkisel bir eczacı olmuştur.Згодом стала фізіотерапевтом коней.
Grup, sonradan "Tanglewood" adını aldı ve Londra'ya taşındı.Невдовзі назву змінили на Tanglewood, а сам гурт перебрався до Лондону.
Sonradan yeryüzüne gönderilmiştir.Після цього він створив землю.
Sonradan bunlara otuzdört bilim adamı daha katıldı.Через 40 хвилин її знайшли науковці.
Albümün orijinal ismi Catering for Cowards olmasına rağmen, sonradan değiştirildi.Першопочаткову назву альбому — Catering to Cowards — змінили за вимогою лейбла.
Sonradan madalya ve diplomaları teslim edilmiş, fakat paraları verilmemiştir.Пізніше вони отримали медалі та дипломи, але не гроші.
Katolik olarak yetiştirildi ancak sonradan ateist oldu.Отримав католицьке виховання, проте став атеїстом.
Grubun asıl ismi 'Clann an Dobhar' (Dore'lu aile) olup sonradan Clannad şeklinde kısaltılmıştır.Спочатку група називалася «An Clann As Dobhar», пізніше назва скорочується до Clannad.
Gemiye sonradan gelmiştir.Потім завербувався на корабель.
Amerikan Gizli Servisi, sonradan bir başkanlık ulaşımı görevleri için Douglas C-54 Skymaster modelini denedi.Секретна служба згодом модернізувала Дуглас C-54 Skymaster у президентський борт.
Bu ilk yapılar sonradan, günümüzde gördüğümüz galaksiler hâline geleceklerdi.Це дає можливість бачити галактики такими, якими вони були багато років тому.
Sonradan biz zamanlar hapishane olarak da kullanılmıştır.Згодом замок на деякий час використовувався як в'язниця.
Film daha sonradan tiyatroya ve operaya uyarlanmıştır.Згодом захоплюється театром та оперою.
Daha sonradan Amerikan Film Enstitüsü'ne girdi.Після цього Пфістер поступив в Американський інститут кіномистецтва.
Sonradan ABD'de (Florida) de görülmüştür.Завезено також до штату Флорида (США).
Lavrasya'nın saat yönünde dönmesi sonradan Tetis Okyanusu'nun kapanmasına neden oldu.Рух за годинниковою стрілкою Лавразії призвів врешті-решт до закриття океану Тетіс.
Kullanıcı adını sonradan değiştirme hakkınız vardır.Назву змінних надає користувач.
Diğer sülaleler ise sonradan köye yerleşmişlerdir.Згодом навколо неї виростали інші житла, мабуть.
Grimsi-kızıl olan yeni yapraklar sonradan parlak yeşile dönerler.«Грін-картки» нового зразку знову стануть зеленими.
Daha sonradan, Viz Media animenin bir İngilizce uyarlamasını oluşturmak üzere Studiopolis'le anlaştı.Пізніше компанією Viz Media була ліцензована оригінальна манґа для публікації англійською мовою.
Fakat sonradan açığa çıkmıştır ki bu hikâye tarihin deformasyona uğramış halidir.Подальше розслідування, проте, з'ясувало, що історія була вигадкою.
Başlangıçta ilahiyat okumuş ancak sonradan filoloji'ye odaklanmıştır.Спочатку він вивчав філософію, а потім переключився на юриспрденцію.
Sonradan birkaç aşiret köye yerleşmiştir.Пізніше виявлено ще декілька поселень.
Mescid sonradan dersaneye dönüştürülmüştür.Завдання по латині було перенесено на наступне заняття.
Sonradan 1981 yılına kadar burada kaldı.Тут пропрацювала до 1981 року.
Gök Orda sonradan Altın Orda olarak adlandırıldı.А згодом і село назвали Золотарьово.
Bu sahne çekildi ama sonradan çıkarıldı.Така була знайдена, і сцена була відзнята.
Daha sonradan bir kişinin daha cansız bedeni bulundu.Тіло цієї людини знайдуть пізніше.
Ancak sonradan draft'tan çekildi.Та про цей проект згодом просто забули.
Bundan dolayı daha sonradan birçok sorun ortaya çıkmıştı.Пізніше таких фактів було ще багато.
Daha sonra geriye kalan 12 cumhuriyet sonradan ayrıldı.Решту дванадцять мечетей згодом було знесено.
Sonradan şöyle der: "Biz ailemizden, dışarıdan bilinmeden insanlara bakmaya izin istedik.За його словами «такою назвою ми хотіли відсунути людей, що не бажають нас слухати, подалі».
Sonradan buraya taştan türbe yaptırılmıştır.Пізніше її перебудували в камені з цеглою.
Daha sonradan yönetmen oldu.Пізніше зайнявся режисурою.
Sonradan Ermenistana geri dönüp piskopos oldu.Невдовзі після повернення став єпископом у Мирі.
Derginin fiyatı önceleri 60 para iken, daha sonradan 1 kuruşa yükseltildi.На Комарів було записано спочатку 60, а потім ще 20 гривень.
Ancak sonradan soyadlarını değiştirdiler .Проте згодом відмінив свої накази.
Bu köy de onların soyundan gelenler ve daha sonradan köye yerleşenlerden oluşuyor.Так вони й назвали ту річку, а згодом і поселення, що виникло тут.
Daha sonradan bu tarih 20 Temmuz'a kadar uzatıldı.Пізніше випуск знову був відсунутий до 20 червня.
Basra'ya yerleşti, sonradan dünya'yı terk ederek derviş oldu.Тоді Боба вирішив знайти Тауна Уе, що недавно втік з планети.
Sonradan Sezar tarafından affedildi.Наступним виступив Цезар.
Tabii olarak, bu türe, sonradan bulunan yeni alttürler tanımlanmak şartıyla ilave edilebilir (E).На основі цього, можна сформулювати наступні визначення цих явищ.
Asıl sebep ile ilgili ortada sonradan uydurulan birçok dayanaksız görüş bulunmaktadır.Але було зрозуміло, що попереду ще багато невирішених питань.
Sonradan barıştılar.Згодом вони помирилися.
Sonradan kardeşi Bo Rotundo ile takım oldu.У червні того ж року обєднався зі своїм братом — Бо Ротундо.
Geldiklan sonradan Zara adını almış, günümüzde ise adı Doğantepe olmuştur.Після того це прізвисько за ним і лишилося, і по цей день його потомків звуть Ґедзáми.
NetBSD sistemi de sonradan kullanılan oldu.Пізніше використовувалися рігсдалери.
Fakat sonradan yeniden kaybetmişlerdir.Проте після Другої світової втратила їх знову.
Fakat sonradan İngilizler de katılmıştır.Пізніше, однак, британці прибрали до рук і їх.
Buna sonradan anne-çocuk tedavi merkezi eklendi.Згодом працювала лікарем реабілітаційного центру для дітей з інвалідністю.
Daha sonradan holdingin başına geçmiştir.Далі йшла Передня зала.
İlk 2 hesabı daha sonradan başkaları tarafından alınmıştır.Спочатку були надруковані перші дві повісті з чотирьох, пізніше були дописані дві останні.
Daha sonradan bu kişiler kalıcı olarak yerleşmeye başladı.Пізніше безперервні війни змусили їх назавжди оселитися тут.
Yunanca'yı sonradan öğrendik.'Пізніше перекладена грецькою.
Sonradan ikinci ve üçüncü serileri Windows platformunda çalışacak şekilde yayımlanmıştır.Версії з 5-ї і вище вже працювали на платформі Windows.
Sonradan bir minare daha eklenmiştir.Пізніше була встановлена нова дошка.