Daha sonradan kapasitesi, 60.000'e çıkarılmıştı.Publikkapacitet utökades senare till 60 000.
Sonradan eşcinsel olduğu öyrenilir.Han kom senare ut som homosexuell.
Daha sonradan kendi bulduğu ve Petrus sistemi adını verdiği çözüm yöntemini internette yayınlamıştır.Petrus publicerade senare sin metod, känd som Petrus-systemet.
Önceleri sivri tepeli olan sikkeler sonradan daha düz yapılmağa başlandı.En från början nedkörd statsapparat effektiviserades efterhand.
Ama sonradan şirket Web tabanlı flash oyunlar yapmaya başladı.Företaget har börjat satsa på webbläsarbaserade spel.
Sonradan, sıradan bir kara delikten yayılan Hawking radyasyonu, beyaz delik ışıması olarak tanımlandı.Hawkingstrålning från ett vanligt svart hål kan sedan identifieras med vita håls emission.
Tüm süt dişleri genellikle daha sonradan yerini kalıcı dişlere bırakır.De flesta däggdjur har först mjölktänder, vilka senare ersätts av de permanenta tänderna.
Sonradan bunlara otuzdört bilim adamı daha katıldı.Han var dessutom medlem av ett fyrtiotal andra vetenskapliga sällskap.
Daha sonradan da Iron Man olmaya karar verir.För andra betydelser, se Iron Man.
Fakat daha sonradan Yüksek Seçim Kurulu'na dilekçe vererek adaylığını çekti.Han prisades dock senare för sitt val av kandidater.
Engeller doğuştan gelebilir veya sonradan geçirilen hastalıklar veya kazalar sonucu ortaya çıkabilir.De kan vara medfödda eller uppkommit genom till exempel olyckor eller sjukdomar.
Sonradan filmler elden geçirildi ve Rand'ın onayı ile We the Living adı ile 1986 yılında yayınlandı.De två filmerna klipptes sedan ihop till en film, We the Living, som gavs ut 1986.
Diğerleri sonradan onun Yusuf olduğunu anlarlar.Raspen får senare veta att Jussi är hans pappa.
Bu katliam, sonradan Saint Barthelemy Katliamı olarak adlandırılacaktı.Ett av offren vid upproret skulle ha varit denne Sankt Bertil.
Onun çalışması daha sonradan Johannes Kepler ve Galileo Galilei tarafından devam ettirildi ve genişletildi.Hans arbete försvarades, utvecklades och korrigerades av Johannes Kepler och Galileo Galilei.
Boltzmann yüzeysel alanlarda gazların durumu için dağılımını sonradan genelleştirdi.Boltzmann generaliserade sedan Maxwells fördelning för fallet med gaser i externa fält.
Bu ilk yapılar sonradan, günümüzde gördüğümüz galaksiler hâline geleceklerdi.Detta system skulle ha föregått de livsformer som vi känner till idag.
Hinduizm sonradan gelişen bir kavramdır.Tornen är en senare uppfinning.
Gitarist olan Jared Hartmann ve Sameer Bhattacharya gruba sonradan dahil oldular.De träffade inom kort gitarristerna Jared Hartmann och Sameer Bhattacharya.
Daha sonradan Finlandiya'nın 92 puan alarak on ikinci olarak finale çıkamadığı açıklanmıştır.Sedan lyckades Irland bara få två poäng till vilket gjorde att de totalt sett slutade sist.
Sonradan Hitler ile anlaşmazlığa düştü.Senare återknöt han dock banden med Hitler.
Sürgünler önceleri tüylü sonradan dökülür.Protogyni:pistillerna mognar först.
Çocukları, Küçük Octavia ve sonradan Augustus olacak olan Gaius Octavius Thurinus'tur.Deras barn var Octavia och den yngre Octavianus, senare Augustus.
Hannibal'ın kaybı 2.500 kişi ile daha sonradan savaş yaraları nedeniyle kaynaklanan ek ölümler oldu.Meredith hävdade att ytterligare 2 000 skadade fåglar hade dött till följd av skadorna de dragit på sig.
Daha sonradan bir kişinin daha cansız bedeni bulundu.Ett år senare hittas ett stympat lik...
Sonradan Elazığ'da iskan memurluğu yapar.Snart därefter lämnar de häckningsområdet.
Kendisi daha sonradan soy ismini "Z" harfi ile yazmaya başlamıştır.Själv stavade hon alltid med "z".
Sonradan onlar Yang'den diğer eşyaları isterler.För andra betydelser, se Ake Nenas.
Daha sonradan iki defa daha aday olmuş ve yeniden seçilmiştir.Han blev två år senare invald i representanthuset och omvaldes tre gånger.
Sonradan Nuri Baba durağa geri döner.Ryan flyttar sedan tillbaka till poolhuset.
Sonradan evlendi.Senare gifte hon sig.
Tilkilik ismi, daha sonradan Çağlayan olarak değiştirilmiştir.Brukets namn ändrades senare till EBE-verken.
Ellis ise sonradan kulüp onursal başkanlığıyla onurlandırıldı.Gartz blev därefter hedersledamot i klubben.
Sonradan Siraküza Roma Cumhuriyeti'ne bağlandı.Samtidigt gick Syrakusa över på Roms sida.
Sonradan Theodotus'a aziz olarak saygı gösterilmiştir.Solomonia blev senare helgonförklarad.
Sonradan Cambridge'e geri döndü ve eğitimini tamamladı.Han fortsatte därefter vid University of Cambridge och återkom sedan till Harvard.
Bu tablonun birkaç değişik verziyonunu da sonradan yapmıştır.Han har senare spelat in fler versioner av den.
Kadroya daha sonradan katılmasıyla Groening hâlâ onu "yeni adam" olarak görmekte.När han senare gick med som skådespelare, Groening kallar fortfarande Azaria för "nya killen."
Bunlara sonradan Hayat Spor ve Ayna da eklendi.Den blev senare även animefilmer och OVA.
Şirket o yıl sonradan el değiştirince, ABD'deki son fabrika da kapandı.Året efter bytte klubben upp sig till American Association, när den ligan utvidgades.
Yapım, DVD olarak sonradan yayımlandı.Serien har senare givits ut på DVD.
İlk pilot'ta çekilen çekimlerin çoğu daha sonradan iki parçalık "en:The Menagerie"'de kullanıldı.Samma incident var grunden för ett senare skämt i "The Two Mrs. Nahasapeemapetilons".
Bu tahmini sonradan Arthur Eddington’un 1919’daki güneş tutulması gözleminde doğrulanmıştır.Fenomenet har uppkallats efter Arthur Eddingtons insats på 1920-talet.
4K daha sonradan tanımlamalara eklenmiştir.För 4G se LTE_advanced.
Bu dönemdeki tecrübelerini sonradan Youth (2002) adlı kitabında anlatmıştır.Erfarenheter från denna tid beskrivs i Ungdomsår (2002), hans andra självbiografiska roman.
Fakat daha sonradan Aziz Başkomiser katili bulur.Något senare tillkom sakristian.
Başlangıçta ilahiyat okumuş ancak sonradan filoloji'ye odaklanmıştır.Nagy studerade först målarkonst, och senare filologi.
Böylece, bir bölge halkı bazen bir başka devletin egemenliğine geçtiğini sonradan öğrenebilirdi.Detta inträffade ofta när en provins under denna tid underställt sig en ny stat.
1841'de geçici bir felce uğramış, daha sonradan da birçok benzer sıkıntılar yaşamıştır.Han pensionerades 1841 och levde därefter i Middelfart.
Daha sonradan Hırvatistan'ın 141 puan alarak sekizinci olarak finale çıktığı açıklanmıştır.Av juryn fick Shahini 118 poäng, vilket räckte till att sluta tvåa.
Bu farklı yazmalar da sonradan başkaları tarafından çoğaltıldı.Dessa animationer har senare använts av andra.
Daha sonradan Azerbaycan'ın 150 puan alarak sekizinci olarak finale çıktığı açıklanmıştır.Det land som gav flest poäng till dem var värdlandet Azerbajdzjan som gav 8 poäng.
28 Mayıs 2007'deki ilk maçta oyuna sonradan girmiş ve 25 dakika sahada kalmıştır.Den släpptes på Internet den 27 mars 2008 och har en speltid på drygt 15 minuter.
Daha sonradan bu kurama Gideon Toury de eklemeler yapmıştır.Senare har Nikki Giovanni också inspirerat henne.
Otuz yıl öncesine kadar kaldırımlar döşelidir ve alt yapısı vardır; fakat sonradan bunlar sökülmüştür.40 år senare ska gruvan ha varit utbruten, en ny hade dock blivit upptagen bredvid.
Sonradan Powerade Zero'nun üretimi durdurulmuştur.Пізніше було зупинено виробництво Powerade Zero.
Sonradan gücünü kontrol etmeyi öğrenir.Потім навчилася контролювати свою силу.
Gözeler, Mezre ve Koyunlu (Gomeremi) sonradan Pinarönü ye bağlanmıştır.Сировину сортували за довжиною, товшиною та природним забарвленням.
Bu hata sonradan düzeltilmiştir.Пізніше ця помилка була виправлена.
Fakat, sonradan ona büyük hayranlık duymaya başlar, hatta aşık olur.Хоча пізніше починає піклуватися про неї і навіть закохується.